Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Türk Halk Dansları

  1. #1
    Status : Frank Woods isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Mayıs.2011
    Mesajlar: 13.783
    Konular: 3.105
    Aldığı Beğeniler: 845

    Standart Türk Halk Dansları





    Halk danslarının ortaya çıkış koşullarını ve günümüz toplumundaki yerini kısaca
    belirledikten sonra, bu dansların yansıttıkları zengin kültür öğelerine, sunuşlarına,
    bölgelerine, belirli ortak özelliklerine... göre bölümlenmesinden söz edebiliriz.

    Halk danslarının kümelendirilmesinde bir yol olarak bölgesel dağılış ele alınabilir.
    Çünkü Anadolu'da kimi dans dalları bölgelere de adını vermektedir. Örneğin Ege, Batı
    Anadolu Zeybek Bölgesi; Orta ve Güney Anadolu Halay Bölgesi; Doğu Karadeniz Horon
    Bölgesi; Doğu Anadolu Bar Bölgesi; Trakya Hora Bölgesi adını almaktadır.

    Ancak bu tür kümelendirmeyi kesin çizgilerle belirlemenin güçlüğü vardır. Öncelikle
    dansların bölgeler arasındaki geçişleri göz ardı edilemez. Sözgelişi halay ele alındığında
    Orta Anadolu'nun dışında Doğu' da, Kuzey' de ya da başka bölgelerde de rastlamak olanağı
    vardır .Dansların değişik nedenlerle bir bölgeden ötekine geçişleri sonucu bir dansı salt bir
    bölgeye özgü saymamız da olanaksızlaşır.


    Bu koşula bağlı kalarak halk danslarının bölgesel tür özelliğine göre dağılımını kümelendirebiliriz:



    ZEYBEK : Aydın, İzmir , Muğla, Denizli, Bilecik, Eskişehir , Kütahya,
    Çanakkale, Kastamonu, Uşak, Manisa, Balıkesir , Burdur ...

    HALAY : Bitlis, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Kahramanmaraş,
    Gaziantep, Erzurum, Erzincan, Sivas, Mardin, Muş, Yozgat,
    Çorum, Adana, Ankara, Siirt, Hatay, Tokat, Şanlıurfa...

    HORON : Trabzon, Samsun, Artvin, Ordu, Rize...

    BAR : Erzurum, Kars, Ağrı, Artvin, Gümüşhane, Bayburt, Erzincan...

    HORA : Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale...

    KARŞILAMA : Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, İzmit, Adapazarı, Çanakkale,
    Bursa, Bilecik...

    KAŞIK : Eskişehir , Afyon, Kütahya, Bilecik, Kırşehir , Konya, Mersin,
    Antalya, Bolu, Bursa...

    BENGİ : Balıkesir, Manisa, Bursa, Çanakkale...

    Halk danslarının kümelendirilmesinde izlenebilecek bir yol da konularına göre
    ayırımlamadır.

    Bu kümelendirme değişik biçimlerde yapılabilir: Örneğin bir ayırım dansçıların sayı ve
    cinsiyetine göre yapılandır: Tek kişilik kadın dansları Estireyim mi (Bolu), Yoğurt
    (Eskişehir)...; Tek kişilik erkek dansları Zeybek (Aydın), Misket (Ankara)...; İki kişilik kadın
    dansları Ördek (Bolu), Mandalar (Kırklareli)...; İki kişilik erkek dansları Hançer Barı
    (Erzurum), Kırka Zeybeği (Eskişehir)...; toplu kadın dansları Güvercin (Erzurum),
    Çömüdüm (Kütahya)...; Toplu erkek dansları Coşkun Çoruh (Artvin), Koçaklama (Ağrı)...;
    Kadın-erkek karışık danslar Delilo (Elazığ), Dokuzlu (Gaziantep)...

    Bir başka ayırım da dansın eşliğinin türkülü Bağ Belleme (Afyon), Çalgılı Bengi (Balıkesir)
    ya da suskun Kılıç Kalkan (Bursa) oluşuna dayanmaktadır.

    Bir başka ayrımlama biçimi de dans adlarının anlamlarından kaynaklanır: Yer adı taşıyan
    danslar Sivas Halayı (Sivas), Tavas Zeybeği (Denizli)...; renk adı belirten danslar Sarı
    Zeybek (Antalya), Yeşilim (Konya)...; sayı adı taşıyan danslar Beş Ayak (Malatya), On dört
    (Artvin)...; iş, meslek adı belirtilen danslar Kasap (Edime), Yağcılar (İzmir), Ormancı
    (Kastamonu)...



    Dansların bu değişik ayırımlamalarının ardından konulan bakımından en sağlıklı
    kümelendirmeye gelebiliriz:

    Anadolu halk danslarının büyük bir bölümü taklitli, dramatik yapılı danslardır. Bu nitelikli
    danslar doğa olaylarını, günlük yaşamı, kadın erkek ilişkilerini, vuruşmaları, hayvanları
    taklide dayanır.

    Örneğin hayvan yansımalı danslardan Tavuk Ban (Erzurum) tavuğun hareketlerini; Ceylani
    (Kars) ceylanın yürüyüşünü; Serçe Oyunu (Gaziantep), serçe sıçramalarını taklit eder. Aynı
    biçimde Horoz Oyunu (Yozgat), Kurt Kuzu (Diyarbakır), Ördek (Bolu), Keklik (İçel), Ayı
    Oyunu (Bitlis), Kartal Oyunu (Bingöl) da hayvan taklitlerini konu edinir.

    İş ve günlük yaşamı taklit eden danslardan Tesi (Artvin) yün eğirmeyi;

    Köy Halayı (Sivas) günlük yaşamın değişik görüntülerini; Türkmen Kızı (İçel) hamur
    yoğurma, ekmek yapma, yün eğirme hareketlerini taklit eder. Madımak (Sivas), Yayılı
    Halayı (Yozgat), Kirman (Kayseri), İş Halay'ı (Sivas)... aynı küme içinde
    değerlendirilebilecek danslardır.

    Kadın-erkek ilişkilerinin hareketlerle taklidine dayanan danslardan Sarı Zeybek (Sivas) ve
    Bıçak (Elazığ) erkeğin kadına dil dökmesine ve sonunda beraberliklerini anlatır. Aynı
    kümede Tekerleme, Kıskanç (Kars), Hürünü (Çorum), Sürdüm (Ankara), Sudan Geçirme
    (Kütahya) dansları da sayılabilir.

    Çarpışma ya da savaşı konu alan danslar arasında Hançer Barı (Erzurum), Bıçak Horonu
    (Trabzon) saldırma, vuruşma ve savunma taklitlerine dayanır. Çandırlı Tüfek Oyunu
    (Giresun) dansçıların tüfeklerle belli bir noktaya ateş etme hareketlerine dayanır. Kılıç ve
    Kalkan Oyunu (Bursa) dansçıların kılıç ve kalkan seslerine uyarak çarpışmalarını anlatır.
    Ayrıca yine bu küme içinde fakat silahsız çarpışmayı anlatan taklitli danslar da vardır.
    Örneğin Sin Sin (Adıyaman), Çepik (Bingöl, Diyarbakır), Harkuşta (Bitlis)...

    Doğa olaylarını konu edinen danslardan Uzundere (Kars) ve Coşkun Çoruh (Artvin) ırmağın
    akışını, coşkunluğunu canlandıran hareketleri taklitle anlatırken, Kavak (Erzurum) dansında
    da kavak ağacının rüzgarla hareketi canlandırılmaktadır. Doğa olgularını canlandıran
    danslar arasında Burçak Tarlası (Yozgat), Yayla Yolları (İçel), Yağmur Duası (Diyarbakır)
    Yağmur Yağar (Nevşehir), Sis Dağı (Giresun)... sayılabilir. BAR HALK DANSLARI

    Yapı ve düzenlemeleri ile grup olarak ve acık havada oynanmaktadır.Birbirini izleyerek
    yanyana oynanır.Diğer bir anlamda geleneksel yanyana oynannan halk dansıdır. Genel
    olarak Doğu Anadolunun bir bölümüne yayılmıstır (Erzurum, Bayburt, Agrı, Kars, Artvin ve
    Erzincan illeri).Karekteristik düzenlemesi yanyana, el ele, omuz omuza ve kol kola
    oynanır.Kadın ve erkek Barları birbirinden farklıdır. Bar halk dansının ana enstrumanları
    davul, zurna,kavaldır. Daha sonra klarnet kadın barlarına ilave edilmisdir. Sol nota ölcüleri
    5/8 lik ve 9/8 likdir. Bazen 6/8lik ve 12/8 lik de kullanılır. Aksak 9/8 lik ölcü ise aynı
    zamanda Türk halk danslarının önemli karekteristik ölcüsüdür.Bu dansda Türk halk muziği
    tamamıyla farklı yapılanmıstır.


    HALAY HALK DANSLARI

    Bu halk dansı doğu,güneydoğu ve orta Anadolu da geniş alanda sergilenmektedir ve cok
    hareketli bir dansdır.Bu özelligi ile music ve figurlerin bir bölgeden diğerine değisik biçimler
    ile uygulandığı anlaşılmaktadır.Halay dansı bir yada iki hatta üc bölüm olabilir.Bir yanda
    zengin figür yapısı ve diğer bir yanda ise muzik yapısındaki sadeliği, halkın yaratıcılığının ve
    özgünlüğünün sembolüdür. Halayın ritmik ögeleri çok zengindir. Coğu davul, zurna
    karışımıdır. Aynı zamanda kaval, sipsi,cığırtma yada bağlama ve halk sarkıları ile
    söylenmekte ve çalınmaktadır. Halay halk dansının muziklerinde Türk halk muziklerinin
    bütün ölçülerini duyarsınız.


    HORONLAR

    Horon yada dönerek yapılan dans,Karadeniz kıyılarının ve iç bölgelerinin tipik dansıdır ve
    tamamen farklı yapıdadır.Bahsettiğimiz gibi bölge halkı, cografik ve iklimsel yapısı
    Karadeniz�in karekteristik bir örneğidir. Horon diğer bölgelerdeki halk danslarından tempo,
    ritim, düzenleme ve ölçü olarak farklıdır.Horon genellikle grup olarak oynanır ve
    karekteristik ölçüsü 7/16 dir.Müzikleri çok hızlıdır ve her enstrümanla çalmak çok zordur.
    Davul ve zurna ila çalınabilir.Horon müzikleri asil adı Cura olan küçük zurna ile çalınır.İlave
    olarak bölgenin iç kısımlarında üflemeli enstrüman olarak Tulum, Mey ve Cura
    kullanılır.Diğer kullanılan ölçü ise 2/4,5/8 ve 9/16 dır.


    ZEYBEKLER

    Zeybek halk dansları genel olarak Batı Anadoluya dağılmıştır.Zeybek kelimesi asker ve
    geçmiş dönemde yaşamış sivil halk için kullanılmıştır. Fakat sonra folklorik karaktere
    dönüşmüştür ve şimdi halk oyunu ve halk müziği ismi olarak kullanılmaktadır. Zeybek
    müzik şekli ve zengin dansları ile Anadoluya en geniş alanda dağılmış olarak kabul
    edilmektedir.Zeybek tek kişi ile , iki kisi ile ya da grup olarak oynanmaktadır ve Orta
    Anadoluda zeybek ismi örneğin Seymen olarak adlandırılır. Zeybek dansının genel ölçüleri
    9/8 formlanmıştır ve çeşitli tempoları vardır.Örneğin çok yavaş, yavaş, hızlı ve çok
    hızlıdır.Çok yavaş zeybek dansının ölçüsü 9/2, yavaş zeybek dansının ölçüsü 9/4 ve bazıları
    9/8 likdır.Çok hızlı zeybek dansı misal olarak alınırsa Burdur - Fethiye Bölgesinin keçi dansı
    bu karekterde dans olarak kabul edilir.Geleneksel ölçüsü 9/16 dir. Zeybek bölgesinin diğer
    tipik bir dansı ise Bengi dir.Zeybekden çok farklı oynanır ve farklı müzik
    özelliğindedir.Benginin karekteristik ölçüsü 9/8 likdir. Görüldüğü gibi Zeybek tipik halk
    dansları Batı Anadolu�nun her tarafını kuşatmıştır.Genelde herbiri bir diğerinin benzeridir
    fakat hep farklı ölçüler , ritmik özelliklerinde ve figür karekterlerinde.Sol notası ölçüleri
    9/4,9/8 ve 9/16 diğer ölçüleri özellikle 2/4 ve 4/4 aynı zamanda kullanılmaktadır. Özellikle
    yavaş zeybekde geleneksel enstrüman davul ve zurna birleşimidir.İki davul ve iki zurna
    bileşimi gelenektir.Bir zurnanın görevi eşlik etmektir (akompaniman) diğer anlamda
    melodiye ikinci sabit tonda eşlik etmektedir.Davul ve zurnadan başka diğer enstrümanlar
    ise bağlama, saz gibi yaylı çalgılardır.Bunlar hızlı zeybek için kullanılmaktadır.Özellikle Teke
    (keçi) dansı bölgesinin geleneksel enstrümani sazıdır.



    Yukarıda bahsedilen ana danslardan karekteristik olarak farklı halk danslarımızda vardır.

    A) Karşılama, (bir çesit düğün müziği) birbirinden farkli figürler ile yüz yüze karşılıklı
    hızlı olarak oynanmaktadır ve Hora tipi halk oyunları ile aynı müzik ve ritim yapısındadır.
    Karşılama dansları her bölgede farklı kültürel yapı sembolü taşımaktadır ve her bölgenin
    farklı kültürel yapı sembolü farklıdır.Sol notası ölçüsü ise 9/8 likdir fakat bazı diğer
    ölçülerde kullanılmaktadır.Geleneksel enstrümani iki davul ve iki zurna birleşimidir.Bu
    birleşimin en çok görüldüğü bölge burasıdır.

    B) Tahta kaşık ile oynanan Halk Dansları,bu danslar genelde en fazla Akdeniz
    Bölgesinde görülmektedir.Kültürel ve oyun düzenlemeleri olarak müzik karekterlerinde ve
    ritmik yapıda çok farklılıklar göstermektedir. Müzikleri daima tahta kaşıklar ile
    çalınmaktadır ve karekteristik ölçüsü 2/4 yada 4/4 dür.Genel de kullanılan entstrümanlar
    ise saz,bağlama ve klarnetdir ve halk türküleri ile eşlik edilmektedir.

    C) Samahlar,Alevi topluluklar tarafından dini seromonilerde oynanır.Fakat zamanla
    halka gösteriler yapılmaya başlamıştır.Müzik yapısı çok özel ve zengin figür yapısı çok
    farklıdırSamahın müzik ölçüsü 5/8,7/8 ve9/8 geleneksel enstrümanları yoktur.Semah
    şarkıları söyleyerek (enstrümansız) oynanması yaygındır. Önemli semahlar üç bölümde
    isimlendirilmiştir ki bunlar

    - Ağırlama (eğlence ve toplantı)

    - Yeldirme

    - oğdurmadır.

    D)Azerbeycan Halk Dansları,Bu danslar Doğu ve Kuzey de oynanmaktadır.Doğu
    Anadolu da Azerbeycan Türkleri yaşamaktadır ve bunların mevki yerleri ve yapıları diğer
    bölgelerdekinden çok farklıdır.Aynı zamanda çok yumuşak ve sakın kadın dansları ve diğer
    yanda çok canlı ve dinamik erkek dansları vardır.Bu yüzden bu dansların hepsi birbirinden
    farklı yapıya ve karaktere sahipdir.Kadın bir kuğu gibi erkek dinamik ve cesur
    görünümündedir. Bu da bölgenin karakteristik yapısıdır. Eğer bu bölgeyi diğer bölgeler ile
    karşilaştırırsak Azerbeycan dansları çok zengin ve değerlidir ve müzikleri de aynı zamanda
    çok farklı karakterdedir. Sol anahtarı ölçüleri 6/8 ve 12/8 dir bazende 3/4 ölçüsü
    kullanılmaktadır. Karekteristik enstrümanı ise Garmon ya da sonra akerdiondur. Ritim
    enstrümani koltuk davulu yada geniş davuldur ana enstrümanidir.Özellikle erkek dansların
    da herşey erkek dinamizmine göre esas alınmıştır.



    Ülkemizde yukarıda bahsedilenlerden başka bir çok farklı dans ve müzik çeşitleri vardır.
    Biz burada ana başlıklı danslarımızdan bahsettik.


    Konu Frank Woods tarafından (15.Temmuz.2011 Saat 20:06 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Status : Frank Woods isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Mayıs.2011
    Mesajlar: 13.783
    Konular: 3.105
    Aldığı Beğeniler: 845

    Standart

    Halk Oyunlarinin Tarihçesi Halk Oyunlarının Doğuşu

    Türkler, birlikte yaşama önemli ölçüde değer veren, törelerine bağlı, yaratıcı insanlar olarak kabul edilir. Tarihte ilk Türk uygarlıklarından Samanların, Hunluların, Oğuzların günümüze uzanan belgelerinden, geleneklerine bağlı olarak yapılan törenlerinin en önemli bölümünü Halk Oyunlarının oluşturduğunu anlamaktayız. Ortan Asya'daki Atalarımızın oyunları ile ilgili ilginç belgelere rastlanmaktadır. Çinli bir şair hanım, Han Beyi'ne gelin gelmii ve memleketine gönderdiği mektupta Hunluların adetlerinden manzum alarak şu şekilde söz etmiştir. DAVULU HER GECE DURMAZ DÖVERLER TA GÜNEŞLER DOĞANA DEK DÖNERLER! Bu yazı sıra oyunlarının (M.Ö 2000) yıllarında ateş çevresinde davul eşliğinde oynandığınıve güneşin doğuşunu, batışını çevredeki doğal olayları öyküleyen halk oyunlarının sabahlara dek sürdürüldüğünü kanıtlayan bir belgedir.


    Anadolu'da yaşayan Türk uygarlıklarında ise Asya'dan getirdikleri geniş kültür birikimleri ile eski Anadolu uygarlıklarının kültür ürünlerinin özümlenmesini görmekteyiz. Bunun sonucu uygarlıkların beşiği Anadolu'da, Atalarımız, yaratıcı gücü, sanat anlayışı, beğeni ve becerilerinin de katkısıyla değer biçilmez halk oyunlarımızı oluşturmuşlardır. Anadolu'da yaşayanlar dil, din, tarih, yerleşim alanı ve ekonomik ilişkiler bakımından çeşitli kültürlere bağlıydılar. Türkler Orta Asya'dan getirdikleri Hititlerin, Frigya, İyon, Bizans kültür birikimleri üzerinde, Selçuklular ve Osmanlılarla sürdürerek geliştirdiler. Bu yücelme sonucunda ortaya çıkan değer biçilmez halk oyunlarımızı, gelenekler içinde törenlerimizde yaşatarak bütün çeşitleri ile günümüze kadar getirdiler. Halk oyunları toplum üyelerince kabul görerek insan davranışlarını öğrenilen ve kuşaktan kuşağa aktarılan kültür ürünü olarak yerini aldı.

    İlkel ve Gelişmiş Topluluklarda Halk Oyunlarının Yeri

    İlkel insanlarda hayat, düşüncelerle değil devinimlerle başlamıştır. Bu insanların teori ile pratiği birbirinden ayıramadığı ve zihinsel soyutlamanın hayatlarına yeterince girmediğini görmekteyiz. Zaten bu aşamada henüz teoriden bahsetmekte mümkün değildir. Ve yalnız ilkel tapınma törenleri söz konusudur. İlkel tapınma da henüz pratiktir ama emekten bilinçli olarak ayrılmış bir pratiktir. Bu törenlerde yapılan tapılan en önemli bölümü yansılama ( öykünme) danslarından oluşurdu. Böylece bugünkü öykünme bize atalarımızdan miras kalmış bir özelliktir diyebiliriz.

    İlk insanlar bir işi yapabilme yeteneğini geliştirmek için o işi yapmadan önce temsili olarak ortaya koyup taklit ederlerdi. Böylece nesnel bir işlevi yerine getirmek için öykünme (taklit) doğmus oluyordu. Atalarımız bazen doğayı evcilleştirmek, bazen avına bir üstünlük, bazen de totemin doğa üstü güçlerinden yararlanmayı törenlerinde amaçlıyor ve işlerinin bir çoğunluğunu danslarla yerine getiriyorlardı. İlkel toplumlarda dinsel törenler, bireyleri toplumla yaşamaya zorluyor ve koyduğu kurallarla ilişkilerin uyumlu ve dengeli yaşamın da daha az sorunlu olmasına yardımcı olunmasını sağlıyorlardı. Törenlerde oynanan oyun bir görevi üstlenip bu ödevi yerine getirmektir. İnanci, oynanan oyunun bireyleri bağlayıcı nitelikte ve belli amaçlara yönelik olduğu düşüncesini açıklamaktadır. Bu nedenle törenlerde yapılan danslar zamanla belli kural ve kalıplara bağlanarak yaşatılmış ve daha sonraki kuşaklara taşınmşıtır. İlkel insanlarda yaşamlarını sürdürmek için ihtiyaçlardan doğan bu danslar, deneyler sonucu gelişerek sanatın ilk halkalarını oluşturdu. İlkel insanı yaratmakta, gücünü artırmakta ve yaşayışını zenginleştirmede kendine gerçek bir yol buldu.

    Ava çıkmadan önce yapılan çılgın dans, topluluğun güven duygusunu gerçekten artırıyordu. Yüze sürülen savaş boyaları, atılan savaş çıglıkları savaşçıyı daha kararlı yapıyordu. Ayrıca düşmanı da ürkütebiliyordu.Ürkütücü doğa karşısındaki güçsüz yaratık (insan) gelişmesinde yaptığı dansların büyük etkisinden destek alıyordu.

    Eski Mısır Uygarlığından kalan bazı resimler, BENI HASAN mezarlarında bulunup, dansın temel figürlerini, hareket sıralarını göstermektedir. Tek, çift veya grup halinde yapılan dansların dramatik, lirik ve şekillerini, din kültür, taklit, ifade savaş temeline dayanan çeşitlerini resimlerden izlemek mümkün olmaktadır. Eski Mısırlılarda da bir çok uygarlıkta görüldüğü gibi, dans inanç gereği ibadet amacıyla yapılırdı.Tanrılar içi yapılan ayinlerde, hasat ve bereket için yapılan şenlik ve törenler, dansın değişmez gösterisiydi. Eski Mısırlılar cenaze törenlerinde dramatik danslar yaparlardı. Başka toplumlarda bu tür cenaze törenlerinde dansa ender rastlanır. Özellikle yüze maske takılarak yapılan bu dansa ölüm dansı denilirdi. Mısırlılar da ve diğer toplumlarda olduğu gibi dans yaparken müzik aleti çalar, özel giysiler giyer, tempo tutarak eşlik ederlerdi.

    Eski Yunan Uygarlığında, dansın önemli bir eğitim unsuru ve her yaşta yapılan bir uğraş olduğunu görmekteyiz. Büyük oyunların programlara alınması, yarışmalarda derece alanlara ödüller verilmesi, dansın kültür ve sanat değerleri yanında "Spor" çesitleri içinde yer aldığını göstermektedir. Ayrıca eski Yunanlıların vücut eğitiminde dansın önemli bir yeri vardır. Kişide iş verimini sağlayan, eğlence içinde ve müzik esliğinde yapılmasi halk danslarına olan ilgiyi önemli ölçüde arttırmıştır. O dönemin bilim adamlarının, bilge kişilerinin de iyi birer dansçı olduklarinı ve halk danslarına önem verdikleri konusunda önemli belgelere rastlanmaktadır. Eski Yunanlılar dans yaparken özel giysiler giyer, maskeler kullanıp, müzik eşliğinde şarkılarla dans ederlerdi. Böylece hayatlarının özünü ve yaşamlarının çeşitli yönlerini yansıtan hareketlerin anlamını pekiştirip, zenginleştirmişlerdir. Yunanlıların dansları da genellikle insan ilişkilerini ve iç dünyalarını dogmaca (dogal) anlatan hareketlerden oluşur. Yunanlıların "Eleusis" ayinlerinde, bireyi kendinden geçiren, tanrısallığa ulastıran danslar yapılmıştır. Bu danslar bireylerde, boşalım, arınma ve doyum sağlama amacını gerçekleştiriyordu.

    İlkel ve Gelişmiş Toplumlarda Dans Kavramı

    İlkel toplumlar da raksın anlamı o kadar önemlidir ki, her hareketi başka başka olayların temsili sayılmaktadır. Örneğin; bugün bile, Amerika yerlileri Afrika da çıplak gezen vahşi kabilelerin oyunlarında mana hakimdir. Ava çıkmadan önce toplu olarak yapılan çılgın danslar güven duygusunu arttırır, yüze sürülen savaş boyaları savaşçıları daha kararlı yapar ve düşmanı ürkütüp korkutur diye düşünülmektedir. Bütün bunlar tehlikeli ve ürkütücü doğa karşısında ki güçsüz yaratık insanın gelişmesinde büyüden büyük destek beklediğini açıklamaktadır. İlkel toplumların yaşamlarını sürdürebilmeleri için ihtiyaçtan doğan bu danslar, deneyler sonucu gelişerek sanatın ilk halkalarını oluşturmuştur.

    İlkel toplumlar törenlerde oynadıkları tüm oyunları görev olarak üstlenip, bir görevi yerine getirdiklerine inanırlardı. Bu amaçla törenlerde yapıla gelen danslar zamanla belli kural ve kalıplara bağlanarak daha sonraki kuşaklara aktarılırdı. Vahşi ( ilkel )'lerin manidar rakslarına karşın gelişmiş toplumlarda mana kaybolup, hareket hakim olmuştur. Medeni raks şekil ve görünüm olarak çok gelişmiş olsa da , yaşantımızdakı olaylarda görülme sıklığı, manidarlığı ve önemini kaybetmiştir. Özellikle danslardaki mana yerini sanatsal hareketlere bırakmıştır. Çünkü insanların en önemli işi raks değildir.

    Günümüzde, Halkbilimin içinde doğan ve onun içinde gelişen halk oyunlarımızın, tüm bilgi edinme kaynaklarından etkilendiği ve bu çabalardaki ortak payda olan bilgilenme sonucunda, kontrollü değişkenlerin değil, toplumun ihtiyacı olan yönelmelere yardımcı olunması sentezlerine ulaşıldığı gözlenmektedir. Bundan anlaşılacağı gibi, "Oyun kültürün doğuşunda başlıca etkendir." O halde kültürün kapsamı için de yer alan sanatın da kökeninin "oyun" olduğunu ve sanatın doğuşunda önemli bir rolünün bulunduğunu söylemek mümkündür.

    Türk Halk Kültüründe Halk Oyunlarının Yeri

    Ülkemizde halk oyunlarının çalışmalarda, eğitimde, kültürde ve diğer alanlarda değerlendirilmesi ancak bu yüzyılda önem kazanmıştır. "Oyun, kültürün doğuşunda başlıca etkendir." Buna göre kültürün kapsamı içinde yer alan sanatın da kökeninin "oyun" olduğunu ve sanatın doğuşunda önemli bir rolünün bulundugunu söylemek mümkündür. Tarihte ilk Türk uygarlıklarından; Samanların, Hunların, Oğuzların geleneklerine bağlı olarak yaptıkları törenlerin önemli bir bölümünü halk oyunlarını oluşturduğunu, bugüne kadar gelebilen belgelerden anlıyoruz.

    Anadolu'da yaşayan Türk uygarlıklarında ise, Asya'dan getirdikleri geniş kültür birikimleri ile Anadolu uygarlıklarının kültür ürünlerinin özümlenmesini görmekteyiz. Bunun sunucu olarak uygarlıkların beşiği olan Anadolu'da Atalarımızın yaratıcı gücü, sanat anlayışı, beğeni ve becerilerinin de katkısıyla değer biçilmez halk oyunlarımız ortaya çıkmıştır. Türklerde danslar; kılıçla, mumlarla, kutsal sayılan araçlarla oynanırdı. Uğur getirmesi için yapılan halk oyunlarına sıkça rastlanmaktaydı. Günümüzde bunların kalıntıları danslarımızın bir çoğunda görülür. Bu dansların kutsal amaçlarının zamanla ortadan kalkarak eğlence için yapıldığını görüyoruz. Anadolu'da ölüm dansına (ölen kişi için yapılan) rastlamamaktayız. Birçok yabancı ülkede günümüzde bile görülen ölüm dansı eskiden bazı Türk boylarında da yapılmamaktaydı. Tarihsel süreç içinde oluşan din olgusu, halk oyunlarına kökenlik etmiş, onun ayin biçimi ve ibadet gelenekleri bu ulusal kaynağı şekillendirmiştir. İbadet devinimleriyle oluşan figürler motifler, ilkel din sistematizmi içinde imajlarını oluşturarak ve düşünsel yapıda belirginleşerek anlam kazanmış, yine, ayinsel fonksiyonlar içeren dinsel ilahiler, varlıklar dünyasının ve tabiattaki tabii seslerin taklidi biçimindeki terennümlerden ortaya çıkmıştır. İnisiasyon ayinlerinin ürünü olan bu değerler, toplumların tarihsel gelişimi içinde, bilinç dışı olmak üzere, nesilden nesile aktarılarak yine dinsel ortamında işlenmiş ve geliştirilmiştir.

    Zaman içerisinde Türk Toplumu'nun çeşitli yabancı dinlere girmesi, onların kültürel ve dinsel etkisinin altında kalması, somut ve anlaşılır anlamlar taşıyan devinimleri ve melodileri, soyut ve anlamı bilinmeyen, dinselliği kaybolmuş danslar şekline dönüştürmüştür. Her biri bir dinsel inanç ve eylemi ifade eden devinimler, anlamlarından ve özel giysilerinden soyutlanması sonucu "Köçek" danslarında olduğu gibi erotik bir anlam kazanmasına neden olmuştur. Türkler Orta Asya'dan getirdikleri kültür birikimlerini, Hititlerin, Frigya, İyon, Bizans kültür birikimleri ile pekiştirerek, Selçuklular ve Osmanlılarla sürdürerek yücelttiler. Bu yüceltme sonucunda ortaya çıkan paha biçilmez halk oyunlarımızı gelenekler içinde törenlerimizde yaşatarak bütün çeşitleri ile günümüze kadar getirdiler.

    Günümüzde halk oyunları ile ilgili çalışma, araştirma, derleme ve gösteriler çeşitli kuruluşlar tarafindan yürütülmektedir. Dünyada hiçbir ülkede bulunmayan zenginlikteki halk oyunlarımız, kendi halkımıza ne yazik ki basit bir eğlence aracı olarak yansıtılmaktadır. Genelde konu bir kültür ünitesidir. Onun içindir ki, konuya kültür açısından bakmak gerekmektedir. Oysa ülkemizde, halk kültür ürünlerinin en yaygın olanı, halk oyunları başta olmak üzere yalnız tanıtma amaç edinilmiştir. Gerekli bilimsel çalışmalar yapılmadan, yüzeysel ve dayanağı olmayan biçimde konulara el atılmıştır. Sonuç olarak bir kültür hazinesi olan halk oyunlarımızın gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir şekilde aktarılması ve hak ettiği seviyeye ulaştırılması en büyük görevimiz olmalıdır.

    1900 Yılından Günümüze Halk Oyunları Çalışmaları

    Halk dansları çalışmalarında yöntem konu, kadro alan gibi kuramsal bilgiler yanında araştırma, inceleme, derleme ve gösteri gibi uygulamalarla da karşılaşılmaktadır. Bu bakımdan başlangıçtan zamanımıza kadar olan çalışmalarda sık sık değişik konulara öncelik verildiği görülmektedir. Örneğin; başlangıçta sadece halk danslarının öneminden söz edilirken, cumhuriyetin kuruluş yıllarında yazılan yazılarda zeybek gösterileri ele alınmaya başladı. 1929'da halk danslarının filme alındığını öğreniyoruz. 1950 yıllarından sonra ise festivallerle birlikte anılmaya başlanmıştır. Türkiye'de halk dansları ile ilgili ilk yazı 1900 yılında Riza Tevfik (Bölükbaşı) tarafından yazılmıştır. "Raks" başlığıi taşıyan bu yazıda halk dansları üzerine bugün bile aktüalitesini kaybetmeyen konulara değinilmiş, önemli bilgilere yer verilmiştir. Bu nedenle de bu yazı Türkiye'deki halk dansları ile ilgili çalışmaların başlangıcı olarak kabul edilebilir. " Raks hakkında" adlı bu yazıdan sonra, halk dansları 1917 tarihinde okullarımıza girmiş ve öğretilen ilk dansta zeybek olmuştur. Bu zeybege "Tarcan" zeybeği denmesinin nedeni de Selim Sırrı Tarcan tarafından derlenmiş olmasıdır. Bu oyunun ilk defa İstanbul Ögretmen okulu öğrencileri tarafından İdman Bayramında halka sunulduğunu görmekteyiz. Cumhuriyet yönetiminin kurulması ile halka eğilme ve halkla kaynaşma aşamasınin ilk aşamasına geçilmiştir. 1926 yılında İstanbul Belediyesi tarafından konservatuar Halk müziği derleme gezileri düzenliyor ve bu gezilerde Halk danslarına da yer veriyordu. Ayrıca Selim Sırrı Tarcan Ocaklarında konferanslar verip Zeybek oyunları, gösterileri düzenliyordu. 1927 yılında kurulan Halk Bilgisi Derneği'nin Tüzüğünde halk danslarına "raks" adlı bir ana madde koyulduğunu fakat konuya fazla eğilmediklerini söyleyebiliriz.

    1929 yılında halk dansları ilk kez filme saptandı. İleriyi iyi gören halkbilimcilerimizde Yusuf Ziya Demircioğlu, Mahmut Ragip Gazimihal, Feruh Arsunar ve Abdülkadir İnan'dan kurulu bir ekip sinema operatörü aracılığı ile Trabzon, Rize, Erzincan ve Erzurum halk danslarını İstanbul Konservatuarı adına filme aldılar. Bu olayın önemli olmasının nedeni ise, halk danslarının bundan kırk yıl sonra bilimsel nitelikli olarak ilme alınabilmesidir.

    Halk dansları 1932 yılında kurulan Halkevlerinde kendini gösterme fırsatı buldu. Dağınık bir biçimde yapılan çalışmalar düzenli, bilinçli bir şekilde yapılmaya başlanarak tüm yurt düzeyine yayıldı. Tüm illerde halk dansları toplulukları kuruldu. Ankara başta olmak üzere festivaller düzenlenmeye başlandı. 1941 yılında halk dansları üzerinde bilimsel çalışmalar sürerken Vahit Lütfü Salcı araştırmalarını "Gizli Türk Dini Oyunları" adlı eserinde toplayarak yayınladı. 1944 yılında Kasım Ülgen'in 3 ciltlik "Doğu Anadolu Oyun Havaları" yayınlandı. Bu kitapta ilk defa oyunların notaları, ayak hareketleri resimlerle çizilerek halk danslarının kalıcı olmasını sağladı. 1951 yılında Halkevleri siyasi gerekçelerle Adalet Partisi tarafından kapatılınca, halk dansı topluluklarının çatısı altında barındıkları yuvasıi dağılmiş oldu. Bu duruma Üniversite ve Yüksek okullarımızdakı gençler, sahipsiz ve ilgisiz kalan halk oyunlarımıza sahip çıktılar. 1955 yılında ilk defa bir kurum olarak Yapı ve Kredi Bankası bu kültür hizmetine sahip çıktı. Türk halk danslarını geliştirmek ve yaşatabilmek amacıyla "Türk Halk Danslarını Yaşatma ve Yayma Tesisi" adlı bir bölüm kurdu ve yuvasız kalan halk oyunlarımızı bu çatı altında barındırdı. Bu çatı altında değerli bilim adamlarımız 14 yıl halk danslarını geliştirmek, yaşatmak ve yaymak için çalıştılar. Yüzlerce araştırma ve rapor hazırlandı. Foto, film ve teyple saptamalar yapıldı. Halk oyunları festivalleri düzenlenerek buralarda 600'e yakın dans gösterildi. Bu çalışmalarda 1600 kadar dans olduğu bunların 400 kadarının yaşamakta olduğu anlaşıldı. Tesiste yapılan tüm çalışmalar ve hazırlanmış olan bant, nota, foto, film ve dia gibi dans ve müzik ürünlerinden yararlanılarak Sadi Yaver Ataman tarafından hazırlanan "100 Türk Halk Oyunu" adlı eser, Yapı Kredi Bankası tarafından 1975 yılında yayınlandı.

    Günümüzde ise Halk oyunları ile ilgili çalışma, araştırma, derleme ve gösteriler çeşitli kuruluşlar tarafından yürütülmektedir. Cumhuriyet döneminde Halkevleriyle başlayan ve giderek büyük kentlerde Okul, Dernek, Klüp ve topluluklarca sürdürülen Halk oyunları çalışmalarına; Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanığı, Köy İşleri Bakanlığı ve Dış İşleri Bakanlığına bağlı çeşitli kuruluşlar katılmıştır. 1966 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde "Milli Folklor Ensitüsü" kurulmuş olup daha sonra Kültür Bakanlığına bağlı "Milli Folklor Araştırma Dairesi" ne ( M.F.A.D) dönüştürülmüştür. Turizm bakanlığı bünyesinde "Devlet Halk Dansları Topluluğu" oluşturulup, Gençlik Ve Spor Bakanlığına bağlı İzcilik ve Boş Zamanları Değerlendirme Genel Müdürlüğünde Halk Oyunları Şubesi kurulmuştur. 1970 yılından sonra Turizm ve Tanıtma Bakanlığı halk dansları ekiplerini yurt dışı uluslar arası gösterilere göndermeye başladı. Halk oyunları ekipleri daha sonra Japonya- Osaka fuarındaki gösterilere, 1972 yılında ise Fransa'nın Diyon şehrindeki ulusararası Halk Dansları festivaline gönderildi. Bundan sonra artık Avrupa gezileri dönemi başladı. Şu anda I.T.Ü Türk Musukisi Devlet Konservatuarı, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı ve Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuarı içerisinde yer alan Halk Oyunlari Bölümleri Bilimsel olarak Halk oyunları çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.



    Konu Frank Woods tarafından (15.Temmuz.2011 Saat 20:07 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Status : Frank Woods isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Mayıs.2011
    Mesajlar: 13.783
    Konular: 3.105
    Aldığı Beğeniler: 845

    Standart

    HALK DANSLARI. Günümüz danslarının pek çoğu eski halk danslarından türetilmiştir. İlkel toplumların dansları uzun bir süre öz*günlüklerini korumuş, bazıları zamanla ya unutulmuş ya da birtakım değişikliklere uğra*mıştır. Halk dansları iki ayrı grupta toplanabi*lir: Dinsel ya da törensel amaçlı danslar ile eğlenmek amacıyla yapılan danslar.
    20. yüzyılda Cecil Sharp ve Bela Bartök gibi bazı kişilerce ulusal müzik ve danslara ilişkin bilgilerin derlenmesine yönelik çalış*malar yapıldı. Bu çalışmaların sonucunda eski danslar canlandırıldı. Günümüzde ilgiyle izle*nen halk dansları artık törensel nitelik taşıma*makta, yalnızca gösteri ve eğlence amacıyla yapılmaktadır.

    Giysiler

    Halk dansları çoğu zaman geleneksel giysiler*le yapılır. İspanyollar'ın flamenko ya da Mek*sikalıların zapateado danslarında olduğu gibi, ayak vurmalı danslarda erkekler ve kadınlar çoğunlukla yüksek topuklu ayakkabılar giyer. Topuk vurma, erkeklerin geleneksel giysileri*nin bir parçası olarak mahmuz taktıkları ül*kelerin danslarında yer alır. Dönerek yapı*lan Macar halk danslarında kadınlar kat kat etekler giyer. Ellerle bacaklara vurma ise erkeklerin kısa deri pantolon giydikleri Al*man ve Avusturya danslarının bir figürüdür. Meksikalılar sombrerolarının çevresinde dö*nerek dans ederler. Birçok başka dansta da çiçekler, kurdeleler, ziller ve çemberler gibi aksesuarlar kullanılır.

    Dans Figürleri

    Değişik yöre ve ülkelerde başka başka dans türlerinin görülmesine karşın, bunların ço*ğunda dansın yapılma düzeni benzerlikler gös*terir. En eski ve en basit olan daire düzeni tüm halk danslarında görülür ve eskiden tapılan bir nesnenin çevresinde dönerek yapılan dinsel törenlerden kaynaklanır. Dansçılar birbirleri*nin ellerinden, bileklerinden, dirseklerinden tutarak ya da kollarını birbirlerinin omzuna ya da beline dolayarak dans ederler. Bazı halk danslarında dansçılar dairenin dışına çıkarak bağımsız hareketler yapar ya da çiftler oluştururlar; bazılarında ise erkekler ve kadınlar ayrı olarak iç içe iki daire oluştu*rurlar.
    Zincir düzeninde, dansçılar el ele tutuşarak uzun bir sıra oluşturur ve en öndeki dansçıyı izlerler. Böylece bazen dans ederek bütün köyü dolaşırlar. Bunların yanı sıra, uzunlama*sına düzende erkekler ve kadınlar iki ayrı sıra oluştururlar; geometrik düzenlerde ise üç ya da dört çift belli figürleri yaparak dans eder.
    Halk danslarında ayak figürleri de değişik yürüme, sıçrama ve dönme adımlarıdır. Bu adımlar yapılan dansa göre kısa, uzun, yavaş ya da hızlı olabilir. Bazı danslarda özellikle erkekler yere çömelir ya da eşlerini belinden tutup kaldırırlar.

    Çeşitli Halk Dansları


    Dünyanın birçok bölgesinde ilkbaharda genç*ler bir araya gelerek dans ederler. Aslında bu dans eskiden ürünün bereketini ve hayvan sürülerinde doğurganlığın artışını sağlamaya
    Hulton Picture Library yönelik bir dinsel tören niteliği taşıyordu. Hıristiyanlık'tan sonra da bir gelenek olarak sürdürülen bu dansların değişik ülkelerde başka başka adları vardır. İngiltere'nin gele*neksel Morris dansı eskiden üründe bereket sağlamak için yapılan dinsel bir danstı. Bazı danslar ise halkın yaptığı işle ilgilidir. Örneğin Filipinler'de pirinç ekicilerinin, Japonya'da kömür madenlerinde çalışan işçilerin dansları vardır; bir Yunan dansı olan hasa pikos başlan*gıçta kasapların dansıydı.
    İrlanda halk dansı olan jig, keman ya da gayda ile çalınan kıvrak ezgilerin eşliğinde yapılır. Jig tek başına yapıldığı gibi, bağımsız dans eden eşlerce de yapılabilir. Bir söylenti*ye göre, İrlanda halk dansı tullach da bir kar tipisi sırasında geciken rahibi bekleyen halkın ısınmak için şarkı söyleyip dans etmeye başla*ması üzerine ortaya çıkmıştır.
    Saray danslarına, eski Avrupa halk dansla*rı, özellikle erkeklerin genç kızlara kur yap*malarını sergileyen danslar karışınca, halk danslarındaki canlı hareketler yerini daha zarif hareketlere bıraktı. Erkek eşini havaya kaldırmıyor, bunun yerine önünde eğilip elini tutuyordu. Giderek grup danslarının yerini de ciflerin yaptığı vals ve polka gibi danslar aldı.
    ABD'de de yapılan "meydan dansı" da eğlen*ce amacıyla yapılan geleneksel bir danstır. Keman müziği eşliğinde dans edilirken, bir kişi yüksek sesle çiftlere ne yapacaklarını söyleyerek onları yönetir, bazen de uyaklı dizeler söyler.


    Türk Halk Oyunları

    Türkçe'de "halk dansları" yerine çoğu kez "halk oyunları" denir. Yörelere göre farklılık*lar taşıyan halk oyunları değişik adlarla, değişik müzik, giysi ve hareketlerle oynanır. Halk oyunlarının bayram, şenlik, düğün, as*kere gidenleri uğurlama, karşılama gibi her türlü toplu eğlenti ve gösteride yeri vardır.
    Türk halk oyunları, oyun sırasında yapılan çeşitli hareketlerle değişik olay ve ilişkileri simgeler. Bazı oyunlarda savaştan zaferle dönenlerin sevinçleri simgesel bir gösteriyle sunulur. Bu tür halk oyunlarında sıçramak, hoplamak, tepinmek gibi coşkun hareketler yapılır, haykırış ve çığlıklarla sevinç dışa vu*rulur. Bazı oyunlarda doğaya ve beklenmedik olaylara karşı duyulan tepkiler, tarımsal üre*tim etkinlikleri, iki sevgilinin birbirine davra*nışları, hayvan ses ve hareketlerinin taklitleri ve toplu yaşamdan değişik kesitler simgesel hareketlerle ortaya konur.
    Türk halk oyunları yörenin özel giysilerini giymiş oyuncular tarafından, her zaman müzik eşliğinde oynanır. Bu müzik yalnızca çalgı ya da sözle oluşturulduğu gibi çalgılı ve sözlü de olabilir. Birçok halk oyununun müziği çok yaygın ve ünlüdür. Özellikle türküsüyle çok tanınan ve türküsü daha çok bilinen halk oyunları da vardır.
    Halk oyunları, oynanış biçimlerine ve yöre*sel özelliklerine göre değişik öbeklerde toplanır.


    Oynanış Biçimlerine Göre Halk Oyunları

    Halk oyunları oynanış biçimlerine göre "tekli oyunlar", "ikili oyunlar" ve "toplu oyunlar" olmak üzere üçe ayrılır.
    Tekli oyunlar, genellikle zeybek, bengi türü oyunlar ile çiftetelli türü oyunları kapsar. Bunlar zaman zaman birden çok kişinin katıl*masıyla oynansa bile oyuncuların el ele tutuş*tuğu görülmez.
    İkili oyunlar, savaşan iki kişiyi canlandıran ve kılıç, bıçak, hançer ya da sopayla oynanan oyunlardır. Topluca ve takımlar halinde oy*nanan Bursa yöresinin "kılıç-kalkan" oyunu da aslında ikili oyunlardan sayılır. Aleviler'in dinsel toplantıları olan "cem ayini"nde oyna*dıkları semahlar da ikili oyunlardandır.
    Toplu oyunlar, ikiden fazla kişinin bir dizi oluşturarak el ele, kol kola, omuz omuza, yan yana oynadıkları oyunlardır. Bunlardan bazı*ları halka oluşturarak da oynanır.


    Bölgelere Göre Halk Oyunları

    Türkiye, halk oyunlarının çeşitliliği ve bölge*sel özelliklerin büyük farklılıklar göstermesi bakımından altı bölgeye ayrılmaktadır. Bu bölgelere giren illerden bazılarının oyunları yakın bölgenin oyunlarının özelliklerini de taşıyabilir. Bir halk oyununun yaygın olduğu bölgede başka bir oyun da görülür.
    Bar Bölgesi Erzurum, Erzincan, Bayburt, Kars, Artvin ve Ağrı illerini kapsar. Barlar en az beş kişiden oluşan dizi halinde oynanır. Başlangıçta ağır sayılabilecek bir ritimle baş*layan bu oyunlar giderek hızlanır. "Sekme" ya da "yelleme" bölümlerinde çabuk ve çevik hareketlerle sürer. Davul zurna eşliğinde oynanan barlarda dizi başındaki oyuncuya "barbaşı" adı verilir. Barbaşı öteki oyuncuları yönetebilecek bilgisi ve oyun deneyimi olan kişiler arasından seçilir. Dizinin öteki başında yer alan, barbaşının işaret ve ünlemlerine göre oyunun düzenine yardımcı olan oyuncu*ya da "pöççük" denir. Barbaşı ve pöççük serbest kalan ellerinde mendil tutarlar. Barlar genellikle erkekler tarafından oynanırsa da kadınların oynadığı barlar da vardır. Oynanış sırasına göre bazı bar adları şöyledir: Baş Bar, Sarhoş Barı, İkinci Bar, Dikine Bar, Sekme Barı, Hoş Bilezik, Aşırma, Nari, Timur Ağa, Tamzara ve Hançer Barı.Halay Bölgesi Sivas, Çorum, Yozgat, Kay*seri, Malatya, Elazığ, Gaziantep, Urfa, Di*yarbakır illerini kapsar. Halay dizi halinde ve her zaman davul zurna eşliğinde oynanır. Her halayın kendine özgü müziği ve çalgı eşliğinde söylenen türküsü vardır. Halay dizisi "halaybaşı" adı verilen oyuncu tarafından yönetilir. Dizinin başında duran halaybaşının yardımcı*sı dizi sonundaki "pöççük"tür. Barda olduğu gibi her ikisinin de elinde birer mendil vardır. Genellikle çok ağır başlayan halaylar, "ağirlama" da denen bu bölümün ardından giderek hızlanır. Sıçramaların sıklaştığı, hareketlerin keskinleştiği görülür. En ünlü halaylar arasın*da Sivas, Çorum, Turnalar, Kargın, Koç, Abdurrahman, Gelin ve Kartal halayları anı*labilir.
    Horo (ya da Hora) ve Karşılama Bölgesi Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne illerini içerir. Horo da bar ve halay gibi yan yana dizilerek oynanır. Horo, ayak vuruşlarıyla yeri döverek oynanır ve bu ortak özellikten dolayı bu yöre oyunları genel olarak bu adla anılır.
    Kasap oyunları da bu bölgeye özgüdür ve "kasap havası" adı verilen bir ezgi eşliğinde oynanır. Türkiye'de oynanan biçiminde Balkanlar'a özgü hareketler ile Türkler'e özgü hareketler bir arada sergilenir.
    Bu bölgede ve İzmit, Adapazarı, Çanakka*le, Bursa, Bilecik, Bolu illerinde görülen "karşılama" da en az iki kişi tarafından karşılıklı ve birbirinin eşi hareketlerle, belirli bir uyum içinde oynanan bir oyundur. Kadın erkek karşılıklı oynadığı gibi yalnızca erkek*ler ya da kadınlar arasında da oynanabilir.
    Horon Bölgesi Karadeniz'in doğusunda başta Rize, Trabzon ve Ordu illeri ile Sinop, Samsun, Giresun, Artvin illerini de yer yer kapsar. Horonlar da topluca ve dizi halinde oynanan halk oyunlarıdır. Dizi oluşturulur*ken oyuncular birbirlerinin omuzlarından tut*mazlar, ama sıkışık düzen içinde el ele tutuşa*bilirler. Genellikle kemence eşliğinde oyna*nan horonlara bazı yörelerde davul zurna ve tulum denen bir çeşit üflemeli çalgı da eşlik eder. Genellikle erkeklerin oynadığı bir oyun olan horonların kadınlara özgü olanları da vardır. Kemence çalınırken çoğu zaman Ka*radeniz ağzıyla söylenen türküler de horona eşlik eder. Düz, Atlama, Kız, Bıçak horonları gibi çeşitleri vardır.
    Zeybek, Bengi ve Seymen Bölgesi Balıkesir, Bergama, Ödemiş, Aydın, Denizli, İzmir, Muğla, Uşak, Burdur, Kütahya, Manisa ille*rini kapsar. Ankara, Bolu, Kastamonu illerin*de de Ege'nin zeybek oyunlarını andıran, ama onlardan birçok yönden ayrılan efe ve seymen oyunları görülür. Bu oyunlar, eskiden bu yörelerde yaşayan ve zeybek, efe, seymen adıyla anılan yiğit kişilerin oynadığı, köklü bir geleneği olan oyunlardır. Bu oyunlar günü*müzde de efe ve zeybek giysileriyle, tavırla*rıyla oynanır. Her birinin kendine özgü ezgisi vardır. Ya davul zurna ya da yöresel çalgılar*dan biri eşliğinde oynanan bu oyunların çoğu*nun türküsü de vardır ve bu türkü oyun sırasında söylenir.
    Kaşık Dansları Bölgesi İçel'in Silifke ve Mut ilçeleri ile Antalya'yı kapsar. Konya, Kırşehir, Eskişehir, Bartın ve Safranbolu yörelerinde de kaşık oyunları görülür. Kaşık, oyun sırasında bir ritim aracı olarak oyuncula*rın ellerinde bulunur. Oyuncu her iki elinde birer çift kaşık tutarak ve bunları uyumlu bir biçimde birbirine vurarak müziğe eşlik eder. Silifke ve Mut yöresinin kaşık oyunları ve müziği son yıllarda ülke çapında yaygınlık kazanmıştır. Ayrıca SSCB ve İran'a komşu olan Kars yöresinde Kafkas ve Azeri halk oyunları da oynanır.


    Türk Halk Oyunlarıyla İlgili Çalışmalar

    Türk folklorunun ana dallarından birini oluş*turan halk oyunları yalnızca oynanışları bakı*mından değil giysi, müzik ve gelenekler bakı*mından da incelenmiştir. Halk kendi yöresi*nin oyunlarını yüzyıllar boyunca kendi kendi*ne yaşatıp sürdürmüştür. Daha sonra değişen toplumsal yaşayış içinde halk oyunlarının yaşatılması, değerlendirilmesi ve yurt çapında tanıtılması amacıyla çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Halk Bilgisi Derneği'nin (1927) ve Halkevleri'nin (1932) kuruluşundan sonra folklorun öteki dallarıyla birlikte halk oyunlarina da önem verilmiştir. 1935 ve 1936 yılla*rında gerçekleştirilen Balkan Festivallerinde Atatürk'ün halk oyunlarına gösterdiği ilgi bu konuyla ilgili çalışmaların hızlanması bakı*mından önemlidir. Günümüzde her yörenin oyunlarını sergileyen, bunlarla ilgili çalışma*lar yapan birçok dernek vardır. Kültür Ba*kanlığının kurduğu Devlet Halk Dansları Topluluğu da Türk halk oyunlarının müziğini ve hareketlerini bozmadan çağdaş bir yorum*la sergilemektedir. İstanbul Teknik Üniversi*tesi ile Ege Üniversitesi'ne bağlı Devlet Türk Müziği konservatuvarlannda son yıllarda Halk Oyunları bölümleri açılmıştır. Bu bölümlerde halk oyunlarımızın kökeni, özgün giysi ve yorumlama biçimleri incelenmekte, konuyla ilgili bilimsel çalışmalar yapılmaktadır


    Konu Frank Woods tarafından (15.Temmuz.2011 Saat 20:09 ) değiştirilmiştir.

  4. #4
    Status : Frank Woods isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Mayıs.2011
    Mesajlar: 13.783
    Konular: 3.105
    Aldığı Beğeniler: 845

    Standart

    Türk Halk Oyunlarında Yöreler

    Türk Halk Oyunları'nın genel olarak türleri şu şekilde ayrılmaktadır:
    • Hora Bölgesi;Trakya.
    • Zeybek Bölgesi; Dört alt gruptan oluşur. Kural olarak; 9 zamanlı ve aksak ritmli oyunlardır.
      • Asıl Zeybek Bölgesi; Ege, Güney Marmara, İçbatı Anadolu.
      • Teke Zeybek Bölgesi; Göller Yöresi, Batı Akdeniz.
      • Kaşıklı Zeybek Bölgesi; Güney Marmara, Batı Karadeniz, İçbatı Anadolu ve çevresi. Bu bölgelerde karşılıklı oynanan ritüelleşmiş düzenli oyunlara da rastlanmaktadır (Zonguldak, Karabük'te olduğu gibi).
      • Kaşık Oyunları Bölgesi; Konya Bölümü ve Doğu Akdeniz çevresi.
    • Horon Bölgesi; Orta ve Doğu Karadeniz.
    • Halay Bölgesi; Üç alt bölümden oluşur.
      • Bozkır Halayları: İç Anadolu'nun Doğusu
      • Doğu Halayları: Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri
      • Çukurova Halayları: Çukurova çevresi.
    • Bar Bölgesi; Kuzeydoğu Anadolu.artvin.(kıpçak(ahıska)türk'leri)
    • Kafkas Bölgesi; Kuzeydoğu Anadolu.artvin. (kıpçak(ahıska)türk'leri)


    Bir oyunun halk oyunları vasfı taşıması için kural olarak "zamanda derinlik ve mekanda yaygınlık" ilkesini barındırması gerekir. not:bu halk oyunları haritası nın artvin ili yanlıştır,artvin ilinde horon sahil ilçelerin oyunlarıdır(arhavi,hopa,ve borçka)diğer ilçeler in oyunları artvin kafkas(ahıska)dansı ve bar oyunlarıdır.

    Halk Oyunları İle İlgilenen Kurumlar

    • Türk Halk Oyunları Federasyonu: Dernek ve Kulüpler 2001 yılında Türk Halk Oyunları Federasyonu'nu oluşturmuşlardır. Spor federasyonları statüsündedir. Derleme faaliyetleri ve yarışmalar organize etmektedir. Başkanı: Sertaç Demirtaş 'tır.

    • Milli Eğitim Bakanlığı Okuliçi Beden Eğitimi ve İzcilik Dairesi Başkanlığı: Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgi alanlarından biri de Türk Halk oyunlarıdır. Her yıl M.E.B.'na bağlı bütün okulların katıldığı Türkiye'nin en yaygın halkoyunları yarışmaları yapılmaktadır. Yarışmalar ilçe yarışması, il yarışması, grup yarışması ve Türkiye Finalleri şeklinde yapılmaktadır. Türk Halkoyunları'na derlemelerin yapılmasında MEB'nın büyük rolü vardır. M.E.B. Halkoyunları dairesinin müdürü; Z.Bilge Erdendir. Yarışma Branşları;
    1. İlköğretim Minikler Geleneksel
    2. İlköğretim Yıldızlar Geleneksel
    3. Lise Büyükler Geleneksel
    4. Yaygın Eğitim Kurumları Geleneksel
    5. İlköğretim Minikler Sahnelemeli
    6. İlköğretim Yıldızlar Sahnelemeli
    7. Lise Büyükler Sahnelemeli
    8. Yaygın Eğitim Kurumları Sahnelemeli

    • Kültür ve Turizm Bakanlığı:: Halk oyunları ile ilgilenen bir diğer kurum Kültür Bakanlığı'dır. Bünyesindeki Halk Kültürünü Geliştirme ve Araştırma Müdürlüğü aracılığıyla halk oyunlarının araştırılmasına yönelik çalışmalar yapar. [HAGEM] Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı ve sponsoru Sabancı ortaklaşa her yıl Vak-Sa halk dansları yarışması yapmaktadır. Halkoyunları dernekleri arasında yapılmaktadır. Halk Oyunları'nın oscar'ı niteliğindedir. Bunun yanında Kültür Bakanlığı köyler arası mahalli halk oyunları yarışması düzenlemektedir.

    • Üniversiteler: Üniversiteler halk oyunlarıyla ilgilen kurumlardır. Gerek öğrenci kulüpleri gerek beden eğitimi spor yüksek okulları ve gerekse Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı aracılığıyla halk oyunlarına katkıda bulunurlar. Üniversite Sporları Federasyonu her yıl üniversiteler arası yarışma düzenlerler.

    • Yurt-kur: Yurt-kur her yıl devlet yurtları arası halk oyunları yarışması düzenlemektedir.

    • Halk oyunları dernekleri ve kulüpleri: Pekçok şehirde halk oyunlarını öğretmek ve yaşatmak amacıyla dernek ve kulüpler kurulmuştur.

    • Halk eğitim merkezleri: Hem'lerin asli görevlerinden biri de yöre halk oyunlarını araştırmak ve eğitici yetiştirmektir.

    • Gençlik merkezleri: Gençlik ve Spor'a bağlı gençlik merkezleri de halk oyunlarına hizmet vermektedir.
    Halk Oyunları Konservatuarları ve İlgili Bölümler
    • İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü
    • Izmir Ege Üniversitesi Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü
    • Gaziantep Üniversitesi Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü
    • Sakarya Üniversitesi Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü
    • Ankara Üniversitesi Halk Bilimi Bölümü
    • Hacettepe Üniversitesi Halk Bilimi Bölümü
    Halk Oyunlarının Sorunları

    Türk halk oyunlarının geliştirilmesi ve bilimsel kurumsallaşmanın sağlanması için yapılması gereken çalışmalar şunlardır;
    • Bilim adamı ve uzman sayısının arttırılması,

    • Derleme ve araştırmaların tamamlanması,

    • Eldeki malzemelerin analizlerinin yapılması,

    • Terminoloji sorununun çözümlenmesi,

    • Yayınların fazlalaştırılması,

    • Tür konusunun açıklığı kavuşturulması,

    • Tasnifinin yapılması,

    • Notasyon yazımının biran evvel başlatılması,

    • Halk oyunları atlasının çıkartılması,

    • Yarışmalara bir düzen getirilmesi,

    • Halk oyunları sözlüğünün yapılması.

    • Halk oyunlarımızı bilimsel bir ortama getirmek ve üzerinde çalışmalar yapabilmek için TÜBİTAK gibi özerk bir "Halk Oyunları Araştırma Enstisüsü"nün veya "Halk Oyunlarını Araştırma Merkezi"nin kurulması.

    • Halk oyunları ile ilgilenen bilim adamı, uzman ve araştırmacıların bir çatı altında toplanması, elde edilen bütün bilgi ve belgelerin bir merkezde toplanması.











Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  





Takip Et
Sitemizde telif hakkı içeren mp3, film, video vb paylaşılması yasaktır. Eğer telif hakkı ihlaline neden olan bir konu olduğunu düşünüyorsanız BURAYA tıklayarak ilgili konuyu linkiyle birlikte göndererek yöneticiye şikayetinizi dile getirebilirsiniz. En kısa sürede ilgilenilecek ve ilgili konu kaldırılacaktır.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307