Gönül almak

Dünya hayatında en değerli şeylerden birisi insanların gönüllerini kazanmaktır. Daralan sıkıntı içinde olan bir insanın imdadına yetişmekten daha güzel ne olabilir ki?!..

Dertlilere derman çaresizlere çare olmak ne büyük bir iştir! Maalesef bugün ‘gönül kazanma’ işini biraz aksatıyoruz. Dünya işlerine o kadar dalmışız ki büyüklerimizin üzerine titrediği gönlü kazanmak ve hoş tutmak bir yana kolayca kırar hâle gelmişiz. Gönül almak çok zor; ama kırmak ise kolaydır ve gönlün tamiri oldukça güçtür. Gönül bir defa kırılmaya görsün üzerinde çatlaklar oluşur her ne kadar düzeltmeye çalışsak da.

“Kopunca bir teli bağlansa da düğümlü kalır
Dokunma gönlüme şart-ı mahabbet öyle değil.”
Muhyiddin Raif

Gönül almak inancımızın bir gereğidir. Gelip geçici olan dünya hayatında fânîyi bâki kılmanın yolu iyi ve güzel işler yapmaktan geçiyor. Atalarımız bu hususu gâyet iyi anlamış; insan gibi yaşamanın hak ve hakikatin yolunun gönülden geçtiğini görmüş bu heyecanı tâ içlerinde yaşamış nerede bir kırık gönül varsa tamire koşmuş Allah’a (cc) ve Peygamber’e (sas) saygısızlık olur korkusuyla gönülleri kırmaktan incitmekten sakınmıştır.

“Gönül Çalab’ın tahtı
Çalap gönüle baktı.
İki cihan bedbahtı
Kim gönül yıkar ise.”
Yunus Emre

Ecdadımızın bu davranışı bizler için önemli birer mirastır. Bizler bu mirasa sahip çıkmalıyız. Gönüllerimizde inkişaf ettirmemiz gereken sevgi hazinesini herkese dağıtmalıyız.

“Hor görme derviş fakiri hor deyip kılma nazar
Kalbinin köşesinde rahmet-i Rahman gezer.”
Lâedrî

“Dest-i Kudretle yapılmış sun’-ı Mevlâdır gönül
Secdegâh-ı Kibriyâdır yıkma kalbin kimsenin.”


EVET KIMSENIN KALBINI GÖNLÜNÜ KIRMAYIN

TAMIRI COK ZORDUR :VESSELAM: