Sevgili okuyucular, Allah’ın fizik vücuda verdiği emre gelin beraberce bakalım. Yasin Suresi 60, 61. âyet-i kerimeleri:

“Elem a’had ileyküm yâ beniy âdeme en lâ ta’büdüşşeytân, innehü leküm adüvvün mübiynün ve eni’büdûniy, hâzâ sırâtun müstekıym.”

Ey Âdemoğullar! Ben sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı, muhakkak ki o (şeytan) size apaçık bir düşmandır. Ve Ben sizden bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı) bu da Sırat-ı Müstakiym (üzerinde bulunmak)tır.


Şeytana kul olmaktan kurtulacaksınız, Bana kul olacaksınız diye sizden ahd almadım mı? diyor Allahû Tealâ. Sevgili okuyucular, öyleyse Allah’a nefsimiz yemin verdi, ruhumuz misak verdi, fizik vücudumuz ahd verdi. Nefsinizin Allah’a verdiği yeminden bahsetmişiz. Müdessir Suresinin 38, 39 ve 40. âyetleri:

“Küllü nefsin bimâ kesebet rehiynetün illâ ashâbel yemiyn fiy cennât.” Müddessir-38, 39, 40
Bütün nefsler iktisap ettikleri dereceler itibariyle rehinedirler. Yemin sahipleri (yeminlerini yerine getiren nefsler) hariç. Onlar cennette olacaklar
.

Kim Allah’a verdiği nefsini tezkiye yeminini yerine getirirse onlar cennette olacaklardır. Bunun nefs tezkiyesi olduğunu nereden biliyoruz? Şems Suresinin 9. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ diyor ki:

“Kad efleha men zekkâhâ.”

Andolsun ki nefsini tezkiye eden felâha erer (cennete girer).


Müdessir 38, 39, 40’da da Allahû Tealâ nefsini tezkiye edenlerin (nefsin yeminini yerine getirenlerin) cennete gireceğini söylüyor.
Öyleyse Allahû Tealâ’nın ezelde bizden aldığı yeminler var. Fizik vücudumuz ahd vermiş, şeytana kul olmaktan kurtulacak Allah’a kul olacak. (Yasin 60-61)
Ruhumuz misak vermiş. Rad-21:

Velleziyne: ve onlar

yasılûne: vasıl ederler, ulaştırırlar
mâ: şeyi

emerallahü bihî en yûsale: ve onlar Allah’ın (O’na) Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi, (ruhlarını).

“Elleziyne yûfûne bi’ahdillâhi ve lâ yenkudûnelmisâak.” Rad-20

Onlar Allah ile ahdlerini (nefislerinin yeminini, ruhlarının misakini ve vechlerinin ahdini) ifa ederler (yerine getirirler). Ve misaklerini (ruhlarının Allah’a ezelde verdiği ölümden evvel Allah’a ulaşma yeminini) bozmazlar
,

diyor Allahû Tealâ.
Sevgili okuyucular, üç tane yemin, ruhunuzun misaki, fizik vücudunuzun ahdi ve nefsinizin yemini. Nefsimizin yemini, yemin olarak geçiyor. Ruhumuzun misaki, gene bir yemin ama misak olarak geçiyor. Fizik vücudumuzun ahdi, o da bir yemin ama ahd olarak geçiyor. İşte bunların üçünün de yerine getirilme noktası 21. basamaktır. Nefs %50’den fazla Allah’ın nurlarıyla donatılmıştır. Başlangıçta şeytan o kişinin nefsinin %100’üne tesir etmek imkânının sahibiyken bu noktada bu tesir %49 a düşmüştür. Şeytan nefsin kalbindeki hakimiyetini %51 oranında kaybetmiştir, azınlığa düşmüştür. Artık çoğunluk onda değildir. Nefsin kontrolü artık şeytanın elinde değildir, çoğunluk Allah’ın eline geçmiştir. Şeytanın hakimiyet alanı %100’den, yarıdan daha aşağı inerek %49’a düşmüştür. Bu sebepten o kişi şeytana kul olmaktan kurtulmuştur. Allah’a kul olmanın başlangıç noktasını aşmıştır, yarıyı geçmiştir. Bu sebeple fizik vücudun Allah’a verdiği şeytana kul olmaktan kurtulup Allah’a kul olma işlemi yarıyı geçmiş ve şeytana kul olmaktan fizik vücut kurtulmuştur. Allah’a kul olabilmiş midir? Hayır, olamamıştır daha ama şeytana kul olmaktan kurtulduğu kesin. Çünkü şeytanın hakimiyeti %49’a düşmüştür. Öyleyse sevgili okuyucular, bu nokta ruhunuzun Allah’a ulaştığı noktadır. Bu nokta nefsinizin %50’den fazlasının tezkiye olduğu (temizlendiği) nefsin karanlıklarının (afetlerinin) ruhun hasletleriyle değiştirildiği noktadır. (%51’i nefsin kalbinin ruhun hasletlerine artık paralel çalıştığı noktadır) Kişi de bu noktada Allah’ın cennetini kazanmıştır.