TESETTÜR

"Ey Nebi,eşlerine, kızlarına ve mü 'minlerin kadınlarına deki: cilbaplarını örtünsünler; bu tanınıp eziyet görmemeleri için daha uygundur. "

Hayatımızdaki her meselede, İtikadı veya ameli olsun, kabul yada red olsun ölçümüz, kur'anı kerim olmalıdır. Ancak her meselenin kur'anı kerimde olması mümkün değildir.

Misal: evcil eşek etinin haram veya helal olmasını kur'anda değil, sünnetten öğrenmekteyiz. Hareket noktası ise kur "andır. Çünkü, Rasulün istediği gibi helal ve haram yapma selahiyeti yoktur. Biz kur'anın teferruatını, (Allah'ın izni ile, yani kendi denetimi verdiği yetki) ile, sünnetten Öğrenmekteyiz.

Kıır'an da geçen âmm bir ifadede, tahsis yok ise, bunu tahsisini sünnet açıklar; çünkü peygambere açıklama yetkiyi verilmiştir.
"Ey nebi "derken, bu hitap peygamberedir, buradaki emir umumidir. Yani bütün kadınları muhatap alıyor. Eşlerine ve kızlarına derken, aynı zamanda mü minlerin kızları da kast edilmektedir. Çünkü, buluğ çağına ermiş olan bir kız çocuğuna kadın gözüyle bakılır.

buradaki min harfi, ba'diyet ifade eder. Üzerlerine atılan şeyin bir kısmıyla, cilbaplarından din bir kısmıyla Örtünsünler anlamındadır. Yani, Örtülmiyen kısmı, örtsünler Cilbablarından derken, zaten üzerlerinde var olan cilbaplan örtünmeleri emrediliyor. Öyleyse varolan bir örtüden Örtünmeleri gereken yerler, neresi olabilir?

Bu konudaki örtünmeden, yüzün örtülmesi kast edildiğini bildiren Hz Aişeden gelen şu rivayet bu konuya aydınlık kazandırmakladır.
Hz Aişe, ifk hadisesi olayında yüzünü Örterek, "o beni cilbap ayeti inmeden öncede tanırdı"demesi.

Yine Esma dan gelen rivayette: " biz atların üzerinde iken, uzaktan gelen erkekler yanımıza yaklaşınca, yüzümüzü kapatırdık, uzaklaştıklarında, açardık."rivayeti

Ayetin diğer kısmıda, Bu tanınıp eziyet görmemeleri içindir. Buradaki tanınmak ifadesi, meallerde geçtiği gibi, iffetli olarak tanınmak anlamında değildir; böyle olsa idi iffetli olmayanlar eziyet edilebilirler anlamı çıkardı. Tanınmaktan kasıt, hüvviyet tesbiti değildir; mü' min olmaları bilinmesindendir. Değilse, bir cariyeye ile aynı muameleyi görmek zorunda olabilirler, veya kötü bir erkeğin bakışlarında eziyet olunabilirler. Misaller çoğaltılabilinir. Sonuç olarak örtsünler derken, yüzlerin Örtülmesi emredilmekledir.
"onlardan bir şey istediğinim zaman, perde arkasından isteyin, bu sizin ve onların kalpleri için daha temizdir,"
Bu ayete muhatap olan mü'minler, ve mü'ıninlerin analarıdır. Mü'minlerin anaları, yalnızca rasulün nikahında kalabilirler; peygamberden başkasına nikahları haramdır. Bu ayetteki misal,çok uç noktadan verilmiştir. Buradaki misal , sahabi ve ummul mü'minin üzerinden veriliyor.

Emir diğer mü'min erkek ve mü'min kadınlara dönüktür. Misalin zirveden verilmesinin sebebi ise, emrin ehemmiyeti -ve ciddiyetindendir. Yani ciddiyet, bu emrin onlardan sonra gelenlere daha ağır bir yükümlülük verdiğini gösterir. öyleki, sonrakiler mü'minlerden ve Annelerinden daha iyi niyetli ve daha temiz kalpli olmaları mümkün değildir.

Ahzap 53' ayet, 59. ayet ile ilişkilidir. Yani, perde derken yüz Örtüsü kast edilmekledir. Ama ihramda iken, yüz ve ellerin açılması emredilmektedir. Çoğu insan yüz kapama meselesinde ihtilaf etmişlerdir. İhlilaf ın olması, ihtiyatı gündeme getirir. Bu ayette anlaşıldığı gibi misal, peygamber eşlerinden veriliyor, nitekim onlar bizlere gusul, hayız, vs i bir çok konuda örneklik teşkil etmişlerdir.
Allah' onlardan razı olsun Âmin