Toplam 9 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 9 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Bedirhan Gökçe Şiir+Mp3 Tam Kahırlık...

  1. #1
    σνє®tαкє
    Status :

    Arrow Bedirhan Gökçe Şiir+Mp3 Tam Kahırlık...




    Bedirhan Gökçe Şiir & Mp3 Leri

    @gabeyle ızıraplı gecelerinizde benden size armagan olsun dinleyin bol bol kahırlanın... İLk İKİ Benim En Çok sevdiğim Şiirler..

    Seni Sevdigimi Birgün Anlarsın - Bedirhan GÖKÇE



    Birgün Seni Sevdiğimi Anlarsın

    Uykuların kaçar geceleri
    Bir türlü sabah olmayı bilmez
    Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
    Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
    Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
    Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
    Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
    Onun unutamadığın hayali
    Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine
    Sevmek neymiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
    Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
    Gün gelirde sesini bir kerecik duymak için
    Vurursun başını soğuk taş duvarlara
    Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
    Duyarsın
    Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
    Sevmek neymiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
    Niçin yaratıldığını
    Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
    Uzun uzun seyredersinde aynalarda güzelliğini
    Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
    Dolar gözlerin için burkulur
    Sevmek neymiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın sevilen dudakların
    Sevilen gözlerin erişilmezliğini
    O hiç beklenmeyen saat geldi mi
    Düşer saçların önüne ama bembeyaz
    Uzanır gökyüzüne ellerin
    Ama çaresiz
    Ama yorgun
    Ama bitkin
    Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
    Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
    Sevmek neymiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın hayal kurmayı
    Beklemeyi
    Ümit etmeyi
    Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
    Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
    Lanet edersin yaşadığına
    Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
    O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
    Bir Gün Seni Sevdiğimi Anlarsın ...
    Ümit Yaşar Oğuzcan

    http://uploaded.to/?id=b7cad8


    --------------------------------------------------------------------------
    Olmasaydı Sonumuz Böyle - Bedirhan GÖKÇE



    Olmasaydı Sonumuz Böyle

    Sakin göllerin kuğusuyduk
    Salınarak suyun yanağında
    Yarılan ekmeğin buğusuyduk.
    Gözüm yaşarıyor,
    Yüreğim yanıyor/kanıyor,
    Olmasaydı sonumuz böyle.
    Biri saksımızı çiğneyip gitti
    Biri duvarları yıktı
    Camları kırdı
    Fırtına gelip aramıza serildi
    Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri
    Her şeyi kötüledi
    Bizi yaraladı
    Biri şarabımızı döktü
    Soğanımızı çaldı
    Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu
    Ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor
    Olmasaydı... olmasaydı sonumuz böyle”
    Gözüm yaşarıyor
    Yüreğim yanıyor /kanıyor
    Olmasaydı sonumuz böyle
    Dağlarda çoban ateşiydik
    Dolanarak mavzer yatağında
    Ceylanın pınara inişiydik
    Göğsüm daralıyor,
    Yüreğim kanıyor,
    Olmasaydı sonumuz böyle.
    Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş
    Aynı çıtırtıyla uyanan birer serçe
    Hep aynı yerde karşılaşırdık tesadüf bu
    Birer tomurcuktuk hayatın kollarında
    Birer çiğ damlasıydık
    Bahar sabahında gül yaprağında
    Dedim ya;
    Hiç yoktan susturuldu şarkımız
    Yüreğim kanıyor yüreğim kanıyor
    Bitmeseydi... bitmeseydi bizim öykümüz böyle
    Göğsüm daralıyor
    Yüreğim kanıyor
    Olmasaydı sonumuz böyle.

    http://uploaded.to/?id=4d20ea

    -------------------------------------------------------------------------



    SEN GİDERSEN

    Sen gidersen sesin gider
    Kokun gider yüzün gider
    Ay dolanır pusularda
    Tenim titrer gecem biter

    Sen gidersen yüzün gider
    Martı küser baykuş öter
    Senden kalan son hatıra
    İki damla yaşın gider

    Sen gidersen boyun gider
    Posun gider sözün gider
    Bir şey kopar yüreğimden
    Çatılmadık kaşın gider

    Sen gidersen kim kıskanır
    Kim dolanır pencereme
    kimler gelir kimler geçer
    Çift kapılı şu hücrede

    Sen gidersen sohbet gider
    Tadım gider tuzum gider
    Dinlediğim her şarkıda
    Tel kırılır sazdan düşer

    Sen gidersen başkent gider
    içim üşür ayaz düşer
    İzmir de konak meydanı
    İstanbul da taksim düşer

    Sen gidersen canım gider
    Adın geçer içim titrer
    Şu dağlanmış yüreğime
    Sevda denen akkor düşer

    Sen gidersen herşey gider
    Sesin gider,sesim düşer
    Sen gidersen ey sevgili
    Ben biterim,şiir biter...

    Bedirhan GÖKÇE

    http://dosyam.net/?id=kta41p

    -------------------------------------------------------------------------
    Desemki - Bedirhan Gökçe



    DESEM Kİ

    Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
    Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
    Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
    Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
    Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
    Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
    Sende tattım yemişlerin cümlesini.

    Desem ki sen benim için,
    Hava kadar lazım,
    Ekmek kadar mübarek,
    Su gibi aziz bir şeysin;
    Nimettensin, nimettensin!
    Desem ki...
    İnan bana sevgilim inan,
    Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
    Ve soframda en eski şarap.
    Ben sende yaşıyorum,
    Sen bende hüküm sürmektesin.
    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
    Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
    Günlerden sonra bir gün,
    Şayet sesimi farkedemezsen,
    Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
    Bil ki ölmüşüm.
    Fakat yine üzülme, müsterih ol;
    Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
    Ve neden sonra
    Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
    Hatırla ki mahşer günüdür
    Ortalığa düşmüşüm Seni arıyorum.
    Seni, Seni, Seni

    http://dosyam.net/?id=feifpa


    ------------------------------------------------------------------------



    ALDIRMA

    Karanlık ufuklar ergeç ağarır
    Dağlarıda duman bürür aldırma
    İnananlar elbet menzile varır
    Hac kervanı ağır yürür aldırma

    Sevda tutmaz her yüreğin örgüsü
    Aşk dediğin kula Allah vergisi
    Ne günahı vardır nede sorgusu
    Sevmeyenler kinde erir aldırma

    Ayrılıklar bağrımızı delsede
    Soframıza hasret aşı gelsede
    Muhammedler halimize gülsede
    Derdi veren derman verir aldırma

    Yolumuza dursalarda ne çıkar
    Kolumuzu kırsalarda ne çıkar
    Prangaya vursalarda ne çıkar
    Hain ölür demir çürür aldırma

    Aşkın denizinde çinup yunalım
    Biraz daha bekle eli kınalım
    Yanacaksak bu uğurda yanalım
    Yananları Allah görür aldırma

    http://dosyam.net/?id=kq5fyd

    ----------------------------------------------------------------------------------------------------



    ACILAR DENİZİ

    Ben acılar denizinde boğulmuşum
    İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
    Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
    Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

    Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
    Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
    Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
    Bütün gemiller söndürmüş ışıklarını

    Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
    Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
    Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını

    Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
    Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
    Yılların içimde bıraktıklarını...

    http://dosyam.net/?id=z7wfgi

    ------------------------------------------------------------------------




    İLK YAZDA

    Sen bir sarkiyi yorumlarken
    Ayaklarim yerden kesilir benim
    Yedi kat göklerde dolasirken,
    Basim bir yildiza çarpar
    Akkor kesilir bedenim...

    Sen bir siiri yorumlarken
    Bense gök kusagina binerim
    Yüregim kipir kipir bir kustur artik!
    Dagin, vadinin üzerinde
    Yagmurla yaris ederim…

    Sen bir resmi yorumlarken
    Boyalar canima karisir benim
    Figürler egemen zaman ve mekana
    Yer-gök türkü çiçegidir
    Yeserten sensin güzelim...

    Sen sustugun vakit ilk yaz yok artik
    Berekette biter, sevda da biter
    Birden çöküverir kis ve karanlik
    Sarkisiz, siirsiz, resimsiz bir dünyaya dökülür
    Kanatlari kirilan türküler...

    http://dosyam.net/?id=xczbvx

    --------------------------------------------------------------------------------------------------

    Sokak Çocuğu

    Sayfa no: YOK
    Cilt no: YOK
    Hane no: YOK
    Ana adı?
    Ben sokak çocuğuyum abi
    hani şu uçurtması asılı kalan çocuk varya,
    bilyelerini rüyalarında unutan çocuk,
    ve oyuncaklarını masal kahramanlarına kaptıran çocuk
    o benim işte , o benim abi
    sahi, bir annem olmalıydı değilmi?
    ben dudaklarımda sokakları besteliyorum oysa
    sahi abi, tadı nasıldı anne sütünün?
    anneler nasıl okşar çocuklarını
    anne kokusu nasıldır kimbilir?
    ana ha?
    bir anne çizebilirmisin benim için
    karanlığın kar soğuğu parmak uçlarına bir anne
    unutulmuş çocukların ürkek avuçlarına bir anne
    ve yanına beni eklermisini abi?
    tıpkı sulu boya resimlerdeki gibi
    sımsıcak…
    Sahi abi, senin gözlerini kesmiyor değil mi
    bir köprünün soğuk gergin ve karanlık bedeni …
    sahi sen hiç seyrettin mi ay dedeyi bir köprünün altından?
    üşüdün mü abi kayan bir yıldıza bakarken?
    abi sen, abi sen? boşver…
    gel boyat istersen ayakkabılarını
    ben, aha şu ayakkabıların bağcıklarından asılıyırom yaşama
    gel boyat ayakkabılarını
    boyat da resmi çıksın
    dostun, düşmanın tüm kaldırımlara
    sayfa no: yok
    cilt no: yok
    hane no: yok
    yokların varlığında tam göbek bağından yakalandın mı hiç yalnızlığa?
    sahi bir de… bir de babam olmalıydı değil mi?
    baba?
    beni döveecek bir babam bile yok biliyor musun?
    nasırlı ellerinde şefkat arayacağım bir insan
    kim bilir bayramda neler alır babalar çocuklarına
    unutmuşum !
    Bayramlarınızda vardı sizin öyle değil mi
    arefeleriniz…
    bayramlarda temize çekilen dostluklar vardı sonra
    oysa ben kırık dökük ıslıklar ısmarlıyorum
    güneşe ve mehtaba…
    yankısız, bestelenmemiş ve bestelenmeyecek
    serseri ıslıklar…
    bir babam olsaydı belki yeterdi
    çocuk olurdum eskisi gibi
    şımarırdım öylesine
    boşver abi, kimin neyine bayram
    kimin neyine hediye, baba kimin neyine abi
    sahi senin düşlerin vardır
    söylesene, göremedğini rüyanın düşünü kurarmısın
    ahmet, bir düş görmüş geçenlerde
    yorgun ve geç gelen bir gecede
    utanırken anlattı, anlatırken utandı
    bir ip bağlamış gök kuşağına
    “bak ana uçurtmamı gördün mü
    ya uçurtmamın gölgesinde bilye oynayan çocukları?”
    ahmetin düşü işte…
    bana düşlerini kiralar mısın abi
    bedava boyarım ayakkabılarını
    bana düşlerini, düşlerini abi
    boşver…
    bak iyi parlayacak bu ayakkıbılar
    en parlak ayakkabılarınla yürüyeceksin yaşama
    sen düşünme, sokaklar düşünsün beni
    gazete manşetleri, 3. sayfa haberleri düşünsün
    isimsiz bir damla gözyaşı düşünsün
    sen beni düşünme, düşünme be abi
    nasıl olsa ben olmayan ayakkabılarımın sıcaklığıyla
    basıyorum tüm kaldırımlara…
    olmasa da annesi babası sokakların
    sokak çocuğuyum işte
    ben sokak çocuğuyum
    kazanılmadan kaybedilmiş bir geleceğin herhangi bir yerinde
    ben sokak çocuğuyum abi
    hani şu uçurtması gökyüzünde asılı kalan
    oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran çocuk var ya
    işte o benim
    o benim abi
    o benim….

    http://rapidshare.com/files/17387140...287_u.mp3.html

    ---------------------------------------------------------------------
    Nefretim Aşkımı Aştı Bu Gece

    Sen benim gözümde bir hiçsin artık,
    Nefretim aşkımı aştı bu gece
    Bugün ki sözlerin söz müydü artık
    Son sözün sabrımı aştı bu gece

    Kolayca bitsin bu diyemedin de
    Salladın savurdun basiretsizce
    Hiç mi ders almadın onca gezdik de
    Yağmurun rahmeti aştı bu gece

    Yürümeyen neydi,ilişkimiz mi?
    Günüm sensiz bomboş deyişimiz mi?
    Sensiz yaşayamam çelişkimiz mi?
    Yalanın doğrunu aştı bu gece

    Evlenmek hayali kapımda idi
    Giriş kat evimin boyası yeni
    Mobilyan,takımın, alınmış idi
    Vuslatım tadını aştı bu gece

    Yemedim yedirdim ne varsa sana
    Üç kuruşum olsa verirdim daha
    Memurdum yoksuldum hatırlasana
    Hafızam haddini aştı bu gece

    Ayakların donmuş,üşümüştün de
    Gece yatamamış üzülmüştüm de
    Bir ay oruç tutup yememiştim de
    O çizmen boyunu aştı bu gece

    Yapılan söylenmez, gelmezmiş dile
    Allahtan beklenir kul bilmese de
    Kızgınlığım buna, sebep ise de
    Sabrım miadını aştı bu gece

    Onca gez toz benle,seviyorum de
    Sonra git nişanlan bir de ona de
    Şerefsizlik değil, nedir bu söyle
    Küfrüm edebimi aştı bu gece

    Sana son bir sözüm, nasihatım var
    Aldığım ahlakla bir terbiyem var
    Senin doğuran ana deyip geçmek var
    Saygım adabımı tuttu bu gece
    Gönlümün romanı bitti bu gece
    Hangisine yansam şimdi gün gece
    Ömrümden beş yıl gitti bu gece
    http://rapidshare.com/files/17447439..._Gece.mp3.html


    --------------------------------------------------------------------------

    Gönder - Bedirhan GÖKÇE






    GÖNDER


    Git de bir kocaman zarf al çarşıdan
    Üzerine endamını çiz gönder.
    Bu ayrılık yetti artık canıma
    Ayrılığı ayağınla ez gönder.


    Gönülden af çıktı hasret suçuna
    Gelmeye karar ver ayın kaçına?
    Bir de resmini koy zarfın içine
    Arkasına birkaç satır yaz gönder.


    El söz eder gezme dağda bayırda
    Otlar ayak öpsün gezki çayırda
    Cümleleri dudağından ayır da
    Üzerine dil deymemiş söz gönder


    Kimde varki sendeki şu fidan boy
    Aynalara bak da sana sen de doy
    Saçlarının kokusundan bol bol koy
    Sitem edeceksen ondan az gönder


    Sabah erken erken düşki yoluna
    Güneş bile girmesin koluna
    Hasret kaldım ellerinin falına
    Avucundan parça parça iz gönder



    Umutları gökten yere indirde
    İşte bunlar var ya hep senindir de
    Hayallerinin trenine bindirde
    Ne olursun seni bana tez gönder


    Halil Soyuer


    ------------------------------------------------------------------------------------

    Ellerim Üşürdü - Bedirhan GÖKÇE



    ELLERİM ÜŞÜRDÜ

    ellerim üşürdü, üşürdüm.
    şehrin vitrinlerinden kayardı düşlerim
    seni düşünürdüm.
    sense, bir başka mevsimde sağanak halinde yağardın
    başka ülkelere sımsıcak.
    ellerim üşürdü.
    nikotin kokan ellerim üşürdü ve...
    bir sigara daha yakardım.
    şehir ıslanırdı duman duman.
    çocuklar uyanmış olurdu
    düşlerini kaybetmeden uykularından
    benimse kabuslarım kese kağıdı buruşukluğunda
    asılı kalırdı gündoğumlarına.
    ellerim üşürdü
    ellerim üşürdü, donardı.
    donardım teninin yokluğuna değince ve
    bıçak ağzı bir yalnızlık ikiye bölerdi her şeyi.
    bir yarısı sen olurdun her şeyin, bir yarısı ben olurdum
    hiçbir şeyin.

    ellerim üşürdü, üşürdüm.
    bir bardak çay ve taze bir simit gibi kokardı rutubetli
    geçmişim.
    küçük bir saçak altı kahvesinde güneşi soğuturdum. sonra
    denize karşı
    kimsesiz bir adam gibi dalgalar hıçkırıklarımı boğardı.
    Varlığına açken, muhtaçken bir lahza görmeye seni.
    ellerim üşürdü, üşürdüm ve doyardım yokluğuna.
    donardım. martılar göç ederdi,
    demirlerdi tüm gemiler limana boşalırdı deniz
    yürüyüp çıkardı balıklar tuzlu bir yaşamın soluk aralarından.
    seni düşünürdüm. su olurdum, toprak olurdum, kus olurdum ama
    yasam olmayı beceremezdim. sensizliğinde acemi bir ölümü
    karşılardım.
    beceremezdim ölmeyi.

    ellerim üşürdü,üşürdüm.
    tanıdık bir adam sesine karışırdı hüzünlerim.
    kapanan bir kapı sesine kilitlenirdim.
    duvar, duvar karanlık büyürdü içimde yollar,
    ne bir köşe başı, ne bir viraj ne dur ne durak
    adımlarım soluklarını arardı kayıp yollar da
    sonra, bir kadın çığlığı kayardı yıldız yıldız.
    önce ilk bahar defnedilirdi karınca ayazında
    sonra bir pervane yanardı.
    gözlerimin sırılsıklam aydınlığında
    kanatlarına islerdi yaşanmamış bir yaz kelebeklerin.
    sonbahar geçerdi, kar yağardı.
    ellerim üşürdü üşürdüm
    ve şubatla biterdi bir masalın son cümlesi
    seni düşünürdüm..

    Ali Uluraspa


    ------------------------------------------------------------------------

    Beyza - Bedirhan GÖKÇE


    BEYZA

    Bir resim gördüm kitabın üstünde
    Sonra bir resim de ben çizdim.
    Saçlarını savurdum rüzgarın hoyrat ellerine
    Gözlerinde mutluluğu estirdim.
    Ve adını yazdım bir kenarına
    Ve içimi döktüm çaresizce satırlara
    Hüzünlendim birden
    Ve kelimeler dizildi ardısıra
    “Ben sana mecburum
    Sen yoksun.”
    Kar yağar yüce dağlara
    Beyazların en beyazından
    Dallara çiçekler düşer ilkbaharda
    Beyaz, en beyaz, renkleri hep beyzâ...
    Rüyâma girersin sabaha karşı
    Titremeyle uyanırım, yokluğunla
    Ansızın harfler yine dökülür dilimden
    Boşlukta yine adın yazılır:Beyzâ...
    Elimdeki kağıdı önce kırmızıya boyadım
    Sonra yeşilden çizgiler çektim üstüne
    Ve aklıma
    Yıllar önce okuduğum bir kitap geldi
    Sanki aynı satırları yeniden okudum:
    “Yeşil bağla ala karşı
    Yakışmazsa öldür beni...”
    “Ve Itır çekildi pencereden
    Utandı, başını öne eğdi.”
    Sonra adını yazdım siyah kalemle
    O yeşil çizgilerin arasına: Beyzâ...
    Sonra tekrar dağlara baktım
    Bu sefer renklerine is düştü
    Dağ başında bulutları morarmış gördüm
    Güvercinin mor kanadına
    Seni sordum
    Zaman sensiz geçmiyor
    Uyku girmiyor gözüme geceleri
    Duvarları bile beyaza boyadım
    Karanlık, beyazını gölgeliyor
    Düşündükçe
    Tüm bunlar rüyaymış gibi geliyor
    Beliriyor hayalin birdenbire duvarda
    Uzanıyorum
    Tutamıyorum
    Bağırıyorum ardından:
    Beyzââââ....
    Koşuyorum ardından tüm gece boyu
    Sonra kabuslar konuk oluyor
    Hayallerimi darmadağın ediyor
    Deli bir rüzgar
    Döküyor çiçeklerini baharımın
    Bir hoyrat el
    Siyah küller savuruyor
    Beyaz karlar üstüne...
    Ve sonra kefenin biçiliyor beyaz bir kumaştan
    Tabutuna yeşil bir yemeni örtüyorlar
    Yeşilin en güzelinden
    Yeşil sana yakışırdı, beyaz da öyle
    Kefeninde bir leke bile yok siyahtan
    Ama toprağın siyah eli
    Karalıyor bedenini Beyzâ...
    Yine beliriyorsun bir serap gibi
    Sesin bu defa çok uzaklardan geliyor
    Sanki cennetten, hurilerin içinden
    Gülümsüyorsun...
    O kadar güzelleşmişsin ki
    Dünyada bu kadar yakın olmamıştım sana
    Yıkanırken bedenim, kabirde kefenim kararır
    Düşündükçe
    Düşündükçe elemlenirim, benzim sararır...
    Yeşil ve mavi boyasıydı
    Sen gidince karaya büründü dünya
    Karlara ve bahara leke sürdüler Beyzâ
    Sen gidince bu garibi hor gördüler Beyzâ
    Sana kavuşmayı bana zor gördüler, çok gördüler Beyzâ...

    http://dosyam.net/?id=jk7634

    -------------------------------------------------------------------------------------------------

    Yalan - Bedirhan GÖKÇE




    Yalan

    Allah, anamdan razı olsun
    Bana sevmeyi öğretti..
    Yere serilen sofralarda
    Kurumuş ekmeklerle, soğan yemeyi...


    Bir dilim ekmek, bir salkım üzümle
    Gün ışığını sofraya getirmeyi
    Anam anlatmıştı, bir yaz günü
    Bir bardak suya şükretmeyi...

    Yağmurlu havalarda dua etmek
    Bana anamdan arta kalmış..
    Yalnız “sev! ..” dediği insanlardan
    Sevgi beklemek yalanmış! ...


    ------------------------------------------------------------------------
    Bir Ayrılık Gününde - Bedirhan GÖKÇE




    BİR AYRILIK GÜNÜNDE

    Ne gariptir şu ayrılık günleri
    Bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan
    Nedense bir tuhaf oluyor insan

    Derin bir sızı giriyor içeri
    Son bir defa bakarken caddelere
    Dükkanlara, evlere, kahvelere

    Hatıra yüklü kervanlar geçiyor
    Dolu dolu gözlerinin önünden
    Bu son yadigar mı bir ayrılık gününden

    Ne unutulmaz zamanlar geçiyor
    Ağır ağır biz farkında değilken
    Gökler masmavi, yaprak yemyeşilken

    Sen istediğin kadar unutulmaz de
    Bu son dakika, bu vakitsiz yağmur
    Unutulur, azizim unutulur

    Başka ne yapılır böyle bir günde
    Kapanan bavul, çivilenen sandık
    Ve sonra kuru bir "Allaha ısmarladık!"


    ---------------------------------------------------------
    Sen Sen Sen - Bedirhan GÖKÇE




    SEN SEN SEN

    Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden.,
    Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter.
    Hiç kimse aramasa sormasa beni
    Sen gelsen yeter..

    Huzur ellerinin güzelliğidir.
    Gözlerin karşımda mutluluk denizi.
    Her sabah soframızda ekmeğimizi
    Sen bölsen yeter..

    Yüreğim seninle yaylalar kadar serin
    Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam
    Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam
    Sen dolsan yeter..

    Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.
    Bende sabır sende naz..
    Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz
    Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter..

    Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün,
    Sende karar kıldığını...
    Ve içimin şerha şerha yarıldığını,
    Sen bilsen yeter..

    Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi..
    Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek..
    Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
    Eğilsen yeter...........
    http://uploaded.to/?id=t3lagx

    ---------------------------------------------------------------------------------
    Yenik Serçe - Bedirhan GÖKÇE


    YENİK SERÇE (ADI NEVİN)

    Yaban
    ve asi
    dağlara dağılan taylar gibi.
    ve yangın
    gençliğinin alazında ışıltılı bıçaklar gibi.

    Adana’da yollara dizilmiş garlarda,
    çığlık çığlığa peronlarda
    çocuklar gibiydi gözleri.

    Adı Nevin,
    şarap içer, rüzgâr giyerdi geceleyin...

    O, kanadı kırık bir kuştu,
    beyaza vurulmuştu;
    kimseler görmedi bir başka renk sevdiğini.
    Kimseler…Görmedi kimseler kirlendiğini...

    Adı Nevin,
    hüzün kokar ve korkardı geceleyin...

    “Kendini martılarla bir tutma” derdim;
    “senin kanatların yok.
    düşersin, yorulursun,
    beni koyup koyup gitme ne olursun! ”

    O, kanadı kırık bir kuştu,
    gülümserken vurulmuştu.
    Kimseler görmedi uçtuğunu.
    Kimseler…Görmedi kimseler öpüştüğünü...

    Adı Nevin,
    özlem tüter ve çağlardı geceleyin.

    “Işığın” diyordu: Kırılıp düştüğü yerlerden geliyorum;
    karanlık kördü ve acımasız...
    Ellerimle kırdım ben de kalan kanatlarımı;
    kanatlarımı kanatmaktan geliyorum...

    O bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı.
    Sonra da çift çıkardık;
    kar yağardı, biz dinlemez, çıkardık!
    O kentte bütün sokaklar biz yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı,
    insanlar dar yapılmıştı, çıkardık!

    Kar durmazdı, üşüşürdü saçlarına ve hep bir şeylere ağlardı o karlı havalarda...
    Avurtlarına çarpan kar taneleri,
    gözyaşlarının sıcaklığına çarpıp erirdi...
    Erirdi...
    Biz yan yana, yana yana... Yana yana!

    O bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı,
    ben yürüsem bütün yollar ona çıkardı...

    Gitti... Kanatları yüreğimdeydi.
    Kalan, elimde minyatür bir kuş şimdi.
    Yitirdim o aşkın kimliğini;
    h ü k ü m s ü z d ü r...

    Adı Nevin,
    ihaneti tutuşturduk bir sabahleyin!

    Yılmaz ODABAŞI

    http://uploaded.to/?id=46cftk



    -------------------------------------------------------------------------

    Her Ölüm Son Kuyudur - Bedirhan GÖKÇE


    Her Ölüm Son Kuyudur

    Yinemi hüzün düştü gönlümüze her akşam
    Yinemi hüzün düştü gönlümüze bu akşam
    Günlerin geceye savruluşunda
    Bir cinayet ipiyle boğulurken bu akşam
    Cenaze var katil yok
    Suç kimdeydi bu akşam
    Küsme kızma karanfil
    Dalında bahar saklı
    Koklamaktan korktuğum
    Yüzünde yüzüm saklı
    Yaz bu akşam fermanı
    Çekk darağacına beni
    Ölümün güzel yüzü şehadet şaha kalktı,
    Artık ne olur bilmem
    Bu milattır ömrüme
    Öyle deme gidişin dokunur yüreğime
    Kaba saba olduysam cevabı sende gizli
    Ateş düşmüş yüreğim tutuşur ellerinde
    Sende olan ne varsa bende mislisi kaldı
    Dilim söyledi ama sor içimde ne yandı
    Ben seninle bir bahar mıuştularken kendime
    Ellerimde gözyaşım inci ile mercan kaldı
    Tünel ucu karanlık görünmez korkuludur
    Virajı alamazsak sonumuz uçurumdur
    Ben bir sevda yanığı sen taze bir karanfil
    Hadi tut ellerimden
    Her ölüm son kuyudur


    ----------------------------------------------------------------------
    Gülce - Bedirhan GÖKÇE


    GÜLCE

    Ucurumun kenarındayım Hızır
    Bir dilber kal'asının burcunda
    Muhteşem belaya nazır
    Topuklarım boşluğun avucunda
    Kaldım parmaklarımın ucunda
    Bir gamzelik rüzgar yetecek
    Ha itti beni ha itecek

    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Cihan hazır
    Divan hazır
    Ferman hazır
    Kurban hazır

    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Güzelliğin zülme çaldığı sınır
    Başım döner, beynim bulanır
    El etmez
    Gel etmez
    Gülce'm uzaktan dolanır

    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Gülce bir davet
    Mecaz degil
    Maraz degil
    Gülce bir afet
    Peri degil
    Huri degil.
    Gülce bir beyaz zehir
    Gülce en vahim haz
    Buram buram zehir
    Yâr gözünde infaz
    Bir gamzelik rüzgar yetecek
    Ha itti beni ha itecek
    Güzelliğin zülme çaldığı sınır

    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Ben fakir
    En hakir
    Bin taksir
    Ateşten
    Kalleşten
    Mızrakla gürzden
    Dabbet-ül arz dan
    Deccalden
    Yedi düvelden
    Korku nedir bilmeyen ben
    Tir tir titriyorum Gülce'den
    Ödüm patlıyor Gülce'ye bakmaktan
    Nutkum tutuluyor
    Ürperiyorum
    Saniyeler gözlerinde birer can
    Her saniyede bir can veriyorum...
    http://uploaded.to/?id=14mp64

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Üşüme - Bedirhan GÖKÇE



    ÜŞÜME

    SENİ SEVMEK İÇİN NE KADAR SEBEP VARSA İÇİMDE ..
    İŞTE , SEVMEMEK İÇİN DE ÖYLE ,
    SENİ SEVMEK İÇİN NE KADAR SÖZ VARSA DİLİMDE ,
    SENİ YERMEK İÇİN ,
    SANA ERMEK İÇİN ..
    YOK İŞTE ,

    BİR YALAN UYDURUYORUM BEN KENDİMCE ,
    KENDİME UMUTSUZLUK ,
    SANA UMUDUM ,
    YOLLARINA ÇARESİZLİK DÜŞMÜŞ EŞKIYA ,
    BEN SANA ZEHİR ZEMBEREK SUSKUNLUĞUM ,
    BEN SANA GÖZLERİNDEN VURULMUŞUM ;
    SANA AÇILAN KAPILARIN KAPANAN SESİNDE ,
    BEN SENİ DEĞİL KENDİMİ UNUTMUŞUM ;
    YARALARIMIN KANAYAN DAMARLARINA ,
    UYKUSUZ GECELERİMDEN KÖR SOKAKLAR SÜRMÜŞÜM ;
    NE MUTLU BANA ...
    NE MUTLU ,
    EN ÇOK BİR YILDIZ KAYIYOR BİLİYORMUSUNUZ ?
    BİR DİLEK TUTUYORUM İŞTE,
    ELLERİN OLUYOR ... TUTUNUYORUM SANA ..
    SOLUKSUZ BİR SOKAK LAMBASI ALTINDA ,
    ŞUBAT'A MÜEBBET GÖZLERİNİ SUNUYORUM SANA
    ANLASANA .....


    SENİ SEVMEK İÇİN NE KADAR SEBEP VARSA İÇİMDE ..
    İŞTE O KADAR YALAN UYDURUYORUM KENDİME ,
    O KADAR YALAN ... KİME NE ...

    KENDİME YALANLARLA TUTUNUYORSAM KİME NE ?
    KENDİMİ SENDE UNUTUYORSAM KİME NE ?
    SENDE SUSUYOR , SENDE KONUŞUYORSAM
    SENDE UYUYUP SENDE UYANIYORSAM ,
    VURUYORSAM TALAN OLAN UMUDUN MAHZENİNDE KENDİMİ ,
    KİME NE ,
    KİME NE KENDİMİ KANATIYORSAM SENİN DÜŞÜNCENDE ,
    YALAN YADA GERÇEK ,
    SEN SAKIN GECESİZ UYKULARIMDA ÜŞÜME !
    BEN ÜŞÜYORSAM KİME NE ....


    -------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Sende Kalmış - Bedirhan GÖKÇE


    SENDE KALMIŞ


    Bilmiyorum nerdeyim, ne haldeyim, ben kimim
    Ayrılırken kimliğim, adresim sende kalmış.
    Tebessümü yüzüme çok görüyor matemim
    Güldüğümü gösteren tek resim sende kalmış.

    Akların kaybolduğu, rengin ahenk bulduğu
    Toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu
    Bir gül için, bülbülün saçlarını yolduğu
    Aşkın harman olduğu o mevsim, sende kalmış.

    Nerede o çocuksu, o şımarık hallerim,
    Saçlarına hasreti tanımayan hallerim,
    Rengarenk rüyalarım, toz pembe hayallerim
    Tekmil neşem, sevincim, hevesim, sende kalmış.

    Ayıplama, kınama, kahveye gidiyorsam,
    Avunabilmek için bir tavla atıyorsam,
    Garson çay uzatırken ben aklımda diyorsam,
    Sende kalmış demektir, ladesim sende kalmış.

    Dostlar da muhabbeti kestiler, lüzum da yok.
    Zaten senden ziyade sohbetim, sözüm de yok.
    Sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok.
    Aynalarda kendimi göresim sende kalmış.

    Sende kalmış umudum, saadet çağım sende,
    Sende kalmış huzurum, tüten ocağım sende,
    Sende hayat kaynağım, duygu membağım sende,
    Can diyorum sana,can kafesim sende kalmış.

    Allah' ım düşmanımı düşürmesin bu zaafa,
    Sanki her noksanımı mecburum itirafa,
    Hangi şarkıya girsem, notalar do re mi fa
    Sol diyorum sana sol, la sesim sende kalmış.

    Gel Tanrıya borcunu teslim etsin bu yürek,
    Tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek,
    Kelime-i şahadet getirmem için gerek,
    Son diyorum sana, son nefesim sende kalmış.

    http://uploaded.to/?id=ew1xnr

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Hüzün Adres Deyiştirir - Bedirhan GÖKÇE



    Hüzün Adres Değiştirir

    Yakışmıyor cepheyi terk edişin,
    Mert dayanır, namert kaçar sevdiğim.
    Fazla sürmez hatanı fark edişin,
    Hasret eken, hüsran biçer sevdiğim.

    Adet ettin aşk dersini asmayı,
    Hüner saydın sırra kadem basmayı,
    Yetti artık çok denedim susmayı,
    İsyan eden bayrak açar sevdiğim.

    Nice avcı bende silah sınadı,
    Geri tepti,sineleri kanadı,
    Kırılsa da yüreğimin kanadı,
    Yine açar, yine uçar sevdiğim.

    Bir resmimiz bile yoksa başbaşa,
    Revamıdır ben yanayım,sen yaşa,
    Aşk sunacak sakimi yok sarhoşa,
    Yine bulur, yine içer sevdiğim.

    Aynaların farkı kalmaz düşmanla,
    Tanışırsın doğduğuna pişmanla,
    Hüzün adres değiştirir zamanla,
    Benden geçer,sana göçer sevdiğim.

    Üzerime yar sevdiğin sahi mi?
    Kalp çalmakta senin gibi dahi mi?
    Ağlama der dosta aşık Daimi,
    Bu da gelir,bu da geçer sevdiğim.

    http://uploaded.to/?id=5fa6f4

    ------------------------------------------------------------------------
    Kurşun Yarası - Bedirhan GÖKÇE



    KURŞUN YARASI

    İstediğin zaman, rasladığın yerde
    Kıyasıya olmalı beni vuruşun
    Kanım günlerce akmalı caddelerde
    Tam kalbime değmeli attığın kurşun
    Ya kalbime ya alnımın ortasına
    En can alacak yerime nişan al
    Çare bulunmaz her kurşun yarasına
    Beni öldür ve açık gözlerime dal
    Bir eser olmasın içinde korkudan
    Tetiği kininle, garezinle çek
    Kurşun değil ölüm çıkmalı namludan
    Bırak benim kanım olsun dökülecek
    En son kurşunun da olsa namluya sür
    Nasıl olsa ölüm var, bari sen öldür

    http://uploaded.to/?id=47tthb

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Yar Olamadın - Bedirhan GÖKÇE


    YAR OLAMADIN
    Vurduğun her yerden gül biter sanma
    Sen beni ilk defa yaralamadın.
    Ben sana kul köle olurdum amma
    Sen bana bir günlük yar olamadın.

    Bu kadar yüklenmek var mı susana
    Yerimde olup da çıldırmasana
    Ben gönül köşkümü açtım da sana
    Sen sokak kapını aralamadın.

    Hançerle mavzerle yıkılmazdım da
    Süründüm aklımı senle bozdum da
    Ben sana yüzlerce roman yazdım da
    Sen bana bir satır karalamadın.

    On bin de bir kula kısmet olsam da
    Kadrimi bilmedin nimet olsam da
    Ben senin bağına rahmet olsam da
    Sen benim dağıma kar olamadın.

    Kalplere şifalar sunan meyvaydım
    Her keyfe kedere derde devaydım
    Ben senin bahtına gülen ayvaydım
    Sen bana ağlayan nar olamadın.

    Yıllara mal oldu gözümden düşmen
    Ey şimdi aynayla kavgalı düşman
    Her zaman mahçupsun her zaman pişman
    Sen kendi kendine yar olamadın.


    http://uploaded.to/?id=o3lca1


    -------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Simdiki Zaman Çekiminde Bir Mahkuma Mektup - Bedirhan GÖKÇE



    Simdiki Zaman Çekiminde Bir Mahkuma Mektup

    Sana bu mektubu bir gece yarisinda yaziyorum
    azatligin zirvesinde sohbete dalmis yildizlar
    zühre bir sarki tutturmus babilden kalan
    zavalli dünya habersiz, zavalli dünya sagir
    bir Harutla Marut birde ben dinliyorum
    Derken kayip gidiyor yildizlardan birisi
    Bir intikam fisegi gibi saplaniyor karanligin karnina
    Senin namina yildizlari kiskaniyorum
    Kimbilir kaç isik yili uzakta öfkeyle kollarini çemriyor yalanci fecir
    imanim gibi biliyorum vakit asilmak vaktidir
    ve taksim gazinolarinda trahomlu sairler
    misra ariyorlar masalarin altinda
    kanini içiyorlar bilmeden cennet atlarinin
    ben yurdumun en sert tütününden bir sigara yakiyorum
    dumani cigerlerime degil iliklerime çekiyorum
    ne kadar ürkek ceylan varsa asya çöllerinde
    domaniç yaylasinda ne kadar dizginsiz at
    basliyorlar kilcal damarlarimda kosmaya
    sicak soluklari yalarken anlimi toynaklarini hissediyorum alyuvarlarimda


    sana bu mektubu evimin balkonundan yaziyorum
    sag elimi koyuyorum tam yüregimin üstüne
    çankaya yokusunda söyledigimiz marsi duyuyorum
    ulu kayalar parçalaniyor beynimin bir yerine
    bir yerinde demirden daglar eriyor
    atlas yelkenli gemileri unutmus bir kaç levent
    viski kokulu bulvarlarda yavas yavas ölüyör
    istedigin o seccadeyi hemen gönderiyorum
    üstünde kabe resmi ve anamin dulari var
    ve bildigin sebeplerden ben gelemiyorum
    yine biliyorsun ki sevmedim Senden baskasini
    basi dumanli daglari dolunayi ufuklari
    birde çankaya yokusunda söyledigimiz marsi
    önce Allah sonra genlerim sahit sevgimi
    üçbinyil sonra dogacak torunuma yolluyorum
    trahomlu sairler dogruluyorlar masalarin altindan
    parmaklari fahiselerin karanlik saçlarinda
    benim kalemimden kan degil süt damliyor
    geceler boyu böyle gelecegi emziriyorum
    Kahrolayim sevmedim senden baskasini
    Birde seni çok seviyorum
    http://www.fileden.com/files/2007/1/...ver_Cebeci.mp3

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------
    Sen Olmasaydın - Bedirhan GÖKÇE


    SEN OLMASAYDIN

    Sensin bu gölümün yönü mekanı
    Bende ar olmazdı sen olmasaydın
    Ak nergizler sana aksın dağlarda
    Balda sır olmazdı Sen olmasaydın

    Dağlardaki güneş doğmaz aleme
    Buluttaki yağmur yağmaz aleme
    Gönlümdeki güzel sığmaz aleme
    Dünya dar olmazdı Sen olmasaydın

    Suru sırdan derler suyuma benim
    El eyleyen çıkar toyuma benim
    Elde güzel çokmuş neyime benim
    Gözüm kör olmazdı Sen olmasaydın

    Kuşlar yuvasından uçar mıydı ki
    Bulutlar yağmurdan kaçar mıydı ki
    Yaylada çiçekler açar mıydı ki
    Dağlar kar olmazdı Sen olmasaydın

    Dostlarım el oldu senin uğruna
    Gözlerim sel oldu senin uğruna
    Sefai'yim del oldu senin uğruna
    Gurbet zor olmazdı Sen olmasaydın

    http://uploaded.to/?id=rl2tjs

    --------------------------------------------------------------------------


    GURBET

    Gurbetin cemresi düştü içime
    Karardı yine gökler.
    Yalnızım bu şehirde, yapayalnızım...
    Ne ben kimseyi beklerim,
    Ne kimse beni bekler.

    Ayrılık bir sızı gibi nabzımda
    Ve şakaklarımda domur domur ter.
    Her derdi çekmeye razıyım ama
    Takılmasaydı keşki dudaklarıma
    Bu isimsiz, paramparça türküler...

    http://www.fileden.com/files/2007/1/...hmet_Telli.mp3

    -------------------------------------------------------------------------
    Gidişinden Anladım - Bedirhan GÖKÇE



    Aloo burası Best fm
    Ben Abbas buyurun
    Yok yok estafurullah buyurun
    Yo çıktı gelmez artık
    Öyleydi gidişinden anladım
    Gelmez bir gidişe yürüdü ayakları
    Bir garip baktıda ondan
    Evet Abbas ben
    Evet evet o banada bir şiir yazmıştı
    Bir şey demedi giderken ama
    Ben tanırım farklı bir gidişe yürüdü ayakları bu sefer
    Yüreği hüzün işgali boynu büküktü sanki
    Yutkunarak iyi geceler dedi
    Gözüne bir şey kaçmadıysa eğer ağlamaklıydı gözleri

    Gelirse elbet söylerim
    Kim dediniz o bilir mi
    Peki sen bilirmisin diyeyim yani
    Peki sizede iyi geceler
    İyide niye çöktü zaten gece
    Size boğuldu İstanbul
    Üstümde bir ağırlık içimde bir burukluk
    Çayınıda yarım bırakmış hiç bırakmazdı oysa
    Radyoda son bıraktıgı türkü dudaklarımda
    Deyme felek deyme telime benim
    Gelmez dedim anlamadı
    Gelmez diyorsam gelmez işte
    O hiç böyle gitmemiştiki
    Anlatamadım anlamadı işte
    O hiç böyle gitmemiştiki
    Anlamadı işte

    http://dosyam.net/?id=ri6jl8

    -------------------------------------------------------------------------

    Tut Ellerimden - Bedirhan GÖKÇE



    TUT ELLERİMDEN

    Sırat’tan incedir sevda köprüsü
    Beraber geçelim tut ellerimden.
    Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
    Beraber uçalım tut ellerimden

    Gönüldeki birlik kalkandır dışa
    Aldırma ayaza, yele, yağışa
    Giden ilkbahara, gelecek kışa
    Beraber göçelim tut ellerimden.

    Birleşmek üzredir şafakla gurûp
    Korku beklenilmez kapıda durup
    İster zehir olsun, isterse şurup
    Beraber içelim tut ellerimden.

    Çağır hayallerin en ötesini
    Yakından duyarsın aşkın sesini
    Sonsuz mutluluğun penceresini
    Beraber açalım tut ellerimden.

    Hatırla kaybolan hatıraları
    Elmastan ışıklı, altundan sarı
    Zaman tortusundan işte onları
    Beraber seçelim tut ellerimden.

    Şüphe “başlangıç”tır, karar “nihayet”
    Zamanı zamana etme şikayet
    Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
    Beraber kaçalım tut ellerimden.
    http://uploaded.to/?id=839ae2


    -----------------------------------------------------------------------
    Mahur - Bedirhan GÖKÇE



    MAHUR

    O mahur bakışlı güzel kız var ya
    Dün gece gözleri hicazdı canım
    İnsanı ansızın bir haz sarar ya
    Kokladım gül teni beyazdı canım

    Buselik bakardı segah gülerdi
    Segahta dururdu rastta gezerdi
    Ne varya çıkardı işre binerdi
    Hüseyni dilinde niyazdı canım

    Gözünde tanburun teliyim derdi
    Gökkubbede bir başka nağme çınlardı
    Derdimi her akşam bir o dinlerdi
    Yatsıyla yükselen avazdı canım

    Bir sakin köşeydi bir kuytu zemin
    Bir giriş gölgeydi dört yanı serin
    Evinin önünden geçerken demin
    Dilinde son şarkı şehnazdı canım

    Bahçemde erikti meydanda çınar
    Eylülde hazandı nisanda bahar
    Dört koldan sararken etrafı kışlar
    Mevsimler gözümde hep yazdı canım

    Nereden gelmişti kimin nesiydi
    Bir sevda bahsinin ilk bestesiydi
    Dikensiz bahçenin gül destesiydi
    Adını sormayın Gülnazdı canım

    Hasrete yabancı aşka aşina
    Rastlamaz kimseler asla eşine
    Kırk yıllık sevdanın pişmiş aşına
    Vakitsiz su katan Yılmazdı canım

    http://uploaded.to/?id=1dt9zj

    ------------------------------------------------------------------------
    Giden Gelmez - Bedirhan GÖKÇE



    GİDEN GELMEZ

    İşittim ki, benim için ağlıyormuşsun,
    Hala adım düşmüyormuş dudaklarından!
    Geçenlerde bir yolcudan beni sormuşsun,
    Metruk, ıssız bir manastır gibiymiş odan!
    Çamlıklarda tek başına geziyormuşsun,
    Gözyaşların anıyormuş eski günleri...
    Ümidini siyah ufuklarda yormuşsun,
    Sanmışsın ki, giden günler gelecek geri!

    Artık ela gözlerinin altı çürümüş,
    Bahçemdeki kuşlar gibi susmuş kahkahan!
    Kalbin bir dal mevsimin hüznü bürümüş...

    Akşamları son yolcular geçerken kırdan
    Nazarların dalıyormuş, yıllardan beri
    Bir seyyahın bekleniyor gibi haberi!

    http://uploaded.to/?id=7f3dgz

    -------------------------------------------------------------------------------------
    Kardelen - Bedirhan GÖKÇE



    KARDELEN

    Bu bendeki bir dert ki, anlatamam kimseye
    Kulak verip de beni dinler misin kardelen
    Sardı tüm benliğimi, mecalim yok gülmeye
    Sende benimle ağlayıp, inler misin kardelen


    Mis gibi sıla kokan eş, dost mektuplarında
    Taze güller yeşerir eski anılarında
    Hatıralarla dolu gurbet akşamlarında
    Hasret denen türküyü söyler misin kardelen


    Bütün duyguları bir deftere yazmanın
    Dertlerini duymayan duvara anlatmanın
    İçinde ne var ise hep içine atmanın
    Ne demek olduğunu bilir misin kardelen


    Dostu oldum kaç defa sabahsız gecelerin
    Defterimde yeri yok, anlamsız hecelerin
    Çözemedim bir türlü bu zor bilmecelerin
    Cevabını sen bana çözer misin kardelen


    Ne kadar tatırsa da ayrılık acısını
    Unutamazsın yine onun hatırasını
    Bir kenara bırakıp acısı, tatlısını
    Hepsini bir kalemde siler misin kardelen


    Anlat sende içini, dök dışına ne varsa
    Hiç düşünme kalbimi, bırak yansın yanarsa
    Bu derdi sen benimle paylaşır mısın, yoksa
    Bakıp bakıp halime güler misin kardelen


    Bilirim ben yerini, sormam sana nerdesin
    Senin yurdun dağlarda, sen hep yükseklerdesin
    Nasıl gelsem yanına, sen hep yükseklerdesin
    Eğilip de elimden tutar mısın kardelen


    Ah gurbet, sen içimde dinmeyen bir sancısın
    Bazen iyisin amma çoğu zaman acısın
    Ey kardelen! Sen bana neden çok yabancısın
    Çaldım işte kapını, açar mısın kardelen


    Senin de gözlerin yaşlı, ağlamışsın besbelli
    Yoksa sen de benim gibi naçar mısın kardelen
    Bu topraktan çıkıp da karları delmişsin ya
    Mevsimin gelmeyince açar mısın kardelen


    Derdimi de dinledin, sana ağır gelirse
    Yine toprak altına kaçar mısın kardelen
    Ya ölüm günü gelip de alırlarsa ruhumu
    Benimle gökyüzüne uçar mısın kardelen

    http://uploaded.to/?id=yyhu5c

    Slayt için

    http://uploaded.to/?id=w4vxnk

    ------------------------------------------------------------------------------------
    Bulunur - Bedirhan GÖKÇE



    BULUNUR

    Çeker gibi bakma hançeri kından
    Senin de canını yakan bulunur
    Senin de bir zalim gelir hakkından
    Sana da bir kurşun sıkan bulunur

    Aşkımın ahıyle tutulur yakan
    Alıcıkuş kadar sürmez fiyakan
    Senin de gözünü yaşlı bırakan
    Senin de boynunu büken bulunur

    Merhamet olmazsa kalp kiracında
    Tahtın da kurtaramaz seni tacın da
    Bir kara sevdanın darağacında
    Senin de ipini çeken bulunur


    http://uploaded.to/?id=3a8039


    --------------------------------------------------------------------------------------------------

    Ne Kaybederdin - Bedirhan GÖKÇE



    NE KAYBEDERDİN ?

    Bir günah işledim bin af diledim
    Üstünde durmasan ne kaybederdin?
    Hemen her fırsatta bir tokat gibi
    Yüzüme vurmasan ne kaybederdin?
    Neyin eksilirdi beni affetsen ?
    Ne vardı kalbimi tekrar fethetsen !
    Ne olur birazda bizden bahsetsen
    Hep onu sormasan ne kaybederdin?
    Evli olmasakta keyfe kederdi
    Gönül nikahımız bize yeterdi
    Şeytana uyupta bu kadar derdi
    Başına sarmasan ne kaybederdin?
    Yakamı tutmasan yargılar gibi
    Ahiret gününde sorgular gibi
    Her yerde hatamı sergiler gibi
    Önüme sermesen ne kaybederdin?
    Üstüme gelmesen sıkana kadar
    Üzmesen canımdan bıkana kadar
    Dağ gibi sabrımı yıkana kadar
    Dilini yormasan ne kaybederdin?
    Kanattın yaramı günbegün deşip
    Paramparça oldun gözümden düşüp
    Çılgın seller gibi haddini aşıp
    Üstüme varmasan ne kaybederdin?
    Hiç şansın kalmadı dönsen de geri
    Yitirdin verdiğim bütün değeri

    http://uploaded.to/?id=fb09b1

    -------------------------------------------------------------------------

    Nerdesin - Bedirhan GÖKÇE



    NERDESİN

    Geceleyin bir ses böler uykumu,
    İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin?
    Arıyorum yıllar var ki ben onu,
    Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.

    Gün olur sürüyüp beni derbeder,
    Bu ses rüzgarlara karışır gider.
    Gün olur peşimden yürür beraber,
    Ansızın haykırır bana: -Nerdesin?

    Bütün sevgileri atıp içimden,
    Varlığımı yalnız ona verdim ben,
    Elverir ki bir gün bana derinden,
    Ta derinden bir gün bana “Gel” desin.

    http://uploaded.to/?id=19a2cd

    ------------------------------------------------------------------------

    Sevdiğim Nerdesin - Bedirhan GÖKÇE



    Sevgilim nerdesin
    Hangi mevsimde ağıt,
    Hangi iklimde yağmur
    Gittiğin yerdemisin.
    Dön desem dönermisin?
    Doğumunda içine alan beni kader
    Öldüğümde üzerime örtülecek toprak
    Nerdesin sevdiğim nerde?
    Zaman içimde adressiz
    Yollar silinmiş mesafelerden
    Dön desem dönermisin?
    Sigaramda duman duman gidişin
    Demliğimde parmak izlerin
    Soframda sımsıcak kalan bir çekip gitmen
    Sevdiğim eksiğim nerdesin?
    Uzun deyil demiştin dönecektin
    Ama dönmedin nerdesin?
    Hasret sabırsız saçlarını örüyor kimsesizliğimin
    Çıkarmadan görücüye savunmasız yokluğunu
    Silinmeden gündoğumlarından
    Uzat ellerin ellerimin içinde terlesin
    Haydi dön kokun savruluyor rüzgarda hisset
    Dön ve sokul bana
    Ayrılığın kuruttuğu aşk toprağında
    Açmaz herhangi bir çiçek
    Sevgilim nerdesin nerde?
    Vakit ayrılığa erken
    Hadi dön haydi
    Yoksa geç kalacağız birbirimize geççç ...

    http://uploaded.to/?id=fc80a9

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Sevi Şiiri - Bedirhan GÖKÇE



    Sevi Şiiri

    Ben senin en çok sesini sevdim
    Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
    Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
    Bana her zaman dost, her zaman sevgili

    Ben senin en çok ellerini sevdim
    Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
    Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
    En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

    Ben senin en çok gözlerini sevdim
    Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
    Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
    Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

    Ben senin en çok gülüşünü sevdim
    Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
    Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
    Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

    Ben senin en çok davranışlarını sevdim
    Güçsüze merhametini, zalime direnişini
    Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
    Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini

    Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
    Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
    Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
    Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini

    Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
    Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
    Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
    Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

    Ümit Yaşar Oğuzcan

    http://uploaded.to/?id=c3177f

    ------------------------------------------------------------------------------------
    Rüveyda - Bedirhan GÖKÇE



    Rüveyda

    Fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
    bir güvercin uçurup kıtalar arasından
    çağırdın beni
    geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
    derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
    yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
    yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı
    yetim çığlıklarımı duyurmak üzere sana
    koşup geldim; iliştir beni memnu bahtına
    adını söylemek istemiyorum
    her hecesi amansız bir kor dudaklarımda
    her harfine yıllardır şimşeklerle yarıştım
    zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım
    adını söylemek istemiyorum
    Rüveyda dediğim zaman
    anla ki, senin için yürüyor kelimeler
    çığlığımın atardamarlarından
    hangi yıldızdır bilmem, gözlerin
    kayar da üzerime Rüveyda
    önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime
    sonra açılır önümde ıstırab vadileri
    silik renkleriyle adımlarıma
    çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir
    hayalin bittiği menfeze doğru
    alaca bir at koşar içimde
    zamansız, mekansız nefese doğru
    uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair
    yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda
    oysa Rüveyda
    baştan başa ben
    kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim
    kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden
    bir anlatsam nasıl utandığımı
    bir doğrulsam eğrildiğim yerden
    ağarır tanyeri nilüferlerin
    alaca bir at koşar içimde
    ezer toynaklarıyla anılarımı
    sular köpürmemeliydi Rüveyda
    kırılmamalıydı ıslak dalları hasret selvilerinin
    ben zehire alışkınım, şerbete değil
    rüyalar nefret eder avare duruşumdan
    kabuslar çekerek ancak derdimi yeryüzünde
    sen gün boyu simsiyah bir ufukla beraber
    ben her gece bir mehdi türküsüyle çilekeş
    yargılamak için zeval kayıtlarını
    inkilap bekliyorum
    hangi umut çiçeğidir bilmem, ellerin
    uzanır da gönlüme Rüveyda
    derinden bir ok saplanır bağrıma
    beynimi çağıran bir sese doğru
    alaca bir at koşar içimde
    zamansız, mekansız nefese doğru
    varlığın cinayettir memleketimde işlenen
    akıtır kanını asil pehlivanların
    yokluğun sükunettir kuşatır evrenimi
    varlığın ve yokluğun ölümüdür baharın
    artık eskisi gibi bakamıyorsun
    göklerinde bir belkıs otururdu Rüveyda
    binlerce gökkuşağı olurdu kirpiklerin
    güneş bir ane gibi dururdu başucunda
    artık dokunamıyor kakülün bulutlara
    karalara bürünmüş saçlarında dolunay
    BEN BU KADAR ZULME LAYIK MIYIM RÜVEYDA
    hangi ressamı vurur bilmem, endamın
    sarar da benliğimi
    ben beni tanımam kaldırımlarda
    kafesleri yutan kafese doğru
    alaca bir at koşar içimde
    zamansız, mekansız nefese doğru
    kırmızı bir kurdela bağlayarak alnına
    duydun mu orkideye dua eden birini
    bu ısmarlama yüzler yok mu Rüveyda
    bu yapmacık bebekler
    gözyaşı akıtırken gülenler yok mu
    beni kahrediyor geceler boyu
    hangi çağın gelişidir bilmem, gülüşün
    soluk bir dünyanın mezarlarına
    gömerek gurbetimi
    kapadı karanlığa Yesrib, kapılarını
    meydan okuyuşun çağın ordularına
    bilmem hangi mevsimin başlangıcıdır
    doruklarından öte hevese doğru
    alaca bir at koşar içimde
    zamansız, mekansız nefese doğru
    yasını tutuyorum kararttığım düşlerin
    yıpranmış divaneler gibiyim sokaklarda
    amansız bir ütopya üfleyen pencereler
    lif lif yoluyor dram seyyahı bedenimi
    önümde, haksızlığın hesaba çekildiği
    hiç kimsenin kimseyi tanımadığı mahşer
    arkamda, kare kare ömrümü belirleyen
    hatırladıkça yanıp tutuştuğum resimler
    söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını
    yeniden bir Nil olup taşar mıyım çölllere
    kim giydirir başıma tacını nihayetin
    kim takar bileğime hürriyet künyesini
    karada balık gibi nasıl yaşarım, söyle
    Rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı
    ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı
    asırlardır köhne barınaklarda
    küflenen, çürüyen çığlıklarımı
    at vuruldu içim paramparça Rüveyda
    gölgelerin ardına sakladım kusurumu
    sen orada kayıtsızca gülümsüyor gibisin
    ben burda damla damla eriyip akıyorum
    yine de, çiğnetmem kimseye gururumu
    istenmediğim yeri sessizce terk ederim
    hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
    mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim

    http://uploaded.to/?id=da8a83

    ------------------------------------------------------------------------------------
    Anladım - Bedirhan GÖKÇE



    ANLADIM

    Bunca zaman bana anlatmaya çalıstığını,
    kendimi bulduğumda anladım.

    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
    Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek degil..
    Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.

    Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
    Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

    Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
    Neden hiç ağlamadığını anladım..

    Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
    Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..

    Bir insanı herhangi biri kırabilir,
    Ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
    Çok acıttığında anladım..

    Fakat, hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..

    Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
    Yüreğini elime koyduğunda anladım..

    ''Sana ihtiyacim var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
    Sana ''git'' dediğimde anladım..

    Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
    Git dediklerinde gittiğimde anladım..

    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..

    Özür dilemek değil, ''affet beni''
    Diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
    Gerçekten pişman olduğumda anladım..

    Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

    Ölürcesine isteyen,beklemez,
    Sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
    Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

    Sevgi emekmis,
    Emek ise vazgeçmeyecek kadar,
    Ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

    http://uploaded.to/?id=d331aa

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Çıktı - Bedirhan GÖKÇE



    Çıktı

    İftira üretip attın üstüme
    Vallahi kimseyle alakam yoktu
    Nasıl gül koklarsın benim üstüme
    Hani kavlimizde intikam yoktu

    Sen ettin gönlüme aşk-ı takdimi
    Sen çaldın kalbimden ömür nakdimi
    Uğrunda vakfettim bütün vaktimi
    Aklımdan çıktığın dakikam yoktu

    Ben senin üstüne aşk aramadım
    Kimseye yalvarıp yakaramadım
    İyi hal kağıdı çıkaramadım
    Aşığın olmaktan sabıkam çıktı

    Sen gittin künyemi araştırdılar
    Mazimi sordular soruşturdular
    Gönlümün cebini karıştırdılar
    Divanen olmaktan vesikam çıktı

    http://dosyam.net/?id=0e8f0d

    ------------------------------------------------------------------------
    Acılara Tutunmak - Bedirhan GÖKÇE



    ACILARA TUTUNMAK

    Acı çekmek özgürlükse
    Özgürdük ikimiz de
    O yuvasız çalıkuşu
    Bense kafeste kanarya
    O dolaşmış daldan dala
    Savurmuş yüreğini
    Ben bölmüşüm yüreğimi
    Başkaldıran dizelere

    Kavuşmak özgürlükse
    Özgürdük ikimizde
    Elleri çığlık çığlık
    Yanyana iki dünya
    İkimiz iki dağdan
    İki hırçın su gibi
    Akıp gelmiştik
    Buluşmuştuk bir kavşakta
    Unutmuştuk ayrılığı
    Yok saymıştık özlemeyi
    Şarkımıza dalmıştık
    Mutluluk mavi çocuk
    Oynardı bahçemizde

    Aramakmış oysa sevmek
    Özlemekmiş oysa sevmek
    Bulup bulup yitirmekmiş
    Düşsel bir oyuncağı




    Yalanmış hepsi yalan


    Sevmek diye birşey vardı
    Sevmek diye birşey yokmuş
    Acılardan artakalan
    İşte bu bakışlarmış
    Kuğu diye gözlerimde
    Gün batımı bulutlarmış
    Yalanmış hepsi yalan
    Savrulup gitmek varmış
    Ayrı yörüngelerde

    Acı çektim günlerce
    Acı çektim susarak
    Şu kısacık konuklukta
    Deprem kargaşasında
    Yaşadım birkaç bin yıl
    Acılara tutunarak
    Acı çekmek özgürlükse
    Özgürdük ikimizde

    http://dosyam.net/?id=d6e99c

    -------------------------------------------------------------------------

    Rüzgar Gülü - Bedirhan GÖKÇE



    Rüzgar Gülü

    önümden çekilirsen İstanbul görünecek, nerede olduğumu bileceğim
    sisler utanacak, eğilecek ağzının ucundan öpeceğim
    saçına kalbimi takacağım avcunda bir şiir büyüyecek
    nerede olduğumu bileceğim

    bu çıplak geceler yok mu bu plak böyle ağlamıyor mu
    camları kırmak işten değil delirecek miyim neyim
    kirpiklerimden mısra dökülüyor kenya’da simsiyah yalnızım
    yoksul bir şilepte gemiciyim malezya’da yük bekliyorum
    önümden çekilirsen, İstanbul görünecek
    nerede olduğumu bileceğim

    özlerini söndürme muhtacım
    ben senin aydınlığına muhtacım
    yepyeni bir ilkbahar harcayıp bir yaz boğup,
    bir sonbahar harcayıp rüzgar gülünü arayacağım
    oran’da pernanbouc’ta timbuktu’da
    vinçler yine akşamları indirecekler
    yine karanlığa bulaşacağım
    gözlerin rüzgarda savrulacak

    ikimiz iki sap buğday olsak
    sen benim olsan, ben senin olsam
    bir gece vakti aklına gelsem uykunu tutsam bırakmasam
    seni kucaklasam, kucaklasam
    birbirimizin kalbini dinlesek dünyanın kalbini dinlesek
    büyük ateşler yaksalar iki güvercin uçursalar
    nerede olduğumuzu bilsek…


    http://uploaded.to/?id=afa723

    --------------------------------------------------------------------------------------
    Aşk Bitti - Bedirhan GÖKÇE



    AŞK BİTTİ

    aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
    Uzun bir hastalık gibi
    Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
    Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
    Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
    Bitti.

    Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da

    Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
    Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
    İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
    Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
    Belki bir yağmur yağar akşama doğru
    Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım

    Aşk da bitti diyordu ya bir şair
    Aşk bitti işte tam da öyle

    http://uploaded.to/?id=9e8001

    ------------------------------------------------------------------------------------


    Bir Gittin Dönmedin

    Bu bahar karlarla yagmurlarla gel
    Bizim burda susuz kurak baglar var
    Seni yâr etmezler bana sevgili
    Aramizda asilasi daglar var

    Günler uzadikça ömrüm kisaldi
    Aklimi bu sevda bir yeldir aldi
    Yillar var gözlerim yollarda kaldi
    Bir bilsen ardindan nice aglar var

    Bir sarkidir adin dilimde her dem
    Bir tutkudur sevdan sensiz edemem
    Gelmez isen ben bu yerden gidemem
    Beni sana bend eyleyen baglar var

    Bir gittin dönmedin dünya güzeli
    Ne sevincim belli ne gamim belli
    Tekrar düsümdür bir tek teselli
    Seni böyle tutan hangi baglar var

    http://dosyam.net/?id=lfgnoq

    ------------------------------------------------------------------------------------


    BİZ ÜÇ KİŞİYDİK

    Biz üç kişiydik:
    Bedirhan, Nazlıcan ve ben.
    Üç ağız.. üç deli yürek.. üç yeminli fişek!
    Adımız belâ diye yazılmıştı dağlara, taşlara
    Boynumuzda ağır vebal,
    Koynumuzda çapraz tüfek!

    El tetikte, kulak kirişte,
    Ve sırtımız toprağa emanet...
    Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi
    Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık..
    Deniz çok uzaktaydı
    Ve dokunuyordu yalnızlık...

    Gece, ırmak boylarında uzak çakal sesleri,
    Yüzümüze, ekmeğimize,
    Türkümüze çarpar geçerdi.
    Göğsüne kekik sürerdi Nazlıcan,
    Tüterdi buram-buram.
    Gizlice ona bakardık, yüreğimiz göçerdi...

    Belki bir çoban kavalında yitirdik Nazlıcan'ı
    Ateş böcekleriyle bir oldu,
    Kırpışarak tükendi...
    Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza
    Kurşun gibi, mayın gibi,
    Tutuşarak tükendi...

    Oy, Nazlıcan... vahşi bayırların maralı...
    Oy, Nazlıcan... saçları fırtınayla taralı...
    Sen de böyle gider miydin yıldızlar ülkesine?
    Oy, Nazlıcan oy... can evinden yaralı...


    http://dosyam.net/?id=kwm7y9

    -------------------------------------------------------------------------


    Sen Ve Ben

    Herkes dört gözle tatili beklerdi
    Bense okulların açılmasını
    Çünkü seni görmek vardı koridorlarda
    Ve bana güleceği günü beklemek.

    Ben okul bahçesindeki ağaca, baş harflerimizi
    Sen gönlüme sevdanın adını yazmıştın
    Ben sırama isimlerimizi
    Sen kalbime ilk aşkı yazmıştın.

    Senden sonra sana yazdığım şiirlerden
    Haberin bile yok
    Ve yağmur yüzüme vuruyor
    Ve soğuk.

    Okuldan sonra
    Her dolma kalem, her lacivert kravat
    Her beyaz gömlek ve yakalık
    Ve her 12 aralık
    Sen gelirsin aklıma
    Çocukluk işte, belki de ilk AŞK
    Belki de ilk delilik.

    Seversin demiştin ya hani bundan sonrada
    İnan ki o kadar kimseyi sevemedim
    Ve o iki kelimeyi senden sonra kimseye
    Ama kimseye söyleyemedim.

    Belki hiç olmadın benim için
    Belki de azdın
    Ama olsun
    Ben hep sana şiirler yazdım.

    Ceketimi ve kravatımı saklıyorum hâlâ
    Birinin üzerinde tebeşir
    Birinin üzerinde ayran lekesi
    Ve Seni Seviyorum hala
    Elmayı da, havayı da, suyu da

    Ve bilmeni istemiyorum hâlâ
    Sana şiirler yazdığımı
    Ve bilmeni istemiyorum bütün bunları
    Çünkü her şey böyleyken güzel
    En dokunulmamış,en yaşanmamış
    Ve ne tadılmamış haliyle.
    Bir sahilde el ele dolaşılmamış
    Ve bir kafede çay içilmemiş haliyle
    Her şey
    Böyleyken güzel belki de

    Ama sen gönlüme sevdanın adını yazmıştın
    Ben aşkına tutulmuş bir deli candım
    Sen gönlüme sevdanın adını yazdın
    Ben aşkına tutulmuş seni ararım.
    SENİ SENİ SENİ


    http://dosyam.net/?id=p33mzy

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------



    TÜRKÜ GÖZLÜM

    Kar yağıyor türkü gözlüm
    Kar yağıyor buralara.
    Uzun hava ağıt gibi,
    Dökülüyor bulvarlara.
    Sen de gittin buralardan,
    Böyle bir karlı havada.
    Okul bittikten sonra 95'in yılbaşında,
    Gelmiş özlemiştin beni,
    Sarılmıştın hıçkırıkla,
    Kar yağarken dilek tutmuş,
    Kar yemiştin avucumda.
    Nasıl gittin türkü gözlüm,
    Mahzun kaldım buralarda.
    Gülüşlerimiz geliyor,
    Ağlıyorum buralarda.


    Sen bir öğretmensin şimdi,
    657 devlet memuru.
    Kıt kanaat geçinirsin,
    Seni beklediğim gibi,
    Beklersin ay sonunu.

    Belki de evlisin şimdi,
    Bunca yıl geçti aradan.
    Sen beni unuttun belli,
    Türkü gözlüm çık hatrımdan.

    Oralara da kar yağar mı,
    Güneş çıkar mı ardından?
    Saçaklardan su damlar mı,
    Su girer mi papucundan?

    Yokluk kötü türkü gözlüm,
    Yokluğun çıkmaz aklımdan.
    Varlık güzel türkü gözlüm,
    Varlığın yitti yanımdan.

    Okulun bittiği yıl tayinin çıktı doğuya.
    Belki yazarsın diye,
    Bir kalem almıştım sana.
    O kalemle mektup yazmış
    O kalemle ağlamıştın
    Ama o son mektubunda
    Sen ne kadar değişmiştin
    Sözlerinde değişmişti
    Değiştiğin belliydi ki
    Kaleminde değişmişti.

    Ah benim türkü gözlüm
    Ne oldu birden sana ?
    And içmiştik gündüz gece
    And içmiştik kopmamaya.
    Hacı Bayram'da dua ettik
    Ayırmasın Allah diye...
    Bir fakire para verdik,
    Belki dua eder diye...

    Fakir mi dua etmedi,
    Sen mi yalancı çıktın
    O fakiri göremedim,
    Gelmedi namaz vakti.
    Çok oturdum musallada,
    Her tabutta kendim vardım,
    Dua ettim ardım sıra...

    Şimdi en arabesk duygularla
    Dudağımda o türkü,
    Yürüyorum bulvarlarda...
    Ellerim üşürken hep
    Ellerin gelir aklıma.
    Yüreğim ağlıyor şimdi,
    Yanıyorum buralarda...
    Kar yağarken hazin hazin,
    Ölüyorum türkü gözlüm,
    Ölüyorum buralarda...



    ------------------------------------------------------------------------



    HAYAT NEDİR ANNE ?

    Benim hiç sapanım olmadı anne,
    Ne kuşları vurdum,
    Ne de kimsenin camını kırdım...
    Çok uslu bir çocuk değildim ama,
    Seni hiç kırmadim, hep boynumu kırdım.
    Ben hayatım boyunca
    Bir tek kendimi vurdum! ..

    Suskun görünsem de,
    fIrtınalı ve mağrurdum anne.
    Bir mızrak gibi,
    Aynada hep dik durdum anne! ..
    Ben sana hiç bir gün laf getirmedim,
    Leke sürmedim.
    Ama göğsümü çok hırpaladım,
    Kalbimi çok yordum...
    Ben hayatım boyunca, en çok kendimi sordum! ...

    Benim hiç sevgilim olmadı anne,
    Ne bir yuva kurdum,
    Ne bir gün şansım güldü...
    Öpemeden bir bebeğin gidişini,
    Tükendi gitti çağım...
    Kimi yürekten sevdiysem,
    Yüreğini başkasına böldü...
    Bir muhabbet kuşum vardı,
    O da yalnızlıktan öldü...

    Sen beni göğsünde
    Hep acılarla mı soğurdun anne?
    Yoksa evlat diye,
    Koca bir taş mı doğurdun anne?
    Eziyet degilim, zahmet değilim,
    Musibet hiç değilim;
    Bir senin mi balına sinek kondu, söylesene!
    Doğurdun da beni,
    Ne ile yoğurdun anne?

    Benim hiç hayalim olmadı anne...
    Ne seni rahat ettirdim,
    Ne kendim ettim rahat...
    Bir mutluluk fotografı bile çektirmedi bu hayat
    Kaybolmuş bir anahtar kadar
    Sahipsizim anne...
    Ne omuzumda bir dost eli,
    Ne saçımda bir şefkat...

    Say ki yollardan akan,
    şu faydasız çamurdum anne...
    Say ki ıslanmaktım, üşümektim,
    Say ki yağmurdum anne!
    Bunca yıldır gözyaşlarını,
    Hangi denizlere sakladın?
    Oy ben öleyim,
    Sen beni ne diye doğurdun anne ?



    -------------------------------------------------------------------------------------------------------


    SEBEP

    Dilime sen verdin gül ezgisini,
    Bir gönül üzdümse sebebi sensin! ...
    Seninle aşmışım dur çizgisini,
    Töreyi bozdumsa sebebi sensin! ...


    Ufuk ufuk uçtum daldım derine,
    Sen öğrettin çoban kimdir, sürü ne?
    Daha yaklaşmadan konak yerine,
    Göçümü çözdümse sebebi sensin! ...

    Bir renk cümbüşüyle sular ışıdı,
    Düş bahçeme kuşlar bahar taşıdı,
    Kurbanlık koç güldü, bıçak üşüdü,
    Hep esrik gezdimse sebebi sensin! ...

    Kimi deli diye güler arkamdan,
    Kimi suçlu diye tutar yakamdan,
    Eller değil,aklım korkar şakamdan,
    Kendime kızdımsa sebebi sensin! ...

    Düşmanımın yarasını sardımsa,
    Muhabbeti sofra sofra serdimse,
    Her güzele hemen gönül verdimse,
    Petekler süzdümse sebebi sensin! ...

    Dostun sitemleri deler bağrımı,
    Sağır gökler yutar yanık çağrımı,
    Uzun yıllar gizledimse ağrımı,
    Ve şimdi yazdımsa sebebi sensin! ...

    Beklerim özüme mihman olasın,
    Her selâmın canevimi sulasın.
    Bende sabır tükeniyor bilesin,
    İçmeden sızdımsa sebebi sensin! ...



    ------------------------------------------------------------------------


    ÖYLESİNE SEVMİŞTİM

    Şimdi gidiyorsun, git
    Bütün sabahları üşüdüğüm
    Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin
    İçimde bir şarkı
    Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat
    Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
    Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
    Sevdiğimiz şarkıları da
    Pencereme konan yusufçukları da
    Bana karanlığı bırak
    Beni bırak, beni böyle bırak
    Böyle ansızın, böyle yakışıksız
    Böyle anlamsız, böyle dağınık
    Öyle kapıda susuşun
    Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun
    Koy beni sensizliğe
    Ve otursun içime kül gibi kor yangının

    Şimdi gidiyorsun, git
    Hadi git
    Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
    Hadi kanatma
    Hadi yıkma
    Hadi dokunma
    Zaten ben seni öylesine sevmiştim

    Şimdi gidiyorsun, git
    Bütün sabahları üşüdüğüm
    Bütün gördüğüm senli günlerim, onlarda gitsin
    İçimde bir şarkı
    Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat
    Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin

    http://dosyam.net/?id=0vwqt5

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------


    SANA NE YAPTILAR

    O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi
    Bir bıçağın ağzında yürür gibiydin
    Demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında
    Gözlerinde karanlığı dar hücrelerin
    Seni görür görmez özgürlüğümden utandım
    Söyle ne içersin, çay mı kahve mi
    Çok değişmişsin birden tanıyamadım.

    Saçların uzundu, omuzlarına akardı
    Gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından
    Onlar mı kestiler, sen mi kısalttın
    Gülerdin, içimize aylar doğardı
    Görünmez dağların arkasından
    Eski gülümsemeni beyhude aradım
    O sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi
    Çok değişmişsin birden tanıyamadım.

    Bir çay içer misin, yoksa kahve mi
    Kibritim yok, demek cigaraya başladın
    Ellerin de titriyor, bir şeyin mi var
    Böyle bir kız değildin sen eskiden
    Sana ne yaptılar, sana ne yaptılar?
    Kirpiklerin ıslanıyor durup dururken
    O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi
    Çok değişmişsin birden tanıyamadım.


    http://dosyam.net/?id=lorf2v

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------





    MEKTUP II

    Biliyor musun
    Senden ayrılalı sakal bıraktım
    Zamanının akışına koyuverdim kendimi
    Gömleklerim kolali değil artık
    Pantolonumun ütülü degil
    Ayakkabım boyalı degil
    Öylesine değiştim ki
    Görsen tanıyamassın
    Sabahları gün doğarken kalkıyorum
    İlk işim bir sigara yakmak oluyor
    Ve bir süre denizin hışırtısını dinliyorum
    Sonra, apansiz sen geliyorsun aklıma
    Gözlerin, dudaklarin, ellerin geliyor
    Şimdi nerdesin kimbilir
    Yatağında uyuyor olmalısın
    Artık beni görme rüyalarında
    Korkarsın.
    Mevsim sonbahar malum ya
    Serde de kör olası şairlik var
    Boyuna hüzünlü şeyler düşünüyorum
    Ağaçların yaprakları dökülmeğe başladı
    Keskin poyrazlar esiyor kuzeyden
    Kuşlar durmadan göç ediyor
    Ara sıra düşenler oluyor yorgun ya da yaralı
    Tutup okşuyorum tüylerini, gagalarından öpüyorum
    Ve diyorum ki
    Sana kavuşmak için bir göçmen kuş olmalı
    İste böyle
    Günler, haftalar geçip gidiveriyor
    Saçım, sakalım birbirine karıştı
    Yine de her geçen gün
    Kendime biraz daha alışıyorum
    Ve biliyor musun
    Unutamayacagımı bile bile
    Seni unutmaya calışıyorum...
    http://dosyam.net/?id=fhvhk7

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------




    ÇİLE

    Gaiblerde bir ses geldi: Bu adam,
    Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
    Ve uçtu tepemden birdenbire dam;
    Gök devrildi, künde üstüne künde...

    Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!
    Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı!
    Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent,
    Ok çekti yukardan, üstüme avcı

    Ateşten zehrini tattım bu okun,
    Bir anda kül etti can elmasımı.
    Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un,
    Kustum, öz ağzımdan kafatasımı

    Bir bardak su gibi çalkalandı dünya;
    Söndü istikamet, yıkıldı boşluk.
    Al sana hakikat, al sana rüya!
    İşte akıllılık, işte sarhoşluk!

    Ensemin örsünde bir demir balyoz,
    Kapandım yatağa son çare diye.
    Bir kanlı şafakta, bana çil horoz,
    Yepyeni bir dünya etti hediye

    Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor;
    Makâni bir satıh, zamanı vehim.
    Bütün bir kainat muşamba dekor,
    Bütün bir insanlık yalana teslim.

    Nesin sen, hakikat olsan da çekil!
    Yetiş körlük, yetiş, takma gözde cam!
    Otursun yerine bende her şekil;
    Vatanım, sevgilim, dostum ve hocam!

    Aylarca gezindim, yıkık ve şaşkın,
    Benliğim bir kazan ve aklım kepçe,
    Deliler köyünden bir menzil aşkın,
    Her fikir içimde bir çift kelepçe.

    Niçin küçülüyor eşya uzakta?
    Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?
    Zamanın raksı ne bir yuvarlakta?
    Sonum varmış, onu ögrensem asıl?

    Bir fikir ki sıcak yarad kezzap,
    Bir fikir ki, beyin zarında sülük.
    Selam sana haşmetli azap;
    Yandıkça gelişen tılsımlı kütük.

    Yalvardım: Gösterin bilmeceme yol!
    Ey yedinci gök, esrarını aç!
    Annemin duası, düş de perde ol!
    Bir asâ kes bana, ihtiyar ağaç!

    Uyku, katillerin bile çeşmesi;
    Yorgan, Allahsıza kadar sığınak.
    Teselli pınarı, sabır memesi;
    Size şerbet, bana kum dolu çanak.

    Bu mu, rüyalarda içtiğim cinnet,
    Sırrını ararken patlayan gülle?
    Yeşil asmalarda depreniş, şehvet;
    Karınca sarayı, kupkuru kelle...

    Akrep nokta nokta ruhumu sokmus,
    Mevsimden mevsime girdim böylece.
    Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş,
    Fikir çilesinden büyük işkence.

    Evet, her şey bende bir gizli düğüm;
    Ne ölüm terleri döktüm, nelerden!
    Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm,
    Yetişir çektiğim mesafelerden!

    Ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz;
    Yollar bir yumaktır, uzun ve dolaşık.
    Her gece rüyamı yazan sihirbaz,
    Tutuyor önümde bir mavi ışık.

    Büyücü, büyücü ne bana hıncın?
    Bu kükürtlü duman, nedir inimde?
    Camdan keskin, kıldan ince kılıcın,
    Bir zehir kıymak gibi, beynimde.

    Lugat, bir isim ver bana halimden;
    Herkesin bildiği dilden bir isim!
    Eski esvaplarım, tutun elimden;
    Aynalar söyleyin bana, ben kimim?

    Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa,
    Arzı boynuzunda taşıyan öküz?
    Belâ mimarının seçtiği arsa;
    Hayattan mühacir; eşyadan öksüz?

    Ben ki, toz kanatıi bir kelebeğim,
    Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
    Bir zerrecigim ki, Arş'a gebeyim,
    Dev sancılarımın budur kaynağı!

    Ne yalanlarda var, ne hakikatta,
    Gözümü yumdukça gördüğüm nakış.
    Boşuna gezmişim, yok tabiatta,
    İçimdeki kadar iniş ve çıkış.

    Gece bir hendeğe düşercesine,
    Birden kucağına düştüm gerçeğin.
    Sanki erdim çetin bilmecesine,
    Hem geçmis zamanın, hem geleceğin.

    Açıl susam, açıl! Açıldı kapı;
    Atlas sedirinde mavera dede.
    Yandı sırça saray, ilahi yapı,
    Binbir avizeyle uçsuz maddede.

    Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik;
    Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur.
    Içiçe mimari, içiçe benlik;
    Bildim seni ey Rab, bilinmez bilinmez meşhur!

    Nizam köpürüyor, med vakti deniz;
    Nizam köpürüyor, ta çenemde su.
    Suda bir gizli yol, pırılıtılı iz;
    Suda ezel fikri, ebed duygusu.

    Kaçır beni ahenk, al beni birlik;
    Artık barınamam gölge varlıkta.
    Ver cüceye, onun olsun şairlik,
    Şimdi gözüm, büyük sanatkarlıkta.

    Öteler öteler, gayemin malı;
    Mesafe ekinim, zaman madenim.
    Gökte saman yolu benim olmalı;
    Dipsizlik gölünde, inciler benim.

    Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
    Heybem hayat dolu, deste ve yumak.
    Sen, bütün dalların birleştiği kök;
    Biricik meselem, Sonsuza varmak...

    http://dosyam.net/?id=fgrr7o

    ----------------------------------------------------------------




    DOĞRUMU

    Gel köylüm sana birkaç sual edeyim
    Buzlar çözüldü diyorlar doğrumu ?
    Ben uzaktayım nasıl geleyim
    Anam üzüldü diyorlar doğrumu ?

    Bir mektup koyup gelseydin cebine
    Yumardım gözümü alırdın yüzbine
    Çürük armutlar ağacının dibine
    Döküldü diyorlar doğrumu ?

    Kimsenin hali bilinmez ıraktan
    Usta iş öğrenir olmuş çıraktan
    Kuru börülceler çatlak topraktan
    Söküldü diyorlar doğrumu ?

    Köyümün havasına biçilmez paha
    Çok özledim hem vallaha hem billaha
    Geçen hafta köyden bir kişi daha
    Öldü diyorlar doğrumu ?

    Özlemim bitecek geçsem etrafından
    Tutsam kazmanın küregin sapından
    Gelinler damatlar tarafından
    Öpüldü diyorlar doğrumu ?

    Vedaşlamadım çabuk dönerim diye
    Hasret kaldım şefkatle sevgiye
    Yağan yağmurlar tarlaları ikiye
    Böldü diyorlar doğrumu ?

    http://dosyam.net/?id=e7unhq

    -------------------------------------------------------------------------






    ÖZLEMEDİM SENİ

    Hiç özlemedim seni
    Özlemek dostluktandır
    dostluğundan öte bulmalıyım seni

    Sıcaklığını bulmalıyım
    dokunuşlarını, kenetlenişi
    Terimizle sulanmalı yeryüzü
    güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca

    Apansız fırtınalar çıkmalı
    sarsılmalıyım

    Özlemek
    yanında olmak isteğidir
    gülüşünü görmek biraz da
    Hiç özlemedim seni

    Saçlarına gül takmam
    bir ırmak gibi akıtırım ovaya
    soluğunla yanar
    dudaklarımın bozkırı

    Akkor halindeki ufuk
    bakır bir tel gibi eriyip gider
    kraterler ortasında kalırım

    Toprak yarılır birden
    su kirlenir

    Ürpertir bu coğrafya
    bu serüven
    ikimizi bir anda
    yaşadığımı duyarım

    Hiç özlemedim seni
    Özlemek dostluktandır
    dostluğundan öte bulmalıyım seni

    http://dosyam.net/?id=59zg8u

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------



    O MAVİ GÖZLÜ BİR DEVDİ

    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Kadının hayali minnacık bir evdi,
    bahçesinde ebruliii
    hanımeli
    açan bir ev.
    Bir dev gibi seviyordu dev.
    Ve elleri öyle büyük işler için
    hazırlanmıştı ki devin,
    yapamazdı yapısını,
    çalamazdı kapısını
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan evin.

    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Mini minnacıktı kadın.
    Rahata acıktı kadın
    yoruldu devin büyük yolunda.
    Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
    girdi zengin bir cücenin kolunda
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan eve.

    Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
    dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
    bahçesinde ebruliiiii
    hanımeli
    açan ev..

    http://dosyam.net/?id=wqu8as

    ----------------------------------------------------------------------------------------------------




    ŞEHİT OLURSAN AĞLAMA ANNE

    Düşümde Gördüm...
    Beni Bir Sokakta Köşeye Kıstırıp vurdular Anne...
    Gerçekten Bir Gün Nasip Olurda şehit Olursam...
    Ağlama Anne...

    Polis Zaten Milleti Için Nefer...
    Kan Aksada Vatanındır Zafer...
    Hani Bu Yolda Kör Kurşunla Eğer
    Şehit Olursam Ağlama Anne...

    Bir Canım Olsada Fedadır Yurda...
    Yedirmem ülkemi Köpeğe Kurda...
    Vatan Kalesinde Yüksek Bir Surda...
    Şehit Olursam Ağlama Anne...

    Cenazemi Omuzlar üstünde taşırlar...
    Sokağimiza belkide ismimi yazarlar...
    Babama Bir şilt Belki Bir Madalya Takarlar...
    Şehit Olursam Ağlama Anne...

    Benim ömrümden Kutsaldır Vatan...
    Boşuna ölmedi Ya şu şehit Yatan...
    Bir Nifak Ugruna Vatani Satan...
    Benide şehit Ederse Ağlama Anne...

    Düşmesin Gökteki Bu Yıldız Bu Hilal...
    Silinmesin Bayrağımdaki Bu Beyaz Bu Al...
    Ne Olur Sende Et Hakkını Helal...
    Şehit Olursam Ağlama Anne...

    http://dosyam.net/?id=zg4egi

    --------------------------------------------------------------------------



    BU BİR AYRILIK DEYİL

    Özle(me) yeceğim seni diyip
    Kasem ederken yürek ayinimde,
    Keşişin gözleriydi yaşaran…
    Kefenlerden biçtiğim yelkenlerdi
    Rüzgarın bağrında savrulup,
    Gün doğmayacak kentlerin
    Eteklerinde dolaşan….

    Özle(me) yeceğim derken,
    Bir minik şişeye salacaktım sensizliği.
    Senden sıçramış ne varsa hayata
    Dolduracaktım içine.
    Mor vedalarda kalıp,
    Hani, güvertesinde,
    Gözlerime aktığın yerden
    Salacaktım denizlere….

    Özle(me) yeceğim diyerek
    Ettiğim kasemin kefareti,
    Hangi sunakta adanacaktı?
    Hangi biri sığacaktı hatıralarımın
    O şişeye..?
    Arnavut kaldırımlı yol,
    Ihlamur ağacı,
    Elimde ayaza kesmiş bir çakı
    Dünyam, sen…..

    Özle(me) yeceğim seni bil
    Bil ki düşlerimde yan yana iki lahit.
    Yangın var koyunlarında
    Bahira’nın tuvalindeki
    Umuda iliklenmiş ruhları
    Sessiz çığlıkları yırtıyor
    Servili kasabayı…..

    Özle(me) yecektim seni…
    Bilirdim, ıradıkça sen,
    Yıkılacaktı bir bir kalyonun direkleri.
    Ağlayacaktı yelkenlerin beyazı.
    Bilirdim kabus olurdu sensizlik
    Ve bilirdim “ben susunca da yağmurlar yağardı! ”
    Toprak olurdu aşkın rengi.

    Özle(me) yecektim sen kokan çiçekleri
    Mavi sarı saksıların matemini tutacaktım
    Iradıkça devrilecekti yığdığım hatıralar
    Devinecekti, sen sinmiş her bir şey..
    Sen rüzgar olup esişimi,
    Ölüm olup göçüşümü,
    Dua olup susuşumu hissettikçe
    Yasını tut(maya) caktım
    Özle(me) yecektim ben seni

    Bu bir ayrılık değildi,
    Göz yaşlarım gülümseyecekti,
    Gün doğmayan yaşanmışlıklarıma.

    http://dosyam.net/?id=hpv42k

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------


    ZİNDANDAN MEHMEDE MEKTUP

    Zindan iki hece. Mehmed'im lâfta!
    Baba katiliyle baban bir safta!
    Bir de, geri adam, boynunda yafta...
    Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
    Kavuşmak mı?.. Belki... Daha ölmedim!

    Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
    Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
    Bu yol da tutuktur hapse düşeli...
    Git ve gel... Yüz adım... Bin yıllık konak
    Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!

    Bir âlem ki, gökler boru içinde!
    Akıl, almazların zoru içinde.
    Üstüste sorular soru içinde:
    Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
    Buradan insan mı çıkar, tabut mu?

    Bir idamlık Ali vardı, asıldı
    Kaydını düştüler, mühür basıldı.
    Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı
    Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
    Bahçeye diktiği üç beş karanfil...

    Müdür bey dert dinler, bugün "maruzât"!
    Çatık kaş... Hükûmet dedikleri zat...
    Beni Allah tutmuş, kim eder azat?
    Anlamaz; yazısız, pulsuz dilekçem...
    Anlamaz! ruhuma geçti bilekçem!

    Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil;
    Sayım var, maltada hizaya dizil!
    Tek yekûn içinde yazıl ve çizil!
    İnsanlar zindanda birer kemmiyet;
    Urbalarla kemik, mintanlarla et.

    Somurtuş ki bıçak, nâra ki tokat;
    Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
    Yalnız seccademin yönünde şefkat
    Beni kimsecikler okşamaz mâdem;
    Öp beni alnımdan, sen öp seccadem!

    Çaycı, getir, ilâç kokulu çaydan!
    Dakika düşelim, senelik paydan!
    Zindanda dakika farksız aydan
    Karıştır çayını zaman erisin;
    Köpük köpük, duman duman erisin!

    Peykeler, duvara mıhlı peykeler;
    Duvarda, başlardan, yağlı lekeler,
    Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler...
    Duvar, katil duvar, yolumu biçtin!
    Kanla dolu sünger... Beynimi içtin!

    Sükût... Kıvrım kıvrım uzaklık uzar;
    Tek nokta seçemez dünyada nazar.
    Yerinde mi acep, ölü ve mezar?
    Yeryüzü boşaldı, habersiz miyiz?
    Güneşe göç var da, kalan biz miyiz?

    Ses demir, su demir ve ekmek demir...
    İstersen demirde muhali kemir,
    Ne gelir ki elden, kader bu, emir...
    Garip pencerecik, küçük daracık;
    Dünyaya kapalı, Allah'a açık

    Dua, dua, eller karıncalanmış;
    Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
    Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış...
    Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu
    İplik ki incecik, örer boşluğu

    Ana rahmi zâhir, şu bizim koğuş;
    Karanlığında nur, yeniden doğuş...
    Sesler duymaktayım; Davran ve boğuş!
    Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
    Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!

    Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
    Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
    Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
    Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
    Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir

    http://dosyam.net/?id=9mxntz

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------




    KENDİNE BENİM İÇİN BİR GÜL VER

    kendimin ellerinden tutunca
    içimden nehirler gibi akmak geliyor
    yollara çıkmak,yolculuklara bakmak geliyor
    geberesiye içip salaş meyhanelerde
    buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor

    bak,Palandöken dağlarında karlar erimiş
    teknelerde kol kola bahar sulara inmiş
    dağlar için,sular için bana bir gül ver
    avuttuğum düşler için bana bir gül ver...

    yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş
    günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş
    dağlar için, sular için bana bir gül ver
    avuttuğum düşler için bana bir gül ver

    ben bütün yeşillerimi inatçı ayazlara çaldırdım
    sen kendinin ellerinden tut
    kendine benim için bir gül ver


    http://dosyam.net/?id=4buo5v

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------


    GİDERSEN YIKILIR BU KENT

    Gidersen kim sular fesleğenleri
    Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

    Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
    Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
    Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
    Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
    Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
    Bir de seni ekliyorum susuşlarıma

    Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
    Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
    Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
    Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız
    Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
    Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

    Gidersen kar yağar avuçlarıma
    Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

    Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
    Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
    Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
    Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
    Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
    Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

    Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
    Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
    Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
    İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
    Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
    Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

    Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
    Bir tufan olurum sustuğun her yerde

    http://dosyam.net/?id=ck6ecy


    ----------------------------------------------------------------------------------------------------




    HER ŞEY SENDE GİZLİ

    Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
    Kanatların çırpındığı kadar hafif..
    Kalbinin attığı kadar canlısın,
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    Sevdiklerin kadar iyisin,
    Nefret ettiklerin kadar kötü..
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
    Karşındakinin gördüğüdür rengin..
    Yaşadıklarını kâr sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün..
    Gülebildiğin kadar mutlusun.
    Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
    Sakın bitti sanma her şeyi,
    Sevdiğin kadar sevileceksin.
    Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
    Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
    Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
    Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
    Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
    Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
    Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
    Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
    Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
    Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
    Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
    İşte budur hayat!
    İşte budur yaşamak,
    Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
    Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
    Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
    Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
    Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
    Bebek ağladığı kadar bebektir.
    Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
    bunu da öğren,

    SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN...


    http://dosyam.net/?id=98inm9

    ------------------------------------------------------------------------

    HERŞEYİN BOŞ OLDUĞUNU BİR GÜN ANLARSIN

    SEVMEK NEYMİŞ BİR GÜN ANLARSIN.....

    :::....@gabey...:::

























    Konu σνє®tαкє tarafından (20.Nisan.2007 Saat 03:15 ) değiştirilmiştir.

  • #2
    σνє®tαкє
    Status :

    Standart

    dün geceden beri bu adamın tüm siirlerini non stop dinledim süper söylüyo yaw..

  • Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla

  • #3
    Status : OzaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Şubat.2007
    Nereden : Çatalca
    Mesajlar: 45.141
    Konular: 6.321
    Aldığı Beğeniler: 6302

    Standart

    tşkler süper paylaşım olmuş...


  • #4
    Status : gotik_girll isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Nisan.2007
    Mesajlar: 76
    Konular: 3
    Aldığı Beğeniler: 0

    Standart

    saaOL arkdaş ..


  • #5
    Status : türk_genç isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Şubat.2007
    Nereden : Nevşehir
    Mesajlar: 5.296
    Konular: 1.580
    Aldığı Beğeniler: 91

    Standart

    Ellerİne SaĞlik BayaĞi GenİŞ Bİr ArŞİv


  • #6
    Status : EmRe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Şubat.2007
    Mesajlar: 2.573
    Konular: 29
    Aldığı Beğeniler: 1

    Standart

    SÜper PaylaŞim TŞkler


  • #7
    Status : melich isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Mart.2008
    Mesajlar: 1
    Konular: 0
    Aldığı Beğeniler: 0

    Standart

    kardeş allah razı olsun.. yalnız cogu link ölü bi de onları halledersen süper olur...


  • #8
    Status : 88cre88 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Nisan.2010
    Mesajlar: 1
    Konular: 0
    Aldığı Beğeniler: 0

    Standart

    paylaşım için teşekkürler...


  • #9
    Status : Fb_King isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aralık.2009
    Nereden : Evren
    Mesajlar: 1.950
    Konular: 570
    Aldığı Beğeniler: 22

    Standart

    Saol.


  • Konu Bilgileri

    Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

    Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Bu Konu için Etiketler

    Yetkileriniz

    • Konu Acma Yetkiniz Yok
    • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
    • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
    • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
    •  





    Takip Et
    Sitemizde telif hakkı içeren mp3, film, video vb paylaşılması yasaktır. Eğer telif hakkı ihlaline neden olan bir konu olduğunu düşünüyorsanız BURAYA tıklayarak ilgili konuyu linkiyle birlikte göndererek yöneticiye şikayetinizi dile getirebilirsiniz. En kısa sürede ilgilenilecek ve ilgili konu kaldırılacaktır.

    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629