Güntekin Onay: "Kötülerin gecesinde mutlu son" (Vatan)

"Çok kötü bir Beşiktaş, kötü ötesi bir G.Antep ve felaket bir hakem. Beşiktaş neden kötü oradan başlayalım. Birincisi topun değerini bu kadar az bilen büyük bir takım olamaz. Sürekli öne doğru oynama çabası var ama hep telaşlı. Pas oyunu yok. Tüm ofansif yük Fernandes'in üzerinde. Oyuna kalite ve akıl katan başka kimse yok.

Beşiktaş kazandı ama kaleci Mahmut'un sakatlığı da konuk takımı olumsuz etkiledi. Evet, eksikler var. Alınan 3 puan da herşeye rağmen hakederek. Ama bu kadar pamuk ipliğine bağlı olmamalı. Bu kadar olumsuz bir görüntü veren G.Antep'tin 2 gol yemek de beceri ister! Sadece 2 kez ceza sahasına giren G.Antepspor'dan 2 gol yemenin izahı yok.

Gelelim Tolga Özkalfa'ya. Her hakem hata yapar. Ama oyunun seyrini, akışını bu kadar bozan ve kontrolü elinden kaçıran bir hakem kabul edilemez. Maçın son 30 dakikasında 10 tane sarı kart var. Bu bölümde 15 tane faul var, 5 tane oyuncu değişikliği var, sakatlıklar var, kalecinin 2 dakikalık tedavisi var, yere yatıp kalkmayanlar var, serbest vuruşları yavaş kullananlar var. Oyun çok durdu son 20 dakika top oyunda o kadar az kaldı ki Tolga Özkalfa bunu engelleyemediği gibi çoğu zaman çanak tuttu. Beşiktaş bir kez daha uçurumun kenarından döndü. Bakalım ders çıkarabilecek mi?"

Ahmet Çakar: "Maçın iki adamı!" (Sabah)

"Bu maçla ilgili iki insan çok konuşulmalı, üstelik ikisi de futbolcu değil. Biri teknik adam, diğeri ise hakem. Yani biri Abdullah Ercan, diğeri de hakem Tolga Özkalfa. Futbolda yazılı olmayan bazı kurallar vardır. Mesela deplasmanda baskı altında oynuyorsanız ve mağlup değilseniz oyuncu değişikliklerini itinayla yapmalısınız. Çünkü değişiklik hakkınız bittiğinde kalecinize bir şey olursa son 5 dakikada galipken mağlup duruma düşebilirsiniz. İşte dün gece bu oldu. Şayet kaleci Mahmut sakatlanmasaydı G.Antep maçı kolay kolay vermezdi. Çünkü son 15 dakikada o ana kadar uyuyan birçok Beşiktaşlı futbolcular Mahmut'u yaralı gördüler. Sakat gördüler ve uykudan uyanıp maçı alıverdiler.

İlk yarıya bakıyoruz dağınık bir Beşiktaş var. Bir kornerde markaj hatasından da golü yediler. Ama ikinci yarıda golü bulmalarına rağmen sahneye yine Beşiktaş kalecisi Cenk çıktı. Çıkış zamanlaması hatalıydı ve G.Antep'in galibiyet golü geldi. Ne olduysa bu dakikalardan sonra oldu. Maçın sonlarında Beşiktaş'ın en iyisi Almeida golünü attı ve beraberliği getirdi. Bu dakikadan sonra sahneye hakem çıktı. Tolga Özkalfa kesinlikle futbolu bilmiyor. Ne fauldür, ne değildir çözemiyor. Sarı kartları yanlış kullanıyor. İşte son 10 dakikada hakem tarafından kontrolü kaybedilmiş bir maçta Beşiktaş son golünü hem ofsayt hem de Toraman'ın faulüyle buluverdi."


Ali Ece: "Fernandes de olmasa!" (Akşam)

"Son üç maçtır oyuncular farklı ama sorun aynı. Beşiktaş maçlara çok ezberden oynayarak, katı bir şablona bağlı olarak başlıyor. Son haftalarda Beşiktaş'ın üst üste iki maçını izleyen her teknik direktör, Fernandes'i pasifize edince Beşiktaş'ın yaratıcı gücünü minimize edeceğini biliyor. Fernandes kendi ceza alanı yakınlarına gelip top alınca da Beşiktaş oyunun temposunu rakibine dikte ettiremiyor. Bu temposuzluğun bir diğer sebebi de geriden oyun kurma ve oyun temposunu inşa etme konusunda Beşiktaş'ın en etkili savunmacısı olan Sivok'un anlamsızca dinlendirilmesi. İlk yarı boyunca Beşiktaş 11'i en ufak bir taktiksel esneklik sergileyemedi. Her şey rakibin önceden kestirebileceği düzlükteydi. Ernst ve Fernandes dışında oyunun temposunu yükseltmek adına pas trafiğine kimse katkıda bulunmadı. Egemen hariç savunmada 'takım hücumu' lehine hiçbir sorumluluk üstlenmeden oynayan geri 4'lüden hücuma neredeyse hiç destek gelmedi. İsmail bir yana Hilbert'i çok arıyor Beşiktaş!

2-1 yenikken Ernst'i çıkarıp Holosko'yu sahaya sürmek de ezbere oynarken yenik düştüğün maçta ezberden yapılan en büyük hataydı. Aynı anda çok forvetle oynayınca gol atacağını zannetmek, rakip kornerde aynı anda alan savunması ve adam adama savunma yaparak gol yemeyeceğini zannetmek kadar büyük yanılgı. Ernst çıktıktan sonra Fernandes'in Allah vergisi yetenekleri ve Egemen'in savaşçılığı olmasa, Beşiktaş bu maçı kazanamazdı. Carvalhal bu ezbere şablonda ısrar ettikçe yapılacak en akıllıca hareket Fernandes'i folyolara sarıp saklamak, maçtan maça insan içine çıkarmak olur. Bu kadar borç varken saha içinde bu kadar az alternatifli olabilmek ise futbol bilimiyle açıklanabilecek bir durum değil!"


Benzer Konular: