‘... Ben/ki bir kırık kadeh olup masaları gezmişim,
Ab-ı hayat suyunu tadamadan sevmişim…’

Sensiz
Geceler…

‘Sokak sokak değiştirir siluetini
Sokaklar tekin değil!
Gece/ler boyu çığlık atar
Duy(a)mazsınız
Kulağı sağır bu şehir/de
Ne yana dönsem-karşıma-felaket çıkar
Sağa sapma!
Gözün yaşıyla ıslak kaldırımlar
Dönme arkana!
Dost sandığın düşman(lar)ın seni yaralar
Gözün gördüğüne inanma!
Silahlar en çok aydınlıkta patlar’

Sıktım/da avuçlarımı köhne düşlere
Sensizliği sen oldur(a)madım…

Ben bir çocuk,
Sen/siz gidince…

Sevme çocuk!
Sevme sen/de ben/im gibi…
Bir düşüverdin mi
Uzatan olmaz elini…
Yosun/lar yaşı sarar
Sen hasreti…

Sıktım/da avuçlarımı kifayesiz sözlere
Sensizliği sen oldur(a)madım…

Kahramansız hikâyenin
'Sevi'siz dipnotları
Zaman geldi mi
Eksilecek birer birer
Nasıl biter?
Bil(in)mez…


Sıktım/da avuçlarımı bitap gecelere
Sensizliği sen oldur(a)madım…

Sen bana can ver(me)din mi?
Ben her başım yastığa koyduğumda
Özle(me)dim mi?
Bu ay hasreti kaç çeker,
Ne olur eksiltebilsek şu günleri?


Sıktım/da avuçlarımı yalan gülüşlere
Sensizliği sen oldur(a)madım…


Aslı GÜREMEN