Bir insan başka bir insana, bir toplum diğer bir topluma neden özenir ? Yani özünü, manevi varlığını, derununu neden başkasına verir, kendi kalıbını terkedip başka kalıba girmeye çalışır ? Özenilen, benzemeye çalışılan toplum, millet, kişi; hayranlık uyandıran, cezbeden üstün meziyetlere sahip olmalı , itminana, dünya ahiret saadetine ulaştırmalı ki özenilmeye değsin. Aksi durum ağır bir hastalıktır. Özenen, özenileni taklit etmekle başlar kendini terketmeye. Önce görünür olan taklit edilir. Yollar onun geçtiği yollara, binalar onun oturduğu binalara benzetilir.Onun yediği yemekler yenir, onun baktığına bakılır, konuşulurken bile onun gırtlak yapısına uygun sesler çıkarılmaya çalışılır.

Batı'ya özeniyoruz. Halbuki orası, bütün imkanlarına rağmen küçük bir dünya ve kısa bir zamana sıkışmış olmanın, dünyadan öte bir kapı açamamış olmanın acısını yaşıyor. Ne kadar makyaj yaparsa yapsın, ne kadar maskeyi takarsa taksın, yüzündeki çirkinliği gizleyemiyor. Kendi içindeki sancıyı, kendi dışında olana bakışındaki kini saklayamıyor.