Gazeteport’un haberine göre;
TFF 3. Lig 3. Klasman Grubu’nda bu sezon 18 maçta 6 gol atıp 80 gol yiyen, ve tek puan bile alamayan “Aşigolar”‘ın yarın oynayacağı İnegölspor maçı da Türkiye Futbol Federasyonu tarafından iptal edildi. Bir zamanlar Türkiye Kupası’nda başarılı maçlar çıkaran Uşak, Fenerbahçe ile de burada mücadele etmişti.
Futbol Federasyonu’ndan yapılan açıklamada, Uşak 1 Eylül Stadı’nda yarın saat 13.30′da oynanması gereken karşılaşmanın iptal kararının, Uşakspor Kulübü Yönetim Kurulu’nun bugün yaptığı ”Profesyonel ligden çekilme” başvurusu üzerine alındığı belirtildi.
Uşak spor’un ligten çekildiği haberi ajanslara düşerken haberin de içeriği üzerine bir flashback yapmak gerekiyor sanırım. Yeşil sermaye ile futbol konusunda başarılı olan takımları, olmayan takımları bir inceleyelim istedim. Bilindiği üzre Uşakspor’un sponsorlarından biri Umpaş Holding’di. İslami bir şirket olan Umpaş Holding Uşakspor’u başarıya taşıyamadı.
Bir dönemin flaş takımı Yozgatspor’un yatırımcısı da Yimpaş Holding’di, son zamanlarda adı çokça dolandırıcılık faaliyeti ile anılan Yimpaş holding’in de desteklediği Yozgatspor önce ligden düştü sonra kayıplara karıştı.
Gazeteport’un haberinden devam ederek Kombasan Holding’in yatırımı ile Konyaspor birinci lige çıkamadı ancak ne zaman Kombasan Holding sponsorluktan çekildi şaşırtıcı bir şekilde Konyaspor birinci lige çıktı.
İslami olmasa da diğer başarısız sponsorluk olaylarına değinmek istiyorum biraz da.
Zorlu Holding’in Vestel Manisaspor’u gerek aldığı başarısız sonuçlar gerekse saha içinde - dışında yaşadıkları neticesinde yatırımcılıktan çekildi. Kurdukları genç dinamik kadro da dolayısyla dağıldı. İkinci ligde mücalelerine yatırımcısız devam ediyorlar.
Siirtspor, herkesin hatırlayacağı Jet Fadıl’ın takımıydı. Gerek projeleri gerek transferleri ile bir döneme damgasını vuran takım, JetPa firmasının adı Yimpaş gibi dolandırıcılıkla anılınca başarısızlık da kaçınılmaz oldu.
Avrupa’da durum nasıl?
İngiltere gibi futbol kulüplerinin hisselerinin satın alınabildiği bir ligde Abu Dhabi Group’un satın aldığı Manchester City’nin sezon başında transferleri, gerekse bütçe ile başarı oranı da doğru orantılı olmadı. Onca harcanan paraya ve transfer edilen oyuncuya rağmen zirveyi zorlayamadılar.
Aynı şekilde Muhammed El Fayed tarafından satın alınan bir diğer İngiliz futbol takımı da Fulham oldu hatta arapların futbol dünyasına girişlerinde ilk satın alınan takımdı, ama yine başarı gelmedi.
Her ne kadar tam olarak satın alınma sayılmasa da Juventus’un da Libya lideri Gaddafi’in 5.3′lük hisesinin satın alındığı biliniyor. Hatta oğlunu juventus’un idmanına çıkarttığı haberlerini de okumuştuk.
Chelsea ve Manchester United satın alınan diğer klüplerdi, Ancak çok ilginçtir ki arapların aldığı takımlardan futbol adına daha başarılı bir grafik çizdiler. Özellikle Chelsea bir dönem orta sıralarda bir takım iken Rus oligark tarafından satın alındıktan sonra zirveyi zorlamaya başladılar. Manchester United ise başarılarına hali hazırda başarılar eklemeye devam ediyor, Man. Utd’ın sahibi bilindiği üzre bir Amerikalı.
Sonuç olarak ortadoğu ülkelerinin oligarkları tarafından satın alınan/yatırımcısı olunan takımlar başarısız oldular. Kanımca bu ortadoğu ülkeleri insanlarının gösteriş meraklısı ve dediğim dedik öttürdüğüm düdük zihniyetinde olmaları, takımları profosyonel anlamda yönetmekten çok popüler olmak niyeti ile yapılan fevri davranışlar gerek taraftarların gerekse takımın gözden düşmesine sebep oldu.