Ezel - Ramiz Dayı Sözleri ve Şiirleri
NOT: Ezel dizindeki Ramiz Dayı karakterinin çeşitli anlamlı söz ve şiirlerinden derlenmiştir.
Ezel Ramiz Dayı Sözleri, Ezel Ramiz Dayı Sözleri ve Şiirleri
Benzer Konular:
Ezel - Ramiz Dayı Sözleri ve Şiirleri
NOT: Ezel dizindeki Ramiz Dayı karakterinin çeşitli anlamlı söz ve şiirlerinden derlenmiştir.
Ezel Ramiz Dayı Sözleri, Ezel Ramiz Dayı Sözleri ve Şiirleri
Benzer Konular:
Konu Frank Woods tarafından (13.Eylül.2011 Saat 18:15 ) değiştirilmiştir.
Yapmakla olup bitseydi bu iş,
Hemen yapardım, olup biterdi.
Döktüğüm kanla akıp gitse her şey,
Bir vuruşta sonuna varılsa işin,
Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen,
Zaman denizinin bir kumsalı olan bu dünyayı
Öbür dünyayı gözden çıkarır insan.
Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.
Verdiğimiz kanlı dersi alan
Gelip bize veriyor aldığı dersi.
Doğruluğun şaşmaz eli bize sunuyor
İçine zehir döktüğümüz kupayı.
- Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.
- Hesap görmek, hesap etmekten zordur yeğenim.
- Değişmek zordur yeğenim ama bazen... Aynı adam olmak daha zordur... Hayat öyle yüklenir ki üstüne durduğun yerde çatır çatır çatırdarsın.
- Bazen öyle acır ki için değiştin sanırsın şimdi dersin... Şimdi her şeyi yapabilirim...
- Bazen hayat seni öyle zorlar ki yeğenim yolun başında kimdin.... Unutursun
- Zorunu benden duy yeğenim, herkese yalan söylemen yetmez artık bundan böyle bir başına kalsan da artık kendin olamazsın...
amiz Dayı'nın Ömer'i, yapılan ihaneti karşılıksız bırakmaması için yetiştirmeye başladığı sahnelerde okuduğu Oscar Wilde'nin şiiri de dillere destan oldu. İşte o şiir...
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Kulak verin bu dediklerime,
Kimi bir bakışı ile yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözler ile...
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle.
Korkaklar öpücükle öldür
Yürekliler kılıç darbelirye.
Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimi yaşlıyken.
Şehvetli ellerle boğar kimi
Kimi altından ellerle
Merhametli kişi buçak kullanır
Çünki bıçakla ölen çabuk soğur
Kimi yeterince sevmez
kimi fazla sever
Kimi satar
Kimide satın alır
Kimi göz yaşı döker öldürürken
Kimi kılı kıpırdamadan
Çünki herkes öldürür sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez
Hayatın kuralı bu yeğen. Ne kadar uzağa gidersen git başladığın yere dönersin sonunda.
Ne kadar değişirsen değiş, Nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı.
Verdiğimiz kanlı dersi alan gelip bize veriyor aldığı dersi.
Portakalı soymadan içinin iyi olup olmadığını anlayamazsın.
Ben herşeyi olan ve kaybedeceği hiçbirşey olmayan insanım.
Sadakat sevdiğinin kalbini tutup avucunda tutmaktır ama sadakat gerektiğinde o yüreği fırlatıp yere atmaktır.
Sadakat endam değildir aslında sevgiden kör olmaktır, hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktır sadakat.
Savaşmak aslında hasmınla savaşmak değil, sevdiklerinle savaşmaktır. Savaşırken göremezsin bazı savaşları kazanamazsın artık durmalı ve geri çekilmelisin.
Ezel bir kere ihanete uğradın mı anılar sana bataklık olur yiğen, hatırladıkça çekerler seni içeri hatırladıkça affetmek istersin yiğen çünkü affetmek unutmak demek, öncesini hatırladıkça sonrasını unutmak istersin çırpınma boşuna yiğen o hançer bir kere saplanınca çıkarmaya kalktıkça iyice kalbine gömersin
Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.
Değişmek zordur yeğenim ama bazen. Aynı adam olmak daha zordur. Hayat öyle yüklenir ki üstüne durduğun yerde çatır çatır çatırdarsın.
Bazen öyle acır ki için değiştin sanırsın şimdi dersin. Şimdi her şeyi yapabilirim.
Bazen hayat seni öyle zorlar ki yeğenim yolun başında kimdin Unutursun
Kaderimiz olan aşka değil de aşkıyla kaderimizi değiştirene içelim!
Sadakat... ne menem şeydir bu sadakat. sadakat sır saklamak mıdır? sessiz kalmak mıdır? kıyametin kopacağını bile bile. ölüm gibidir sadakat, pazarlığı olmaz. bir kere çizgiyi geçtin mi, yoktur dönüşü. ne umutlar fısıldarsa fısıldasın sana, hayat çeker gider, sadık kalmaz sonunda. ama kötülük öyle mi? hep yanıbaşındadır insanın. sözler verilir. sözler unutulur. gün gelir ihanet eden sadakat ister. sevdiğine sadık kalan adam kendinden vazgeçebilen adamdır. sadakat sevdiğinin kalbini çıkarıp avucunda tutmaktır. ama sadakat gerektiğinde o yüreği fırlatıp yere atmaktır. sadakat erdem değildir aslında. sevgiden kör olmaktır. hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktır. yemin etmeden bir daha düşün;
Çünkü sadakatla başlayan her şey ihanetle biter."
-Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.
-Hesap görmek, hesap etmekten zordur yeğenim.
-Değişmek zordur yeğenim ama bazen… Aynı adam olmak daha zordur… Hayat öyle yüklenir ki üstüne durduğun yerde çatır çatır çatırdarsın.
-Bazen öyle acır ki için değiştin sanırsın şimdi dersin… Şimdi her şeyi yapabilirim…
-Bazen hayat seni öyle zorlar ki yeğenim yolun başında kimdin… Unutursun...
-Zorunu benden duy yeğenim, herkese yalan söylemen yetmez artık… Bundan böyle bir başına kalsan da artık kendin olamazsın…
En karanlık gününde
En çaresiz anında
Kendini ortaya atıyorsan eğer
En umutsuz anında
Kendin için değil
Çocukların için
Kendini çare diye sunuyorsan eğer
Yüreğinde çocuğunun sevgisini tutan
Hiç kimse çaresiz değildir.
-Kaderimiz olan aşka değil de aşkıyla kaderimizi değiştirene içelim!
-Yapmakla olup bitseydi bu iş,
Hemen yapardım, olup biterdi.
Döktüğüm kanla akıp gitse her şey,
Bir vuruşta sonuna varılsa işin,
Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen,
Zaman denizinin bir kumsalı olan bu dünyayı
Öbür dünyayı gözden çıkarır insan.
Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.
Verdiğimiz kanlı dersi alan
Gelip bize veriyor aldığı dersi.
Doğruluğun şaşmaz eli bize sunuyor
İçine zehir döktüğümüz kupayı.
-Asıl çaresizlik derdin devasız olması değil, birini iyi edecek şeyin diğerinin kadehine zehir olmasıdır.
-En iyi soygunlar girerken değil çıkarken bozulur yeğen. Haydutlar öyle iyi planlar ki girmeyi nasıl çıkacaklarını unuturlar. Çıkacaksan hemen çıkacaksın yeğen yoksa çekerler yoksa seni içeri...
-Güvercinin boynundaki o kırmızımtırak tüyler vardır ya, bir kere taktı mı güvercin o tasmayı boynuna başka birisini sevemezmiş, ama bazen fazla sevgiden güvercinler birbirlerini de öldürürlermiş, birbirlerinin gırtlağını deşerlermiş fazla sevgiden, o yüzden o kızıl tasmaya da güvercin gerdanlığı derlermiş.
Madem bu kadar çok sevdiniz birbirinizi bakalım kim takacak o gerdanlığı boynuna... Madem ikiniz de hasmımsınız artık geldik sınavın son sorusuna. Biriniz ölürse diğeriniz sağ çıkacak buradan, bakalım kim daha çok seviyor diğerini... Kim takacak o gerdanlığı boynuna...
Sen ha sen! Görmeyeli çok büyümüşsün eski dost çok! Ben görmeyeli yaşlandım, ufaldım. Ben içerde hüküm giyerken sen dışarda hüküm sürdün. Gerçi ben kötü girdim içeri ama içerde insanı anladım. Sen iyi çocuktun. İyi çocuktun da iyice insanlıktan çıkmışsın. Tamam ben sana kötülük ettim ama şimdi sen baştan aşağıya kötülük olmuşsun. Yani diyeceğim o ki şimdi sen güçlüsün, gençsin, vurup bana beni yere yıkarsın, dua et ki o iş orda bitsin. Çünkü iş orda bitmezse vurup beni yıkamazsan yere boyuna posuna gelmişine geçmişine bakmam bu işi ben başlattım, bitirmeden bırakmam. Bitirmeden bırakmam.
-Bazen insan başkasının ruhunu ararken kendi ruhunu teslim eder başkasına.
-Her yanım yanım acıyor, gençliğime, halime şu mavi gök mavi deniz uçan kuş işe giden insanlar ipimi çeken cellat on gün on gün...
-Bazen yeğen işleri yoluna koymak için sıkmayacaksın yumruğunu, açacaksın avucunu avucundakileri savuracaksın havaya. Bekleyeceksin, bekleyeceksin sana geri gelmelerini.
-Aşk mı intikam mı, mahkum mu, cellat mı... hep ikisinden birini seçmen istendi... Ama hep bir üçüncü şık var... O da ateşe atlamak...
-Geçmişe dönmek başka, geçmişi silmek başka. Bir kere aktı mı zamanın içinden suyun yolu değişmez.
-Unutma! Bin kere dönsen o güne, bin kere ihanet edecekler sana. Herkes doğasının gereğini yapar. Bin kere ihanet etseler sana çaresi yok bin kere gidersin yanlarına.
Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)
Tweet