...Yazık...


Haketmeyişimin haykırışı bu satırlar…
Arkama dönüp baktığımda,
Sana dair, “iyiki”yle başlayan cümleler
Bırakmayışının yansıması kalemimin ucundakiler…
“Neden” diye sormadım sana asla,
Şimdi ise cevapsız bir yığın soru ile boğuşuyorum
Neden yapmıştın bunu?
Neden bizi, bizden kalanları dibinden kazımıştın?

Sana dair verdiğim mücadelenin asla farkına varamadın
Bitmeyelim, yitmeyelim diye içine girdiğim savaştan
Haberin bile olmadı…


Sormadan, etmeden ayrı bir mücadelenin içine soktun kendini

Geri alma çabasıydı seninki ama hiç adil değildi

İnadını kıramadın,
Hayatta bazı anlarda beklenmesi gerektiğinin farkında bile değildin
Karşı savunmaya geçtin ve beni,
bizi sonsuza dek kaybettin…


Şimdi ne yüzüm var seni aramaya, ne de cesaretim
Öyle ki, bazen nasıl sana ihtiyaç duyuyorum
Durduruyorum kendimi, yaptıklarını
Beni geri kazanma uğruna, girdiğin yakın ilişkileri düşünüyorum…
Hem yaralanıyorum, hem de gururumun farkına varıyorum…


Hani “bir kızımız olacak ve sana benzeyecek” derdin ya,
Sen o minik kızı haketmedin ki!
O minik kızın alnına öyle bir leke çaldın ki,
Ne annesi olacak beni aklayabilirim artık
Ne de doğmamış minik bir bedeni…