Status :
Üyelik tarihi : Mart.2007
Nereden : qelCeNMi?
Mesajlar: 6.708
Konular: 1.580
Aldığı Beğeniler: 55
Düşerken bir el tutsun elini
Zamana kafir bir kul ilan ettin kendini sen ona inanmasan da o sana inanıyor oysa. Düştüğünde kanayan yarana bir bak: kabuklanmasında içini gıcıklayan bir düzen var değil mi? Ya sancılara hıçkırıklara açtığın yüreğin; şimdilerde niye tepkisiz? Zamanın sana olan imanından doğan bir kurgu olabilir mi? Ne dersin?
Akıllı insan işi değil yaşam. Biraz deli biraz kusurlu olacaksın. Kusursuzluğu giyinen bir kul henüz doğmadı sende çıplak kalacaksın... Bu yüzden yırtma sayfaları haybeye... Ağlıyor bir balta ağzında o sayfaların ağaç gövdesi. Elinde ağaç kanı sözlerin divane...
Vurgun kullar toplamında kendine eksik kalmamalısın! En eksik insan: kendini kendinden çıkaran insandır. Anla ki senin yerine koyamazsın hiç bir yüreğin darasını. Çünkü bu yol önce seni taşıyor kaldırımlarında. Mumlar da aydınlatmayacak senin yüzünden başka yüz... Aynaları küstürme kendine; bazen yalnızlığına bir tek onlar sahip çıkacak yekpare...
Zamana inanma ama ellerini görmesini bil yine de! Kazanmak hep güzel değil kaybetmeyi öğrenmedikçe... Kaybettiklerin için şükürler sun ki kimi zaman o kaybettiklerin kazandıklarındır aslında.
Açını iyi ayarla eğer bir çiçeğin gözünden bakıyorsan hayata. Sümbül tepeleri çoraklaşsa da gözlerinin ucunda; rüzgarı koklamayı unutma! Kesin bulursun bir sümbül zerresi çünkü rüzgar dağların eteklerini toplar her baharda...
Güzel dilekler tutmayı keşfet ama hep kendin için değil. Hayatın da güzel dileklere ihtiyacı var kitaplarda ki cümleler kadar umut tütmüyor sokaklarda. Zaman gelecek yorulacaksın caddenin en kalabalık anında. Toprak yarılmıyor; bekleme bir deyim müjdesini boş yere.
Yanında elini sana uzatan bir dostun varsa; can acısının tadına iyice var. Şeffaf yürek sunakları azaldı yüzler değil diğer yüzlere dönük. Şüpheli düşüncelere yaşam kuklalarıyız artık. İplerimiz yalanların ellerinde... Eğer dostun yaşına yaş katıyorsa bekleme nisan yağmurlarını. Gözler zaten bahar karavanı...
Düğümler hep atılacak adımlarına. Çözdüğünü en büyüğü sanma daha da sıkıları çıkacak yarın karşına... Zannetme ki küçülüyor o düğümcükler... Büyüyorsun unutma ve seninle birlikte büyüyor hayatta. Etrafında yeni suların birikintileri... Düğümler sırtında yüzmeyi öğrenmeli. Farklı kulaç darbelerinle şaşırtmalısın suları...
Zamana inanmasan da o sana inanıyor. Beklemeyi öğrendin şimdi sabır kalesine tırmanmak da sıra. İnancını deneyecek keşifler bekliyor seni en az senin onları beklediğin kadar... Her yılın yüzündeki izini iyi ezberle yalnızlığını oyalamalısın onlarla aynaların sığlarında.
Gözlerin ilk günki gibi saf baksın güneşe. Gözlerinin kamaşmasına aldırmadan gölgeni geçmeye çalışmak güzeldir her demde. En az hayat kadar güzel... Dolu bir hayatın sayfaları miras kalmalı senden doğacak çocuklara. Umut kokulu satırlar bohçalamalısın ve yeniye dönmeli sesin. Çengelli sevda nazarlıkları asmalısın yüreğine diline dokunmasın kem gözler diye...
Çık şimdi zamanın çatısına ve onun sana olan imanına bırak kendini...
Düşerken bir el tutsun elini adına yeniden yar denilebilmeli...
Tweet