Status :
Üyelik tarihi : Eylül.2008
Nereden : Margáir
Mesajlar: 7.294
Konular: 1.565
Aldığı Beğeniler: 181
Dünki İnter : 2002
2002 yılında Brescia maçına çıkan Inter kadrosu. Savunmanın istikrarı göze çarpıyor. Recoba-Ronaldo-Vieri… O zamanlar rakipler için korkutucu bir üçlü. Şimdi ise hüsranla sona ermiş-ermekte olan kariyerler.
Hector Cuper’in ilk sezonunda bu kadrosu işi iyi götürüyordu. 1989′dan beri şampiyonluk görmemiş takım son 4 haftaya Juventus’un 2 puan önünde lider olarak giriyordu. Carlo Mazzone’nin rübeli takımı ise düşmemeyi garantilemişti ve rahat bir konumdaydı.
Maçın skorunu ve sezon sonunda ne olduğunu merak ediyorsunuz değil mi? Onlar da “Brescia 2002″ postunda olacak…
Francesco Toldo: Halen Inter’de… AC Milan altyapısından çıkma bir kalecidir aslında. Euro 2000′de Buffon’un elini kırmasıyla İtalya kalesine geçti ve Milano’ya dönüş bileti aldı. Yolu bu sefer Inter’e çıktı. 2005 yazına kadar da 1 numaranın sahibiydi. Julio Cesar gelince pabucu dama atıldı. Hala 1 numaralı forma Toldo’nun, 12 numaralı forma Julio Cesar’ın. Ancak Toldo artık yalnız kupa maçlarında giriyor 11′e.
Javier Zanetti: Halen Inter’de… Arjantinli görev adamı 1995′te geldi Inter’e. Il Capitano sıfatını hak etti. Şimdi Mourinho orta sahasının vazgeçilmez ismi oldu. Chelsea Mourinho’su tabiriyle Tiago-Essien bölgesinde oynuyor. En sevdiği yer sağ bek aslında; ama orayı Maicon tapuladı. Dümdüz bir futbolcu olmasına rağmen yıllardır var olmasının sebebi de zaten ne görev verilse yapılması. Halen kale hariç her yerde oynar.
Ivan Cordoba: Halen Inter’de… Kolombiyalı 1999′da geldi İtalya’ya. “1.73′lük stoper olur mu?” sorusunun Fabio Cannavaro ile birlikte cevabıydı, yakında tek kalacak. Mahalle maçlarında “Şu adama yapış koçum” dediğiniz çocuğun profesyonel futbola yansımasıdır. Artık banko değil; ama ihtiyaç oldu mu hemen dolduruyor.
Marco Materazzi: Halen Inter’de… Perugia forması ile bir sezonda 12 gol atarak rekor kıran bu cengaveri transfer eden Inter, yıllar içinde kasaba dönüşeceğini muhtemelen tahmin etmiyordu. Zidane ile münakaşası hala akıllardadır.
Vratislav Gresko: Bayer Leverkusen’de… Zaten Inter’e de Bayer Leverkusen’den gelmişti. Sol ayaklı olduğu için “overrated” hale gelenlerdendir. Bu sezon tek bir maça dahi çıkmamış.
Sergio Conceicao: PAOK’ta… Kariyeri Euro 2000′den ibaretti. Asistten çok golü olan kanat oyuncularından biriydi.
Luigi Di Biagio: Futbolu bıraktı… Roma’daki mükemmel çıkışı sonrasında Inter yolunu tutmuştu. Defansif İtalyan futbolcuların tipik örneklerinden biriydi. Yaşlanınca Brescia’nın yolunu tuttu.
Cristiano Zanetti: Juventus’ta… Javier Zanetti’nin kardeşi de değildi, Arjantinli de değildi. Ama Zanetti denince akla ilk gelen bir türlü olamadı. Roma’dan Di Biagio ile birlikte gelmişti. O da defansif İtalyan futbolcuların tipik örneklerinden biriydi.
Alvaro Recoba: Panionios’ta… Sabrın örneğidir futbol aleminde. Inter 30 yaşına kadar patlamasını bekledi. 31′inde Torino’ya kiralandı. Adam olmayacağı anlaşılınca 32’sinde Panionios’a yol verildi. Her zaman zımba gibi şut çekerdi. Fiziksel olarak iyiyse o gün driplinglerle rakip savunmayı dağıtırdı. Muadili İbrahim Akın’dır ligimizde.
Christian Vieri: Atalanta’da… Bobo bu yıl 15. transferini yaparak rekor kırdı. 2002′de Valencia maçında sakatlanana kadar dünyanın en iyi forvetlerinden biri olarak kabul ediliyordu. Yerden, havadan affetmezdi. Ancak o sakatlık sonrası toparlayamadı. Inter forması ile 103 golü vardır. Ayrılık sonrası hemen AC Milan forması giymeseydi Inter efsaneleri arasında yer edinebilirdi.
Ronaldo Luiz Nazario de Lima: Corinthians’ta… Fenomendir. Gelmiş geçmiş en büyük 9 numaradır. Zidane ile birlikte 80-90′lı neslin gördüğü en büyük futbolcudur. Barcelona’da 34 gol attığı sezon sonrasında bonservis rekoruyla Inter’e gelmiştir. Talihsilik ve o meşhur diz sakatlıkları burada başlamıştır. 4 sezonda 68 maça çıkabilmiş 49 gol atmıştır. Normal futbolcuların kariyerlerinin zirvesine çıktığı 25-27 yaş arasını boş geçmiştir. Son resitallerini Real Madrid’de sunmuştur. Vieri gibi o da AC Milan formasını giymese Inter efsaneleri arasına girebilecekti. Şimdi kilo verip Cırinthians’ta forma giymeye çalışıyor. Asıl hedefinin 2010 Dünya Kupası olduğunu söylüyor. Belki bir hayal; ama Ronaldosuz Dünya Kupası da nasıl olur ki.
Tweet