Toplam 5 sonuçtan 1 ile 5 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Şehit Vurulduğunda Değil Unutulduğunda ölür

  1. #1
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.292
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 176

    Standart Şehit Vurulduğunda Değil Unutulduğunda ölür






    Şehit Vurulduğunda Değil
    Unutulduğunda ölür





    Şehitlerin Nakli ve Defninde Sorumluluklar

    a. Birliğinin Yapacağı Faaliyetler:

    1. Şehit haberini Şehit Personel Hakkında Bilgi Formundaki bilgilerle K.K.K. lığına ve defin yerindeki Garnizon Komutanlığına bildirmek,

    2. Şehidin cenazesini uçak veya uygun vasıta ile refakatçi nezaretinde bayrağa sarılı vaziyette defin belgeleri ile defin yerine ulaştırmak.


    b. Defin Yerindeki Komutanlığın Yapacağı Faaliyetler:

    1. Aile ile temas sağlanarak, ailenin istekleri doğrultusunda askeri tören, dini tören ve şehitliğe/mezarlığa defnini sağlamak,

    2. Şehit Tabutuna sarılı bayrağı bayrak kutusu içinde aileye teslim etmek,

    3. Sonucu mesajla K.K.K. lığına ve Birliğine bildirmek,

    4. Ailenin hazırlayacağı belgelere yardımcı olunarak K. K. Per. İşl. D. Bşk. lığına göndermek, haklarının tamamen tahakkukuna kadar aile ile irtibatı devam ettirmek.








    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Künyem gelsin benden sana hediye
    Şehidin ardından oku methiye
    Kuruşunda yetim hakkı var diye;
    Boş yere tek kurşun atmadım ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Yatıyor diyenler yalan söylüyor
    Yatmadığımızı O da biliyor
    Öyle konuştukça; düşman gülüyor,

    Yattı diyenleri bekledim ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Dedeniz Maraş' da şehit olmuştu
    Babanı Antep' de kurşun bulmuştu
    Dün gece düşlerim nurla dolmuştu;

    Şeref bildim vatan satmadım ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Bayrak sevgisiyle dolu bedenim
    Yüreğimde; nefret, kin yoktur benim
    Mermi yedim anne; üşüyor tenim,

    Kimseye düşmanca bakmadım ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Düşman namert olmuş yiğitlik yoktur
    İtlere et veren; satılmış çoktur
    Hainler yol almış; karnı pek toktur.

    Vuruldum, vuruldum bitmedim ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN diyorum
    Öndekine dua gönderiyorum
    Aklaşsın kazanlar; ben geliyorum.

    Ecdadımı inkâr etmedim ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Öğretmen kabrime gelemiyormuş
    Gelenlerin sonu kötü olurmuş
    Efendiler öyle emir buyurmuş,

    Gelmeyeni ayrı tutmadım ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Şehide FATİHA okunmasın mı?
    Dua; oya oya dokunmasın mı
    Öğretmenim bana bakınmasın mı?

    Doğruya yalanı katmadım ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Emirle gelecek gelmesin bana
    Gözlerime bak sen; yeterim sana
    Timsah gözyaşlılar gitsin yoluna,

    Kimseyi aldatıp; ütmedim ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Ben musalladayım; gelen olursa
    Silmeyin bu taştan; kanım kurursa
    Birileri burda, nutuk okursa;

    Beyhuda lafları, yutmadım ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Yalanlarla tüysüz kazlar yolmadım
    Filan yere genel müdür olmadım
    Yirmibeş yaşında gemi almadım,

    Başımı eğip diz, çökmedim ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Aslım, neslim belli; künyem kitabe
    Deyin talkın veren; imam hatibe
    Kıblem seyyar değil; Kâbe&l039;dir, Kâbe

    Patriğin elini öpmedim ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Kimselere kızıp bağırmadım ben
    İtleri yemeğe çağırmadım ben
    Haramla helâli yoğurmadım ben.

    Haram lokmaları tatmadım ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Mevsimlik müslüman olmadım ANAM
    Papazla kıbleyi bulmadım ANAM
    Soysuz asillerle kalmadım ANAM,

    Kurumlu bacada tütmedim ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Dinime; ılımlı, karlı dediler
    Gayri müslümlerle iftar yediler
    Mehmetler düştükçe; gülümsediler...

    Mazlumu korudum; itmedim ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    Emir kullarına dokunmayınız
    Kimseden korkup; sakınmayınız
    Evlat verdik diye yakınmayınız,

    ŞEHİT OLDUM ŞEHİT; YİTMEDİM ANNE
    VALLAHİ YAN GELİP YATMADIM ANNE...

    _______


    1972 doğumluyum...

    Şehidim, 1992''den beri....

    Komando er olarak Diyarbakır''in Kulp ilçesinde görev yapıyordum.

    Devriyeden dönüyorduk.

    Ansızın üzerimize el bombaları fırlattılar; kurşun yağdırdılar. Karşılık verdik...

    Teröristler kaçtılar...

    Baktım ki teğmenim yaralanmış..

    Gittim onu kucağıma aldım ve askeri cipe doğru götürmeye başladım.

    Ansızın dünyam karardı...

    Bir kurşun, kafamin sağından girip solundan çıktı...

    Kucağımda teğmenim, yola devrildim...

    Kanım toprağa yayıldı...

    Ben ne suç işledim?

    Ben Şükrü Eraslan...

    Tokat'ın Reşadiye ilçesine bağlı Büsürüm Beldesi'ndenim...

    Ailem ve akrabalarım düğün dernek ederek yolladılar beni askere...

    Milletim ve vatanım için...

    Diyarbakır'ın kırsalında bir suikast silahı ile beynimi parçaladılar...

    Soruyorum şimdi size: Suçum neydi benim?

    Soruyorum Başbakanıma, dışişleri bakanıma:

    Ben şehit miyim, hain miyim?

    Ben şehit isem beni vuranlar neci?

    Millet de sorsun bunu …

    Güneydoğu'da yolu kesilen, pusuya düşürülen, saldırıya uğrayan ve bu nedenle can veren askerler suçlu mudur?

    Onlar, oralara gidip bu ülke uğruna canlarini vermekle hainlik mi etmişlerdir?

    Sakın, bu nasıl soru demeyin...

    Bakın iki günde beş arkadaşımı daha vurdular...

    Vuranlar mı doğru vurulanlar mı?

    Cevabını başbakanımız versin...

    Çünkü, bizi hatırlayan yok...

    Bütün övgüler, bütün televizyonlar, bütün gazeteler çetecilere...

    Öyle değil mi ey halkım, öyle değil mi?

    Bize vuranlara devlet töreni düzenleniyor…

    Ben Şükrü Eraslan...

    Büsürüm Beldesi''nden...

    Taşı sıksam suyunu çıkartırdım.

    Bu vatan uğruna bin canım olsa binini de verirdim...

    Çünkü, biliyordum ki ölürsem şehit olacağım...

    Gel gör ki şimdi şaşkınım...

    Çünkü, beni Kanas tüfeğiyle vurduranlar; devletimizi yönetenler tarafından neredeyse törenle kabul ediliyorlar...

    Bütün övgüler onlara...

    Suikastçinin akıl hocalarının siyasi hakkı, kültürel hakkı...

    Soruyorum başbakanıma:

    Ya benim yaşama hakkım...

    Bundan büyük hak olur mu?

    Neden kimse onu savunmaz?

    Neredesin komutanim?

    Ben Şükrü Eraslan! Komando er...

    Tokatlı...

    Isparta'da eğitimde iken bana ne demiştin komutanım?

    Siz bu milletin göz bebeğisiniz.

    Ölürseniz şehit, yaşarsanız gazi olacaksınız....

    Öyle mi komutanim?

    Beni vuranlara, şimdi en üst yöneticiler gülücükler yolluyor...

    Kanas silahını kullanan, neredeyse kahraman ilan edilecek...

    Herkes onların kültürel haklarının peşinde...

    Benim yaşama hakkımı düşünen bile yok.

    Neden bizi kandırdınız kumandanim?

    Ve neredesiniz?

    Resmim size yadigar

    Ben Tokatlı komando er Şükrü Eraslan!

    Bir nisan günü Kulp'ta, pusuda kaldım...

    Şu an o kurşun yarasından daha derin bir yaram var.

    Kendimi fena halde aldatılmış hissediyorum.

    Binlerce arkadaşım adına...

    Kanı ile yeri sulayan; arkasından ağıtlar yakılan

    Türk bayrağına sarılı tabutları ile giden arkadaşlarım adına...

    Diyorum ki resmime bakın, bir karar verin:

    Ben Şehit miyim, hain miyim?.












    ..






    BİZİ DE DÜNYAYI DA AFFET !!!

    Mehmet daha çok küçüksün Mehmet
    Bilmiyorsun tabii neden bu sonsuz nöbet
    O kadar vaktin olmadı zaten
    Ama sen ümit etmeye devam et

    Mehmet bilemiyoruz Mehmet
    Böyle mi sürecek bu ilelebet
    Değişir mi dünya
    Döner mi devran
    Sen ümit etmeye devam et

    Öyle bir karanlık kutu ki insan
    Kimse hakiki bir cevap veremez sorsan
    Söz dediğin, insan icadi lisan
    Ama sen yine de hep hayattan bahset

    Mehmet gitmiyor gözün gözümden
    Hiç büyümemişsin tanıdım çocuk yüzünden
    Kan geldi kederden özümden
    Sen anacığını düşün çok dikkat et

    Mehmet küçücüksün Mehmet
    İnsan soyu böyle en nihayet
    Öteki desen beriki desen
    Kendini de bizi de
    Dünyayı da affet




    MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP



    Yine seni özledim.Yine aklım karıştı baba..Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana.

    Bugün benim doğum günüm.Şimdi sekiz yaşımdayım.büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba.Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin üzgünüm çok üzgünüm baba...Karlı bir kış günüydü.seni bir tabutun içine koymuşlardı.Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın.Çağırdım defalarca seslendim sana,cevap vermedin küstüm sonra.Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında. Hava çok soğuktu ama babannem ağlarken ''oooyyy ciğerim yanıyor'' diyordu.

    İnsanın ciğeri nasıl yanar baba?

    Çok büyük bir kalabalık vardı.Herkes ama herkes ağlıyordu.Hep bir ağızdan ''ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ'' diyorlardı.Sen şehitsen ölmüş olamazsın.

    Ölmediysen nerdesin baba?

    Kocaman bir Türk bayrağına sarmışlardı tabutunu.Sen onu hep göklerde görmek isterdin.''Kutsal sevdam bayrağım'' derdin ya hani. Nedense biraz da kıskandım o zaman seni. Affet baba.Peki neden anlamıyorum hala.

    Şimdi sen öldün mü? O zaman vatan bölündü mü?

    Çok karıştı aklım baba.Vatanı kim bölmek ister ki.Bu büyük günah değil mi? Dedem anlatırdı ya hep ''benim dedem Çanakkale’de şehit oldu vatanı kurtarmak için'' derdi ya...O zaman büyük büyük dedem yok yere mi öldü? neden tekrar vatanı bölmek istiyorlar baba? Hani okula gidince her şeyi öğrenecektim.Bunları neden öğretmiyorlar baba? Bildiğim tek şey var.

    O da sen yoksun yanımda.

    Annem çok özlüyor seni biliyorum. Babanla gurur duyuyorum diyor. İnsan gurur duyunca ağlar mı? Özleme alışır mı baba?

    Peki gurur senin yerine kardeşimi koklar mı? Beni maça götürür mü acaba?

    Biliyor musun baba,benim ciğerim yanmıyor elledim sıcak değildi fazla. Hem duman da çıkmıyor. Ama içimde bir yer var. Seni her düşündüğümde orası çok acıyor,sızlıyor,sanki kopacakmış gibi oluyor.Sanki birileri devamlı kalbimi sıkıyor.Galiba sen yokken hep hasta oluyorum baba.

    Bu acı nasıl diner? Ellerin ellerimi nerde bekler? Koşabilmek için seninle yollar bizi nasıl özler? Vatanı hangi canavar böler? Onlara senden başka kim dur der?

    Gel de anlat bana. Anlat, öğret ki bende şehit olayım baba..

    _______

    Takvim 28.3.1990 tarihini gösteriyordu.K.Maraş- Pazarcık İlçesinde çalışıyordum.Komşu köyüm olan Cennet Pınarı köyünden gelen acı haberle açılmıştı lojmanımım kapısı.Kaskatı kesilmiş,donmuş kalmıştım.Hanifi bir gece yarısı eşinin gözleri önünde şehit edilmişti.Arkada 2 yavru ve eşi ve onlarca kır çiçeğini öksüz bırakıp gitmişti cennete.Hain kurşunlar bir eğitimci kardeşimizi hedef almıştı.Tek suçu vardı Hanifinin iyi bir öğretmen olmak ve inanmaktı allaha.Çok sevdiği allahına ulaşıvermişti bir çırpıda.Geride yıkılan dostları,gözyaşları ve kırık kalemi kalmıştı.......
    Bir şeyler yapmalıydım.Kalemimden dökülüverdi dizeler.........



    HANİFİ

    Maraş yaylalarının suskun kalemi,

    Susturdular kalemini kurşunlarla,

    Sarı saçlarına değmeyecek artık rüzgarlar,

    Kır çiçeklerin susuz kaldı bak.

    Özlemle bekliyorlar sen geleceksin diye,

    Ama sen gelmedin gittiğin yerlerden.

    Küstün mü be Hanefi?

    Masanın üstünde duruyor hala kırık kalemin,

    Birde boynu bükük öğrencilerin.

    Kara tahtan çok özlemiş seni,

    Sen gittikten sonra hiç yazılmamış besbelli.

    Gittiğin yer çok mu güzel be Hanifi?

    Hani karanlıkları aydınlığa çevirecektin?

    Hani büyük adam olacaktı Memo?

    Hani gül atacaktı silahlar?

    Hani kardeş olacaktı insanlar?

    Olmadı be Hanefi olmadı! Kim derdiki Hanifi ansızın çekip gidecek,

    Diktiği fidanları sulamadan ölecek.

    Yavruların öksüz kaldı bak kime baba diyecek?

    Dön gel artık be Hanifi!

    Biliyorum gittiğin yerlerden dönmeyeceksin,

    Sınıfa girip günaydın çocuklar demeyeceksin

    Bir daha hiç ders vermeyeceksin,

    Son dersi bizlere verdin be Hanifi!

    Şimdi rahat etsin artık kan emiciler,

    Bak öldürdüler Hanifileri birer birer,

    Zannederler ki Hanifi'ler bir gün biter,

    Bir ölüp bin doğarız be Hanifi!












































    HİSSETMİŞTİM ANNE

    Ana bu sabah yine erken uyandık
    Botları boyadık,düzeni yaptık
    Sabah sabah iştimada dimdik ayaktaydık
    Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

    Bir emir geldi babacan komutandan
    Araçlara bindik tam teşhizat hep bir andan
    Karamanlı başladı dua okumaya ağzından
    Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

    Mataramda ki su sanki zem zemdi
    Tetiğim gül oya,süngüm bir çiçekti
    Yüreğimde ki sevda daha bir depreşti
    Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

    Sen geldin aklıma giderken göreve
    Sivaslının gözündeki yaşa takıldı aklım
    Sordum kendi kendime acep niye
    Biliyordu o da kavuşmayacaktı nişanlısı Emine'ye
    Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

    Bir ses duyuldu önce kulaklarım oldu sağır
    Az sonra geldim kendime koştum cenke
    Arkadaşlar dökülüyordu tek tek yere bağır ALLAH diye bağır
    Gözümde ki yaş düşmüştü gönlüme orda oldu kahır
    Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

    Vatan içindi dökülen kanlar yere
    Çakallar karşı cephede mehmetçikler yerlerde
    Tokatlı,Yozgatlı düşmüş kalmışlar üst üste
    Allahım sen onlarında gazasını mübarek eyle
    Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
    Doğduğum anı bilmem ama anam
    Ölürken son sözüm oldu VATAN
    Helaldir ona bu uğurda verilen her can
    Ana ağlamaysın oğlun oldu şehit OSMAN
    Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
    VATAN SAĞOLSUN



    Çanakkale Savaşı Ve Şehitlerimiz





















































    Aşağıdaki fotoğraftaki sancak dünyadaki tek esir Türk sancağıdır. Türk ordusunun 57. alayının sancağıdır. Sancak türk ordusunun şerefidir. Son neferi şehit olana kadar düşmana teslim edilemez. Ve öylede olmuştur;









    Resimdeki sancak, Çanakkale Savaşı'nda son erine kadar şehit olan Kahraman 57nci Alay'ın Sancağıdır. Hâlen Melbourne-Avusturalya müzesinde sergilenmekte olan sancağın tanıtım plâketinde şöyle yazmaktadır:



    "Bu Alay Sancağı Gelibolu savaş alanından getirtilmiştir, ama esir edilmemiştir. Türk Ordusu'nun geleneklerine göre bir alayın sancağı, alayın son eri ölmeden teslim edilemez. Bu sancak, sonuncu muhafızın da altında ölü olarak yattığı bir ağacın dalına asılı olarak bulunmuştur. Kahramanlık timsali olarak karşınızda duran bu Türk Alayı Sancağını selâmlamadan geçmeyin"



    Bu Vatan Böyle Kurtuldu Şehitlerimizin Kanı Yerde Kalmayacak,

    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!







    O’nun bir ismi var!



    Benim konuşmam, okumam, koşmam, yazmam, ağlamam, beklemem, gülmem, inanmam, koklamam, dokunmam, hissetmem, oynamam, ... daha bir çok şeyi yapmam için, yaşamam için O öldü!

    O’nun bir ismi var!


    O’na helalinden süt vermiş bir annesi, papuç alan bir babası, gülümseyen bir sevgilisi, ağabey diyen bir kardeşi, anlatan bir öğretmeni, top oynadığı arkadaşları, şefkat bekleyen babaannesi, ülkü sahibi yoldaşları var.

    O’nun bir ismi var!

    Acun’a dirlik, ekmeğe katık, yolcuya han, yazana kalem olmak için.

    Bayrak olmak için öldü.

    Vatan diye ad verilen topraklarda, tüm kutsal inançları için öldü!


    O’nun bir ismi var!



    Küçükken annesinin her gece öptüğü alnını öptü kurşun.


    İki kaşının tam ortasında… Karındaşlarının şehadetini göremeden kutsal diyara göç etti.

    O’nun bir ismi var!

    O ölmedi!

    O’nun bir ismi var!

    Çanakkale’de, Antep’te, Sarıkamış’ta, Yemen’de, Galiçya’da, Mısır’da, İzmir’de, Dumlupınar’da, Kahrolası Mor dağlarda.

    O’nun bir ismi var!

    Ali değil, Hakan, Selim, Alper, Mustafa, Tolga, Kerim, Serhat, Mecnun değil…

    MEHMETÇİK..

    O ölmedi!


    Bölünmesin diye devlet, baki kalsın diye millet şehit oldu!

    O benim amcam, alt komşumuz, Ayşe teyzenin ortanca oğlu, dedem, öğretmenim, ağabeyim… O bizim aramızda..

    Dün şehitti, bugün şehit oluyor, yarında olacak…

    O alnımız açık, başımız dik olsun diye, bayrağın rengi solmasın diye, hasılı biz BİZ olarak kalabilelim diye şehit oldu.

    Tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun!














  2. #2
    Status : _KaraCellat_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aug 2008
    Bulunduğu yer : BURSA
    Mesajlar: 1.231
    Konular: 311
    Aldığı Beğeniler: 2

    Standart

    mükemmelmiş yha ellerne sağlık


  3. #3
    Status : OzaN isimli Üye şuanda  online konumundadır
    Üyelik tarihi : Feb 2007
    Bulunduğu yer : Çatalca
    Mesajlar: 38.712
    Konular: 5.663
    Aldığı Beğeniler: 3114

    Standart

    Sağol bu güzel paylaşım için.


  4. #4
    Status : *■-kЯΆĻεmci-■* isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aug 2008
    Bulunduğu yer : İNÖNÜ'den
    Mesajlar: 6.395
    Konular: 2.265
    Aldığı Beğeniler: 185

    Standart

    eline saglık


  5. #5
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.292
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 176

    Standart

    SağoLun ardadaşLaar !..


Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  





Takip Et
Sitemizde telif hakkı içeren mp3, film, video vb paylaşılması yasaktır. Eğer telif hakkı ihlaline neden olan bir konu olduğunu düşünüyorsanız BURAYA tıklayarak ilgili konuyu linkiyle birlikte göndererek yöneticiye şikayetinizi dile getirebilirsiniz. En kısa sürede ilgilenilecek ve ilgili konu kaldırılacaktır.


SEO by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279