ZÂTI İLÂHİNİN SEMÂDA OLDUĞUNU KABUL ETMEYENİN TEKFİRİ

I) Muâviyet 'ubnu'l -Hakem es -Sülemiyy R. A. dan, şöyle dedi:................

Reaûlullah S.A.V. câriye'ye hitaben "ALLAH NEREDEDİR" diye sordu. Câriye de "SEMADADIR" diye oevab verdi. Tekrar, "BEN KİMİM", dedi. Câriye» "SEN ALLAH'IN RESULUSUN",dedi: Bunun Üzerine Resûlullah S.A.V. bana Onu azad et, "ÇÜNKÜ O BİR MÜ'MİNEDİR" buyurdu.

Bu Hadis'i Mualim (537) Ebu Davud (930) Ahmed (5/447) Nesei (3/15) ve daha başka*ları rivayet etmişlerdir.

Bbu Said ed -Darimi R.H. er -Reddu A -Le'l -Cehmiyye nam eserinde şöyle diyor: Reaûlullah S.A.V. in bu Hadis'i Şerifinde, "ZATI İLAHİNİN SEMA DA OLDUĞUNU BİLMEYENİN MU'MİN OLMADIĞINA DELALET VAR DIR". Görüldüğü gibi "ALLAH'U AZZ.E VE CELLE'NİN SE MADA OLDUĞUNU BİLEN CARİYENİN" müsbet olan bu cevabı

Resûlullah S.A.V. tarafından imanının emaresi ola.rak vasıflanmıştır. Aynı zamanda Allah her yerdedir diyerek "EHLİ SÜNNET'TEN" ayrılan "DALALET FIRKASINA" da ifade'i Resul ile reddiye vardır. Eğer Subhanehu ve Taala "ZÂTI İLE SEMÂDA OLDUĞU GİBİ" yer yüzünde'de olsa idi muhakkak cariyenin tam olmayan bu cevabını tashih edecekti.

er -Red Ale'l -Cehmiyye (271)

2) Ummü Seleme R.A. dan, ( RAHMAN ARŞIN UZE RİNE İSTİVA ETTİ) Ayet'i Kerime'si hakkında şöyle de diği rivayet olundu. "İSTİVA MA'LUM" ( onun hakkında) NASILDIR DEMEK MA’KUL DEĞİLDİR" "OLDUĞU GİBİ KABUL ETMEK İMAN-DIR" "İNKAR ETMEK İSE KUFÜRDÜR"

Bu Eser'i İsmail^ibnu Abdurrahman es -Sâbunî Akidetu'a -Selef'de (18) rivayet etmiştir.

3) Yunus ibnu Abdu'l -A'la dan, (şöyle dedi İmam'ı Şafi'i R.H.ı şöyle derken işittim. Diyordu ki »ALLAH'U AZZE VE CELLE'NİN İSİMLERİ VE SIFATLARI VARDIR" Allah'u Azze ve Celle'nin bu "İSİM VE SIFATLARI" kendi*sine isbat edildikten aonra hiç bir kimse bu "İSiM VE SIFATLARIN" reddine gidemez. Muhtasar nam kitabında şöy*le bir ziyadelikle rivayet etti. "HER KİM Kİ.BU İSIM VE SIFATLAR İSBAT EDİLDİKTEN SONRA DELİLE MUHALEFET EDERSE O KAFİRDİR". Hüccet ikame edilmeden önce ise cahillikle ma'zurdur. Zira isim ve Sıfatlar hakkında ki ilimle, akılla, görüşle ve düşünmekle tahsil edilmez. Çünkü bu "SIFATLAR’’ delil ile isbat ve nefyedilir. Ay*nen Subhânehu ve Teâla'nın kendi nefsinden "TEŞBİHİ'nefyettiği gibi. "Onun misli gibi (ya'ni O'na benzer) hiç bir şey yoktur. O Semi'i ve Basir'dir"

Bu Eser1i Hakkari ve Başkaları rivayet etmişlerdir. İbnu Kayyım R.H. Cuyuşu'l islamiyyede (59) tam olarak zikretmiş, Zehebi R.H da el Uluv'da (202) tahrio etmiştir.

4) Fıkhu»! -Ekber isimli meşhur kitab'ın sahibi Ebu Muti'ul - Hakem ibnu Abdullah el -Belhi den şöyle bir haber ulaştı.

Ebu Hanife R.H.a "RABBİMİN SEMADA MI YERDE Mİ OLDUĞUNU" bilmiyorum diyen bir adamın hükmünü sordum. (Cevaben de) "ŞUBHESİZ O KAFİR OLMUŞTUR" dedi.Çünkü, Subhânehu ve Teala şöyle buyuruyor, "RAHMAN ARŞIN

ÜZERİNE İSTİVA ETMİŞTİR" "ARŞI DA YEDİ KAT SEMÂSININ ÜZERİNDEDİR"

dedi . Ben de dedim ki! O adam diyor ki, tamam Subhânehu ve Teala "ARŞIN ÜZERİNE İSTİVA ETMİŞTİR" dedim, lakin "ARŞIN SEMADA MI YERDE Mİ OLDUĞUNU" bilmiyorum diyor, Tekrar Ebu Hanife R.h. oevaban şöyle dedi ARŞIN SEMADA OLDUĞUNU İNKAR ETTİMİ ŞÜBHESİZ Kİ O KAFİR OLMUŞTUR".

Bu Eser'i Şeyhu'l -İslam Ebu ismail el -Ensari Faruk da (103) rivayet etmiştir Tahavi de Akide de (322) zikredip Zehebi de Uluv da tahric etmiştir.

5) Kadi İmam Tacuddin Abdu'l -Halik ibnu Ulvan R.H. dan, şöyle dedi:

El -Mukni nam eserin müellifi Ebu Muhammed ibnu Ahmed el — Makdesi R.H.ı şöyle derken işittim. Diyor du ki: Ebu Hanife R.H.dan, bize şöyle dediği haberi ulaşti. Her kim ki "ALLAH'U AZZE VE CELLE'NİN SEMÂDA OLDUĞUNU İNKAR EDERSE MUHAKKAK Kİ O KİŞİ KÂFİR OLMUŞTUR» .

Bu Eser'i Zehebi Uluv da (119) zikretmiştir.

6) Hakim R.H. in, "EHLİ NİSABUR" için cem ettiği,TARİHİN DE ve ULUMU'L -HADİS" nam kitablarında şöyle dediğini işittim.

Ebu Ca'fer Muhammed ibnu Salih ibni Hâni şöyle derken işittim.

Oda şöyle haber verdi: Ebu Bekr Muhammed ibnu İshak ibni Huzeyme R.H.ı şöyle derken işittim.Diyordu ki: "HER KİM Kİ SUBHANEHU VE TEALA'NIN YEDİ KAT SEMASININ ÜSTÜNDE ARŞIN ÜZERİNDE OLDUĞUNU SÖYLEMEZSE O Kİ! RABBİSİNE KÜFRETMİŞTİR. KANI HELAL OLMUŞTUR. TEVBE ETTİRİLİR, TEVBE EDERSE NE ALA, İMTİNA EDERSE BOYNU VURULUR VE CİFESİNİN PİS KOKUSUNDAN, MÜSLÜMANLARIN VE AHD SAHİBLERİNİN EZİYYET GÖRMEMESİ İÇİN UZAK BİR ÇÖPLÜĞE ATILR. MALI İSE GANİMET OLUR, HİÇ BİR MÜSLÜMAN MİRASÇISI OLAMAZ ZİRA MÜSLÜMAN KAFİRE MİRASÇI OLAMAZ."NEBİ S.A.V. İN BUYURDUĞU GİBİ.( NE MÜSLÜMAN KAFİRE VE NEDE KAFİR MÜSLÜMANA MİRASÇI OLAMAZ.)

Bu Eser'i Şeyhu'l -İslam Ebu İsmail el -Ensari Akidetu's -Selef de (20) Herevi de Zemmu'l -Kelam da ( ) rivayet etmişlerdir. Zehebi de Uluv da (276) tahric etmiştir.

7) Muhammed ibnu Yusuf R H. şöyle dedi: HER KİM Kİ ALLAH'U AZZE VE CELLE, ARŞININ ÜZERİNDE DE ĞİLDİR DERSE O KÂFİR'DİR" .

Bu Eser'i Buhari Efalu'l -İ bad da (128) rivayet etmiştir.

8) Muhammed ibnu İsmail et -Tirmizi, Nuaym ibnu Hammad'ı şöyle derken işittiğini rivayet etti:

Nuaym ibnu Hammad dedi ki: "KİM Kİ ALLAH'I MAHLUKATINA TEŞBİH EDERSE O KAFİR OLMUŞTUR". .»ALLAH'IN KENDİ NEFSİNİ VASFETTİGİ SIFATLARDANDA BİRİNİ İNKAR EDER*SE YİNE KAFİR OLMUŞTUR" »ZİRA SUBHANBHU VE TEALA'NIN KEN*Dİ NEFSİNİ VE RESULÜNÜN RABBİSİNİ VASFETTİĞİ SIFATLARIN HİÇ BİRİSİNDE TEŞBİH YOKTUR" .

Bu Eser'i Zehebi Uluv da (217) zikretmiştir.

Muhterem okuyucu yukarıda tilavet ettiğin gibi,'İslam alimleri ittifakla "CEHMİYYE" denilen bu sa*pık taifenin itikadına sahib olanları tekfir etmişlerdir. Bu tekfir edişlerinin başlıca sebebleri şunlardır.

1-Subhanehu ve Tealimin kendisini "KİTABI in da ve Resulünün O'nun "SÜNNET’İNDE" vasfetmiş olduğu " ULUV ve İSTİVA" sıfatlarını, nefyedip inkar etmek bunca Ayet ve Hadis'i tahrif ederek reddetmek olduğun dandır.

Zira geçmişteki Ümmetlerde böyle bir belayı düşmüşlerdi.

O zulmeden (Yahudiler varya) emrolundukları (tevbe ettik manasina gelen) "HİTTA" kelimesine denilmeyen BİR NÜN ilave ederek "HINTA" kelimesine) tebdil ettiler.

BİZ de, o zalimlere, yaptıkları fıskın karşılığı olarak, gökten bir azab indirdik.

Bakara 59

Aynende "CEHMİYYE" ve takipçileri Subhanehu ve Tealanın Kur'anda "İSTİVA" olarak zikretmiş olduğu bu ilahi sıfatı denilmeyen bir "LAM" ilave ederek "İSTEV LA" diye tebdil ettiler.

2) böylelikle Subhanehu ve Tealnyı istenil meyen bir sıfatla vanfetmiş oldular. Geçen Ümmetler den de Allah'u Azse ve Celle'yi böyle tlulıi bir Vahy ^ayrinmadan vasfedenler olmuştuda Cubhanehu ve Teala şöyle buyurmuştu.

İzzet sahibi Rabbin onların (müşriklerin uygunsuz) vasıflamalarından münezzehdir.

Sa f f at 180

MUHARRİFLERİN BATIL OLAN DA'VALARINA KULLANMAK İSTEDİKLERİ BAZI AYET«İ KERİMELERİN TEFSİRİ

I) Ebu Tâlib Ahmed ibnu Humeyde şöyle dedi: Ahmed ibnu Hanbel'e "ALLAH BİZİMLEDİR!! (Herhangi bir üç sırdaşın bir fısıltısı oluyormu,mutlak ‘ALLAH DÖRDÜN*CÜLERİDİR’ okuyan bir adamdan sordum Dedi ki muhakkak o CEHMİ olmuştur.(Ayetin evvelini bırakarak SONUNU ALIYORLAR" dedi.Bende ayeti evveliyle beraber) okudum.

"BİLMİYORMUSUN ? ALLAH HEM GÖKLERDEKİNİ HEM YERDEKİNİ HEP BİLİR. HERHANGİ BİR ÜÇ SIRDAŞIN, BİR FISILTISI OLUYORMU, MUTLAK ALLAH DÖRDÜN*CÜLERİDİR. BEŞ KİŞİNİN OLUYORMU , MUTLAK ALLAH ALTINCI*LARIDIR, BUNLARDAN DAHA AZ, VE YA DAHA ÇOK OLUYOR MU -, MUHAKKAK ALLAH, HER NEREDE OLSALAR, ONLARLA BERABERDÎR. SONRA BÜTÜN YAPTIKLARINI, KIYAMET GÜNÜ, KENDİLERİNE HABER VERİR. HABERİNİZ OLSUN Kİ, ALLAH, HER ŞEYİ BİLİR"

Ayet'in nihayetinde Ahmed ibnu Hanbel şöyle dedi .ilmi onlarla beraberdir, Ve sonra (KAF) Suresinden ,şu Ayet'i okudu. "NEFSİNİN ONA NE VESVESELER VERDİ*SİNİ DE BİLİRİZ. BİZ ONA ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKINIZ" 'KAF Suresi 16) Ve sonra şöyle dedi: "İLMİ ONLARLA - . BERABERDİR"

Bu eser'i Hallal es -sunen'de (199) rivayet etmiştir .

2) Mukatil ibnu Hayyan dan. şu Ayeti kerime hakkında soruldu: "HERHANGİ BİR ÜÇ SIRDAŞIN, BİR FI- SILTISI OLUYORMU, MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERİDİR" cevaben de, "O ARŞININ ÜZERİNDEDİR. İLMİYLE DE ONLARLA BERABERDİR’’dedi

Bu Eser'i ."'Ebu Duvud Mesailin de 263, Ahmed sünne de (7T) Aciri Şeria da (289) re Beyhaki Esma da (430)

Rivayet etmişlerdir.

3) Hasen ibnu Muhammed ibni'l -Haris, şöyle dedi: benim de duyar olduğum bir halde Ali ibnu'l -Medineye, "EHLİ SÜNNETİ VE'L -CEIJIAATIN» itikadından soruldu: Oda şöyle dedi: "EHLİ SUNNET'ÎN I'TİKADI" Allah'u Azze ve Celle'yi Ahirette göreceklerine, Allah'u Azze ve Celle'nin Musa A.S. ile konuştuğuna ve Zâtı İlâhi nin "YEDİ KAT SEMANIN ÜSTÜNDE ARŞININ ÜZERİNE ISTlVA ET TlĞİNE İNANIRLAR"

Binaen aleyh şu Ayet'i Kerimeden, " HER HANGi BiR ÜÇ SIRDASIN, BÎR FISILTISI OLUYORMU, MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERİDİR" sordular. Ali ibnu'l -Medinede cevaben, "AYET'İN BAŞINI OKUSANA" (ne diyor bak) "BİL MlYORMUSUN ? ALLAH HEM GÖKLERDEKlNl HEM YERDEKlNl HEP BiLiR" .

Bu Eser'i Zehebi Uluv -da (225)de zikretmiştir.

4)Ma’dan dan şöyle dedi:Süfyan es-sevri R.H.a,Subhanehu ve Tealanın şu kavli ‘’NEREDE OLURSANIZ O SİZİNLE BERABERDİR’’ hakkında sordum.Cevaben’’İLMİ İLE BERABERDİR’’ dedi.

Bu Eser'i Abdullah ibnu Ahmed Sünne de (72) Aciri şe-ria da (289) tahric etmişlerdir