vBulletin Tema Arşivi
Gelişmiş Arama

Anasayfa Flash Oyunlarımız Forum Oyunları Favori Sözlük Sorun Cevaplayalım Program Download Oyun İndir
 

Geri git   FF | FavoriForumum.NET Genel Spor Basketbol NBA





Nba: Sezon başlarken

NBA



Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Başlığı
Nba: Sezon başlarken
Cevaplar
0
Sonraki Konu
Nowitzki Tarih Yazdı, Dallas Kazandı
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
47
Önceki Konu
Rondo 5 Yıl Daha Boston'da

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 4. November 2009, 18:09   #1
*■-kЯΆĻεmci-■*
 
*■-kЯΆĻεmci-■* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nerden: İNÖNÜ'den
Yaş: 18
Mesajlar: 5.930
Konular: 2212
Thanks: 112
Thanked 204 Times in 158 Posts
Rep Gücü: 553
Rep Puanı: 21290
Rep Derecesi : *■-kЯΆĻεmci-■* Çok Ünlü*■-kЯΆĻεmci-■* Çok Ünlü*■-kЯΆĻεmci-■* Çok Ünlü*■-kЯΆĻεmci-■* Çok Ünlü*■-kЯΆĻεmci-■* Çok Ünlü*■-kЯΆĻεmci-■* Çok Ünlü*■-kЯΆĻεmci-■* Çok Ünlü*■-kЯΆĻεmci-■* Çok Ünlü*■-kЯΆĻεmci-■* Çok Ünlü*■-kЯΆĻεmci-■* Çok Ünlü*■-kЯΆĻεmci-■* Çok Ünlü
Standart Nba: Sezon başlarken

 


NBA: SEZON BAŞLARKEN
Yaklaşık 4.5 aylık bir aranın ardından uykusuz gecelere merhaba dememize çok az bir zaman kaldı. Avrupa Şampiyonası, bu uzun yaz içerisinde, basketboldan daha fazla uzak kalmamıza engel oldu ancak çoğu basketbolsever için de geçerlidir ki, hiçbir şey Nba’in yerini tutmuyor. Önce Nba draftı ve yeni isimlerin yeni takımlarındaki yerlerini almaları, daha sonra offseason dönemi boyunca birçok dikkat çekici transfer, Nba ateşini içimizde çok daha fazla duymamıza neden oldu. Ateş bu günlerde doruğa çıkmış durumda. Çünkü şölene çok çok az kaldı. Bu yazıda da sezon başlarken takımlar ne durumda onu paylaşalım dedik. Önce şampiyonun bulunduğu konferanstan, batıdan başlayalım:
1)LOS ANGELES LAKERS: Son şampiyon, yine 1 numaralı favori konumunda başlıyor yeni sezona. Geçen sezonun tamamında ve playofflarda müthiş işler yapan Trevor Ariza’yı kaybettiler ancak onu kaybettikleri takasta takıma Ron Artest’i katmaları kağıt üzerinde çok iyi bir iş olarak gözüküyor. Ancak iş kağıt üzerinde bitmiyor tabiki. Hele Artest’in, playoff eşleşmesinde neredeyse her maç Kobe Bryant ile sürtüşme yaşaması, Artest transferinin iki tarafı keskin bıçak olmasına neden oluyor. Yakın zamanda yapılan açıklamalarda, iki oyuncu da birbirleriyle ilgili iyi niyetli sözler sarfettiler ancak konu Artest olunca iki kere düşünmek gerekiyor herhalde. Takımın yıldızı Kobe Bryant uzun ve sessiz bir yaz geçirdiğini dile getirdi yakın bir zaman önce. Kafası epey rahat ve sezona çok iyi giriyor anlayacağımız. Balığın başı mis gibi kokuyor, peki ya geri kalanı? Üçgen hücumun bana göre en önemli ismi Lamar Odom ile 4 yıllık yeni sözleşme imzaladılar. Gasol, Avrupa Şampiyonası’nda MVP oldu. Bynum iyi bir hazırlık dönemi geçirdi. Önemli isimler çok moralli. Takımın oyun kurucu pozisyonu haricinde bir sıkıntısı yok aslında. Derek Fisher ve Jordan Farmar yine o pozisyonu kotaracak isimler. Lakers’ın bu yaz yapmadığı en önemli iş, bu pozisyonun yükünü hafifletebilecek bir oyun kurucu almasıydı takıma. Onu da yapmadılar. Bu sezon da böyle devam edecek mi ya da bir takviye olacak mı sezon ilerledikçe göreceğiz.
2)DENVER NUGGETS: Billups takasıyla değişen karakter ve çehre, takımı batı finaline taşımış, ufak hatalarla kaybedilen maçlarla Nba finali yolu kapanmıştı onlar adına. Şimdi yeni bir sezon başlıyor. Geçen sezonki çekirdek kadro, takımdan Dahntay Jones’un ayrılması dışında korunmuş durumda. Dahntay Jones’un takım savunmasında atletikliğiyle ne denli iyi bir katkı yaptığını düşünürsek, bu önemli bir kayıp olarak göze çarpabilir. Takıma katılan oyuncular arasında fayda sağlayabilecek isimler olarak Detroit’ten gelen Aaron Afflalo, eski Milwaukee’li Malik Allen, Toronto’dan gelen Joey Graham dikkat çekiyor. Afflalo’nun savunma sertliğiyle Jones’un, şut yeteneğiyle de Kleiza’nın boşluğunu gayet iyi dolduracağını düşünüyorum. Joey Graham ve Malik Allen da görev adamı sıfatıyla bu takımda gereken katkıyı yapacaklardır. Ancak bana göre takıma kazandırılan en önemli isim, draftta Minnesota’nın elinden alınan North Carolina’nın oyun kurucusu Ty Lawson. Müthiş delici ve tam da Denver’ın sistemine uyan bir oyuncu. Billups gibi bir komutanın altında oynayacak olması da onun gelişimini hızlandıracaktır. Ty Lawson geçtiğimiz sezon takımını NCAA şampiyonluğuna taşımış ve finalfour’daki iki maçta 21.5 sayı-5.5 ribaund-7.0 asist ve 5.0 top çalma istatistikleri tutturmuştu. Draftta 18. Sıradan seçilmesine rağmen bu sırayı hak etmediğini düşünen çoğu insan gibiyim ben de. Onu seçmeyen birçok takıma sezon içerisindeki ya da gelecek sezonlardaki performansıyla saç baş yolduracaktır. Bir parantez de Nene’ye açmak istiyorum. Batıda artık olmayan Shaq ve bu sezon sakatlığından dolayı oynayamayacak olan Yao’nun yokluğunda, allstar olma şansı, kalan pivotlar içerisinde en fazla olan oyuncu bana göre. Geçtiğimiz sezonki gibi bile oynasa o sıfata erişebilir bu sezon.
3)SAN ANTONIO SPURS: Yazın en hareketli takımlarından biriydi Spurs. Öyle de olması gerekiyordu aslında. Geçen sezonki playoff hüsranından sonra takımda bir şeyleri değiştirmenin vakti gelmişti. Bruce Bowen ve Kurt Thomas’ın içinde olduğu takasta Milwaukee’den Richard Jefferson’ı kadroya monte etmeleri çok çok kritik bir hamle. Eksik görülen 3 numaralarına piyasanın en iyilerinden birini oturttular. Bir diğer önemli takviye Antonio McDyess. Her ne kadar yaşlanmış da olsa, sistemi yerleşmiş bir takımda tecrübesiyle iyi işler yapacaktır. Hele ki Spurs, son yıllarda Duncan’ı tamamlayacak doğru dürüst bir uzun bulamıyorken. McDyess dışarıdan atacağı şutlarla Duncan’ın içerde daha rahat hareket etmesini de sağlayacaktır. Parker-Mason-Jefferson-Duncan-McDyess kağıt üzerinde müthiş bir beş gibi duruyor. Bu oyunculara benchten Ginobili, Hill, Finley, Bonner ve yeni transferler Ratliff ve Bogans’ın yapacağı katkı da düşünülürse, Spurs sezona hazır denilebilir. Bu arada bu sezonki draftta 37. sıradan seçilen DeJuan Blair’a da dikkat edin. Tam bir savaşçı ve ribaunt canavarı. Spurs yine draftın altlarında altın madeni buldu desek yanlış olmaz.
4)PORTLAND TRAIL BLAZERS: Bu sezon bir sene daha tecrübeliler. Zaman şu sıralar sürekli onların lehine işliyor çünkü çok genç bir kadroları var. Roy, Aldridge, Oden, Outlaw, Fernandez, Batum, Bayless. Gerçekten bu takımı yaklaşık 10 sene sürükleyecek müthiş bir çekirdek kadro var ellerinde. Bu kadroya offseason’da, bence çok iyi katkı sağlayacak bir ismi dahil ettiler. Andre Miller. Miller gerek takımın sorunu olduğu 1 numara bölgesine ilaç gibi gelecek gerekse tecrübesiyle, özellikle playofflarda oyuncuların bir arada aynı hedefe kilitlenmesini sağlayacak bir abi gibi olacaktır. Takımın bir derdi olduğunda başvuracağı bir bilirkişi. Webster da geçen sezon yaşadığı sakatlıktan kurtulup takımına dönünce; Miller-Roy-Webster-Aldridge-Oden’lı bir beşle sahaya çıkacaklar büyük ihtimal. Benche baktığımızda Outlaw, Fernandez, Batum, Udoka, Bayless gibi isimler takıma enerji getirmek adına bire bir. Hidayet’i takıma katmak için bu yaz çok uğraştılar ancak Toronto daha yüksek fiyat verince diretemediler. Yine de Nba takımları içerisinde en iyi kadrolardan birine sahipler ve başta da dediğim gibi her sezon tecrübelerinin üzerine 1 yıl daha koyuyorlar.
5)HOUSTON ROCKETS: Bu sezon Houston için yine bomboş geçecek bir sezon olarak gözüküyor. Sakatlıkların bir sezon da değil, son 4-5 sezondur önlerine ket vurduğu bir takım Houston. Takımın iki süper yıldızı Tracy McGrady ve Yao Ming’in ikisinin de aynı anda sahada olduğu maç o kadar az ki. Bu sezon başlamadan McGrady’nin geçen sezon onun oynamasını engelleyen sakatlığının iyileştiği açıklandı ancak öyle bir haber geldi ki, her şey tam tersine döndü. Yao Ming tüm sezon oynayamayacaktı. Takım içinde olmasa da taraftarların sezon için ümidi baya azalmış vaziyette. Offseason’da yapılan en dikkat çekici takviye, geçen sezon Lakers’ın şampiyonluğunda önemli paya sahip olan Trevor Ariza’nın kadroya dahil edilmesi. Ron Artest gibi küpüne zarar bir oyuncudan kurtulmaları iyi bir olay. Ancak Ariza’yı biliyoruz ki, o, bir takımı sırtlayıp götürecek bir eleman değildir. Sistem içerisinde katkı veren iyi bir görev adamıdır. Bu durumda takımda bir tek McGrady kalıyor. Onun da sakatlıktan nasıl döneceği bir muamma. Takımdan böyle bir durumda benim de pek bir ümidim yok ancak bireysel olarak bu sezon Brooks’un önemli sorumluluklar alıp, iyi işler yapacağını düşünüyorum.
6)DALLAS MAVERICKS: İşte yazı belki de en hareketli geçiren takım. Jason Kidd’in takıma katılması da şampiyonluk yolunda fayda getirmeyince, bu yaz birçok önemli hamle gördük Dallas’tan. Shawn Marion, Drew Gooden, Ouinton Ross, Tim Thomas gibi kritik oyuncular geldi takıma. Bunlar arasında en dikkat çekeni Shawn Marion transferi. Steve Nash ile birlikte oynarken müthiş bir güç olan Matrix, oradan ayrılınca diğer takımlarda umduğunu bulamadı. Şimdi ise 8 sene önce Suns’da birlikte forma giydikleri Jason Kidd’le birlikte. Kidd’in onu yeniden eski gücüne kavuşturup kavuşturamayacağı cevabı beklenen soruların başında geliyor. Marion gelince Howard’ın iki numaraya kaydırılacağı takımda söyleniyordu. Kidd-Howard-Marion-Nowitzki-Dampier gibi bir beş çıkıyor karşımıza. Bu isimlere benchten Drew Gooden, Ross, Thomas, Humphries ve geçen sezonun en iyi altıncı adamı Jason Terry gibi isimler eklenince batının en iddialı kadrolarından birini sıralamış oluyoruz. Dallas 2 sene önceki Golden State faciasından beri, lige bir cevap vermek istiyor. Ve o cevap bu sene verilecek gibi.
7)NEW ORLEANS HORNETS: 2007-2008 sezonunda Chris Paul önderliğinde harika bir sezon geçirmişler, yolları batı yarı finalinde San Antonio tarafından kesilmişti. O sezon Paul’ün adı MVP oylamasında diğer yıldızlarla birlikte anılıyordu. Ortak görüş tecrübe eksikliği olduğuydu. Ve nitekim geçtiğimiz sezona başlarken, batıda Lakers’tan sonra en iddialı takım olarak gösteriliyorlardı kazandıkları tecrübeyle birlikte. Ancak işler hiç ama hiç iyi gitmedi onlar adına. Yine sadece Paul vardı takım adına sayı atan, ribaund alan, top çalan, asist yapan. Geri kalanlar daha önceki yıllara oranla yerinde saymayı bırakın geri gitmişlerdi sanki. Hele takımın Paul’den sonra en önemli ismi David West. Ve sonuç olarak playofflara kaldılar ancak Denver’a 4-1 elendiler. Hele bir 4. maç var ki, Nba tarihine geçen bir maç. Hornets 121-63 mağlup oldu o maçta. Hem de kendi seyircisi önünde. Bu derece kötü anılarla bitti yani geçen sezon. Yeni sezon yeni umutlar. Takımın offseason’da yaptığı en dikkat çekici hareket; Tyson Chandler’ın Charlotte Bobcats’e gönderilmesiyle kadroya katılan Emeka Okafor oldu. 2004 senesinde Ben Gordon ile birlikte Connecticut’ı NCAA şampiyonluğuna taşıyan Okafor, o sene draftta Dwight Howard’ın arkasından 2. sırada seçilmiş ancak şimdiye kadar oynadığı oyunla o sıranın hakkını verememişti. Şimdi kendisini yeniden şahlandıracak bir komutanın, Paul’ün bulunduğu bir takımda. Geçmiş senelerin acısını çıkarttıracaktır ona Paul.
8)UTAH JAZZ: Her şeyin yerli yerinde saydığı bir takım var karşımızda. Kadro korunmakla birlikte çaylaklar dışında hiçbir takviye yapılmadı takıma. Krizin de bunda çok büyük etkisi oldu şüphesiz. Mehmet Okur’la 2010-2011 yılından itibaren geçerli olmak üzere 2 yıllık kontrat imzalandı. Ayrıca bu yaz adı sıkça takas dedikodularına karışan takımın sorunlu çocuğu Carlos Boozer da şimdilik takımda kaldı. Ancak çoğu otoritenin kabul ettiği düşünce, sezon içerisinde takasta kullanılabileceği. Utah Jazz, sezon içerisinde Boozer’ı henüz iyi bir takas değeri varken takas edip, karşılığında işine yarayacak ve onları yukarıya taşıyacak isim ya da isimler almazsa, bu sezon da yalnızca playoff yapılmış bir sezon olarak bitecek. Gerisi yok yani, yalnızca playoff başarısı. Bunu da Sloan’ın sistemine dayanarak söylüyorum zaten. Rıdvan Dilmen’in dediği gibi: ‘’Bu ülkede GS’ın, FB’nin formasını koysan maç alır’’. Burada da öyle, vasatın üzerinde bir takım, Sloan gibi bir koçla her zaman playoff yapar. Ancak ya devamı?
9)PHOENIX SUNS: Geçtiğimiz sezon Phoenix adına, çok kötü geçen bir sezon oldu. Shaq’ın takıma eklenmesiyle, yıllardır Suns ile özdeşleşmiş ‘’run and gun’’ hücumunun sekteye uğrayacağı çok açıkken, bunun aksini söyleyen yöneticilere, cevabı direkt takım, playoff’a bile kalamayarak verdi. Üstelik Shaq, 2006 yılındaki şampiyonluktan beri oynadığı en iyi basketbolu oynamıştı. Kötü geçen bu sezonun üzerine en azından birkaç iyi hamle bekledim onlardan ancak yaptıklarıyla Isiah Thomas’ı bile geçtiler açıkçası. Shaq’ı, Cleveland’a Ben Wallace ve Sasha Pavlovic karşılığında gönderdiler. Bu oyuncuları da sırasıyla serbest bıraktılar. Artık herkesin kabul ettiği pota altı sorununa hiçbir çözüm bulamadılar. Adamakıllı bir Stoudemire var o bölgede. Diğer adamlar geri kalan takımlarda benchin en diplerinde yer alırlar. Şu isimlere bir bakın: Robin Lopez, Louis Amundson, Channing Frye. Lopez zaten sakatlandı ve 2 ay oynayamayacak. Frye, New York’tan bu yana kendinden beklenen çıkışı bir türlü yapamadı. Amundson’un da o kadar kısıtlı yetenekleri var ki…. Bir Amare ile olmaz bu ligde. Phoenix taraftarları bu bölümden sonra belki bana kızacaklar, takımlarını Nash ile savunmaya çalışacaklar ama iyi bir şey bulmak öyle zor ki. Ancak yine de var bir tane: Earl Clark. Louisville Üniversitesi’nden 14. sırada seçilen bu çaylak bu sezon Phoenix adına tek iyi nokta olabilir. İzlemeye değer.
10) GOLDEN STATE WARRIORS: Başlarında Nba tarihinin en çok maç kazanan 2. koçuyla, alışılmışın dışında basketbolları izleyenler üzerinde her sezon hayret uyandırmaya devam ediyor. Ellerinde öyle bir kadro var ki; bireysel olarak çok iyiler, bu yüzden bu karakterde bir oyunu benimsemeseler, hızlı hücum değil de set hücumlarında çok zorlanacağa benziyor, şimdiki pozisyonlarından çok aşağıda olacak gibi görünüyorlar. Çılgın profesör geçen sezon draft bile edilmeyen bir oyuncu çıkarmıştı laboratuardan: Anthony Morrow. Bu oyuncu bu sezon, bir senenin yarattığı tecrübe fazlalığıyla çok çok daha iyi olacak. Hazırlık maçlarında bunu fazlasıyla gösterdi bizlere. Bu isimden başka drafttan gelen müthiş skorer bir isme de dikkat etmeliyiz bu sezon: Stephen Curry. Hem şut yeteneği hem asistçi özelliği, her ne kadar fiziği şu an için yetersiz gözükse de onu gelecek yıllarda takımın önemli elemanlarından biri yapacaktır. NCAA’deki son sezonunda 28.6 sayı-4.4 ribaund-5.6 asist ortalamaları yakalamıştı. Şu anda tartışılan bir konu Monta Ellis’le yan yana oynayıp oynayamayacakları. Otoritelerin dikkat çektiği nokta, birlikte oynarlarsa fizik olarak zayıf kalacakları. Bir bakışta doğru bir tespit olsa da hem gelecek sezonlarda Curry’nin fizikleneceği hemde zaten Golden State’in fiziki mücadeleden kaçan oyun karakteri, yeni transfer Acie Law’ı 3 numarada oynatmayı bile düşünen Don Nelson’ın umrunda bile olmayacaktır. Takımın şu anda başında olan bir diğer sorun da Stephen Jackson. Şampiyonluğa oynayan bir takımda yer almak istediğinden, ayrılmak istiyor, onu da isteyen çıkmıyor. Bu durum da takımı içinden çıkılmaz bir hale sokuyor. Özellikle son 10-15 gündür her yerde Jackson ile ilgili bir haber karşımıza çıkmakta. Onun ayrılması takım içi dengeler açısından da iyi olacak. Çünkü eğer böyle bir şey olmazsa sezonun ilerleyen zamanlarında, bu oyuncu daha bir bela olabilir takımın başına.
11) MINNESOTA TIMBERWOLVES: Yaz döneminin bir diğer hareketli takımı. Sezon bitimiyle kendilerini tam anlamıyla drafta konsantre edip, yaptıkları çeşitli takaslarla, ilk turda tam 4 adet seçme hakkı elde ettiler. Ancak bu seçimleri hiç de doğru yaptıkları söylenemez. Asıl hedefleri Memphis’ten 2. sırayı alıp, Hasheem Thabeet’i seçmekti ancak bu olmayınca, Washington’dan takas yoluyla alınan 5. sıra seçiminde takıma Ricky Rubio’yu, kendi seçimleri olan 6. sırada da Jonny Flynn’ı seçerek ard arda aynı bölgeye iki eleman seçmiş oldular. Gerçi Rubio 2 sene daha Avrupa’da kalacak ancak bu sıradan üst üste iki seçim hakkını aynı bölgede oynayan oyunculara vermek ne kadar doğru tartışılır. Asıl bahsetmek istediğim yanlış ise, bu sıralardaki üst üste iki guard seçimi, North Carolina’yı şampiyonluğu taşıyan oyun kurucu Ty Lawson’ın 18. Sıradan seçilmesine rağmen, Denver’a gönderilmesine neden oldu. İlerde çok pişman olabilirler. Mike Miller ve Randy Foye takımdan, draft hakkı ve birkaç oyuncu karşılığında başkente gönderildi. Bu yaz ismi birçok takımla anılan, geçen sezon Miwaukee’ye kendisinden beklenenin çok üzerinde bir katkı veren Ramon Sessions takıma monte edildi. Bunların yanına Jason Hart ve Antonio Daniels’ı da ekleyin. Açıkçası takımda guard bolluğundan geçilmiyor. Pota altında Kevin Love ve Al Jefferson iyi bir ikili görüntüsündeler. Pavlovic de en azından şutlarıyla Mike Miller’ın yerini doldurabilir. Çekirdek kadrosu çok genç olan bu takımdan, çok şeyler bekliyorum.
12)MEMPHIS GRIZZLIES: Geçen sezon ilk beşinin üç ismi çaylak olan Memphis, offseason’da, kadrosuna Nba’deki 14. yılını geçirecek olan bir süper yıldız kattı: Allen Iverson. Philadelphia günleri bittiğinden beri Denver ve Detroit’te eski günlerini mumla arayan Iverson, bu yaz birçok takımla ismi anıldıktan sonra, kendisiyle en çok ilgilenen takım olan Memphis’te karar kıldı. Bu transferin sonucunda görebileceğimiz iki senaryo gözümde canlanıyor. İlki Iverson’ın, Philadelphia’dan beri ilk defa, takım arkadaşlarına söz geçirebildiği ve en üst noktada kendisinin olmasından dolayı, topun elinde olacağı ve bireysel olarak iyi bir sezon geçireceği ancak takımın performans olarak kötü olacağı. İkincisi ise Iverson’ın artık biraz daha yanındaki gençleri düşünüp, onları oyunun içine katarak fiziksel ve mental olarak gelişmesine yardımcı olması, kendinden fedakarlık yaparak, gençlere yol göstermesi ve bunun sonucunda takım oyununun sahaya yansıtılmasıyla, en azından geçen sezondan daha iyi bir yerde bitirilecek bir sezonun bizleri beklediği. Bu senaryolardan hangisi gerçekleşmeye daha yakın? Iverson’ı tanıdığım kadarıyla ilki. Bence bu takımda Iverson son birkaç sezondur erişemediği rahatlığa erişecek, ona göre oynayacak ve bu da takıma zarar verecektir. Çünkü Iverson, ikinci senaryoyu uygulayacak bir kafa yapısına hiç sahip olamadı bunca senedir. Yine olamayacaktır. Biliyorsunuz draftın 2 numara seçimi bu takıma aitti ve Connecticut Üniversitesi’nden Hasheem Thabeet’i seçtiler. Ben bunun, tıpkı Kwame Brown, Michael Olowokandi gibi, gelecek sezonlar dalga geçilecek bir seçim olacağını düşünüyorum. 2.21 boy olması mı o sırada seçtiriyor bu adamı. Geride seçilenlere buğulu gözlerle bakacaklardır ilerleyen her sezon. Ama maalesef geri dönüşü yok.
13)OKLAHOMA CITY THUNDER: Karşımızda geleceğe yatırım yapan genç bir takım daha var. Kevin Durant’i merkez alarak onun çevresinde yavaş yavaş oluşturmaya başladıkları kadro, günden güne yeni isimlerin eklenmesi ve artan tecrübeyle çok daha iyi oluyor. Durant her geçen sezon, süper yıldız olma yolunda ilerliyor. Jeff Green ve Russell Westbrook da onun kadar genç ve bir o kadar da yetenekli. Bu genç kadroya draftın 3 numarasından seçilen Arizona Stateli James Harden’i de eklemeliyiz. Gerek pozisyonuna göre iri vücudu gerekse şutlarıyla fark yaratacak bir isim olarak öne çıkıyor. Bu seçimden takımın, oyuncu ile birlikte kazandığı çok önemli bir şey daha var aslında. Drafttan önce Thunder’ın Ricky Rubio’yu seçeceği söyleniyordu. Ancak yönetimin, onun önünden bir skorer guard olan James Harden’i seçmesi, Westbrook’a ne kadar güvendiklerini gösteren bir olaydı. Bu Westbrook üzerinde ayrı bir motivasyon kaynağı olacaktır. Bu sezon çok daha iyi, çaylaklığın verdiği stresi üzerinden atmış bir Westbrook ve bu sayede daha da iyi bir Thunder izleyeceğimizi umuyorum. Peki playoff mu? Birkaç sezon daha beklemeleri gerekiyor.
14)LOS ANGELES CLIPPERS: Geçtiğimiz sezona Baron Davis ve Marcus Camby transferleriyle girmişler, bu oyuncuların eklenmesiyle batıda playoff yapması beklenen takımlardan görülmeye başlamışlardı. Ancak işler hiç de iyi gitmedi onlar adına. Kadrodan bir türlü gereken verimin alınamaması, büyük umutlarla alınan Baron Davis’in sakatlıkla boğuşması, takımın 20 galibiyet bile alamamasına neden oldu. Bu kötü sezon ve lottery’deki şansları, onlara draftta 1 numaradan seçme hakkını getirdi. Oklahoma Üniversitesi’nden, çaylak oyuncular arasında Nba’e en hazır gelen isim olarak gösterilen Blake Griffin’i seçtiler. Griffin’in geçen sezon NCAA’de elde ettiği ortalamalar gerçekten müthişti: 22.7 sayı- 14.4 ribaund- 2.3 asist-1.2 blok. Tabiki bir alışma süreci, adaptasyon sorunu yaşayacaktır ancak ilerleyen sezonlarda çok daha iyi olacaktır. Aslında Clippers kadrosunda çok kaliteli, geleceği parlak isimler mevcut. Geçen sezonun flaş ismi Eric Gordon, Al Thornton, DeAndre Jordan. En tecrübelileri Thornton, o da 3. sezonuna giriyor sadece. Offseason’da takıma katılan Rasual Butler da iyi bir bench oyuncusu olarak göze çarpıyor. Bireysel olarak iyi yetenekler var ama Clippers için söylenecek en önemli sorun takım hüviyetine bir türlü bürünememek diyebiliriz. Bunu başarabildikleri an epey yol kat etmiş olacaklar.
15)SACRAMENTO KINGS: Bazı takımlar var, onları analiz etmeye çalışmak, gereksizlikten doğan bir işkenceye yol açıyor. Sacramento da o takımlardan birisi işte. 2000’lerin başındaki o efsane kadro dağılınca paspas takım oldular resmen. Ve bu kimlik bu sezon da devam edecek gibi gözüküyor. Çünkü doğru dürüst tek bir hamle olmadı offseason’da. Takıma katılan en dikkat çekici isimlerin Desmond Mason ve Sergio Rodriguez olduğunu söylersem herhalde bana hak verirsiniz. Şunu açıkça söyleyeyim, bu sezon eskaza bir Kings maçı verirse NBA TV, sırf Kevin Martin bir de 4 numaradan seçilen çaylak Tyreke Evans için uykumu böleceğim. Bir çaylak her zaman heyecan vericidir, hele ki üst sıralardan seçilmiş bir çaylak. Geçtiğimiz sezon NCAA’de Memphis forması giyen Evans 17.1 sayı-5.4 ribaund-3.9 asist-2.1 top çalma ortalamaları yakalamıştı. Kötü Kings’te ayakta durmaya çalışan bir çaylağı izlemek güzel olacak. Bir de Garcia vardı değil mi? Geçirdiği sakatlıktan dolayı 4 ay oynayamayacak. Sacramento’yu yine harika bir sezon bekliyor.
Gelelim doğuya;
1)CLEVELAND CAVALIERS: Çok kritik bir sezona giriyorlar. Bu sezon şampiyon olamazlarsa, LeBron’un burada belki de son yılı olacak. Bunun bilinciyle hareket edip çok çok önemli takviyeler yaptılar takıma. İlki herkesin malumu Shaq transferi. Nba’deki 18. sezonuna giren efsane pivot bu kez James’e yardımcı olmaya geliyor. Ne kadar katkı verip veremeyeceği, neler yapacağı tabiî ki bilinmiyor ancak Shaq geçtiğimiz sezon, pek de kendi yapısına uymayan bir sistemin olduğu Phoenix’te, 2006 yılında şampiyonluk yaşadığı Miami takımından bu yana en iyi oyununu oynadı. Cavs sistemi Shaq için çok daha uygun. Gerçi birkaç gün önce LeBron’un 4 numarada önemli dakikalar alıp, small ball oynayabileceklerini söylediler ancak ben bunun, takım yapısını ve de Shaq’ı düşünüp, olmayacağını düşünüyorum. Olsa bile çabuk vazgeçilecektir. Shaq’ın son bir kurşunu olduğunu, onu da rakiplere ve tüm NBA’e bu sezon James’le birlikte göstereceğini umuyorum. Bunu düşünmemin bir başka nedeni de bu ikilinin yanındaki oyuncular ve yeni yapılan kritik eklemeler. Var olan isimlerin yanına, Jamario Moon, Anthony Parker ve Leon Powe gibi elemanları eklediler. Üç isim de bu ligde oynadıkları her takıma pozitif katkı yapabilecek oyuncular. Zaten daha önce bunu Moon Toronto ve Miami’de, Parker Toronto’da, Powe da Boston’da bizlere net bir şekilde gösterdiler. Bu üç isim en az Shaq transferi kadar, hatta belki daha bile fazla olumlu etkileyecektir takımı. Kritik sezona, ellerindeki çekirdeği koruyarak ve o çekirdeğe müthiş eklemeler yaparak giriyorlar. Bu sezon bir şampiyonluk gelebilir.
2)BOSTON CELTICS: Geçen sezon, playofflarda takımın kalbi Garnett’ten yoksun olmaları, onların doğu yarı finalinde 7. maç sonunda Orlando’ya elenmelerine neden oldu. Umulandan kötü biten sezon sonrası, yönetim 3 allstarlı takıma bir allstar daha ekledi: Rasheed Wallace. Wallace öyle bir oyuncu ki, amiyane tabirle oyunu iplerse müthiş oynayan, her şeyini ortaya koyan- ve zaten bunun doğurduğu hırsı yüzünden birçok teknik faul alan- takımla birlikte yükselen bir allstar. Ancak oyunun içine giremediği, o duyguyu yakalayamadığı zaman da yararından çok zararı olan bir allstar. Boston da öyle bir takım ki, Eddie House’u bile yerden yere attırmayı, bir top için savaşmayı başartmış bir takım. Yani her gelenin her şeyiyle oynadığı bir takım. Wallace böyle bir takımda ilk profilini ortaya koyacaktır bana göre. Gerçekten müthiş bir takviye takım için. Bir diğer ekleme geçen sezonu Indiana’da geçiren Marquis Daniels. Dallas’ta oynarken, yıldız seviyesine çıkabileceği konuşuluyordu ancak bir türlü o ilerlemeyi kaydedemedi. Boston benchinin önemli elemanlarından olacak. Rondo, Perkins ve Davis artık daha fazla alıştılar starlarla oynamaya. Bu onların oyununa ve dolayısıyla takıma ekstra yansıyor. Herşeyin dışında, Garnett’in hazırlık maçlarında bile, gözünden çıkan ateşi görseydiniz, şampiyonluğu bir kez daha ne kadar istediğini anlardınız. Ortada geçen sezonun intikamı var.
3)ORLANDO MAGIC: Geçtiğimiz sezon, doğu finalinde Cleveland’ı geçip, finallere yürüyeceklerini çoğu kişi beklemiyordu herhalde. 14 sezon sonra NBA Finali’ne çıkmak, sonu şampiyonluğa uzanmasa da muhteşem bir sezon sonu oldu Orlando için. Yetersiz bench katkısına rağmen Nelson-Lee-Hedo-Lewis-Howard ilk beşi ve bu beşin birbirine uyumu onlara bu yolu hazırladı. Yaz döneminde, böylesine muazzam bir sezonun üstüne Orlando, en kritik adamını kaybetti. Bu takımı buralara getiren belki de en önemli parçayı, Hidayet’i. Mali kısıtlamalardı Orlando’nun elini bağlayan ve Hedo’ya istediği parayı veremediler. Hidayet’te Toronto’nun yolunu tuttu. Artık başka bir takımda yoluna bakacak temsilcimiz. Orlando’nun Hidayet’i bile gözden çıkarmasına neden olacak, ona istediği parayı verdirtmeyecek nedene gelelim şimdi de: Vince Carter. Nets ile yapılan takas sonrası takıma katıldı süper yıldız. Bu takasta gelecekte önemli isim olacağı söylenen Courtney Lee gönderildi. Eeee, iyi bir şeyler almak için fedakarlık da yapmak gerekiyor. Vince Carter takıma eklendiğinde çoğu otorite, iki tarafın iyimser açıklamalarına rağmen, bu olayı Hedo’nun gönderilmesinin işareti olarak gördüler ve bu da gerçekleşti. Orlando Vince Carter’ın 2 senelik 33 milyon$’lık kontratının üzerine, Hedo’ya istediği miktarı veremedi. Şimdi ise Carter, Hedo’dan daha mı fazla yarar sağlar bu takıma, soruları dönüyor ortalıkta. Ancak bana göre bu sezon, Orlando adına geçmiş yıllara nazaran farklı olan, takıma bir başka allstar’ın gelmesi değil, benchin zenginleştirilmesi. Pietrus ve Redick’e kalmayacaklar sadece. Matt Barnes, Brandon Bass, Jason Williams, Ryan Anderson benchi yerlerde sürünen takıma epey derinlik kazandıracaklar. Takımın sahaya Nelson-Pietrus-Carter-Lewis-Howard gibi bir beşle çıkması, topun hızlı döndüğü şuta dayalı oyun karakterini bozmaması bekleniyor. Bu kısmı şöyle bitirmek en doğrusu belki de: Bu takım önemli bir ismini kaybetti ancak birçok kritik isim eklendi takıma. Geçen sezondan çok çok daha iyi bir takım var karşımızda. Ve biz onların geçen sezon neler yaptığını iyi biliyoruz. Bir şampiyonluk gelir mi?
4)ATLANTA HAWKS: 2 sezon önce doğu ilk turu, geçen sezon doğu yarı finali. Şimdiki aşama doğu finali olabilir mi? Maçlara, sadece kendi evinde oynanırsa asılan bir takım için gerçekten çok zor. Bunun olması için önce deplasmanda maç kazanma alışkanlığının yerleşmesi lazım bu takıma. O mantalitenin oturması lazım. Alışkanlık tüm sporlarda çok önemli bir faktör. Bu yaz takıma alınan 3 tecrübeli isim bu yolda atılmış kritik adımların başlangıcı olabilir. Jamal Crawford, Jason Collins ve Joe Smith. Özellikle son iki isim her genç takıma yarar sağlayacak isimler. Smith ve Collins hem bu takıma ağabeylik yapacaklar hem de pota altında Horford ve Pachulia ile kurulan ikiliye güç katmış olacaklar. İkisi de çok önemli takviye bana göre. Jamal Crawford ise takımın allstarı Joe Johnson’ı yedekleyecek müthiş bir isim. En büyük sorunu olan istikrarsızlığı bir nebze de olsa ortadan kaldırıp her maç bir 10-15 sayılık katkı yaparsa, Hawks için daha iyisi olamaz herhalde. Yoksa onun bir maç 50 attıktan sonra diğer maç 10 sayıyı bile bulamadığını epey gördük. Takımın 19. sıradan seçtiği Wake Forestli Jeff Teague’dan da bahsedip bitirelim. NCAA’deki son sezonunda 18.8 sayı-3.3 ribaund-3.5 asist ortalamaları yakalayan bu yeni eleman takımın guard bölgesinde, özellikle gelecek sezonlardan itibaren müthiş bir güç olacaktır. Oynadığı hazırlık maçlarının bazılarında bunu bize açık bir şekilde gösterdi zaten.
5)MIAMI HEAT: Bir Wade ile nereye kadar gidilebilir sorusu geçen sezon çok tartışılmış, cevabı da yalnızca playoff olarak bir güzel alınmıştı. Cevabı bilinen sorunun aynısı, eğer sezon içinde bir takas olmazsa yine tartışılıp duracak gibi gözüküyor. Çünkü yönetim offseason’da hiçbir şey yapmadı desek yeridir. Daha birkaç gün öncesine kadar takıma katılan dişe dokunur tek isim olarak Quinton Richardson göze çarpıyordu. Ve daha ortada çözülememiş başlı başına bir oyun kurucu sorunu vardı. Tüm aramalar sonucunda kendisini bir aralar girdiği havayla Michael Jordan zanneden Carlos Arroyo ile sözleşme imzalandı. Denize düşen yılana sarılır misali. Ne kadar yarar sağlayacağı, geçen sezonki Avrupa macerasından sonra Nba’ye nasıl döneceği merak konusu. Oyunundan ziyade kafa yapısı olarak takımın kimyasını bozan, kendinin ön planda olmasını isteyen bir psikolojisi olduğunu tecrübelerimizden biliyoruz. Sezon içerisinde bir dönem gelip de, ‘’neden Wade çok şut kullanıyor, ben yeteri kadar şut atamıyorum’’ derse şaşırmayın. Adamın kanında var çünkü. Böyle riskli bir seçim yaptılar ancak dedim ya denize düşen….. Cleveland kadar olmasa da Miami de kritik bir sezona giriyor. Çünkü Dwyane Wade’in de kontratı bu sezon sonunda bitiyor. Takımın başarısı ya da başarısızlığı Wade’in kararı üzerinde direkt etki yapacaktır. Bu kadroyla başarı da zor gelir gibi gözüküyor.
6)PHILADELPHIA 76ERS: Doğu’da geçtiğimiz sezon playoff yapıp da, bu yıl yapma olasılığı en düşük takım hangisi olur, diye bir anket açılsa, cevabım Philadelphia olurdu. Bunda en önemli sebebim, takımın komutanını kaybetmesi. Andre Miller, bu takımın dilinden anlayan, atletik oyuncuları fazla olan bu takıma hızlı hücum oynatmayı iyi beceren bir isimdi. Portland’ın yolunu tuttu. Onun gitmesinden daha da önemli olan belki de yerine onun ayarında bir eleman alınmasını geçtim, o bölgeye hiçbir takviye yapılmaması. O bölgeyi 2 numaradan bozma 1 numaralar Willie Green, Louis Williams, Royal Ivey gibi isimler kotaracak gözüküyor şimdilik, eğer bir ekleme falan olmazsa. Bence hemen olması gerekiyor orası ayrı ama. Yeni bir koçla başlıyor yeni sezon. Washington Wizards’taki başarısızlığın faturasının kesildiği Eddie Jordan. Onca sakatlığın arasında, hem de takımın baş elemanlarının sakatlığında, takım kötü sonuçlar alınca, hemen gönderiverdiler takımdan. Oysa ki onları birkaç sezon önce sağlam oyuncularla playoff’a taşıyan da aynı koçtu. Tabi takımdan oyuncular gönderilecek değil ya, koç gönderildi. Ben Jordan’ın o takımda, hakkının yendiğini hep düşünmüşümdür. Şimdi yeni bir takımda, yeni bir başlangıç yapacak. Elindeki kadroyu yeterli bulmasam da, nasıl kullanıp nasıl yararlanacağını çok merak ediyorum. Miller’ın gidişi belki de en çok Brand’e yarayacak. Onun yokluğunda daha bir sete dayalı hücum edebilir Sixers ve bu da Brand’in ön planda olmasını sağlar. Gerçi set hücumunun Philadelphia’nın önünü her daim tıkadığını düşününce, Brand’in ne kadar yanlış bir transfer olduğu gerçeği bir kere daha karşımıza çıkıyor.
7)CHICAGO BULLS: Nba’de belki de ne zaman ne yapacağı en bilinmeyen takım Chicago Bulls. Geçtiğimiz sezon 1 numara seçimleri Derrick Rose’un önderliğinde, 7. sıradan playoff yapmışlar, ilk turda bir önceki sezonun şampiyonu Boston Celtics’le efsaneler arasına giren bir seri oynamışlar ve onlara kök söktürmüşlerdi. Ancak 7. maçta tecrübe bir adım öne atınca 4-3 elenmekten kurtulamadılar. Yeni sezona skorer isimleri, oyunun sıkıştığı anlarda, el yakan toplarda öne çıkan Ben Gordon’ı kaybederek başlıyorlar. Gordon Detroit’in yolunu tutarken, onun yerine eski oyuncuları Jannero Pargo’yu monte ettiler. Bu elemanın en önemli sorunu istikrarsız olması. Bir maç coşup, üç maç yatabilme ihtimali yüksek. Gordon gibi güvenilir bir isim değil yani. Üstüne üstlük sadece bu pozisyonda da değil, oyunun diğer bölgelerine de ciddi bir takviye yapılmadı takıma. Tyrus Thomas’ın içinde olduğu bir takasta Boozer’ın takıma katılacağı haberi baya bir zaman gündemi meşgul etse de, bu gerçekleşmedi. Aynı kadro yola devam ancak drafttan iki tane iyi isim geliyor takıma. Birisi James Johnson, diğeri Taj Gibson. İkisi de forvet pozisyonunda oynuyor. Hazırlık maçlarında yaptıklarıyla ilerisi için iyi izlenimler verdiler. Bulls, iki oyuncudan da, bu sezon umduğundan çok daha fazla katkı alabilir. Dikkate değer!!!
8)DETROIT PISTONS: Geçen sezon Billups-Iverson takası olduğunda, Detroit’in bu yaz hareketli bir dönem geçireceği belliydi aslında. Iverson’ın ve Rasheed’in biten kontratlarından yararlanıp, salary’deki boşluğu değerlendirerek takıma eklemeler yaptılar. En önemli iki transfer Ben Gordon ve Charlie Villanueva transferi. Salary’de yaratılan yaklaşık 40 milyon$’lık boşluğun, bu iki isim için harcanması, çoğu otorite için hayal kırıklığı yarattı. Çünkü daha faydalı olacak, en azından takımın eksik bölgesinin ihtiyacını karşılayacak transferler olmalıydı. Ben Gordon, tamam, müthiş bir skorer, kritik anlarda takımını alır götürür, ancak o bölgede Hamilton’ın olması, Gordon’ın istediği süreleri alıp dilediğini yapabilmesine izin verir mi? Gordon’ın eski takımında olduğu gibi yine benchten geleceği söyleniyor ancak sorun orda değil, onun benchten gelip alacağı sürede. Gordon, Chicago’da benchten girip nerdeyse 40 dakikaya yakın oynayabiliyordu. Ancak Detroit’te bu kesinlikle olmayacaktır. Koçun bu iki yıldız isim arasındaki dakika bölümünü iyi ayarlaması, takımın gidişatı açısından çok kritik görünüyor. Villanueva’ya gelince, ben bunun çok yerinde bir transfer olduğunu düşünüyorum. Hem dışarıdan şut atabilen, hem de çabukluğuyla içerde pozisyon bitiren bir isim. Pis işleri yapmaktan da hiç gocunmayan ayrıca. Her takımın isteyeceği tipte bir oyuncu. Detroit uzun rotasyonuna hem bu sezon hemde gelecek sezonlar için iyi bir ekleme yaptı denilebilir. Ben Wallace yuvaya geri döndü. Bu takımda yıldızı parlayan, bu takımda üst üste yılın savunmacısı ödüllerine layık görülen Wallace yeniden Detroit’te. Ancak o eski Wallace mı? Yerinde yeller esiyor desek yeridir. Detroit’ten ayrıldığından beri, nerdeyse bomboş geçti sezonları. Yeniden güç olur mu? Olursa sırf eski günlerin hatırı için, o duyguların onu gaza getirmesiyle olabilir. Bence bu da olmaz ya neyse. Uzunlar arasına katılan bir başka isim de Chris Wilcox. Detroit benchine Maxiell ile birlikte müthiş bir güç katacaktır. Bir de draftın 15. sırasından seçilen Austin Daye var. Gonzagalı Daye NCAA’deki son sezonunda 12.7 sayı-6.8 ribaund- %42 üçlük ortalaması tutturmuştu. Her ne kadar şimdilik fiziği biraz zayıf olsa da, ilerleyen sezonlarda ribaund sezgileriyle içerden, şutlarıyla da dışarıdan etkili olacaktır.
9)INDIANA PACERS: Danny Granger’dan sonra en skorer isimleri Mike Dunleavy’nin sakatlığı halen sürüyor. Geçtiğimiz sezon ortasında geçirdiği ciddi ameliyat sonrası rehabilitasyon süreci devam ettiğinden hazırlık kampına katılamadı, sezon içerisinde takıma dönmesi bekleniyor. Takımın onun skor gücünden faydalanamaması, yükün daha fazla olarak Granger’a binmesine neden oluyor ve rakip savunmanın da daha bir fazla onun üzerine yoğunlaşmasına. Dunleavy’nin olmadığı bölümü ne kadar az zararla atlatırlarsa onlar adına o kadar iyi. Bir başka sakat isim de draftın 13. sırasından seçilen North Carolinalı Tyler Hansbrough. Geçtiğimiz sezon takımı şampiyon olurken, o da 20.7 sayı-8.1 ribaund ortalamalarıyla oynamıştı. Bu önemli istatistiklere rağmen, oyuncuya şüpheyle bakanlar epey fazla. Pozisyonuna göre boyu kısa diyenler, ayakları yavaş diyenler, hatta, onun Nba’de ikinci bir Redick vakası olacağını savunanlar bile var. Yani NCAA’in altını üstüne getirip, Nba’de sudan çıkmış balığa dönmek vakası. Bekleyip görmek en doğrusu. Luther Head ve Dahntay Jones takıma katılan önemli parçalar. Head, Illınois’te çok iyi bir kolej kariyeri geçirdikten sonra Nba’de beklenen seviyeye bir türlü gelemedi. Takımları dolaşıp duruyor. Şimdiki durağı burası. Ben Head’in bu hızlı hücumu seven takımda şutlarıyla çok faydalı olacağını düşünenlerdenim. Umarım beni yanıltmaz. Jones ise geçen sezon Denver ilk beşinde, özellikle işin savunma tarafında yaptığı katkıyla batı finaline giden yolda çok kritik bir rol üstlenmişti. Savunma yapmayı fazla sevmeyen bu takım onu da kendine benzetirse, bu sezon onun yalnızca olağanüstü smaçlarını görebiliriz. Aman haaaaa.
10)CHARLOTTE BOBCATS: 2004 draftında Dwight Howard’ın arkasından, Emeka Okafor’u seçtiklerinde, geleceğin takımının, etrafına kurulacağı kişiyi bulduklarını zannetmişlerdi. Okafor bir türlü o potansiyeli sahaya yansıtamadı ve büyük umutlarla seçildiği Bobcats’ten bu yaz, Tyson Chandler karşılığında New Orleans Hornets’e gönderildi. Şöyle bir baktığımızda iki oyuncu birbirinin ekürisi gibi duruyor aslında. Çoğu özellikleri aynı. Maksat muhabbet olsun diye yapılan bir takas bu bana göre. Chandler, Bobcats’e Okafor’un verdiğinden daha fazlasını veremeyecektir. Takıma katkı verecek transfer ise Ronald Murray olabilir. Felton-Bell-Wallace-Diaw-Chandler beşiyle başlanması durumunda benchten gelip skor katkısı yapabilecek önemli bir isim Murray. Keza D.J. Augustin de öyle. Felton şu anda Nba’deki 5. sezonuna giriyor ve takımın kendisine yaptığı yıllık 7 milyon$’lık kontratı beğenmeyerek, kontrat uzatmadı. Gelecek sezon serbest olacak. Takım Augustin’in gelişen oyununu dikkate alarak ona yol verebilir. Ki bana göre de Augustin, Felton’ın tecrübesinde olduğu yaşta ondan daha iyi olacaktır. Bu yaz takıma katılan Stephen Graham da görev adamı sıfatıyla takıma elinden gelen katkıyı verecektir. Bir de draftın 12. sırasından seçilen Duke’lu Gerald Henderson var. NCAA’deki son sezonunda 16.5 sayı-4.9 ribaund-2.5 asist ortalamaları yakalamıştı. Atletik özellikleri çok iyi ve pozisyonuna göre fiziği çok kuvvetli olan bir oyuncu. Penetre etmeyi seven, ayrıca açık saha oyununu da bilen bir isim. Ancak skorer guard olmasına rağmen serbest atış çizgisinden %65’lerle oynaması, onun adına önemli bir handikap.
11)NEW JERSEY NETS: Kidd-Carter-Jefferson’lı kadrodan bu yaz itibariyle kimse kalmadı. İki sezon önce Kidd’in Dallas yolunu tutmasından sonra, geçen yaz Jefferson Bucks’a, bu yaz da Carter Orlando’ya gitti. Takım 0’dan başlıyor artık her şeye. Kidd takasında gelen Devin Harris, Carter takasında takıma katılan Courtney Lee ve geçen sezon drafttan seçilen Brook Lopez bu takımın geleceğini oluşturuyor. Takım henüz birbirine alışma sürecinde. Bu yazı yazıldığı ana kadar oynadıkları preseason maçları içinde bir galibiyet bile alamamışlardı. Takıma bireysel olarak baktığımızda iyi ve potansiyelli isimler var ama takım olmak ve galibiyetler almak zaman gerektiriyor işte. Bu üç isim dışında Bobby Simmons, Jarvis Hayes, savunmasıyla Trenton Hassell önemli ve tecrübeli oyuncular. Douglas-Roberts başta saydığım oyuncular gibi gelecekte takımın başarılarında önemli rol oynayacak. Bu sezonki draftta 11. Sırada seçilen Terrence Williams da bu isimlerden birisi. NCAA’de son sezonunda 12.5 sayı-8.6 ribaund-5.0 asist ortalamalarıyla oyunun her alanına katkı yaptığını göstermişti bizlere. Bu sezon ve daha birkaç sezon da New Jersey için geçiş süreci olacak. Rebuilding her takım için zordur, ancak sonu genelde iyi gelir. Böyle bir işlem bu takıma gerekiyordu ve yapıldı. 0’dan 100’e ne kadar sürede çıkacaklar. Bu sezon olmayacağı çok açık.
12)MILWAUKEE BUCKS: Yaz dönemindeki faaliyetler ilk olarak takımdan yıldız oyuncu Richard Jefferson’ın gönderilmesiyle başladı. Spurs’e gönderilen oyuncu karşılığında Bruce Bowen ve Kurt Thomas alındı. Tabiki bu elemanlar bir fayda sağlayacağından katılmadı takıma. İkisinin de kontratı gelecek sezon bitiyor. Sezon sonunda ekonomik olarak biraz daha rahatlamak için yapılan bir hamleydi bu. Ayrıca yine mali sıkıntılardan ötürü takım, geçen sezon umulandan çok daha iyi performans gösteren Ramon Sessions’a Minnesota’nın önerdiği teklifi karşılamadı ve oyuncu Wolves yolunu tuttu. Gelecek vaat eden bir oyuncunun kaybedilmesi üzücü olabilir ancak draftın 10. sırasından seçtikleri isim Brandon Jennings, onun yerini her ne kadar fiziği şimdilik biraz yetersiz de olsa doldurup, aynen onun yaptığı gibi sezonun dikkat çeken öğelerinden olabilir. Luke Ridnour ve Toronto’dan gelen Roko Ukic ile birlikte guard pozisyonunu ayakta tutmaya çalışacaklar. Takıma katılan bir başka isim- ya da geri dönen mi desek-ve bizi çok ilgilendiren bir oyuncu Ersan İlyasova. Geçtiğimiz sezon Barcelona’da 4 numara pozisyonunda ortalığı birbirine katan Ersan, Avrupa’dan aldığı ciddi tekliflere rağmen Nba’de oynamak istemesinden ötürü daha az bir fiyata eski takımına geri döndü. Bu kez daha tecrübeli ve bunun oyununa olumlu yansıyacağı çok açık. Ersan’ın pozisyonunda takıma eklenen ve belki de Ersan’ın ilk beş için yarışacağı isim Hakim Warrick var bir de. Eski takımında isteneni veremeyip yeni heyecanlar arayan isimler arasında o da. Takım içerisinde Hakim- Ersan çekişmesini izlemek de çok keyifli olacak. Takımın yıldızı Michael Redd kontratının son yılına giriyor. Geçtiğimiz sezonu yaşadığı sakatlıklardan ötürü iyi geçiremeyen Redd’ten kontrat sezonunda müthiş performanslar izleyebiliriz.
13)TORONTO RAPTORS: Bu yazın en gözde free agent’ını, Orlando Magic’i sergilediği müthiş performansla Nba finaline taşıyan ismi, Hidayet Türkoğlu’nu takıma katarak gerçekten iyi bir iş yaptılar. Temsilcimizi bu sezon Raptors için ter dökerken izleyeceğiz. Takım olarak yazın en gözde oyuncusunu aldılar ancak kadro olarak playoff veya ilerisi için yeterliler mi? Çoğu otorite bunun olmadığını söylüyor. Zaten takımın süper yıldızı Chris Bosh’un da takımda bir türlü kalıp kalmamaya karar verememesinin nedeni bu değil mi? Takımın kadro olarak şu an için çok da bir şey ifade etmemesi. Calderon-Hedo ve Bosh dışında elle tutulur adam sayısı öyle az ki. Bargnani’nin şu oyununu, pozisyonunda nasıl etkisiz kaldığını görünce nasıl 1. sıradan seçildiğine akıl erdiremiyorum. Bargnani gibi uzun olmayan bir uzunla bu yolun sonu yok. Yani Hidayet’in bu takıma gelmesi onları çok da yukarılara taşıyamayacak. Sırf para için bu takıma gelen Hedo’nun da bu fazla umrunda değil zaten. Yıllık aldığı 11 milyon$’a bakacak. Hepsi bu. Az önce bu takımın Bargnani’yi nasıl 1 numaradan seçtiğine değinmiştim. Bu sezonki draftta da 9. sıradan sırf müthiş bir çalışma azmine ve inanılmaz bir potansiyele sahip diye DeMar DeRozan’ı seçtiler. NCAA’de atletikliğiyle üstünlük kuran bu oyuncunun, hele de kötü bir şutu varken, bu sahnede aynı performansı göstermesi şimdilik çok çok zor. O bahsedilen potansiyel ileriki sezonlarda bir yerlerden fırlamazsa, draftta atladıkları birçok isme ağızlarının suyu aka aka bakacaklardır. Toronto geçen sezonu 13. bitirmişti. Bu sezon da ilk sekize girmeleri için olağanüstü birçok şeyin olması gerekiyor. Zaten gerçekleşmesi mümkün olmayan bu ihtimalin sonucunda Bosh da kendi yoluna bakacaktır.
14)NEW YORK KNICKS: 2010 yazı için hazırlıklar bu yaz da tüm hızıyla devam etti. LeBron James’i takıma katmak istemelerinin artık tüm dünyaca bilindiği New York Knicks, takımın önemli oyuncuları David Lee ve Nate Robinson’la bile bir yıllık kontrat yaptı. Diğer oyuncuların da biten kontratlarıyla birlikte LeBron’a istedikleri kadar fiyat sunabilmek için. Şu anda Knicks’te, Larry Hughes, Eddy Curry, Al Harrington, Cuttino Mobley, bu yaz kadroya katılan Darko Milicic, az önce söylediğimiz gibi David Lee ve Nate Robinson, Chris Duhon, Jared Jeffries gibi önemli isimlerin hepsinin kontratı bu yaz bitiyor. New York’un eli baya bir bollaşacak yani. Ancak asıl sorun bu noktadan sonra başlıyor. LeBron eğer bu sezon Cavs’ta şampiyon olamazsa, ayrılma ihtimalini daha fazla düşünmeye başlayacak. Tamam New York ona istediği parayı, hatta daha bile fazlasını sunabilecek ama beklediği kadroyu verebilecek mi? Asıl soru bu. Bu gidişatla da şimdilik bu olmayacak gibi gözüküyor. Panoramaya baktığımızda LeBron gelse bile onun çevresine şampiyonluk kalibresinde bir takım yaratmak uzun yıllar alabilir. New York 2 senesini feda etmiş ve ağzı açık bir şekilde LeBron’u bekliyor ancak bu düşünülmüyor mu acaba? Çünkü LeBron Cavs’ta şampiyonluk yaşayamazsa, ilk düşüncesi bunu yaşayabileceği bir yere gitmek olacaktır. New York tüm imkanlarını yaza ayarlamış bir biçimde giriyor yeni sezona. Bu yüzden bu sezonda onlardan bir şey beklemek hayalden öteye geçemeyecek.
15)WASHINGTON WIZARDS: Nba’de bir Houston bir de bu takım var sakatlıkların her daim sekte vurduğu. Bunun doğurduğu sebeplerden ötürü geçtiğimiz sezonu doğu sonuncusu olarak bitirdiler. Takımın süper yıldızı Arenas ve pota altında en etkili silah olan Brendan Haywood ikilisi neredeyse sıfır katkı verdiler takıma geçen sezon yaşadıkları sakatlıklardan ötürü. Bu sezon yeni bir başlangıç için yola koyuldular ancak hazırık döneminde yine önce Haywood, sonra da takımın bir diğer önemli ismi Antawn Jamison sakatlandı. Arenas-Butler-Jamison üçlüsünü en son bir arada gördüğümüzde bu takım doğu yarı finali oynuyordu. Yani sağlam olsalar kimse tutamayacak ama sakatlıklar onları konferansın en diplerinde yaşamaya mahkum ediyor. Kadroya şöyle bir baktığımda yük yalnız bu üçlünün sırtına da binmeyecek artık. Minnesota ile yapılan takas sonrası çok önemli bir ismi eklediler takıma: Mike Miller. Miller şutlarıyla ve tecrübesiyle çok şey katacaktır bu takıma. Aynı takasta gelen bir başka isim Randy Foye de guard pozisyonu için bir başka kritik bir takviye. Wizards kadrosu geçmiş sezonlardan çok çok daha iyi bu sezon. Eğer sakatlanmadan yola devam edebilirlerse, bu sezon onlardan çok ümitliyim. En azından bir playoff kesin olacaktır.
__________________


KRALemci

KUTSAL FORMA

5' LI HİZMET
*■-kЯΆĻεmci-■* isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
başlarken, nba, sezon


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
©2007-2010 FavoriForumum (Com & Net)
Kuruluş Tarihimiz: 1 Şubat 2007
Style Design Milon4

FavoriForumum.Net'te telif hakkı olan mp3, film vb paylaşımlar yasaktır. Telif hakkı içerdiğini düşündüğünüz konuları ve diğer şikayetlerinizi bildirmek için buraya tıklayınız.




Oyunlar two player games 2 kişilik oyunlar forum flash oyunlar video izle şarkı indir Demo oyun iNdiR


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216