Birkaç yıl öncesinden,fazla küçük değildim ama:
Okulun 3 ana serserisi de aynı kıza aşık olmuştur.Kız,üçüne de ne evet ne hayır demiştir.Bu,üçüne de kendini kıza kanıtlama zorunluluğu hissettirir.Biri kıza dersin ortasında nöbetçiyle çiçek yollar,diğeri öğle arasında yemekhanede onun oturacağı masayı donattırır,böyle mumlar falan.Üçüncüsü ise sessiz kalmayı tercih eder.Ben de kız bizim sınıfta olduğu ve nöbetçiyle çiçek yollayan serseri yakın dostum olduğu için bu noktada olaya dahil olurum.Sessiz serserinin ağzını aramakla,planlarından bahsettirmekle görevlendirilirim.Sessiz serseri bunu yutmaz ve beni dövdürmeye kalkar.Bir süre mücadele etsem de bu psikopatlar karşısında daha fazla dayanamam ve koşarak uzaklaşırım.Hantal elemanlar koşma konusunda benden üç-dört adım geride kalırlar,böylece yırtarım.Bu arada gömleğim yırtılmıştır,burnumdan kanlar akmaktadır,kıravat diye bir şey zaten kalmamıştır.Bu halimle okulda aval aval dolaşırken bir müdür yardımcısı beni bu halimle görerek derhal velimi çağırır. (Önceden de sabıkalıyım) Babamdan öcü gibi tırsmama rağmen hiçbir şey anlatmam,serseri dostumu satmam.En son hafta sonları ev hapsi ve servise verilmeyle -okuldan eve evden okula sistemine geçiş maksatlı- cezalandırılırım,yeni gömlek alınmaz bana,tüm giyim masraflarımı cebimden öderim...Kız ve serserilere ne mi oldu,2. ve 3. serseri başka aşklara yelken açtı,dostum olan serseri nakil gitti,kız da sene sonuna kadar sap gezdi... (Bir daha görmedim,n'oldu bilmiyorum.)
Beyin yaşım küçükken yaptığım için buraya yazdım...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla
bazen böyle utanç verici anılar bende de oluyo 



Tweet