Baba...
Gokyuzu, deniz, ve gokkusagi.
Uzun zamandir gokkusagi gormedigimi hatirladim, dun.
Bi film izlerken.
Cocuklugumdan kalma bi masal gibi geldi bana o an, bi efsane.
Gokkusagi efsanesi, icinde turlu turlu renkleri olan, insanin dunyayla alakasini kesip.
Gokyuzune yonelten, ve o an sadece denizin kayalara carpisini duydugun bi efsane.
Gokkusagi bile orda kalmis, zavalli cocuklugumda.
Guzel olan ne varsa orda kalmis, cocuklugumda…
Oyuncaklarim, bebeklerim.
Sari ayicigim, arkadaslarim, babam.
Bi anda nasilda umutlar kirilabiliyor..
kendini uyutulmus,aldatilmis ve kandirilmis hissedebiliyosun.
Buna kimin hakki var?
Beni aldatmaya ne hakkin var Baba?
Solgun dunyama bi fircayla tek bi renk atip,sonrada kaybolmaya ne hakkin var..
Hic yasamadigin biseyin ozlemini cekersin ya hani, hic tatmadigin, bilmedigin biseyin ozlemi.
Icinde duslersin hani eger o olsaydi nasil olurdu diye.
Gune hevesle baslardim, saatlerce dakikalarca gelmesini beklerdim, gelince icim icime sigmazdi, etrafinda pervane olurdum tek bi tatli sozunu duymak icin, ve bidaha geceleri aglamazdim.
Tek bi soz, umutlandiran tek bi bakis icin nelerimi vermezdim.
Bidefa’da olsa basimi oksaman, beni dizine yatirip uyutman icin kac damla gozyasi doktum…
Biliyor musun Baba.
Hep bi yüktü kalbimde benim sana hasretim, masum bi cocugun dunyasini susuz, topraksiz biraktin……
Baba...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla

Tweet