Status :
Üyelik tarihi : Mayıs.2011
Nereden : İstanbul
Mesajlar: 6.187
Konular: 487
Aldığı Beğeniler: 802
Haftanın Panaroması
24. HAFTANIN PANORAMASI - Ediz Sırapınar
Artık bir klasik haline geldi üç büyüklerin her puan kaybı sonrası ortaya attıkları sudan ucuz sebepler... Hepsi mazeretlerin esiri gibi...
İnsanın maç sonrası dinlediği demeçlere inanası gelmiyor. Çünkü teknik adamların söylediklerinin tutarlı hiçbir tarafı yok.
Fenerbahçe, Samsun’da sıradan, sorumsuz, gönülsüz bir futbol oynuyor, Aykut Kocaman, 4 Ocak’tan bu yana 8 resmi maç yapmaktan şikayetçi oluyor... Ardından ekliyor; “Bu sene ekstra bir lig var.”
Aynı şekilde haftalardır Beşiktaş Teknik Direktörü Carvalhal’ın da ağzından yoğun maç trafiği düşmüyor... Sürekli federasyonun acımasızlığından söz ediliyor... Üstelik basının büyük bir çoğunluğu da bu düşüncelere destek veriyor...
İyi de İspanya’da da Barcelona, Real Madrid gibi takımlar ocak ayından şu ana kadar dokuz resmi karşılaşmaya çıkmışlar. Avrupa’da birçok ülkede üç günde bir maç oynanıyor. Üstelik onlar her sezon bu fikstürü uyguluyor...
Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim son maçlardaki puan kayıplarını kötü hava koşullarına ve zemine bağlıyor... İyi de rakipler farklı sahalarda mı mücadele ediyor?
İşin gerçeği üç büyük kulüp de beklentilerin çok uzağındalar... Başarısızlıklarına kılıf aramak yerine nerede hata yaptıklarını hiçbir şekilde sorgulamıyorlar...
Bakın Aykut Kocaman’ın iyi niyetine, dürüstlüğüne, kalitesine, Fenerbahçe sevgisine kimin itirazı olabilir ki... Yaşadığı travmalara, göğüs gerdiği zorluklara saygısızlık kim edebilir ki? Ancak hocanın sistemi, tercihleri, kenar yönetimi yetersiz kalıyor... En önemlisi puan cetvelinin ilk dört takımı arasında fizik gücü en zayıf olan takım Fenerbahçe... Oyuncuların sahada mücadele edecek ne gücü, ne arzusu var... Şükrü Saracoğlu Stadı’nda seyirci gazı ile gidiyorlar hepsi o kadar...
Carlos Carvalhal 24 saatini Beşiktaş için harcıyor... Çalışkanlığı, iştahı, taktik zekası ile belki birçok meslektaşına fark atıyor ama o çok güvendiği “takımdaşlık olgusu” silahı giderek tutukluk yapıyor... Kartal’ın son maçlardaki saha içi tablosu içler acısı... Taraftarın gözbebeği olan isimlerin disiplinsiz, vurdumduymaz, gamsız tavırları hem yönetim, hem de teknik adam için tehlike çanları... Beşiktaş, Ümraniye’deki huzursuzluğu gideremezse, Carvalhal başarısızlıklara daha çok bahane arar...
Agresif oyun tarzı
Sezonun belki de kafa olarak en rahat takımı Galatasaray’daki en ciddi sorun ise aşırı motivasyon. Oyuncuların normal işlerini yapmak yerine agresif oyun tarzını seçmeleri, sürekli rakip veya hakemle uğraşmaları onları futbolun uzağına taşıyor... Evet Fatih Terim’in baskılı oyun anlayışına evet ama bu sistemsizlik ve başıbozukluğa kesinlikle hayır...
Kısacası şampiyonluk adaylarının kazansalar da, kaybetseler de her maçları pamuk ipliği gibi. Tek bildikleri kuru gürültü... Siz futboldan haber verin...
HAFTANIN PORTRESİ
THEOFANİS GEKAS
Yılların golcüsü Fenerbahçe karşısında adeta meslektaşlarına ders verdi. Pozisyona girme becerisi, vuruş tekniği, savunma arkasına yaptığı diriplingleri tek kelime ile mükemmeldi. Fenerbahçe’nin iki stoperini de adeta perişan etti, kusursuz futbolunu üç golle süslerken ilerleyen yaşına rağmen kalitesini bir kez daha gösterdi.
HAFTANIN TAKIMI
SAMSUNSPOR
Fenerbahçe karşısında adeta lige geri döndüler. Oyunun hemen başında yedikleri golün şokunu üzerinden çabuk atarken, güçlü rakiplerine sahayı dar ettiler. Sarı-lacivertli ekibin ağır savunma ve orta sahasını geçmekte fazla zorlanmayan ev sahibi belki de son kozunu iyi oynadı, kümede kalma yolunda önemli bir adım attı.
HAFTANIN HOCASI
NURULLAH SAĞLAM
Son dönemlerde camiada kaybolmaya yüz tutmuş umutları yeniden filizlendirdi. Ciddi eksiklerle geldiği Beşiktaş deplasmanı için dersini o kadar iyi çalışmış ki kısıtlı imkanlara rağmen akıllı bir taktikle maçı almasını bildi. Kalitesi, disiplinden taviz vermeyen oyun karakteri ve bilgisi ile kendine güvenenleri mahçup etmedi.
HAFTANIN HAKEMİ
BARIŞ ŞİMŞEK
Son haftalarda üst üste görev alırken, başarılı yönetimleriyle dikkat çekiyor. Manisa’da da zorluk derecesi yüksek karşılaşmayı tartışma yaratacak kararlardan uzak bir şekilde tamamladı, çaldığı düdüklerin çoğunda haklıydı. Pozisyonları iyi süzmesi, otoritesi, avantaj kurallarına özen göstermesi en önemli artılarıydı.

Benzer Konular:
Tweet