Bizler arsada top peşindeydikgözlerimiz camlardaki masum bakışlarda. Saklambaç oynarken doğardı aşklar. Yanaklarda dudak izleri. Kıvrıla kıvrıla uzayan çiçekli yollarda
tuttuğumuz elleri hiç bırakmazdık.
Sevdalıydıkiki ağaç gibi karşılıklı
dimdik! Derelerin bile senfonisi vardı
kuşların eşlik ettiği.
O zaman ülkemiz temizdi. Aşk vardıuykusuz geceler
içli mektuplar...
Sokak lambalarının altında beklemekmasalların kapısında beklemek gibiydi. Karıncayı incitmeyen duygular
aşkla beslenen duygulardı.
O zamanlar Başbakan bile gülerdi. Politikanın içindeinsanları sevgiye davet eden ''yüreği dağ gibi'' adamlar vardı.
Şimdi''Sen Mecnun olmadın ki
ben Leyla olayım'' diyenlerin dünyasında
üç paralık ilişkilere bile ''düzeyli ilişki'' diyorlar.
Sözüm ona aşk!
Bakışlardaki sihri kaybettiksabırlı olmanın hünerini.
El ele tutuşmanın masumiyetini. Bedenlerin pazarlandığı bir düzenyatak odalarına davet edilen söylemlere yüz verdi.
Aşkı öksüz bıraktı. Ruh varken ten nedir ki? Gerçek sevda düşlerini dişleyen çakallar kazandıakbabalar
yarasalar.
Arasalar üzerimizde sadece aşk bulurlardı ama bizleri suçlayacak bir şeyleri hep buldular.
Çiçeklerimizin kökünü kuruttular.Bizim saf duygularımız onları kudurttu. Aşkı ''köpekleştirenler''Sevgililer Günü'nde aşkın bacaklarını omuzlarına alanlar kazandı.
Biz kaybettik! Zalim darbeler yedikhain yumruklar. Yazacak bir mektup bile bırakmadılar bizlere .
Çocuklarımızı ''zehirli sarmaşıklarla'' doladılar.
Onların dillerine doladılarekran vampirlerinin sloganlarını.
Şimdiyayılan yozlaşmanın hücrelerinde
tedavisi imkansız bir hastalık yatıyor. Şöhret ve para hastalığı! Namussuzluk hastalığı!
''Aşk dediğin nedir ki'' diyorlarpara sesiyle
sevdalı hıçkırıkların sesini keserken!


LinkBack URL
About LinkBacks
gözlerimiz camlardaki masum bakışlarda. Saklambaç oynarken doğardı aşklar. Yanaklarda dudak izleri. Kıvrıla kıvrıla uzayan çiçekli yollarda
Alıntı ile Cevapla

Tweet