Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Beş Bilinmeyen (Mugayyebat-i Hamse)

  1. #1
    Status : AchilleS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Mart.2007
    Mesajlar: 565
    Konular: 454
    Aldığı Beğeniler: 3

    Standart Beş Bilinmeyen (Mugayyebat-i Hamse)




    "Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır." (1)



    Hâris b. Ömer Resullulah (s.a.v.) hazretlerine gelir ve şu suali sorar:
    - Ya Muhammed! Kıyametin kopması ne zaman? Beldelerimiz kuraklıktan sıkıldı, bolluk ne zaman? Karımı gebe bıraktım, ne doğuracak? Bugün kazandığımı biliyorum, yarın ne kazanacağım? Nerede doğduğumu biliyorum, fakat nerede öleceğim?" (3)


    Bu soru üzerine yukarıdaki ayet-i kerime iner. Âyet, sorulan bir sorunun cevabıdır, aynı zamanda önceki âyetlere göre de gizli bir sorunun cevabıdır. Rûm,/55 suresinde buyurulduğu gibi burada da "Bir günden korkun ki, baba çocuğuna hiçbir fayda veremez." buyurulması üzerine şüphesiz ki o gün, o saat ne zaman? diye bir soru hatıra gelebileceğinden bununla, ona cevap verilmiş oluyor.


    * O saat ne zaman? denilirse Şüphesiz Allah ki, kıyamet saatinin bilgisi ancak O'nun yanındadır.
    * Ve yağmuru o indirir. O halde ne zaman, nereye, ne kadar ve ne şekilde yağdıracağını da tam olarak o bilir. O halde öldükten sonra dirilmenin ne zaman olacağını da ancak O bilir.
    * Bütün rahimlerdekini de O bilir. Erkek mi, dişi mi? beyaz mı, kırmızı mı? tam mı, eksik mi? Her birinin özellikleri nedir? Bütün rahimlerdekinin tafsilâtını O bilir. Dolayısıyla kabirlerdekinin de tafsilâtını O bilir. O yaratan, diriltir.
    * Ve hiçbir kimse yarın ne kazanacağını kestiremez. Yani ileride başına ne geleceğini, eline ne geçeceğini, iyilik mi kötülük mü kazanacağını kendi gayretiyle bilemez.
    * Yine hiçbir kimse; gerek iyi, gerek kötü kim olursa olsun hangi yerde öleceğini kestiremez. Küçük kıyameti bilemez, büyük kıyameti nerede bilecek? Fakat Allah'a gelince Şüphe yok ki Allah, her şeyi bilir, her şeyden haberdardır. Olmuşu, olacağı, görüleni, görülmeyeni, açığı, gizliyi hepsini bilir, hepsinden haberdardır. (2)


    Allah Teâlâ'nın, bazı ileri gelen kullarına, hatta bu beşten bazı gayıb şeyleri bildirmesine ters olmaz. Çünkü o sınırlı parçalardandır.


    Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur ki:


    "Allah Teâlâ rahime bir melek görevlendirmiştir. Ya Rab! Bir damla su, ya Rab! Yapışkan bir parça, ya Rab! Bir çiğnem et der. Allah Teâlâ da yaratma işini yerine getirmeyi dilediği zaman erkek mi, dişi mi, azgın mı, itaatkâr mı? Rızkı ne, eceli ne? söyler, anası karnında bunlar yazılır. O zaman onu, o melek ve Allah Teâlâ'nın kullarından dilediği kimseler de bilir." (4)


    Demek ki bazılarının bu şekilde bile bilmesi onları bilmenin Allah'a mahsus olduğuna aykırı değildir. Çünkü Allah'a mahsus olan ilim, gaybda iken her birinin durumlarına geniş ve teferruatlı bir şekilde vakıf olan tam ve mükemmel ilimdir. Meleklerin ve bazı ileri gelen kimselerin bilebileceği ilim ise, az çok delili ortaya çıkmış bir şekildeki eksik ilimdir. Aynı şekilde bulut, rüzgar, barometre gibi bazı işaretlerden yağmura, ceninin bazı konum ve hareketlerinden erkek veya dişi olduğuna intikal etmek şeklinde meydana gelen ve zanna dayanan şeylerle delil getirmek de buna ters değildir. Çünkü zan, ilim değildir. İlim, şüphesiz olandır. (2)


    Gaybı bilmek ile gayb hakkında bir zanda ve tahminde bulunmak arasında fark vardır. Bir kimse tahminen bir şey söyleyebilir, bu gaybı bilmek manasına gelmez. Zira zannın mertebesi ne olursa olsun hiçbir vakitte ilim mertebesini bulamaz. Çünkü kesinlil ifade etmez. (5)
    Kıyametin ne zaman kopacağı hakkında ileri sürülen tahminler ve teoriler bir kesinlik ifade etmez. İfade edilenler, hep mevcut şartlara göredir. Tahminlerde ilahi takdir nazara alınmadığı için her şey tabiat kanunları doğrultusunda değerlendirmeye alınır. Güneşten, ısıdan, meteorlardan, çevresel kirlemelrden, nükleer patlamalardan bahsederler, şu kadar milyon sene şu kadar milyar sene kıyamet kopacak derler, tabiki bu eldeki verilerin değerlendirmesidir, sadece ve sadece tahmindir. O halde, Allah istediği zaman kıyameti koparır, ne zaman koparacağını da ancak ve ancak O bilir.


    Yağmurun ne zaman yağacağı konusu âyet-i kerimede açık bir şekilde bilinemeyeceği şekilde ifade edilmiyorsa da en büyük tefsir olan hadis-i şerifte: (6)
    "Allah'tan başka hiçbir kimse de yağmurun ne zaman geleceğini bilemez" buyuruluyor. Bütün tefsir sahipleride ayet-i kerimeyi bu hadis doğrultusunda tefsir etmişler, yağmurun ne zaman yağacağı hususunun gaybi olduğunu kayıt altına almışlardır. Hükmün gerçek manasını bilmeyenler, itiraz ederek bunun aletlerle ve hava tahminleri ile bilinmmesinin mümkün olduğunu söylemişlerdir.


    Cenab- ı Hak hikmetinden sual olunmaz, yağmurun ne zaman yağacağını, güneşin ne zaman doğacağı gibi bir kaideye bağlamamıştır. Yağmur için görülen belirtiler, bütün sebepler bir araya geldiği, bulutlar indiği, havanın karardığı halde, ha şimdi yağdı yağacak, ortalığı sel getirecek denildiği halde, sahibi bakarsınız bir yerden bir rüzgar çıkarmıştır da ne bir bulut kalmıştır, ne de bir eser.


    Meterolojiler yağmur yağmadan önce ortaya çıkan bu belirtileri teknolojinin en son imkanlarıyla değerlendiriyor, ama ancak tahmin ediyorlar, ne zaman nereye, ne kadar yağacağını söylemek sadece bir tahmin oluyor.


    Ana rahmindeki çocuğun durumu hakkındaki ayet-i kerime çocuğun erkek veya kız olmasının bilinmemezliğinden değil, ileride iyi veya kötü olacağının Allah'tan başka kimse tarafından bilinemeyeceğinden bahsetmektedir. Röntgen ışınıyla çocuğun kız veya erkek oluşunun bilinmesi ayet-i kerimeye ters düşmemektedir. Kur'an-ı Kerim çocuğun özel kabiliyetlerinin geleceğinin , huyunun, davranışalarının ne olacağına dikkati çekmektedir. Bunları Allah'tan başka hiç kimse bilemez.


    Yarın ne kazanacağını bilmek, hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Gelecekte ne yapacağını bilemez. Onun için bir şey yapmaya karar verme sırasında şu ayet-i kerimenin ikazını unutmamamak lazım.



  2. #2
    OgZ
    Status : OgZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Şubat.2007
    Nereden : aq yha
    Mesajlar: 475
    Konular: 119
    Aldığı Beğeniler: 0

    Standart

    saolasın


  3. #3
    Status : EmRe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Şubat.2007
    Mesajlar: 2.573
    Konular: 29
    Aldığı Beğeniler: 1

    Standart

    tşkler


Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  





Takip Et
Sitemizde telif hakkı içeren mp3, film, video vb paylaşılması yasaktır. Eğer telif hakkı ihlaline neden olan bir konu olduğunu düşünüyorsanız BURAYA tıklayarak ilgili konuyu linkiyle birlikte göndererek yöneticiye şikayetinizi dile getirebilirsiniz. En kısa sürede ilgilenilecek ve ilgili konu kaldırılacaktır.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307