2011 yılında tenis sezonu yine birçok açıdan unutulmaz anlara sahne oldu. Hiç kuşku yok ki geçtiğimiz yılın en çok konuşulan raketi Sırp Novak Djokovıc'ti. Djokovic, kazandığı 10 şampiyonlukla sezonu da dünya klasmanında 1 numara olarak tamamladı.
MEHMET SEVİNÇ - 2011 yılında tenis sezonu yine birçok açıdan unutulmaz anlara sahne oldu. Hiç kuşku yok ki geçtiğimiz yılın en çok konuşulan raketi Sırp Novak Djokovıc'ti. Sezona kendini fiziksel olarak negatif etkileyen gluten alerjisinden kurtulmuş olarak başlayan Djokovic, üçü grand slam ve beşi masters turnuvası olmak üzere, kazandığı 10 şampiyonlukla sezonu da dünya klasmanında 1 numara olarak tamamladı.
Sezona Avustralya Açık şampiyonluğuyla başlayan Djokovic, haziran ayı başına kadar yenilgi yüzü görmedi.
Sırp raketin 43 maçlık galibiyet serisi Roland Garros yarı finalinde Roger Federer karşısında son buldu. Bu mağlubiyet, Ivan Lendl'ın 1982 yılında yakaladığı 44 maç üst üste kazanma rekorunu kırma şansını da elinden aldı.
Ancak Djokovic için rüya sezon Wimbledon şampiyonluğuyla devam etti. Finalde son şampiyon Rafael Nadal'ı yenen Sırp raket mutluluğunu merkez kortun çimlerini yiyerek gösterdi. Bu şampiyonluk aynı zamanda onu kariyerinde ilk kez dünya klasmanında 1 numaraya yükseltti.
Avustralya Açık ve Wimbledon şampiyonlukları Djokovic'in hızını kesmedi. Dünyanın yeni 1 numarası New York'ta da tüm rakiplerini geride bırakıp şampiyonluk kupasını kaldırmayı başardı. Finalde yine Nadal'ı geçen Sırp raket sezonu İspanyol rakibi için adeta kabusa çevirdi. Wimbledon ve Amerika Açık finalleri dışında tam 5 masters turnuvası finalinde daha bu 2 oyuncu karşı karşıya gelirken, Novak Djokovic her seferinde kazanan taraf olmayı başardı. Rafael Nadal'ın tek tesellisiyse 6. Kez kazandığı Roland Garros oldu.
Kariyerinde 16 grand slam şampiyonluğu bulunan Roger Federer 2002'den bu yana ilk kez bir sezonu grand slam kazanamadan tamamladı. Dünya sıralamasında da 3 numaraya gerileyen İsviçreli tenisçi sezon sonunda yakaladığı formla dikkat çekti. Yıl sonunda katıldığı son 3 turnuvayı kazanan Federer, sezon sonu turnuvasını 6. kez kazanan ilk tenisçi olarak da tarihe geçti. 30 yaşındaki raket sezonun en iyi 8 tenisçisinin katıldığı bu turnuvada 5. kez yenilgisiz şampiyonluğa ulaştı.
KADINLAR
Kadınlarda sezon sonunu yine Caroline Wozniacki 1 numara olarak gördü. Danimarkalı raket bu sezon da grand slam kazanamasa da istikrarlı performansıyla 1 numaradaki yerini korumayı başardı. Sezonun ilk grand slami olan Avustralya Açık'ta yarı final oynayan Wozniacki bu turnuvadaki en iyi derecesini yapsa da Li Na'ya yenilmekten kurtulamadı. Turnuvayıysa sezonun büyük bir bölümünü ayak bileğindeki sakatlık yüzünden maç yapmadan kapatan Kim Clijsters kazandı.
Avustralya Açık'ta oynadığı finalle, grand slam finali gören tarihteki ilk Çinli olarak kayıtlara geçen Li Na, Roland Garros'u kazanarak bu istatistiği bir üst basamağa taşıdı.
Sezonun ikinci yarısınaysa Petra Kvitova damga vurdu. 21 yaşındaki raket, kariyerinin ilk grand slam şampiyonluğunu Wimbledon finalinde Maria Sharapova'yı mağlup ederek yaşadı ve Jana Novotna'nın 1998'deki şampiyonluğundan sonra grand slam kazanan ilk çek tenisçi oldu.
Kariyerinin en parlak sezonunu geçiren genç tenisçi ekim sonunda İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu'nun ev sahipliğindeki sezon sonu turnuvasında da yenilgisiz şampiyon olmayı başardı. Kvitova 34 numara olarak başladığı sezonu Wozniacki'nın ardından 2. sırada tamamladı.
2010 yılında Li Na ve Petra Kvitova gibi kariyerinin ilk grand slam şampiyonluğunu yaşayan bir diğer isim de Samantha Stosur'dı. Avustralyalı tenisçi Amerika Açık finalinde ev sahibi ülkeden Serena Williams'ı mağlup ederek sezonun son grand slam turnuvasında mutlu sona ulaştı. Böylece Avustralyalı kadınların 31 yıllık grand slam kazanma hasretine de son vermiş oldu. Avustralya adına son olarak Evonne Goolagong Cawley 1980 yılında Wımbledon'ı kazanmıştı.
Benzer Konular:


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı ile Cevapla


Tweet