1- Kadının biri cırılçıplak koşup taksiye biner.Taksi şoförüne

falanca yere gidelim der.Taksici tamam der sürer

arabasını.Yolda giderlerken şoför ikide bir dikiz

aynasından kadına bakar.Buna sinirlenen kadın:

-Ne bakıyorsun sen hayatında çıplak kadın görmedin mi?

Şoför kadına bakar ve şöyle der :
...
-Yok abla ondan değil ben parayı nerenden çıkaracaksın

onu merak ediyorum ;D



2- Ayakları çok fena kokardı.Bir gün bir arkadaşına birlikte tiyatroya gitmelerini teklif etti.

-Hay hay, dedi arkadaşı.Ama eve git, ayaklarını yıka ve temiz bir çorap giy. Söz mü?

Tiyatroya gittiler.Yerlerine oturdular.Aradan beş on dakika geçmeden etrafındakiler mendillerini burunlarına götürmeye başladı.
...
-Hani söz vermiştin, dedi arkadaşı.

-Vallahi değiştirdim, dedi.ve ekledi:

-İnanmazsın diye kirlileri de cebime koydum.


3-Adam, kısa bir süre önce ayrıldığı evine telefon açar, bahçıvana sorar:
Adam: - "Nasıl her şey yolunda mı?"
Bahçıvan: - Yolunda. Yalnız, küreğin sapı kırıldı onu tamir etmeye çalışıyorum.
Adam: - Neden kırıldı?
Bahçıvan: - Köpeğinize mezar kazarken, zorlamışım, bu yüzden kırıldı.
...Adam: - Nee! Köpeğim öldü mü?
Bahçıvan: - Havuza düştü oldu.
Adam: - Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; nasıl havuzda ölür?
Bahçıvan: - Ama havuzun suyu boşalmıştı, betona çakıldı; bu yüzden hayatını kaybetti.
Adam: - Daha havuzu yeni doldurtmuştum. Neden boşalttınız?
Bahçıvan: - Biz değil itfaiyeciler boşalttı. Çünkü evdeki yangını söndürmek için ilâve suya ihtiyaç duydular.
Adam: - Evde yangın mi cikti?
Bahçıvan: - Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla çok sayıda insan geldi. Bir sigara izmaritinden kâgıtlar, ardından da perde tutuşmuş. O kalabalıkta farkına varamadık.
Adam: - Annem nasıl öldü? Sapasağlamdı.
Bahçıvan: - Haklısınız. Biz de şaşırdık ama, sizin yatak odanıza bir şey bakmaya girmiş. Yatakta karınızla en yakın arkadaşınızı görünce kalbine inmiş.
Adam: - Yahu hiç pozitif bir haber yok mu? Bunaldım.
Bahçıvan: - Olmaz olur mu? Var. Gecen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya.. Işte onun neticesi pozitif çıktı.



4-Şarapcı hocaya sormuş;
- Şarap günah mı?
Hoca;
- Günahtır
Şarapçı;
- Peki üzümün pekmezini yiyisen, suyunu içisen peki şarabını niye içmisen?
Hoca karşılık verir,
- Peki sen ineğin etini yiyisen, sütünü içisen, yoğurdunu yiyisen peki bokuni niye yemisen.?



5-Temel askerligini yunan sınırında yapıyormuş.
Temel'in canı çok sıkılıyormuş.
Yunan'a bir ıslık çalmış elleriyle "Havacı mısın?" işareti yapmış,Yunan aldırmamış.
Bir ıslık çalmış elleriyle "Karacı mısın?" işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış "Denizci misin?" anlamında yüzme işareti yapmış, yunan aldırmamış.
...Bir ıslık daha çalmış. El haraketi yaparak "Topçu musun?" demiş, yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış "Gözcü müsün?" anlamında dürbün işareti yapmış, yunan aldırmamış.
Nöbetler degişmiş sıra yine Temel'le Yunan'a gelmiş.
Yunan'a hadi sınıra git demişler yunan da:
- "Ben oraya gitmem. Orada bir deli türk askeri var, bana hava kararınca yüzerek gelip sana bir koyacam gözlerin fırlayacak diyor.."



6-‎5 yaşında bir çocuk yazı yazmayı deniyormuş
annesi : Oğlum ne yapıyorsun
OğLan : ...Kız arkadaşımla
yazışıyorum...
annesi: İyi de, sen yazmayı biliyor musun ki ?
......Oğlan: Yoo bilmiyorum, ama ne
olmuş ki yazmayı bilmesem? kız
arkadaşım da okumayı
bilmiyor...Bu aşk anne, bu -AŞK- !!!
Sen anlamazsın....)))



7-Aylardır iş bulamayan delikanlı artık önüne gelen her yere müracaat etmeye başlamıştı.

Hayvanat bahçesinin önünden geçerken durdu ve 'neden olmasın' deyip, oraya da müracaat etti.

Olacak ya; bahçenin gözdesi goril önceki gece ölmüştü ve bunu müşterilerden bu günlük gizlemeyi başarmışlardı.
...
'Yeni gorilimiz gelene kadar, onun postunu giyip goril taklidi yapabilir misin?' diye sordular.

Delikanlı önce şaka herhalde diye düşündü, ama hayır adamlar gerçekten ümitsiz görünüyorlardı.

'Parada anlaşırsak yaparım' dedi. Anlaşmaları uzun sürmedi.

Ertesi sabah geldi, hazırlanmış postu giydi, gorilin kafesine girdi ve o güne kadar seyrettiği belgesellerden aklında kaldığı kadarıyla goril gibi davranmaya başladı:


Ara sıra homurdanıyor, göğsünü yumrukluyor, dört ayak üzerinde yürüyor, bir dala sıçrıyor, sallanıyor, seyircilerin attığı meyveleri yiyordu

Birkaç gün sonra işine öyle adapte olmuştu ki, daha yüksek dallara bile tırmanıyor, daldan dala atlayabiliyordu.

Ama son atladığı dalı tutamadı, kafesini yan kafesten ayıran fensin üzerine düştü, yıpranmış fens teli yırtıldı ve kendini yan kafesin içinde buldu.


Bu aslanın kafesiydi.

Delikanlı yutkundu, kelime-i şahadet getirdi. 'İmdat!' diye bağırdı ama kendi sesini kendi bile duymadı. Korkudan sesi kısılmıştı.

Tekrar bağırdı. Eh! hiç olmazsa kendi duymuştu.


Önce neler olduğunu anlayamayan aslan yavaşça yattığı yerden kalktı, delikanlıya doğru ağır adımlarla yaklaştı.

Seyirciler çığlık çığlığa idi. Bir çocuk sanki goril anlayacakmış gibi (!) 'tırman, fense tırman' diye bağırdı.

Ama korkudan gorilin sadece sesi kısılmamış, eli kolu da felç olmuştu.

Aslan affetmedi, geldi, önce pençesini gorilin göğsüne dayadı, sonra başını başına yaklaştırdı ve fısıldadı:


'Kapa çeneni aptal! Beni de işimden edeceksin'



8-Huriye, Nuriye ve Düriye 75-80 yaşlarında çok eski üç arkadaştır. Bir gün Huriye, Nuriye'ye telefon eder ve Düriye'ye gitmeye karar verirler ve giderler. Biraz muhabbetten sonra Düriye kahve yapar ve içerler. Biraz muhabbetten sonra Düriye "Ay kusura bakmayın unuttum birer kahve yapayım da içelim!" der. Huriye ve Nuriye birşey demezle...r ve içerler. Aradan biraz zaman geçtikten sonra Düriye "Size bir kahve bile yapmadım hemen yapayımda içelim" der ve yapar getirir. Bizimkiler de yine ses itiraz yok. Akşama doğru Huriye ve Nuriye kalkarlar ve yolda bastonları ile tin tin yürürken aralarında şu konuşma geçer.

Huriye: - Kız Nuriye, gördün mü Düriye'yi; ne kadar pinti olmuş bize bir kahve bile ikram etmedi!

Nuriye: - Kııız, Düriye'yi ne zaman gördün?... )



9-Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış.

Doktorda adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş.


...
Doktor: - Bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel.



Adam bir hafta sonra gelince doktor:



Doktor: - Öksürüğün nasıl oldu ?



Adam: - Cesaret edipte öksüremiyorum ki, doktor bey !...D




10-Kadın eve geldiğinde kocasını mutfakta sinek öldürürken görür ve sorar:
—Ne yapıyorsun?
— Sinek yakalıyorum...
— Öldürebildin mi bari?
— Evet, 3 erkek ve 2 tane dişi yakaladım!
Şaşkınlık içerisinde sordu kadın:
—Dişi sinekle erkek sineği nasıl ayırt edebildin?
— 3 tanesi bira şişesinin üstünde, 2 tanesi de telefonun üstündeydi.







11-Ülkenin birinde çok azgın bir kadın varmış, kimse bu kadını cinsel doyuma ulaştıramamış! En sonunda akıllara Nam-ı Kemal gelmiş olsa olsa bu işi o becerir demişler ve onu çağırmışlar.. Nam-ı Kemal´in de "Ben bu işi ancak karanlık bir odada yaparım" diye özel bir isteği olmuş.. Neticede Nam-ı Kemal ve kadın karanlık bir odada başlamışlar sevişmeye... 1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmuş ikisinde de tık yok... 24 saat sonra kadın artık pes etmeye başlamış ve seslenmiş: - "Yeter artık Nam-ı Kemal yeter, ben öldüm!" - "Ne Nam-ı Kemal´ı abla ben Recep!" - "Recep mi? Peki Kemal? O nerde?" - "O dışarda bilet kesiyo abla"


12- Atlar Karisiyor

Temel ile Dursun iki tane at almislar. Fakat devamli karistiriyorlarmis. Hangisi
kimin ati belli degil. O yüzden Temel in aklina parlak bir fikir gelmis ve atin bir
tanesinin kuyrugunu kesmis. Dursun da ona inat o da diger atin kuyrugunu
kesmis. Temel bu sefer atin bir tanesine boya ile isaret koymus. Dursun ona
inat diger atin ayni yerine ayni boya ile isaret koymus.
Temel bakmis böyle olmuyor, Dursuna :
- Dursun bak bu böyle olmayacak. En iyisu beyaz at benimki, siyah at da
seninki olsun...

13-Bu Dolar Sahte

Marketin birine bir turist gelmis, bir seyler almis, kasada ödeme yaparken,
kasiyere cebinden 100$ çikartip vermis. Kasiyer paranin sahte olmasindan
süphelenerek paranin orasina burasina bakmaya baslamis ama bir türlü emin
olamamis. Bakmisböyle olmayacak parayi sirada bekleyen Temel e uzatmis.
"Bir de siz bakar misiniz? Ben anlayamadim..." demis. Temel paranin bir altina
bir üstüne bakmis sonra tezgahin üzerine atmis ve "Bu para sahte" demis.
Herkes sasirmis ve nasil anladinbu kadar çabuk demisler.
Temel de, Çok kolay, bunun üstünde Atatürk resmi yok. demis...


14- Temel in Arabasi

Temel Dursun a arabasinin öyküsünü anlatiyordu :
Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli
güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten
sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice
yukari çekip, dudaklarini islatti ve "Benden ne istersen
alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim.
Dursun : iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi.



15-Babanın sonu

- Babam öldü, demis Temel.
ilyas sormus:
- Neden öldü?
- Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü.
- Eyvah parçalandi mi?
- Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi
apartmana yöneldi.
- Apartmana mi çarpti, nasil oldu?
- Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili idi.Çamasir ipine
vurup fabrikanin bahçesine düstü.
- Orada mi öldü?
- Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp
havalandi yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk onu



16-Banka Soygunu

Temel ile Dursun Amerika da yasarlarken paralari bitmis ve bir banka soymayi
kafalarina koymuslar. Gece yarisi olmus, Dursun ve Temel kapilari açip içeride
kasalari aramaya koyulmuslar. Temel bir kasa görmüş, açmislar ve içinden bir
kase muhallebi çikmis. E bu kadar ugrastik bosa gitmesin demisler ve bunu
Temel afiyetle yemis. Daha sonra bir kasa daha görmüsler ve onu da açmislar
bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemis. Tabii ikisi de sasirmis koca
bankada nasil para olmaz diye ve orayi terk etmisler.
Ertesi gün gazetelerde manset : "Dünyanin en büyük Sperm Bankasi soyuldu!..


17Paraşütçi Temel

Temel Nato da havaci olarak askerligini yapiyormus. Komutan askerlere
parasütle nasil atlanacagini ögretmis.
- "Uçaktan atlayinca birinci ipi çekeceksiniz. Parasüt açilmaz ise ikinci ipi
çekeceksiniz. Yine açilmadi, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz."
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açilmaz, ikinci ipi
çeker yine açilmaz. O sırada yere yavas yavas süzülen komutaninin
yanindan geçerken sorar:
- "Komutanim, komutanim.. O karinin adi neydi ?"



18-Temel ve Sevgilileri

Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir.
Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye
ögretmen de digerleri degil?" diye. Temel de ona döner:
-Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an
mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha
tekrarliyalim...



19-Temelin bir koyunu varmış gebe kalamıyormuş. Temel düşünmüş taşınmış ve nam salan koçun sahibi İdris ile konuşmaya karar vermiş.
İdris:
- Tamam koyunun koçum ile çiftleşebilir ama 5 YTL alırım... der.
Bunu seve seve kabul eder Temel ve ertesi sabah koyununu el arabasına oturtur İdris`in yolunu tutar. Koyun ile Koç çiftleşir. Ama Temel tedirgindir ya hamile
kalmazsa diye sorar:
- Koyunumun hamile olduğunu nereden anlayacağım?
İdris:
- Sabah kalktığında eğer ayakta ise hamile değil... Eğer yatıyorsa hamiledir... der.
Sabah olur Temel koşarak gider ahıra ama koyun ayaktadır. Oflayıp yine el arabasına koyunu koyup İdris in ahırına gider. Bu sefer 3 YTL alır. Aynı şeyi söyler İdris, ayakta ise değil, yatıyorsa hamile... Sabah olur ancak yine koyun ayaktadır. Yine gider İdris' in ahırına ve bu sefer ona acıyan İdris 1 YTL alır ve hayvanlar yine çiftleşir. Takip eden gün Temel in canı hiç ahıra gitmek istemez ve karısı Fadime' ye seslenir.
- Şu ahıra bi baksana koyun ne alemde ? Ayakta mı, yatıyor mu?
Fadime gider bir zaman sonra gelir.
Temel sorar:
- Ee koyun ne durumda, ayakta mı yatıyor mu ?
Kadın gülerek cevap verir:
- Ne ayakta ne de yatıyor, el arabasına binmiş seni bekliyor.



20-Karın mı devletin mi


Birgün büyük bir oluşum her milletten ajan seçmek üzere daha önceden belirlenmiş kişileri görüşmeye çağırmış.. Önce Amerikan'ı odaya almışlar ve sormuşlar, "Karın mı, devletin mi??"
"Devletim" demiş Amerikan hiç düşünmeden..
"İyi" demişler.. "O zaman al şu silahı ve yan odadaki karını öldür"
Amerikan silahı almış.. Sonra birden durmuş ve "Yapamayacağım" demiş..
Fransız'ı almışlar odaya, "Karın mı, devletin mi??"
"Devletim" demiş..
"İyi" demişler.. "Al şu silahı.. Karın yan odada.. Git ve onu öldür.."
Fransız silahı almış, kapıya gitmiş.. Sonra birden durmuş "Yapamayacağım" demiş..
Temel'i çağırmışlar.. "Karın mı, devletin mi?"
Temel hemen yanıtlamış, "Devletim"
"Al şu silahı, yan odadaki karını vur"
Temel silahı almış, yan odaya geçmiş.. Odadan önce bir silah sesi ardından da kırılan camın sesi gelmiş..
Temel odadan çıkınca sormuşlar "Ne oldu?"
Temel yanıtlamış, "Verdiğiniz silah kuru sıkı çıktı.. Ben de karıyı camdan attım.."...







21- Okula yeni gelen ögretmen ilk dersinde ögrencilere ilginç bir çagrida bulundu :
- Kendini geri zekali hisseden varsa ayaga kalksin...
Sinifta çit yok. Nihayet biri kalkti :
- Sen kendini geri zekali mi hissediyorsun?
Çocuk cevap verdi:
- Hayir, ama sizin tek basiniza ayakta kalmaniza gönlüm razi olmadi...


22-Temel askere gitmiş. Komutanı bütün askerleri toplayıp.
Bakın benim adım aslan oğlu aslan buraya her gelişimde ismimi soracağım.
Aradan iki gün geçmiş. Komutan gelmiş. Herkese sormuş. Sıra temel'e gelmiş.
Söyle bakalım oğlum benim adım ney. Temel vallaha komutanım.
Bi hayvan oğlı hayvandı ama hatırlayamadim.:


23-Öğretmen derste çocuklara sormuş:
çocuklar kim cennete gitmek ister Temel hariç bütün öğrenciler parmak kaldırır öğretmen Temele sorar:
temel sen niye parmak kaldırmıyorsun
Temel şu cevabı verir:
-annem dediki okuldan sonra hemen eve gel...)


24-Kayseri'de yol çalismasi yapiliyomus. Köylüler esegin birini salip geçtigi yerden yolu geçiriyolarmis. O sirada oradan geçmekte olan Amerikali bir mühendis görmüs bunlari.
Merak etmis; gitmis yanlarina.
-hello What are you doing uncle ? (Merhaba dayi nabiyonuz böyle?) demis.
Köylü
-Yol yapiyoz diye cevap vermis.
-"E bu essek ne" diye devam etmis mühendis.
Köylü genel prosedürü söyle bir anlatmis. Essegin yolun nerden geçecegine karar verdigini söylemis.
Bizim Amerikali mühendis yerlere yatmis gülmekten, öyle sey mi olur diye.
Alayci bir tonla:
- "Eee demis, essek bulamiyinca napiyonuz?"
Köylü:
- "O zaman Amerika'dan mühendis getirtiyoz."


25-Kadinin biri hamileymis ikiz cocugu olacakmis parkta yururken sancisi tutmus kadin ordaki polistn yardm istemis we polis banka oturun ikinmaya basla Demiş. .BebeklerDen birincisi kafasini cikarir cikarmaz hemen iceri girmis kardesine ön kapida polis war arkada kaçalım demiş D:

26-İngiliz, Fransız ve TemeL gene beraberler..
İngiliz
- Golf için bir sopa, bir top ve bir delik gerekir, bende bir sopa var.
Fransız:
- Bende de bir top var.
...Temel:
- Ben oynamıyorum.


27-Bir Alman bir İngiliz ve bir Türk bir trenin aynı kompartımanında yolculuk ediyorlarmış bu sırada İngiliz sıcaktan bunaldığını söyleyip camı açmış ve içeriye bir sinek girmiş İngiliz cebinden kılıcını çıkarıp sineğe vurmuş ve sinek ortadan ikiye ayrılmış İngiliz övünerek cebinden kartını çıkarmış kartta İngiltere'nin... en ünlü kılıç kullanan insanı yazıyormuş.
Alman'da aynı bahane ile camı açmış ve içeriye bir sinek daha girmiş Alman'da cebinden çıkardığı tabancası ile sineğe ateş etmiş sinek paramparça olmuş Alman'da övünerek cebinden kartını çıkarmış kartta Almanya'nın en ünlü silahşörü yazıyormuş.
Bizim Türk de camı açmış ve içeriye bir sinek daha girmiş bizimki cebinden bıçağını çıkardığı gibi sineğe vurmuş ama sineğe bir şey olmamış İngiliz ve Alman içlerinden gülerlerken bizimkide övünerek cebinden kartını çıkarmış kartta
Türkiye'nin en ünlü sünnetçisi yazıyormuş...


28-Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar;
-Bir insanın akıl has...tanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?
Doktor;
-Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan ve bir kova. So...nra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.
Adam hemen atılır
-Normal bir insan kovayı tercih eder tabi... Çünkü kova
kaşık ve fincandan büyük.
-Hayır' der doktor;
-Normal bir insan küvetin tıpasını çeker


29-Biri 95 yaşında biri 92 yaşında karıkoca, boşanmak için hakimin
karşısına çıkmış.
Hakim üzülmüş, "yapmayın ya" demiş "yetmiş yıllık evlisiniz
niye boşanacaksınız?"...
"yok" demiş "adam
...biz çoktan boşanmaya karar verdikte
çocuklar etkilenmesin diye, Ölmelerini bekledik..


30-Temel, polisler tarafından yakalanmış ve sorgu için komiserin karşısına dikilmiştir. Komiser, suçlu namzedi Temel'e bakar bir süre ve sonra sorar:

Komiser: - 'Nerede oturuyorsun?'

Temel: - 'Kardeşumla pareperuz.'
...
Komiser: - 'Kardeşin nerede oturuyor peki?'

Temel: - 'Pabamla pareber...'

Sabrı tükenen komiser, bu cevaplar karşısında hiddetlenerek bağırır:

Komiser: - 'Peki baban nerede oturuyor?'

Temel şaşkın şaşkın cevap verir :

Temel: - 'Anlatamadum mi komiserum, hep beraber otirayruk.


NOT: Yeni fıkralar eklenecektir en yakın zamanda...