Status :
Üyelik tarihi : Şubat.2007
Nereden : Ankara
Mesajlar: 3.432
Konular: 228
Aldığı Beğeniler: 7
Ruh bedeni nasıl terk ediyor
RUH BEDENİ NASIL TERK EDİYOR?
Ruhun özelliklerini izah ettikten sonra şimdi de insanın bu dünya hayatındaki son anları, ruhun bedenden ayrılması ve bu esnada gözlemlenen acı içinde kıvranmalar demek olan sekerâtı anlamaya çalışalım.
İçinde ruh olmayan bir bedenin uzuvları elbette elem hissetmez. O hâlde elemi idrak edenin asıl ruh olduğu gayet açıktır. Buradan hareketle diyebiliriz ki, bir uzvun yaralanması veya yanması hâlinde asıl ruh etkilenmekte, acı ve elem ruha sirâyet etmektedir.
Ne var ki bu elem perdelenmiş bir elemdir. Sinir sistemiyle vücudun maddî yapısına yayılır. Ruha ise elemden çok az bir miktar kalır.
Bu söylediklerimizden şu sonucu çıkarabiliriz: Şayet bütün acılar doğrudan ruha gitseydi de diğer uzuvlara dağılmasaydı, bu ne kadar büyük ve şiddetli bir acı olurdu!..
Gelelim, yaptığımız kıyasın son aşamasına: Ruhun bedenden ayrılması, ruhun bizzat kendisini etkileyen bir elemdir. Bu yüzden bedenin ta derinliklerine kadar yayılmış ruhun bütün kısımları bu elemden nasibini alır.
Çünkü sekerât anında ruh bütün damarların, sinirlerin, eklemlerin hatta hücrelerin her birinden, tepeden tırnağa bütün bedenden çekilmektedir. Onun çektiği acı ve elemin haddi hesabı yoktur.
Hatta bu konuda şöyle denilmiştir: "Şüphesiz ki ölüm kılıçla vurmaktan, testereyle biçmekten, makasla kesmekten daha şiddetlidir."(3) Çünkü kılıçla bedenin bir bölümünün koparılması, ancak ruhun o bölgeyle olan alâkası kadar acı verir. O hâlde, doğrudan bütün ruhun tattığı acıyla nasıl kıyaslanabilir?
Dövülen bir kimse kalbinde ve dilinde bir miktar güç kaldığı için çevresinden bağırarak yardım diler. Ama çektiği elemin şiddetine rağmen ölen kimsenin sesi soluğu kesilir. Çünkü acı öylesine şiddetlidir ve kalbini öylesine dağlamıştır ki yardım bile isteyemez. Vücudunun hiçbir yerinde tâkat kalmaz.
O anda insanın aklı dağılır, karışır. Dili tutulmuştur, konuşamaz. Organları zaaf içindedir, kımıldayamaz. İnleyerek, bağırarak ve imdat dileyerek biraz olsun rahatlamayı ister, ancak buna dahi gücü yetmez. Birazcık gücü kalmışsa eğer, tam ruhunu teslim ederken boğazından ve göğsünden hırıltılar duyulur. Rengi değişir. Yaratılışının temeli olan toprağın rengi gibi soluklaşır. Can bütün damarlarından çekilir. İçine ve dışına, özetle her tarafına büyük bir acı ve elem yayılır
Sonra aşamalı olarak her bir uzuv ölür. Önce ayakları, sonra dizleri ve sırasıyla diğer uzuvları soğur. Her bir uzvun birbiri ardına sekerâtı ve tattığı elemi vardır. Aynı hâl ta boğaza kadar devam eder. İşte bu anda nazarı dünyadan ve kendi ehlinden kesilir. Artık ona tevbe kapıları kapanır.
İBRAHİM VE MUSA’NIN RUHLARINI
TESLİM ANINDA YAŞANANLAR
Bir rivayete göre Hz. Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle dua ederdi: "Ey Allah’ım! Şüphesiz ki sen ruhu damarlardan, iliklerden ve parmaklardan çekip alırsın. Ey Allahım! Ölüme karşı bana yardım et ve bana ölümü kolaylaştır."(4)
Hz. Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem, ölüm ve onun şiddeti hakkında soru yöneltenlere şöyle cevap verir: "Ölümün en hafifi, yün içerisindeki diken gibidir. Bu diken hiç yünsüz çıkarılır mı?"(5)
Mekhûl’ün Hz. Nebi’den SallAllahu Aleyhi ve Sellem rivayet ettiğine göre şöyle buyrulur: "Şayet ölen kimsenin saçlarından bir tek tel gök ve yer ehlinin üzerine konulsaydı Allahu Teâlâ’nın izniyle hepsi ölürlerdi. Çünkü ölünün bir tek saçında dahi ölüm vardır. İçinde ölüm olan her şey mutlaka ölür."(6)
Rivayet edildiğine göre İbrahim Aleyhisselâm vefat ettiğinde Allahu Teâlâ ona şöyle buyurdu: "Ey Halîlim, ölümü nasıl buldun?" İbrahim Aleyhisselâm; "Islak yünün içerisine sokulup çıkarılan demirden çatal gibiydi." dedi. Bunun üzerine Cenâb–ı Allah ona buyurdu ki: "Şüphesiz biz onu senin için kolaylaştırdık."
Bir başka rivayete göre Musa Aleyhisselâm ruhunu Allah’a teslim ettiğinde, Allahu Teâla kendisine şöyle seslendi: "Ey Musa ölümü nasıl buldun?" Hz. Musâ Aleyhisselâm şöyle cevap verdi: "Kendimi kızgın saç üzerinde kavrulan serçe gibi hissettim; Ölmüyor ki rahata kavuşsun, kurtulmuyor ki uçup gitsin." Bir başka rivayete göre ise şu cevabı verdi: "Kasabın eliyle diri diri yüzülen koyun gibi hissettim."(7)
Tweet