Toplam 5 sonuçtan 1 ile 5 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: ██▓▒>>FutboL Fan CluP |Futbol Koliklere<<██▓▒

  1. #1
    Status : aDNaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Mar 2007
    Bulunduğu yer : qelCeNMi?
    Mesajlar: 6.704
    Konular: 1.578
    Aldığı Beğeniler: 48

    Standart ██▓▒>>FutboL Fan CluP |Futbol Koliklere<<██▓▒







    PHP- Kodu:
    FUTBOL TARiHi 


    T&#252;m canlılarda yuvarlanan ve zıplayan şeylerle oynamak; hi&#231; olmazsa onlara dokunmak, vazge&#231;ilmez bir istek i&#231;g&#252;d&#252;s&#252;d&#252;r. Bir yumakla tatlı bir coşku i&#231;inde oynayan bir kedi; zıplayıp giden bir topun peşinden, onu kapmak i&#231;in &#231;ılgınca koşan bir k&#246;pek; sirklerde burunları ucunda top sektiren terbiye edilmiş foklar bunun en g&#252;zel &#246;rnekleridir.

    İnsanoğlu da bug&#252;n adına kısaca "top" dediğimiz yuvarlak cisimlerle oynamaya karşı b&#252;y&#252;k bir meyil g&#246;stermiştir. Bu eğilimin insanlıkla yaşıt olduğu dahi s&#246;ylenir. Afrika'nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan en ilkel kabilelerde insan kurukafalarını ayakla tekmelemek suretiyle bir garip oyun oynandığına dahi rastlanmıştır.

    Futbolun da bu istek i&#231;g&#252;d&#252;s&#252;yle doğmuş olduğu muhakkaktır. Ancak bunun ne zaman ve nerede başladığına dair kesin bilgi verebilecek bir belge bug&#252;ne kadar bulunamamıştır.

    Mısır'da Merruka mezarlarındaki duvar resimlerinde &#231;eşitli sporcu fig&#252;rlerinin şanı sıra ayakla top oynayan insan şekillerine de rastlanmaktadır. Hatta Mısır'ın kurak iklimi, bu toplardan bir kısmının g&#252;n&#252;m&#252;ze kadar ulaşmasını da sağlamıştır. Kahire, Berlin ve Londra m&#252;zelerinde &#246;rnekleri bulunan bu topların 7.5 santim &#231;apında, deriden veya sık dokunmuş ketenden yapılmış ve zikzak dikişlerle dikilmiş, i&#231;leri kepek ve yosun kurusu gibi maddelerle doldurulmuş olduğu g&#246;r&#252;lmektedir. Bunlar, yaklaşık 2500 yıl &#246;nceden kalmadır.

    &#220;nl&#252; Yunan şairi Homeros (M.&#214;. 8.yy), &#252;nl&#252; eseri, "Odisea"da, top oyunlarından bahseder.

    Sporta'da , 30 yaşına kadar olan delikanlıların sınıflara ayrılarak tecr&#252;beli oyuncuların nezaretinde top oynadıkları bilinir. S&#252;merlilerin de ayakla oynadıkları bir top oyunundan bahseden tarihi belgeler mevcuttur.

    Milattan 2500 yıl &#246;nce &#199;in'de imparator Huang-ti'nin, askerlerine, yere dikilmiş iki mızrak arasından, bir topu ayakla tekmelemek suretiyle ge&#231;irmeye &#231;alışarak &#231;eviklik talimleri yaptırdığı eski &#199;in kaynaklarında belirtilmektedir. Yine eski &#199;in kaynakları, Milattan sonraki yıllarda; İmparator Cheng-Ti devrinde, topu pagotların &#252;st&#252;nden aşırabilen Chang-Fu ile h&#252;nerbaz Wan Ch'son hakkında d&#252;zenlenmiş &#246;vg&#252; dolu manzumelere rastlanmaktadır.




    ESKİ T&#220;RK BOYLARINDA AYAK TOPU OYUNLARI

    Orta Asya T&#252;rkleri ile ilgili "La Tartarie" adlı Fransızca eserde, Tsang kentinde, kız ve erkeklerden kurulu takımların ayak topu oynadıkları; bu meraklı ve heyecanlı oyunu izleyen Hiuan adlı bir &#199;inlinin şunları anlattığı yazılıdır: "... B&#252;y&#252;k mabetlerde sık sık ayak topu m&#252;sabakaları yapılır. Bu oyunda topa elle dokunulamaz. Ya ayakla, ya da başla vurulur ve b&#246;ylece topu hasım kaleden i&#231;eri sokmak i&#231;in uğraş verilir...".

    &#214;te yandan, &#252;nl&#252; T&#252;rk d&#252;ş&#252;n&#252;r&#252; Kaşgarlı Mahmud'un 25 Ocak 1072 ila 10 Şubat 1074 tarihleri arasında yazdığı &#252;nl&#252; eseri "Divan-ı L&#252;gat-it T&#252;rk"&#252;n ilk cildinin 323'&#252;nc&#252; sayfasında eski T&#252;rk boylarının Orta Asya'da "Tep&#252;k" adıyla andıkları bir ayak topu oyunu oynadıklarından bahis vardır. T&#252;rklerin "Tep&#252;k" oynarlarken kullandıkları toplar, ilk d&#246;nemlerde oval kalıplara d&#246;k&#252;len İğ arşağı bi&#231;imindeki kurşun kitlesinin &#252;zerine ke&#231;i kılı veya ke&#231;e sarılmak suretiyle yapıldığı; zamanla bunların değişime uğradığı ve daha yumuşak cisimlerden yapılmış topların tercih edildiği, bunun i&#231;in de i&#231;i hava ile doldurulmuş ve yuvarlanmış kuzu tulumlarının kullanıldığı yine aynı eserden &#246;ğrenilmektedir.

    Eski T&#252;rklerin "Tep&#252;k" oyununu, belirli aralıklarla karşılıklı dikilmiş mızrakların arasından topu, ayakla vurmak suretiyle ge&#231;irerek sayı kazanma esasına g&#246;re oynadıkları bilinmektedir. "Tep&#252;k"&#252;n, Orta Asya'da yaşayan T&#252;rk boylarında y&#252;zlerce yıl oynandığına dair, "Hıtay-ı Name" ve "Baybars Tarihi" ile Ayasofya K&#252;t&#252;phanesi'nde 3029 numarada kayıtlı değişik kitaplarda da bahis vardır.

    Seyyid Ali Ekber'in yazdığı "Hıtay-ı Name" de bahsedilen "ayak topu", g&#252;n&#252;m&#252;z&#252;n futboluyla b&#252;y&#252;k benzerlik arzetmektedir. Bu eserin 56. sayfasında bu konuda şunlar yazılıdır: "... Ve top oyunu Hıtay'da g&#252;zeller işidir. Ve dahi harabeti (d&#252;zensiz kalabalık) &#231;ok olan ve sığır kursağından top y&#252;zm&#252;şler (yapmışlar) ve mahbub (erkek) ve mahbubeleri (kadınları) durdurmuşlar. Ve topa ayaklar ile ururlar (vururlar). Ş&#246;yle ki; elin ol topa değdirmeye ve ol topu yere d&#252;ş&#252;rmeye ve nazik ayak ile d&#252;rde (ite), saklara (baldırlara) ve usuls&#252;z vurmak ve yere d&#252;ş&#252;rmek ve daireden taşra (dışarı) &#231;ıkmak vaki olmaz...".

    Ayasofya K&#252;t&#252;phanesi'nde 3029 numarada kayıtlı "Tarih-i Timur" adlı eserde de Timur d&#246;neminde T&#252;rklerin, i&#231;i havayla doldurulmuş kuzu postundan yapılma toplarla oynadıkları; bu oyunda topa elle dokunmanın ve &#231;izgiden dışarı &#231;ıkarmanın yasak olduğu yazılıdır. Ve Timur'un bu oyunu askerlerine bir &#231;eviklik talimi i&#231;in yaptırdığı kaydedilmektedir.

    B&#252;t&#252;n bu belgeler, T&#252;rklerin y&#252;zyıllar boyunca Orta Asya'da oynadıkları ve "Tep&#252;k" adını verdikleri oyunla, g&#252;n&#252;m&#252;z&#252;n modern futbolu arasındaki b&#252;y&#252;k yakınlığın belirgin belgeleridir. "Tep&#252;k", eski T&#252;rk boylarında tepmek, tekmelemek anlamına kullanılan bir s&#246;zc&#252;kt&#252;r. T&#252;rkler bu oyunu yalnız ayakla oynadıkları i&#231;in bu adı vermişlerdir.



    G&#220;NEY AMERİKA'DA AYAK TOPU İZLERİ

    Amerika kıtasına futbolun Meksika yoluyla geldiği bilinir. Ancak Meksika'ya nereden geldiği ise bug&#252;n i&#231;in karanlıkta bulunan bir husustur. İspanyollar ve İtalyanlar, ayak topu oyununu G&#252;ney Amerika'ya g&#246;t&#252;renlerin kendileri olduklarını iddia ederlerse de, onlardan &#231;ok daha &#246;nce Meksika ve Peru'da yerlilerin ayak topu oynadıkları, bazı tapınak ve anıtlardaki kabartma resimlerden anlaşılmaktadır. Hatta bu "ayak topu" oyununun tapınaklarda kutsal bir oyun olarak oynandığı da sanılmaktadır.



    MODERN FUTBOLA DOĞRU...

    Modern futbolun ne zaman, nerede doğduğu hakkında da &#231;eşitli iddialar ileri s&#252;r&#252;l&#252;r. Milattan sonra Roma'da &#246;zellikle askerler arasında oynanan "Harpatsum"un bug&#252;nk&#252; modern futbolun esasını teşkil ettiği ve Romalıların bu oyunu Elenlerin "Episkyres" adlı oyunlarından esinlenerek ortaya &#231;ıkardıkları s&#246;ylenir. Ancak "Harpatsum"un eski Helencede "el topu" anlamına geldiği ve bundan da bu oyunun hem elle, hem de ayakla oynanan bir oyun olabileceği d&#252;ş&#252;n&#252;l&#252;r. Pilla, Follis veya Pagonica adı verilen, i&#231;i hava veya kuşt&#252;y&#252; ile doldurulmuş toplarla oynanan bu oyunun sayı bakımından eşit iki takım arasında oynandığı; amacın bu topu, karşı takımın oyuncuları tarafından savunulan sahaya ge&#231;irilmesi olduğu bilinmektedir. Bu oyunda iki takımın da amacı, &#246;nce topu kapmak, sonra da el ve ayak vuruşlarıyla bunu rakip takımın savunduğu alana sokmaktır. Bu amaca ulaşabilmek i&#231;in iki tarafında en sert hareketlerden dahi ka&#231;ınmadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda "Harpatsum"un futboldan &#231;ok rugbi (ya da Amerikan futbolu) ile bir benzerliği olabileceği d&#252;ş&#252;n&#252;l&#252;r.

    Orta&#231;ağ'da Romalı askerler ve Fransızlar tarafından oynanan "Le Soule"&#252;n de futbolla b&#252;y&#252;k benzerlikler arz ettiği bilinir.

    Bu oyun Romalı askerler tarafından Galya'ya g&#246;t&#252;r&#252;lm&#252;ş ve oradan yayılmıştır. Bu oyunda her t&#252;rl&#252; sertliğe m&#252;saade olunduğu, oyun alanının bazen kilometrelerce uzağa dikilmiş kazıklarla sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. Ve "La Soule" &#252;n zaman zaman Fransa'da yasaklandığı da bilinmektedir.

    Futbolun İngiltere'de ortaya &#231;ıkışı da ayrı bir tartışma konusudur. Fransızlar, bu oyunun Normanlar tarafından İngiltere'ye g&#246;t&#252;r&#252;len "La Soule"den t&#252;retildiği g&#246;r&#252;ş&#252;ndedirler. İtalyanlar ise İtalya'dan gitmiş olduğunu ileri s&#252;rerler.

    Kaynağı nerede olursa olsun; İngiltere'de 12. y&#252;zyıldan beri futbolun oynanmakta olduğu ger&#231;ektir. Halk da soylular da bu oyunu pek sevmişler ve bunun doğal sonucu olarak futbol İngiltere adalarında &#231;ok hızlı bir yayılma g&#246;stermiştir. Ancak futbol giderek k&#246;yler ve kasabalar arasında b&#252;y&#252;k bir rekabetten doğan &#231;atışmalara neden olmaya ve bir i&#231; savaş haline d&#246;n&#252;şme tehlikesi dahi arz etmeye başlayınca, Kral II. Edward yayınladığı bir fermanla İngiltere'de futbolu yasaklamak zorunda kalmıştır. II. Edward bu fermanında ş&#246;yle diyordu:

    "B&#252;y&#252;k bir topla şehir i&#231;inde g&#252;r&#252;lt&#252;ler yapıldığı, Tanrı korusun bir &#231;ok kaza ve hasara sebebiyet vereceği anlaşılmıştır. Tanrı ve Kral adına, şehir ve kasaba i&#231;inde top oynanmasını yasaklıyorum. Emirlerimizin aksine hareket ederek top oynayanlar en şiddetli cezalara &#231;arptırılacaktır" (13 Nisan 1314)

    Kral II. Edward'ın bu fermanıyla futbol, İngiltere'de adeta lanetlenmiş ve futbol oynayanlara k&#246;t&#252; g&#246;zle bakılmaya başlanmıştır. &#220;nl&#252; tiyatro yazarı William Shakespeare'in &#252;nl&#252; yapıtı "Kral Lear"de bu g&#246;r&#252;ş, bir akt&#246;r&#252;n s&#246;ylediği şu s&#246;z dile gelir:

    "You base, football player!" (Seni aşağılık futbol oyuncusu)

    Ancak futbol zaman zaman b&#246;ylesine lanetlenmesine rağmen yine de İngilizlerin g&#246;nl&#252;ndeki m&#252;stesna yerini hi&#231;bir zaman kaybetmemiştir. Nitekim halkın futbola b&#246;ylesine b&#252;y&#252;k bir tutkuyla bağlanması karşısında futbolu yasaklayan ferman dahi kaldırılmış ve top oyunu gittik&#231;e artan bir hızla İngiltere adalarında yayılmaya devam etmiştir.

    17. y&#252;zyılda İngiltere'de futbol tam anlamıyla "g&#246;zde" olmuş; kralların dahi halkı ve soyluları bu oyunu oynamaya teşvik ettikleri g&#246;r&#252;lm&#252;şt&#252;r. Bu &#231;ığırı a&#231;an h&#252;k&#252;mdar ise Kral II. Charles olmuştu.

    İtalya'ya sığınan II. Charles ile beraberindeki soylular, &#252;lkelerine d&#246;nd&#252;klerinde İtalya'da g&#246;rd&#252;kleri "Giuocco del Calcio" oyununu İngiltere'de, adalarında da oynatmak ve bunu &#252;lke sathında yaymak i&#231;in &#246;zel bir &#231;aba harcamışlardır.

    II.Charles ile İngiliz soylularının İtalya'da g&#246;r&#252;p beğendikleri ve kendi &#252;lkelerine g&#246;t&#252;rd&#252;kleri "Giuocco del Calcio", belirli kuralları olan ve g&#252;n&#252;m&#252;z futboluna pek benzeyen bir oyundur. Siena'da doğan ve Floransa'ya da giden bu oyunun bu kentlerde yılda en az iki kez oynandığı bilinmektedir. İki eşit par&#231;aya ayrılmış geniş bir alanda ve 27'şer kişilik takımlar arasında oynanan Calcio oyununda ama&#231;, ayakla vurularak g&#246;t&#252;r&#252;len topun, rakibin kalesine sokulmasıdır. Bu oyun, g&#252;n&#252;m&#252;zde de b&#252;y&#252;k ş&#246;lenler halinde ve o devrin giysilerine b&#252;r&#252;nm&#252;ş gen&#231;ler arasında Siena'nın tarihi taş meydanlarında yılda bir kez oynanmaktadır.



    MODERN FUTBOLUN DOĞUŞU...

    Futbol, bug&#252;nk&#252; haline en yakın şeklini, 17. y&#252;zyılda İngiltere'de almıştı. Bunda, İtalyanlardan alınan Calcio'nun da &#246;nemli etkisinin olduğu s&#246;ylenebilir. 120x80 metre boyutlarında bir alanda oynanan bu oyunda top olarak, &#252;zeri deriyle kaplanmış ve i&#231;i şişirilmiş bir hayvan mesanesi kullanılmıştır. Ve bu topun, birer metre arayla dikişmiş iki &#231;ubuktan ibaret kalelerin arasından ge&#231;irilmesiyle takımlar birer sayı kazanmışlardır. Bu sayılar da &#246;zel g&#246;revliler tarafından bir bı&#231;akla kale &#231;ubukları &#252;zerine atılan &#231;entiklerle belirlenmiştir.

    1861 yılında, Kral II. Charles'in uşaklarının oluşturdukları takımın, Albemarie Kontu'nun uşaklarından kurulu takımı yenmesi &#252;zerine, bu ma&#231;ı b&#252;y&#252;k bir ilgi ve heyecanla izleyen İngiltere Kralı, kendi armasını taşıyan formalarla oynayan uşaklarının armağanlarını kendi eliyle vermişti.

    Gerek halk tabakaları arasında, gerekse soylular arasında aynı b&#252;y&#252;k ilgiyi g&#246;ren futbol, İngiltere adalarında hızla yayılırken b&#252;y&#252;k bir gelişme de g&#246;stermiş ve &#246;nemli aşamalara uğramıştır. Bu, futbolun evrimiydi ve ş&#246;ylesine bir kronolojik gelişme g&#246;stermişti:

    1841 - Futbol topunun tam bir k&#252;re bi&#231;iminde olmasının kabul&#252;.

    1848 - T&#252;m futbol kurallarının "Cambridge Kuralları" adı altında birleştirilerek, t&#252;m İngiltere'de aynı standartta futbol oynanmasının sağlanması ve bu kurallara g&#246;re Cambridge'de &#246;ğrenciler arasında ilk futbol ma&#231;ının oynanması.

    1855 - Bir İngiliz futbol takımının (&#252;niversite karması) futbol ma&#231;ı oynamak &#252;zere ilk kez İngiltere adalarının dışına &#231;ıkması ve Almanya'ya giderek orada yaptığı ma&#231;larla Almanya'da futbolun ilk tohumlarını atması.

    1857- İngiltere'de ilk futbol kul&#252;b&#252; Sheffield Club'&#252;n kuruluşu.

    1863 - Futbolun İngiltere'de uyandırdığı b&#252;y&#252;k ilgi karşısında 11 kul&#252;p temsilcisinin Londra'da, Great Queen Street'tedi Lincoln Hanı altındaki bir birahanede toplanıp futbol d&#252;nyasının ilk federasyonu olan İngiltere Futbol Federasyonu "Football Association"u kurmaları (26 Ekim 1863). Bu tarih, modern futbolun doğuş tarihi olarak kabul edilmektedir.

    1870 - Lizbon'da oturan İngilizlerin futbolu Portekiz'de oynamaya ve yaymaya başlamaları.

    1871 - D&#252;nya futbolunun ilk b&#252;y&#252;k organizasyonu olan ve "Kral Kupası" adıyla da anılan "İngiltere Federasyon Kupası" ma&#231;larının başlaması ve Kennington Park'ta yapılan final ma&#231;ında Royal Engineers'i 1-0 yenen Wandrers takımının ilk kupayı kazanması.

    1872 - Glasgow'da, İngiltere ile İsko&#231;ya arasında, futbol tarihinin ilk milli ma&#231;ının oynanması ve bu ma&#231;ın 0-0 berabere sonu&#231;lanması (30 Kasım 1872).

    1875 - "Football Association" un kalelere &#252;st direk konulmasını kabul&#252; ve topa kafayla da vurulabilmesine izin vermesi.

    1876 - Kornerin futbol kuralları i&#231;ine konulması.

    1879 - Glasgow'dan Darwen'e, para ve parlak iş teklifleriyle futbolcu getirtilerek futbolda profesyonellik yolunda ilk adımın atılması.

    1882 - İngiltere, İsko&#231;ya, Galler ve Kuzey İrlanda futbol federasyonları temsilcilerinin, futbol kurallarında değişiklikler yapmaya ve selahiyetli "International Board"u kurmaları (6 Aralık 1882).

    1885 - Futbolda profesyonelliğin, İngiltere Futbol Federasyonu tarafından resmen kabul&#252;.

    1886 - Ofsaytın futbol kuralları i&#231;ine alınması.

    1889 - Futbolun İngiltere adalarından taşıp Avrupa'ya yayılmaya başlaması karşısında Danimarka ve Hollanda'da ilk futbol federasyonlarının kuruluşu.

    1890 - Futbol ma&#231;larında tam salahiyetin hakemlere verilmesi.

    1891 - Penaltının futbol kuralları i&#231;ine alınması.

    1893 - Amerika kıtasında ilk futbol federasyonunun Arjantin'de kurulması.

    1895 - İngiltere'de, bayanlardan kurulu takımlar arasında ilk futbol ma&#231;ının oynanması.

    1899 - Ma&#231; s&#252;resinin 90 dakika, futbol alanı &#246;l&#231;&#252;lerinin 118.4x91.4 metre olarak belirlenmesi.

    1901 - Bir futbol ma&#231;ının, tarihte ilk kez 100 bin kişi &#252;zerinde seyirci toplaması ve Sheffield United ile Tottenham takımları arasındaki "Federasyon Kupası" final ma&#231;ını 110.802 kişinin izlemesi.

    1902 - Avrupa Kıtasında oynanan ilk milli futbol ma&#231;ında Avusturya'nın Macaristan'ı 5-0 yenişi (Viyana. 12 Ekim 1902).

    1903 - Futbolda "averaj"ın kabul&#252;.

    1904 - Paris'te toplanan Fransa, Bel&#231;ika, Danimarka, Hollanda, İspanya, İsve&#231; ve İsvi&#231;re futbol federasyonları temsilcilerinin yaptıkları uzun g&#246;r&#252;şmeler sonunda "Uluslararası Futbol Federasyonu olan FİFA'yı resmen kurmaları (21 Mayıs 1904)

    1906 - Kıtalar arasında yapılan ilk milli futbol ma&#231;ında G&#252;ney Afrika'nın Brezilya'yı Sao Paulo'da 5-0 yenişi.

    1907-Kendi sahasında bulunan bir futbolcunun ofsayt sayılmamasının kabul&#252;.

    1908-Londra Olimpiyat Oyunları ile futbolun ilk kez Olimpiyat Oyunları'nda yer alması ve İngiltere'nin şampiyon oluşu.



    FUTBOLUN T&#220;RKİYE'YE GELİŞİ

    Ger&#231;ek menşei neresi olursa olsun, ayakla oynanan top oyununun İngiltere'de "Futbol" haline d&#246;n&#252;şt&#252;ğ&#252; ve oradan d&#252;nyanın d&#246;rt bir yanına yayıldığı ger&#231;eğin ta kendisidir. Ve d&#252;nyanın bir &#231;ok yerine de bu cazip oyunu g&#246;t&#252;renler yine İngilizler olmuşlardır.

    Ge&#231;tiğimiz y&#252;zyılın &#246;zellikle ikinci yarısı, İngilizlerin &#231;eşitli ama&#231;larla d&#252;nyanın d&#246;rt yanına yayıldıkları bir d&#246;nemdir. Başta Hindistan ve Mısır olmak &#252;zere &#231;eşitli m&#252;stemlekelerine askeri ama&#231;larla giden İngilizler, bazı yerlere de tamamen ticari ama&#231;larla gelmişlerdir. Bunlar, o &#252;lkelerde yetişen malları İngiltere'ye yollayan t&#252;ccarlardır.
    Bu yayılış sırasında Osmanlı &#252;lkesine de t&#252;t&#252;n ve pamuk ticaretiyle uğraşan İngilizler gelmişler ve bunlar zamanla ailelerini de getirerek Osmanlı İmparatorluğu'nun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşmişlerdir. İşte bu İngiliz aileleri, futbolu &#252;lkemizin sınırları i&#231;ine sokan kişiler olmuşlardır.

    Ge&#231;tiğimiz y&#252;zyıl sonlarına doğru &#252;lkemizde yerleşmiş bulunan İngiliz ailelerin İstanbul, İzmir ve Selanik gibi liman kentlerini yeğledikleri g&#246;r&#252;l&#252;r. Bu ailelerin erkekleri, &#252;lkemize gelirlerken, pipoları ve viskileri gibi, enikonu tiryakisi oldukları "futbol"u da beraberlerinde getirmişlerdir.

    Bu ailelerin kendi aralarında iddialı futbol ma&#231;ları yaparlarken buradaki komşuları veya yakın dostları olan Rumlar da onlara katılmışlar, b&#246;ylece futbol oynayan kişilerin olduğu gibi takımların sayısında da &#246;nemli bir artış g&#246;r&#252;lm&#252;şt&#252;.

    Osmanlı topraklarında ilk futbol ma&#231;ının 1875'te Selanik'te oynandığı bilinmektedir. 1877 yılında ise İzmir'in Bornova &#231;ayırlarında futbol ma&#231;ları yapılmıştır. Ancak, bu sıralarda M&#252;sl&#252;man gen&#231;lerin futbol oynamaları hoş karşılanmayacağı i&#231;in T&#252;rklerin futbol oynamaları i&#231;in biraz daha s&#252;re ge&#231;mesi gerekmiştir. İzmir'de ilk futbol kul&#252;b&#252; 1894 yılında İngilizler tarafından kurulmuş ve adı "Football Club Smyrna" olmuştur. İstanbul'da futbol oynanmaya başlanması ise ancak 1895 yılında Kadık&#246;y ve Moda'da olmuştur. İzmir'den İstanbul'a g&#246;&#231;en İngilizler burada futbol oynamışlardır. Buradaki Rumlar da futbola merak salmışlardır ve futbol İstanbul'da &#231;ok b&#252;y&#252;k bir hızla yayılmıştır. 1897, 1898, 1899, 1904 yıllarında İzmir karması ve İstanbul karması 4 ma&#231; oynamışlar ve bunların t&#252;m&#252;n&#252; İzmir karması kazanmıştır. 1906 yılında Atina'da d&#252;zenlenen "Ara Olimpiyat"ta İzmir karması ve Selanik karması yer almıştır. İzmir karması bu turnuvada 2., Selanik karması da 3. olmuştur. İzmir karması İngilizlerden, Selanik karması ise Rumlardan oluşuyordu.



    &#220;LKEMİZDE İLK FUTBOL MA&#199;LARI

    Bug&#252;ne kadar elde edilebilen belgelerden, &#252;lkemiz topraklarında ilk futbol ma&#231;larının 1875 yılında Selanik'te oynandığı anlaşılmaktadır. 1877 yılında ise, İzmir'in Bornova &#231;ayırları futbolla tanışmıştır. Ve oralarda hafta tatilleri ya da yaz akşamlarının en b&#252;y&#252;k eğlencesi, Rumlarla takviyeli İngiliz takımları arasında oynanan bu ma&#231;lar olmuştur. Bu ma&#231;ların ilk seyircilerinin de bu ailelere mensup kız ve kadınlar oldukları bilinir. Daha sonra semt gen&#231;leri de bu cazip oyuna ilgi g&#246;sterip ma&#231; yapılan alanların etrafını &#231;evirmeye başlamışlardır.

    Ancak ne var ki; Selanik ve İzmir'in M&#252;sl&#252;man T&#252;rk gen&#231;leri, bu cazip oyuna karşı b&#252;y&#252;k bir ilgi ve heves duymalarına rağmen, gerek aile baskıları, gerekse topluma hakim bulunan taassubun etkisiyle futbol oynamaktan uzak kalmışlardır.

    1890 yılına gelindiğinde, Selanik'te futbol faaliyetinin geniş boyutlara ulaştığı g&#246;r&#252;lm&#252;şt&#252;. Bu kentimizde oturan İngiliz, Rum ve İtalyan delikanlılarının oluşturdukları takımlar arasında baş g&#246;steren b&#252;y&#252;k rekabet, Selanik'teki futbol heyecanını b&#252;sb&#252;t&#252;n k&#246;r&#252;klemişti.

    İzmir'de ise ilk futbol kul&#252;b&#252;n&#252;n 1894 yılında İngilizler tarafından "Football Clup Smyrna (İzmir Futbol Kul&#252;b&#252" adı altında kurulduğu bilinmektedir.

    1895 yılında İstanbul'un Kadık&#246;y ve Moda &#231;ayırlarında futbol oynamaya başlandığı g&#246;r&#252;lm&#252;şt&#252;. Bunda, İzmir'den İstanbul'a g&#246;&#231; eden bazı İngiliz ailelerin başrol&#252; oynadıkları bilinir. Bu arada yine aynı semtlerde oturmakta olan Rum gen&#231;lerinin de İngilizlerle &#231;abuk kaynaşıp onların bu cazip oyununu derhal &#246;ğrenerek onlara katıldıkları bilinir. B&#246;ylece İstanbul'da futbol, hızlı bir gelişme ve yayılma g&#246;stermiştir.

    1897 yılında, İzmir'den bir karma takımının İstanbul'a gelerek burada İstanbul karmasıyla karşılaşması, T&#252;rk topraklarındaki futbolun tarihinde bir başka &#246;nemli d&#246;n&#252;m noktası olmuştur. İstanbul ile İzmir karma takımları arasındaki bu ma&#231;ların ilki 1897 yılında İstanbul'da, ikincisi 1898 yılında İzmir'de, &#252;&#231;&#252;nc&#252;s&#252; 1899 yılında yine İzmir'de oynanmıştır. Bu &#252;&#231; karşılaşmanın da İzmir takımının galibiyetiyle sonu&#231;landığı bilinmektedir. 1900-1903 yılları arasında, artık gelenekselleşme yoluna girmiş bulunan bu ma&#231;lar birden kesilmiş; 1904 yılında İstanbul'da oynanan d&#246;rd&#252;nc&#252; ve son ma&#231;ı ise yine İzmir karması kazanmıştır (4-2).

    İzmir'deki İngilizler tarafından kurulan ve 1906 yılında Atina'da yapılan Ara Olimpiyat'a İzmir Karması adı altında katılan kadro. Bu kadronun &#246;nemli bir b&#246;l&#252;m&#252;n&#252; Whittal ve Giraud ailelerinin fertleri teşkil etmekteydi. Bu takım Atina'da da Ara Olimpiyat ikincisi olmuştu.

    İstanbul'da futbolun mimarlarından biri olan James Lafontaine, o g&#252;nleri ş&#246;yle anlatıyordu:

    "Biz &#252;&#231; beş İngiliz, Moda &#231;ayırında bu işe başladık. İti takım kuracak sayıda oynadığımız i&#231;in hem canımız sıkılıyor, hem de T&#252;rk gen&#231;lerini teşvik etmekten korkuyorduk. &#199;&#252;nk&#252; o zamanki y&#246;netim her şeyden ş&#252;phelenir ve &#252;&#231;-beş T&#252;rk'&#252;n bir araya gelmesini istemezdi...".

    Aradan yıllar ge&#231;tikten sonra James Lafontaine b&#246;yle anlatıyordu. &#220;lkenin i&#231;inde bulunduğu durum buydu. Bir yandan ailelerin taassup baskısı, bir yandan y&#246;netim baskısı y&#252;z&#252;nden T&#252;rk gen&#231;leri futboldan daha bir s&#252;re uzak kalacaklar ve T&#252;rkiye'de futbol bu d&#246;nemde İngilizler ile Rumlara inhisar edecekti...

    &#220;lke futbolunda İzmir ve Selanik, İstanbul'dan &#231;ok daha ileri durumda bulunuyorlardı. Bunun sonucudur ki; 1906 yılında Yunanlılar, Modern Olimpiyat Oyunları'nın 10. yıld&#246;n&#252;m&#252; m&#252;nasebetiyle Atina'da bir "Ara Olimpiyat" d&#252;zenlediklerinde, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Selanik ve İzmir futbol takımları gitmişlerdi.

    Ara Olimpiyat'ta yapılan futbol ma&#231;larında Danimarka Karması, İzmir Karması'nı 5-1, Atina Karması'nı 9-0 yenerek birinci olurken, Atina Karması da Selanik Karması'nı 5-0 mağlup etmişti. Ancak Atina Karması, bilinmeyen bir sebeple İzmir Karması ile yapacağı ma&#231;a &#231;ıkmadığından, h&#252;kmen yenik sayılarak diskalifiye edilmiş, b&#246;ylece İzmir Karması ikinci olurken, 3-1 yendiği Selanik Karması &#252;&#231;&#252;nc&#252;l&#252;ğ&#252; almıştı.

    Ara Olimpiyat'ta futbol ma&#231;larının g&#252;m&#252;ş madalyasını kazanan İzmir Karması'nın şu oyunculardan kurulu olduğu resmi kayıtlardan &#246;ğrenilmektedir: Edwin Charnaud, Zare Kuyumcuyan, Edward Giraud, Jack Giraud, Hanri Joly, Percy Lafontaine, Donald Whittal, Albert Whittal, Godfrey Whittal, Herbert Whittal, Edward Whittal.

    Bronz madalya kazanan Selanik Karması ise şu tertipte idi: Yorgo Vaporis Nikolaos Pindos, A. Tegos, Nikolaos Pen&#231;ikis, Yani Kyrou, Yorgo Sotiriadis, V. Zarkadis, Dimitrios Mi&#231;opulos, A. Karangonidis, Yani Abbot, Yani Saridakis.

    Bu isimlerden de anlaşılacağı &#252;zere; 1906 yılının İzmir Karması'nın hemen tamamı İngilizlerden, Selanik Karması'nın ise tamamı Rum futbolculardan kurulu bulunuyordu.

    İzmir Karması'nın b&#252;y&#252;k &#231;oğunluğunu oluşturan Whittal ailesinin &#246;nemli bir b&#246;l&#252;m&#252; zamanla İstanbul'a taşınmış ve yine bu ailenin &#246;nemli katkılarıyla İstanbul futbolunda &#246;nemli bir canlanış olmuştu.

    İstanbul'un ilk futbolcuları arasında; James Lafontaine, Arthur Whittal, Horae Armitage, edward Lafontaine, Comber ilk akla gelen &#246;nemli isimler olmaktadır. Bunların yanı sıra ge&#231;ilmez bir defans oyuncusu olmasından &#246;t&#252;r&#252; "Tahtaperde" namıyla anılan Aleko Kaliya da İstanbul futbolunun ilk &#252;nl&#252; Rum futbolcusu idi.


    T&#220;RKLERİN FUTBOL OYNAMASI

    Futbol oynayan ilk T&#252;rk 1898 yılında İzmir'de İngilizlerle beraber futbol oynayan Selim Sırrı Tarcan olmuştur. Ancak kendisine "İlk T&#252;rk futbolcusu" diyemeyiz. İlk T&#252;rk futbolcusu Fuat H&#252;sn&#252; Bey'dir. İstanbul'da futbolu İngilizlerden g&#246;rerek merak salan Fuat H&#252;sn&#252; Bey, daha sonra arkadaşlarını ikna ederek ilk T&#252;rk futbol takımını kurmuştur. "Black Stocking" adı alan takım Rumlarla bir ma&#231; yapmış ve bu ma&#231;ı 5-1 kaybetmiştir. Ka&#231;abilenler ka&#231;mış, ka&#231;amayanlar yakalanmıştır ve b&#246;ylece ilk T&#252;rk futbol takımının &#246;mr&#252; uzun olmamıştır. Fuat H&#252;sn&#252; Bey daha sonra İngilizlerin kurduğu Kadık&#246;y takımında "Bobby" takma adıyla oynamıştır.


    T&#220;RK FUTBOLUNDA İLK KUL&#220;PLER

    "Black Stocking" takımının başarısızlığından sonra T&#252;rkler uzun s&#252;re futbol oynayamamışlardır. Ancak, kimse de bu oyunun cazibesinden kendilerini kurtaramamışlardı. T&#252;rkiye'de kurulan kul&#252;plerin hemen hemen hepsi futbol kul&#252;b&#252; olarak kurulmuştur. Bir &#246;nemli istisna "Beşiktaş Jimnastik Kul&#252;b&#252;"d&#252;r. İlk futbol kul&#252;b&#252; ise "Galatasaray"dır.


    İSTANBUL KUL&#220;PLERİ :

    FENERBAH&#199;E SPOR KUL&#220&#220;

    1907 yılı ilkbaharında, Kadık&#246;yl&#252; gen&#231;lerden Nurizade Ziya (Song&#252;len), Bahriyeli Necip (Okaner), Hasan Sami (Kocamemi) ve arkadaşları arasında "Hindli" lakabıyla anılan Asaf (Beşpınar) beyler, ne zamandan beri i&#231;lerini kor gibi yakmakta olan bir konuda kesin kararlarını vermişlerdi: Bir futbol kul&#252;b&#252; kuracaklardı...Necip Bey'in Moda'daki evinde yaptıkları toplantıda kurmayı kararlaştırdıkları kul&#252;plerine Fenerbah&#231;e adını vermişler, forma rengi olarak da, o g&#252;zel bahar g&#252;nlerinde Fenerbah&#231;e &#231;ayırını s&#252;sleyen papatyaların rengi sarı-beyazı se&#231;mişlerdi. Amblemleri ise Fenerbah&#231;e'nin ışık sa&#231;an feneri olacaktı.

    Bu yeni kul&#252;b&#252;n kuruluş hazırlıkları hızla akıp giden zamana yetişemediğinden Fenerbah&#231;e takımı 1907-1908 İstanbul Futbol Ligi'ne katılamamış; 1908-1909 sezonunda ise forma renklerini sarı - laciverte &#231;evirmiş bulunan Fenerbah&#231;e takımı, Galatasaray'ın yanında ikinci T&#252;rk takımı olarak İstanbul Futbol Ligi'ne katılmıştı.

    Fenerbah&#231;e kul&#252;b&#252; kuruluş yıllarında &#231;ok sıkıntılı d&#246;nemler yaşamış ve kul&#252;be yeni katılan ve &#231;oğu Saint Joseph Fransız Mektebi &#246;ğrencileri olan gen&#231;lerin b&#252;y&#252;k &#231;abalarıyla hayatını s&#252;rd&#252;rebilmişti. Bu konuda Ayetullah ve Elkatipzade Mustafa beylerin unutulmaz hizmetleri olmuştur. Fenerbah&#231;e kul&#252;b&#252; bu sarsıntıları atlattıktan sonra hızla g&#252;&#231;lenmiş ve 1011-1912 sezonunda İstanbul Futbol Ligi şampiyonluğunu kazanma başarısına ulaşmıştır. Bundan sonra da T&#252;rk futbolunda Fenerbah&#231;e ile Galatasaray mutlak &#252;st&#252;nl&#252;kleri başlamıştır.

    Fenerbah&#231;e yalnız yurti&#231;inde kazandığı şampiyonluklar ve elde ettiği başarılarla değil, gerek yurt i&#231;inde gerekse yurt dışında yabancı takımlarla yaptığı ma&#231;lardaki başarılarıyla da kendini g&#246;stermiş ve T&#252;rkiye'nin en &#231;ok sevilen kul&#252;plerinin başında yer almıştır.

    Fenerbah&#231;e'nin bu b&#252;y&#252;k sevgiyi kazanmasında en &#246;nemli amillerinden biri de, M&#252;tareke yıllarında işgal kuvvetlerine mensup askeri takımlarla yaptığı ma&#231;larda kazandığı parlak galibiyetleri de &#246;nemli rol&#252; olmuştur. Bu galibiyetler, işgal altındaki İstanbul halkının kırılmış gururunu okşayan, hatta g&#252;&#231;lendiren etkenler olmuş ve Fenerbah&#231;e sevgisi &#231;ığ gibi b&#252;y&#252;m&#252;şt&#252;r ve T&#252;rkiye'de en &#231;ok taraftara sahip kul&#252;plerden biridir.

    GALATASARAY SPOR KUL&#220&#220;

    Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) &#246;ğrencileri tarafından 1905'te kurulmuştur. İlk başlarda Kırmızı-Beyaz renkleri se&#231;en Galatasaray, daha sonra Sarı-Siyah ve son olarak da Sarı-Kırmızı renklerle sahaya &#231;ıkmıştır. İlk ma&#231;ını Barhau İngiliz gemisiyle yapan Galatasaray 1906-1907 sezonunda İstanbul Futbol Ligine katılmıştır. 1908-1909 sezonunda da bu ligde şampiyon olmuştur. 1911 yılında Romanya ve Macaristan'a giderek yurt dışında T&#252;rk futbolunu temsil eden ilk takım olmuştur. B&#252;kreş'te B&#252;kreş karmasını 11-1 yenmiştir.

    BEŞİKTAŞ JİMNASTİK KUL&#220&#220;

    1903 yılında "Beşiktaş Bereket Jimnastik Kul&#252;b&#252;" adıyla kuruldu. Barfiks, paralel, halter, g&#252;reş, boks ve aletli jimnastik, eskrim dallarında faaliyet g&#246;stermişlerdir. Bir s&#252;re sonra adı "Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kul&#252;b&#252;" olmuştur. Futbolun oynanması ise 1910'lu yıllarda başlamıştır. &#214;nceleri Kırmızı-Beyaz olan renkleri daha sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirilmiştir. &#199;eşitli dallarda b&#252;y&#252;k başarılar kazanmasına rağmen Beşiktaş futbolda 1920'li yıllarda aldığı seri başarılarla adını duyurmuştur.

    KADIK&#214;Y FUTBOL KUL&#220&#220;

    İngilizlerin kurduğu Kadık&#246;y, İstanbul'un ilk futbol kul&#252;b&#252;d&#252;r. 1905-1906 ve 1906-1907 yıllarında İstanbul Liginde şampiyon olmuştur.

    MODA FUTBOL KUL&#220&#220;

    1903 yılında İngilizlerce kurulmuş, 1907-1908'de şampiyon olmuştur.

    ELPIS FUTBOL KUL&#220&#220;

    1904 yılında Kadık&#246;yl&#252; Rumlar tarafından kurulmuş, ligde hi&#231; bir zaman başarılı olamamıştır.

    IMOGENE FUTBOL TAKIMI

    İngilizlerin aynı adı taşıyan gezi gemisinin m&#252;rettebatının oluşturduğu bir takımdı. 1904-1905 şampiyonu oldu.

    TATAVLA HERAKLIS JİMNASTİK KUL&#220&#220;

    1896 yılında &#246;nceleri jimnastik, atletizm, g&#252;reş dallarında faaliyet g&#246;stermek &#252;zere kurulmuştur, 1910'lu yılların sonunda futbol da oynanmaya başlanmıştı. Halen "Kurtuluş Gen&#231;lik Kul&#252;b&#252;" olarak faaliyetini s&#252;rd&#252;rmektedir.

    ANADOLU SPOR KUL&#220&#220;

    1908 yılında Burhan Felek ve arkadaşlarının girişimiyle kurulmuştu. Halen faaliyetlerini s&#252;rd&#252;rmektedir.

    VEFA TERBİYE-İ BEDENİYYE KUL&#220&#220;

    1908'de, &#252;&#231; takımın birleşmesiyle oluşan kul&#252;p İstanbul'un belli başlı kul&#252;plerinden biri olmuştur.

    BEYKOZ ZİNDELER İDMAN YURDU

    Beykoz Sark İdman Yurdu ve Beykoz Zindeler Yurdu'nun birleşmesiyle oluşan kul&#252;p, uzun yıllar başarılar kazanmıştır.

    S&#220;LEYMANİYE TERBİYE-İ BEDENİYE KUL&#220&#220;

    1911 yılında kurulmuştur.

    ANADOLUHİSARI İDMAN YURDU

    1912 yılında kurulmuştur.

    HİLAL SPOR KUL&#220&#220;

    1912 yılında kurulmuştur.

    TELEFONCULAR

    İstanbul Telefon Şirketinin İngiliz teknisyen ve iş&#231;ileri 1912'de kurmuştur, 1914'te harp hali nedeniyle h&#252;k&#252;met&#231;e kapatılmıştır.

    ALTINORDU İDMAN YURDU

    1910 yılında Galatasaray'a kardeş kul&#252;p olarak kurulan Progress International, 1914 yılında bu adı almıştır. Dahiliye Naziri'ni başkanlığa getirerek hem mali destek sağlamış hem de h&#252;k&#252;metten destek alarak cepheye asker yollamayan tek kul&#252;p olmuştur. Mali y&#246;nden kuvvetlenince yaptığı transferlerle İstanbul liginde şampiyonluk da kazanmıştır.

    PERA SPOR KUL&#220&#220;

    1914 yılında bir Rum kul&#252;b&#252; olarak kurulmuştur. Kurtuluş Savaşı sonunda ka&#231;mayan Rumlar "Beyoğluspor" adıyla kul&#252;b&#252;n yaşamını s&#252;rd&#252;rm&#252;şlerdir.

    İTTİHAT SPOR KUL&#220&#220;

    1920'de Altınordu'dan ayrılanlar tarafından kurulmuştur. &#214;mr&#252; pek uzun olmamıştır.

    DAR&#220;ŞŞAFAKA

    Dar&#252;şşafaka Lisesi &#246;ğrencileri tarafından kurulmuştur.

    BEYLERBEYİ SPOR KUL&#220&#220;

    1919 yılında kurulmuştur.

    MAKABİ SPOR KUL&#220&#220;

    1913 yılında Museviler tarafından kurulmuştur. 1930'lu yılların sonunda faaliyetini bitirmiştir.

    EY&#220;P SPOR KUL&#220&#220;

    1917'de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini s&#252;rd&#252;rmektedir.

    KASIMPAŞA SPOR KUL&#220&#220;

    1921'de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini s&#252;rd&#252;rmektedir.

    TOPKAPI İDMAN YURDU

    1921'de kurulmuştur.

    ARMSTRONG-VICKERS

    1912'de aynı adlı İngiliz firmasının memur, teknisyen ve iş&#231;ileri tarafından kurulmuştur. 1914'te h&#252;k&#252;met&#231;e kapatılmıştır.

    T&#220;RK İDMAN OCAĞI

    1912'de kurulmuştur. 1.D&#252;nya Savaşı sırasında kapanmıştır.

    SARIYER SPOR KUL&#220&#220;

    1923'te kurulmuştur.

    İSTANBUL SPOR KUL&#220&#220;

    İstanbul Erkek Lisesi &#246;ğrencileri tarafından 1926'da kurulmuştur.

    KARAG&#220;MR&#220;K SPOR KUL&#220&#220;

    1926'da kurulmuştur. Halen faaliyetini s&#252;rd&#252;ren kul&#252;p b&#252;y&#252;k başarılar kazanmıştır.

    FERİK&#214;Y SPOR KUL&#220&#220;

    1927'de kuruldu.

    G&#220;NEŞ SPOR KUL&#220&#220;

    1923'te &#231;ok g&#252;&#231;l&#252; futbolcularla kurulan kul&#252;p 10 yıldan fazla bir s&#252;re varlığını s&#252;rd&#252;rd&#252;.




    İZMİR KUL&#220;PLERİ

    KARŞIYAKA SPOR KUL&#220&#220;

    1912 yılında "Karşıyaka Terbiye-i Bedeniyye Kul&#252;b&#252;" adıyla kuruldu. İzmir'in işgali sırasında t&#252;m İzmir takımları gibi faaliyetini bir s&#252;re kestikten sonra yeniden canlanan Karşıyaka , &#246;ncelikle "Karşıyaka Gen&#231;lerbirliği" , daha sonra "Karşıyaka Spor Kul&#252;b&#252;" adlarını aldı. 'K' , 'S' , 'K' harflerinin eski dilde okunuşlarından oluşan "KAF-SİN-KAF" s&#246;z&#252;yle &#246;l&#252;ms&#252;zleşti ve T&#252;rk futbolunun en başarılı kul&#252;plerinden oldu.

    ALTAY SPOR KUL&#220&#220;

    1914'te "Hilal" adıyla kuruldu. Kısa s&#252;re sonra "Altay" adını aldı. İşgal sırasında faaliyetlerine ara verdikten sonra yeniden &#231;ok g&#252;&#231;l&#252; bir şekilde futbola başlayan Altay, 1923-1924 sezonunda ilk İzmir Futbol Ligi'nin şampiyonluğunu kazandı. Daha sonraki yıllarda da başarılarına devam eden Altay 1. Profesyonel Futbol Ligi'nde 3 b&#252;y&#252;klerden sonra en &#231;ok kalan takım &#252;nvanına sahiptir. 2. lige d&#252;şt&#252;ğ&#252; 2 sezonda da hemen o sene 2.lig şampiyonluğunu kazanarak 1. lige d&#246;nm&#252;şt&#252;r.

    İZMİR İDMAN YURDU

    1919'da Yunan işgali sırasında işgalcilere karşı bır hırsla kurulan kul&#252;p, Rum takımlarına karşı aldığı başarılarla adını duyurmuştur. &#199;ok &#252;nl&#252; kişilerin oynadığı futbol takımında eski başbakanlarımızdan Adnan Menderes de yer almıştır. İzmir kurtulduktan kısa s&#252;re sonra dağılmıştır.

    ALTINORDU SPOR KUL&#220&#220;

    1923'te Altay'dan ayrılan bazı futbolcular tarafından kuruldu ve kısa s&#252;rede b&#252;y&#252;k başarılar kazandı. İzmir'in en başarılı kul&#252;plerinden biri olan Altınordu, g&#252;n&#252;m&#252;zde yaşadığı bazı sorunlara rağmen T&#252;rk futbolunda &#231;ok &#246;nemli bir yere sahiptir.

    İZMİRSPOR

    T&#252;rkiye'de futbol ilk defa 1900 yılında İzmir'de başlamıştır. Bu tarihte &#252;lkemizde kurulan ilk kul&#252;pler ise azınlıkların İzmir'de kurmuş olduğu Panoinios, Apollon ve Peleops kul&#252;pleridir. Azınlıkların kurduğu bu takımlar sayesinde futbolla tanışan İzmir halkı 1912 yılında Karşıyaka Kul&#252;b&#252;'n&#252; 1914 yılında da Altay Kul&#252;b&#252;'n&#252; kurarak T&#252;rk Futbolu'nun temellerini atmışlardır. Bunun ardından yine azınlıkların kurduğu Garibaldi ve Maccabi takımlarıyla birlikte kul&#252;p sayısı da hızla artarak, &#252;lkenin diğer y&#246;relerindeki futbol hareketlerine &#246;nc&#252;l&#252;k edilmiştir. T&#252;rkiye'de futbolun resmi organizasyonu ise 1923 yılında T&#252;rkiye Futbol Federasyonu'nun kurulmasıyla sağlanmıştır. İşte İzmirspor Kul&#252;b&#252;'n&#252;n kuruluşu da bu d&#246;neme isabet eder.

    Bug&#252;nki adıyla İzmirspor Kul&#252;b&#252;, 1923 yılında Eşrefpaşa semtinin ileri gelenleri tarafından, muhitin gen&#231;lerine yararlı faaliyetler kazandırmak amacıyla Turuncu-Siyah renklerle ve Altınay Kul&#252;b&#252; adıyla kurulur. Bundan birka&#231; ay sonra Eşrefpaşa semtinin alt tarafında Altıntaş'ta kurulan Kırmızı-Siyah renklere sahip Sakarya Kul&#252;b&#252; ile Altınay Kul&#252;b&#252; zamanla semt i&#231;i sıkı bir rekabete girişirler. İki kardeş ekibin arasındaki bu tatlı rekabetin gittik&#231;e sertleşmesi &#252;zerine camianın ileri gelenleri bunları ortak bir &#231;atı altında birleştirmeyi uygun g&#246;r&#252;rler. Yapılan ortak &#231;alışmalar sonucunda, 28 Kasım 1930 tarihinde, Altınay ve Sakarya kul&#252;pleri bir &#231;atı altında birleştirilerek İZMİRSPOR kurulur. Bu yeni takımın renkleri de &#231;ekirdeğini oluşturan eski kul&#252;plerden tamamen farklı olarak MAVİ-BEYAZ 'dır. Oluşturulan bu karma ekip, aynı zamanda iki camianın bir araya getirilmesinin g&#252;c&#252;n&#252; de kendisinde toplayarak, başarılı ve g&#252;&#231;l&#252; bir ekip olmuştur.

    İzmirspor adıyla yapılan ilk resmi ma&#231; ise, 23 Ocak 1931 tarihinde Alsancak Stadı'nda o zamanın yine bir İzmir ekibi olan T&#252;rkspor ile yapılmış ve bu ma&#231; da 5-0 gibi farklı bir sonu&#231;la kazanılmıştır. Daha sonra İzmirspor takımı, 30 Mayıs 1931 yılında Yunanistan'ın Sakız Adası'na giderek burada ilk dış temaslarını ger&#231;ekleştirir. Burada, adanın g&#252;&#231;l&#252; ekiplerinden Lelaps ve Astrips takımlarıyla bir dizi ma&#231;lar yapılır.

    Yine aynı yıl 29 Ekim 1931 tarihinde İzmirspor i&#231;in diğer &#246;nemli bir olay daha ger&#231;ekleşecektir. Bu tarihte, Mal&#252;l Gaziler Kupası'nda Karşıyaka futbol takımı ile yapılacak olan bir ma&#231; i&#231;in, zamanın Birinci Ordu Komutanı olan, Fahrettin Altay Paşa, diğer askeri erkan ve yine zamanın İzmir Valisi Kazım Dirik Paşa da ma&#231;ı seyretmeye gelirler. Soyunma odasında futbolculara moral vermek isteyen Fahrettin Altay Paşa, yurt dışından getirilen Mavi-Beyaz &#231;ubuklu formaları g&#246;r&#252;nce, bunların yıllarca karşısında savaşlar verilen Yunan bayrağına benzediğini d&#252;ş&#252;nm&#252;ş ve bu renklerin acilen değiştirilmesini istemiştir. Bunun &#252;zerine takım, acilen İzmir (Atat&#252;rk) Lisesi'nden getirilen Sarı-Mor formalarla ma&#231;a &#231;ıkmış, daha sonra da takımın forma renginde k&#252;&#231;&#252;k bir değişiklik yapılarak bug&#252;nk&#252; renkleri olan LACİVERT-BEYAZ renkler kabul edilmiştir.

    T&#252;rkiye'de futbolun diğer y&#246;relerde de hızla gelişmeye başlamasıyla, hepsi birer semt takımları halinde olan İzmir takımlarının diğer illerle rekabet g&#252;c&#252;n&#252; arttırmak amacıyla 1937 yılında birleştirilmesi fikri ortaya atılır. Bu fikir &#231;er&#231;evesinde kul&#252;plerin ileri gelenleri bir araya gelerek yaptıkları bir dizi &#231;alışmalar sonucunda; İzmirspor ve G&#246;ztepe birleşerek DOĞANSPOR, Altınordu-Altay ve Bucaspor birleşerek &#220;&#199;OK, Bornovaspor ve Karşıyaka birleşerek YAMANLAR kul&#252;plerini oluştururlar. Fakat bu birleşme de &#231;ok verimli olmaz ve ekipler kendi kimliklerinde bir t&#252;rl&#252; feragat edemedikleri i&#231;in sezon sonunda birleşme tekrar dağılır. Bu dağılmadan sonra İzmirspor, kısa bir s&#252;re ATEŞSPOR adıyla faaliyetine devam ettiyse de sonunda bu g&#252;n kadar İzmir'imizin adını taşıyan tek ekip olarak yaşamını s&#252;rd&#252;rmeyi başarmıştır.

    &#214;nceleri mahalli ligler halinde oynanan T&#252;rkiye Ligi karşılaşmalarının Milli Lig haline getirilmesiyle, T&#252;rkiye Futbol Ligleri kurulur. T&#252;rkiye Birinci Futbol Ligi tarihinde ilk resmi lig ma&#231;ı, İzmirspor ile Beykoz kul&#252;pleri arasında oynanmış ve hakem olarak Osman YEŞEREN tarafından y&#246;netilmiştir. 21 Şubat 1959 tarihinde oynanan bu tarihi ma&#231;ta İzmirspor Beykoz'u 2-1 yenerek T&#252;rk futbol ligi tarihine ge&#231;er. Ayrıca resmi liglerdeki atılan ilk gol de yine bu ma&#231;ta İzmirspor'lu &#214;zcan ALTUĞ tarafından, Beykoz kalecisi Sıtkı'ya atılan gold&#252;r.

    İzmirspor futbol takımı, o yıllardan beri yıllarca T&#252;rkiye Birinci, İkinci ve &#220;&#231;&#252;nc&#252; liglerinde m&#252;cadeleler vermektedir. Bunların i&#231;inde sevin&#231;li ve &#252;z&#252;nt&#252;l&#252; &#231;eşitli d&#246;nemler ge&#231;irmiştir. T&#252;rkiye Birini Ligi'nde 9 yıl m&#252;cadele etmiş ve ligde zaman zaman ses getirecek başarılara da imzalar atabilmiştir.

    1946-1948 yılları arasında kul&#252;b&#252;n bug&#252;nk&#252; merkez y&#246;netim binası, spor okulları, halı sahalar ve spor ve d&#252;ğ&#252;n salonlarının bulunduğu arazi İzmir Belediyesi'nden satın alınmıştır. Buraya o yıllarda sadece bir semt sahası ve kul&#252;p binası yapılabilmiş daha sonra 1973 yılında bug&#252;nk&#252; modern binalar ve tesisler kurulmuştur. Eski idman tesislerinin bulunduğu yıllardaki adıyla " Talebe &#199;ayırı " denilen bu tesislerden seneler boyunca Metin Oktay, Tarık Gencay, Seyfi Talay, Samiz &#214;zok, B.Mustafa ve onlar gibi unutulmaz futbolcular yetişmiştir. Bunlardan Metin Oktay futbolda b&#252;t&#252;n T&#252;rkiye'nin gururu olmuştur. İzmirspor ve Galatasaray formaları altında sadece lig ma&#231;larında toplam 217 gol gibi bir rekorun da sahibidir.

    Talebe &#199;ayırı'nın imara a&#231;ılmasıyla aynı yere &#231;evre halkının G&#246;kdelen adını verdiği apartman siteleri ve bug&#252;nk&#252; merkez binalar yapılır. Daha sonra bu apartmanların &#246;nemli bir b&#246;l&#252;m&#252;n&#252;n satılmasıyla da 1975 yılında, bu g&#252;n i&#231;in paha bi&#231;ilemeyen İnciraltı arazisi satın alınır. Daha sonra buraya kurulan ve yakın tarihimize kadar bir &#231;ok b&#246;l&#252;m&#252;n&#252;n yapımı devam etmiş olan bu arazide bug&#252;n, İzmirspor'un t&#252;m ekibiyle konaklama ve kamp yapabileceği meşhur İnciraltı tesisleri mevcuttur. Bu sayede İzmirspor kul&#252;b&#252; &#231;ok sayıda sporcusunu bir arada kampa alabileceği, konaklama ve beslenme ihtiya&#231;larını karşılayabileceği, ayrıca tertemiz bir havada yeşillikler i&#231;inde idman yapabileceği T&#252;rkiye'de &#231;ok az kul&#252;b&#252;n sahip olabildiği bir ayrıcalığa sahiptir. İzmirspor camiası bu sayede, kul&#252;plerin kendi kamp ve idman tesislerine sahip olması konusunda &#252;lke &#231;apında da bir ilke imza atmış olmanın haklı gururunu yaşamaktadır. Resmi anlamda ilk defa 1978 yılında oluşturulan Spor Okulları &#231;atısında, kul&#252;b&#252;n Hatay-Bah&#231;elievler ve İnciraltı'ndaki tesislerinde her yıl &#231;eşitli branşlarda 1700 kadar sporcu eğitim g&#246;rmektedir. Spor okulları, amat&#246;r ve gen&#231; alt yapılar ve profesyonel futbol takımlarındaki bu kadar &#231;ok sayıdaki sporcunun yetiştiği bir kul&#252;p olması İzmirspor'un İzmir ve T&#252;rk Sporu'ndaki yerinin &#246;neminin bir kanıtıdır. Bu amat&#246;r ve gen&#231; branşlardan yetişen sporcular &#246;zellikle futbol alanında T&#252;rkiye'nin d&#246;rt bir yanındaki kul&#252;plerde ve milli takımlarda yaygın olarak spor yapmaktadır. Her yıl transfer d&#246;nemlerinde İzmirspor'lu futbolcular; Fenerbah&#231;e , Beşiktaş ve Galatasaray gibi liglerin kaderini belirleyen takımların ve İzmirspor'daki sporcu verimliliğinin farkına varan zengin takımların takibindedir.

    NOT: İzmirspor tarihi bilgilerindeki katkılarından dolayı Sayın Selahattin Aryal'a teşekk&#252;r ederim.

    G&#214;ZTEPE SPOR KUL&#220&#220;

    1925'te Altay'dan ayrılan bazı futbolcular tarafından G&#246;ztepe semtinde, Sarı-Kırmızı renklerle kuruldu. Kazandığı sayısız şampiyonlukların yanı sıra Avrupa Kupalarında da &#231;ok b&#252;y&#252;k başarılar elde etti. T&#252;rk futbolunun en g&#252;&#231;l&#252; kul&#252;plerinden biri olan G&#246;ztepe son yıllarda 2. ligden 1. lige &#231;ıkma uğraşı vermektedir.

    &#220;&#199;OK SPOR KUL&#220&#220;

    1937'de Altay, Altınordu, Buca kul&#252;plerinin birleşmesiyle oluştu, 2 yıl sonra kapandı.

    DOĞANSPOR KUL&#220&#220;

    1937'de G&#246;ztepe, İzmirspor, Egespor kul&#252;plerinin birleşmesiyle oluştu, 2 yıl sonra kapandı.





    G&#252;n&#252;m&#252;zde Bir &#231;ok &#252;nl&#252; Futbol Oyuncuları bulunmaktadır..
    NOT:G&#252;n&#252;m&#252;zde sporun en &#231;ok ilgi g&#246;ren dalı futboldur..Neredeyse her takımın kendine has bir sahası vardır..
    G&#252;n&#252;m&#252;zden Bazı UNLU FUTBOLcular.!


    Luis Figo

    David Beckham

    Ronaldinho

    Zinedine Zidane

    Bunlar sadece birka&#231;ıydı..






    ------------------------------------------------------------------







    ------------------------------------------------------------------

    •••●●| FutBOL KOLİKLER |●●•••
    MaVi_AsK
    Fatih
    eŞkİyA71
    OzaN

    Konu Prncss.. tarafından (28. September 2007 Saat 09:35 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Status : Fatih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Apr 2007
    Bulunduğu yer : iStanbuL
    Mesajlar: 295
    Konular: 101
    Aldığı Beğeniler: 1

    Standart

    Futbol Benim i&#231;in bir tutkuduR )



  3. #3
    Status : EmRe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Feb 2007
    Mesajlar: 2.574
    Konular: 29
    Aldığı Beğeniler: 0

    Standart

    Benİde Ekle Futbolsuz Bİ Hayat D&#220;Şenemİyorum


  4. #4
    Status : OzaN isimli Üye şuanda  online konumundadır
    Üyelik tarihi : Feb 2007
    Bulunduğu yer : Çatalca
    Mesajlar: 38.704
    Konular: 5.662
    Aldığı Beğeniler: 3112

    Standart

    Benide ekle...


  5. #5
    Status : aDNaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Mar 2007
    Bulunduğu yer : qelCeNMi?
    Mesajlar: 6.704
    Konular: 1.578
    Aldığı Beğeniler: 48

    Standart

    Eklendiniz



Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  





Takip Et
Sitemizde telif hakkı içeren mp3, film, video vb paylaşılması yasaktır. Eğer telif hakkı ihlaline neden olan bir konu olduğunu düşünüyorsanız BURAYA tıklayarak ilgili konuyu linkiyle birlikte göndererek yöneticiye şikayetinizi dile getirebilirsiniz. En kısa sürede ilgilenilecek ve ilgili konu kaldırılacaktır.


SEO by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279