İskender Günen: "3 puan iyi ama..." (Sabah)


"Ankaragücü gibi köklü bir kulübün içinde bulunduğu durumu düşününce üzülmemek elde değil. Yıllardır yönetim bazında yapılan yanlışlar yüzünden artık Süper Lig'de son günlerini yaşıyorlar. Oyuncuların ortaya koyduğu mücadeleye saygı duyulması gerekiyor. Dün de elinden geleni yapmalarına karşın Trabzonspor gibi bir takım karşısında başka bir sonucu almaları çok zordu. Maçın ilk yarısında Başkent ekibi beklenildiği gibi Trabzonspor'u karşılayan takım görüntüsündeydi. Kendi sahalarında çok adam bulundurup hücumu hiç düşünmediler. Böyle bir anlayıştaki takıma karşı kenarları daha sık kullanmak gerekirken, Trabzonspor yine her zaman olduğu gibi Ankaragücü'nün çok adam bulundurduğu, savunmanın göbeğinden atak girişimlerinde bulunma yanlışı içerisindeydi.

Olcan, kenarda top aldığında hücumu şekillendiren, rakip savunmayı en fazla rahatsız eden oyuncuydu. Attığı golle de takımını rahatlatan oyuncu oldu. Volkan Şen ise uzun bir aradan sonra forma şansı bulmasına rağmen isteksiz ve top ayağına geldiğinde ne yapacağını bilmeyen, takımına hiçbir katkısı olmayan bir görüntüdeydi.

Trabzonspor açısından bu 3 puan doğaldır ki çok önemli ancak iki takımın son durumlarını düşündüğümüzde ölçü değil. Trabzonspor'un hücumda sadece Burak'a dayalı ve bu oyuncuya şartlanmış olması sıkıntı yaratıyor. Gol pozisyonu üretmede başka alternatiflerin de ortaya konulması bir zorunluluk. Özellikle Trabzonspor'un ligdeki kaderini belli edecek büyük maçlarda aynı hücum anlayışı sorunlar yaşatabilir."

Necmi Perekli: "Sıradan bir karşılaşma" (Fotomaç)

"Ankaragücü eski gücünü tamamen kaybetmiş, futbolu unutmuş, "Zorunlu olarak sahaya çıkan takım" intibaını verdi. Ankara gibi bir başkentin ileri gelenlerinin Ankaragücü hakkındaki tutumları, futbola veya Ankara'ya karşı tutumları bu çizgide olduğu müddetçe bu ayıp tüm Ankara'nın ekmeğini yiyen ekonomisi müsait kişilerindir. Dikkat edilirse bugün büyük metropollerimizden Adana, İzmir gibi örnekler önümüzde duruyor. Gelecek, Ankara'nın da aynı görüntüde olacağını göstermektedir. Anlaşılan Ankara'da kala kala Sn. Cavcav'ın Gençler'i kalacak, iyi ki Ankara'da o var. "Onun da Allah ömrünü uzun etsin, kendine zeval vermesin" diyelim.

Maçta arada çok büyük güç ve kalite farkı olmasına rağmen ilk yarıda Ankaragücü iyi mücadele etti. Trabzonspor ilk golü erken buldu. Ankara ekibinin direncini ancak ikinci yarının ortalarında kırabildi. Olcan, takımın hücüm mantalitesi ve aktivitesini olumlu olarak etkilemiş ve adeta kırk yıllık Trabzonsporlu gibi oynamaktadır. Henrique ve Adrian oyuna bir hareketlilik ve pozisyon zenginliği getirdi. Ankaragücü farklı yenilmesine rağmen onuru ile mücadele etti. Bu istikamette de herkesin takdirini kazandı."

Cemal Ersen: "Ya kırmızı olmasaydı?" (Milliyet)

"Olcan'ın 12. dakikada attığı golden sonra maç bitmişti zaten. Ligde artık prestij mücadelesi yapan Ankaragücü'nün ne gol atacak, ne de Trabzonspor'un hızını kesecek gücü yoktu. Bordo-mavili ekip de oyuna fazla asılmadı ilk yarının kalan bölümünde. Israrla göbeği kullanmaya çalıştı ama o kalabalığın arasından topu çıkarmayı başaramadı. Ankaragücü iyi kapandı.

Uzun aradan sonra ilk on birde forma bulan Volkan çok etkisizdi. Oysa böyle bir maçta kendini gösterme şansı vardı, bu şansı iyi kullanamadı. Giray'ın cezalı olması nedeniyle savunmanın göbeğinde oynayan Celustka - Mustafa ikilisine maç boyunca iş düşmedi. Colman ve Aykut orta alanda çok top çalmasına karşın aynı beceriyi oyun kurarken gösteremedi. Dolayısıyla geriye gelmek zorunda kalan Burak ilk yarıda istediği pasları alamadı. Takımı da pozisyon üretemedi.

Ankaragücü ikinci yarıda savunmasını biraz ileri çıkarmaya kalkınca, farklı yenilgiye zemin hazırladı. Oyun, ilk bölümde suskun kalan Burak'ın istediği şekle büründü. Araya atılan toplarda hızını iyi kullanan, topla buluştuğu vakit son derece etkili vuruşlar yapabilen Burak, bir iki denemeden sonra istediği golü buldu. Hem kendi rahatladı, hem rakibin direncini kırdı. Olcan geldiği günden bu yana üstüne koyarak gidiyor. Dün de Trabzonspor'un en çalışkan, en üretken ismi idi. Sol kanadı yine mükemmel kullandı. Oyunun rolantiye döndüğü anlarda yaptığı patlamalar, Trabzonspor için motivasyon oldu. Üçüncü gol işte böyle bir anda geldi. Perdeyi kapatmak ise ilk goldekinin benzeri bir pasla savunmanın arkasına sızan Burak'a düştü.

Burak gerçekten çok özel bir oyuncu. Geçen yıl da takımına katkısı büyüktü. Ancak bu sezon göz kamaştıran performansıyla Trabzonspor'u sırtlayan isim. Bordo-mavili ekibin yarışın içinde kalmasında etkin rolü olan genç oyuncu, hem takımı hem de ay-yıldızlı ekip için büyük bir şans. Düşünsenize, geçen seneki kadrosundan çok önemli oyuncular yitiren Trabzonspor'un şu ana dek topladığı 39 puanın en az otuzunda payı bulunan Burak da olmasa, nasıl bir konumda bulunurdu Karadeniz ekibi?"


Benzer Konular: