Status :
Üyelik tarihi : Mayıs.2011
Mesajlar: 13.783
Konular: 3.105
Aldığı Beğeniler: 845
Kimliksiz (2011) Film İncelemesi
Liam Neeson da geç yaşında aksiyon kahramanı oldu. Tıpkı Denzel Washington gibi, adeta sırf onun için projeler hazırlanıyor. Tabii bunda en büyük etken, birkaç sene önce 96 Saat (Taken) filminin elde ettiği büyük gişe başarısı. Kimliksiz (Unknown) isimli yeni filmi de o filmin başarısını tekrarlamayı hedefliyor ve kimi benzer kalıplar üzerinden ilerliyor. Çok kimlikli Avrupa sosunda marine edilmiş bir ajan hikayesi…
Bu kez 24'ün Jack Bauer'ından ziyade yaşı ilerlemiş bir Jason Bourne feyz alınarak yaratılmış Neeson'ın karakteri. Eşiyle beraber bir konferansa katılmak için Berlin'e gelen Dr. Martin Harris, bir trafik kazası sonrasında hafıza problemleri yaşamaya başlar. Ancak hastanede geçirdiği dört gün boyunca haber alamadığı karısını bulmak üzere otele döndüğünde, tanımadığı bir adamın kendisinin yerine geçtiğini görür. Üstelik karısı da onu tanımadığını söylemektedir. Martin kendi kimliğinden şüphe etmeye başladığı noktada, peşinde onu yakalamaya çalışan birileri olduğunu fark eder. Bu macerada Martin'e yardımcı olabilecek tek kişi, kaza yaptığı taksinin Bosnalı kadın şoförü Gina'dır. Kedi-fare oyunumuz başlar.
Roman Polanski'nin bundan yirmi beş sene önce Paris'te çektiği Frantic ile bariz benzerlikleri olan bir öyküsü var filmin. Tabii iş çok daha çetrefilli bir ajan hikayesine doğru evriliyor. Ancak Diane Kruger tarafından canlandırılan Gina'nın o filmde Emmanuelle Seigner'in oynadığı Michelle'i, yaşadığı eve kadar anımsattığı muhakkak. Çatı sahnesi, havaalanında kaybolan bavul gibi birçok paralellik de mevcut iki film arasında. Açık bir referans, hatta saygı duruşu söz konusu yani.
Evdeki Düşman (Orphan) filmiyle tanıdığımız yönetmen Jaume Collet-Serra, yine aşırılığa kaçmaktan çekinmeyen bir film ortaya çıkarmış. Bunu negatif anlamda da söylemiyorum doğrusu. Karşımızdaki filmin vaadi belli. Deneyimli seyircilere senaryonun sürprizleri çok da şaşırtıcı gelmeyecektir ama buna rağmen, tıkır tıkır işleyen bir iş var karşımızda. Usta oyuncu kadrosu, dinamik rejisi ve başarıyla kotarılmış aksiyon sahneleriyle, 110 dakika boyunca iyi vakit geçirme beklentimizi pekala karşılıyor.
Tabii Bourne serisi sonrası izleyicinin aksiyon sinemasından beklentilerinin oldukça yükseldiği bir dönemdeyiz. Her proje de aynı düzeyi tutturabilecek senarist ve yönetmenlere teslim edilmiyor. Kimliksiz örneğinde, filmin giriş kısmındaki tesadüfler silsilesi ve son sahnedeki kolaycılık gibi, üstüne fazla kafa yorulmamış çok nokta var. Ama zaten iyi bir seyirlik derken, biz de kalkıp bu filmi The Bourne Ultimatum'un yanına falan koymuyoruz. Kimliksiz, sırtını öncelikle Liam Neeson'ın güçlü kahraman imajına yaslayan, nitelikli ve sürükleyici bir eğlencelik. Vizyona gelip giden nice Hollywood zırvası arasında, buna da şükretmek lazım.
Tweet