Geleceğin projeleri 'hava'dan ve 'su'dan

2000'li yılların otomotiv dünyasında otoyolların tükeneceğini düşünen bazı tasarımcı ve mühendisler, uzun zamandır başka "yol"lar bulmaya çalışıyorlar... Hava, su ve sualtı gibi









İnsanlığın ve sektörlerin, bundan 30-40 yıl sonraki görünümüne ilişkin fallar açılalı çok oldu. Zira bu fallara bakan pek çok şirket, şimdiden planlarını ve hedeflerini belirleyip, bu doğrultuda yeni projelerine start verdiler bile.
Otomotivin falındaysa "bireyselleşme" ve "bireysel seyahat özgürlüğünü daha fazla kullanma" isteğinin üst noktalara çıkacağı görünüyor. Yani insanlar 2020 yılı ve sonrasında otomobil sahibi olma konusunda daha istekli olacaklar. Özellikle de Hindistan, Çin, Rusya gibi henüz otomobil kültürünün ve sahipliğinin yeni yeni filizlendiği bölgelerde.
Sonuçta ortaya kirlilik ve yakıt gereksiniminin yanı sıra "yol"suzluk problemi çıkacağı aşikar. Yani caddeler ve hatta otoyollar, taşıtlara yetmeyecek. Sonuç ne olacak?
Aslında yeni değil
İşte bunu çok önceden farkeden ve aklını "karayolu"ndan başka alternatiflere patlatan mühendis ve girişimciler, henüz tam anlamıyla kullanılmayan "su" ve "hava" yolları üzerine kafa patlattılar. Yani ulaşımda 'hava'dan 'su'dan alternatifler geliştirdiler.
Tabii "Jetgiller" efsanesinin gelecekte (en azından 20-30 yılda) tam olarak gerçekleşeceğini düşünmek, biraz fazla hayal görmekle eşit. Ancak bu alternatifler üzerinde çalışarak projelerini şimdiden hazırlayan, hatta satışına bile başlayan girişimciler, ister istemez insanın aklını çelmiyor değil!
Evet, bu gibi alternatifler aslında çok da yeni değil. Yani kişisel bir takım araçlarla bir yerden bir yere uçarak gitme fikri çok denendi. Hatta bunun için bir dönem uçağa dönüşebilen otomobiller imal edilip satıldı. Tabii iki-üç adetten fazla değildi ama, yine de satıldı.
Paul Moller'in sahibi olduğu Moller International şirketi tarafından geliştirilen "Sky Car" projesiyse, son dönemlerin en ses getiren projesi oldu. Dikine havalanıp-inebilen ve türbin motorlarla hareket edebilen bu uçan "otomobil", şimdilerde müşterilerini bekliyor. Uçuk fiyatlara sahip olduğu bilinen bu aracın son nesliyse, "M400" modeli. Yenilebilir enerji kaynaklarından etanol ile de çalışan, gücü 1200 beygire ulaşan 8 adet pervaneli motora sahip araç, saatte 375 mil hız yapabiliyor. Fiyatı 500 bin ile 950 bin dolar arasında değişiyor.
Tabii bu, biraz tuzlu bir araç gelebilir. O zaman size biraz daha küçüğü lazım. Tıpkı "PALV" yani Türkçesi Kişisel Kara ve Hava Taşıtı olan konsept. Uçmaya meraklı Hollandalı John Bakker tarafından geliştirilen bu araç, daha basit ve kolay kullanılabilen bir yapıya sahip. Daha çok küçültülmüş bir helikopteri andıran PALV, üç tekerleği sayesinde karada da gidebiliyor. Henüz konsept aşamasında, ancak fiyatının daha ucuz olacağı kesin.
Zenginlerin yeni oyuncağı
"Ben havadan korkarım" diyen ancak parasını "farklı" ulaşım alternatiflerine harcamak isteyenleyse alternatif çok. Su ne güne duruyor?Gibbs şirketinin 2004 yılında tanıttığı ve büyük sükse yapan "Aquada" projesi, şimdilerde hayli popüler bir oyuncak. Mazda'nın MX-5 modelinden alınma tasarıma sahip araç, hem suda hem de karada yüksek hızla gidebilme becerisi sayesinde hatırı sayılır bir hayran kitlesi edindi kendisine. Her ne kadar bu fikir de, bir zamanlar "Amphicar" adı verilen araç sayesinde gerçekleştirilmiş olsa da, Aquada kadar hızlı ve popüler olamamıştı. Şimdilerde firma, bir de amfibik yani hem karada hem de suda gidebilen bir ATV yaptı. Yani dört tekerlekli motosiklet. Bu da tutacaktır kesin, bundan eminiz!..
Eğer "Ben göstere göstere gitmek istemem. Sessiz ve derinden yol almalıyım" diyenlerdenseniz, o zaman size Rinspeed'in "sQuba"sını öneririz. Çünkü o, suyun altından gidebiliyor! Bond filmlerinden etkilenen Rinspeed CEO'su Frank Rinderknecht tarafından konsept olarak bu yıl tanıtılan sQuba, karada, su üstünde ve 10 metreye kadar su altında gidebiliyor. Araç, güvenlik gerekçeleri yüzünden üstü açık tasarlanmış ve acil durumlarda çıkışın kolay olması istenmiş. Arkada bulunan üç motordan birisi karayolunda diğer ikisi ise sudayken aracı hareket ettirmeye yarıyor. Doğa dostu olan konsept araba şarj edilebilir Lithium-İon pillerle donatılmış. Şimdilik seri üretimi yok, ama ısrar olursa o da yapılır herhalde.
Evet, bizim hatırladığımız kadarıyla en bilindik örnekler bunlar. Bakalım, zaman daha nelere gebe olacak?

Benzer Konular: