Burdurun Yöresel Yemekleri Nedir


İlimiz merkez ilçelerinde günlük olarak en çok yenen yemekler: mercimek aşı ve çorbası, tarhana çorbası, etli ve zeytinyağlı kuru fasulye, yaprak sarması, nohut ve yahnisi, karnıkara, börülçe, etli patates, biber, patlıcan ve kabak dolmaları, bulgur pilavıdır. Bu yemeklerin yanı sıra sofrada içecek olarak da en çok yoğurt, cacık, ayran bulunur. Mevsimine göre de domates salatası, çoban salata yemek masalarını süsler.
Özel günlerde; ziyafetler ve düğün davetlerinde et veya tavuk suyuyla pişirilmiş pirinç çorbası, et yemeği olarak da soğanlı kazan eti veya pirinç pilavı üzerine büyük parça "çekme" tabir edilen kızarmış et suyundan pişirilmiş "kaynana" denilen ve üzerine karabiber ekilmiş bulgur pilavı ikram edilir. Ayrıca bu sofralara su böyreği, kabak helvası, baklava, guymak, muhallebi, sütlaç ve irmik helvası renk katar. Burdurlunun bu sofrası şu tekerlemeyle özetlenir. "ÜÇ PİLİÇCİK - SUYUNDAN ÇORBACIK - ETİNDEN ÇEKMECİK - BAKLAVACIK - BÖREKCİK."
Ayrıca bağ bahçe ve günü birlik mesire yerlerinde saç kavurması, şiş köfte, saç böreği veya et böreği ile testi kebabı pişirilir. Yine evlerde tahinli, tereyağlı ve haşgeş (haşhaş) sürtmesi katmerler yapılır. Burdur'un en meşhur ve herkes tarafından tanınan ve sevilen mahalli yemek ve tatlıları şunlardır.

Testi Kebabı: Günlük bağ bahçelerde ve soğuk çeşme başlarında yapılan bir yemektir. Ağız kısmı dar bir testi yapılır. Bu testinin içinde koyun etinin yağlı kaburga kısmı kuşbaşı şeklinde doğranarak, tuzlanıp konur. Yiyenlerin arzusuna göre içine ayrıca küçük temizlenmiş soğan, patates, patlıcan, yeşil biber, havuç ve domates doğranarak malzemesi tamamlanır.



Etle doldurulan testi 35-40 dakika kadar ateş ortasında oturtulup, etin pişmesinden sonra yukarıda saydığımız malzemeler içine doldurulur ve tekrar ağzı kapatılarak (temiz bir bez ile bağlanır) ateşin içine oturtulur. Ara sıra kulpundan tutularak silkelenir. Piştikten sonra servis tabakalarına alınır ve üzerine kimyon ekilerek yenir.

Burdur Şişi: Ülkemizin bilhassa Adana ve Urfa taraflarında yapılan ve aynı adla anılan şişlerine benzemekle beraber, daha kısa ve ince şişlere dizilmektedir. Şiş köftenin kıyması kaburga yatağı denilen et veya sıyrıntısının kıymasına biraz kuyruk yağı ve sadece tuz ilave edilir. (10 kg kıymaya 300 gr. kuyruk yağı) gibi. Sonra yoğrulur. Dinlendikten sonra şişelere takılır ve ızgara mangalında pişirilerek, pide arasında servis yapılır. Şiş köftenin ala - sulu olması daha makbuldür.




Peynirli Pide:
Ekmeklik hamur, pide haline getirilir ve ortasına boydan boya rendelenmiş taze peynirle maydanoz konarak pide uzunlamasına, iki taraftan peynirin üstüne kapatılır. İnce uzun ekmek biçiminde fırına verilir. Piştikten sonra baklava kesimi yapılarak tepsiye konur ve üzerine tahta kaşıkla tereyağı çiğ olarak erimeye bırakılır. Şurup veya ayran ile sıcağı sıcağına servis yapılır.


Burdur'da peynirli pide sadece "kelle peyniri" ile yapılır ve peynirin sünmesi yağlı ve lezzetli olduğunu gösterir.

Kömbe: (Çanak Ekmeği) Bucak ilçesi ve çevresinin geleneksel yemeklerinden çanak ekmeği şöyle yapılır: önce hamur açılarak içine tahin, ceviz, pekmez veya kavrulup taşta sürtülmüş haşhaş ve yağ konarak dürülür. Bu dörüm, yuvarlak çörek haline getirilerek leğene sıralanır. Bu leğen köz halindeki ateşin "sac ayağı" üstüne konur. Leğenin üstü başka bir sac ile kapatılır. Bu sacın üzerine de köz konur. Böylece leğenin içinde bulunan gömbelerin hem alttan, hem de üstten pişirilmesi sağlanır.

Guymak: Bir ölçü şeker ile iki ölçü su ocakta kayarken 1/2 ölçü nişasta su ile ezilip yavaş yavaş ve karıştırılarak kaynayan şekerli suya dökülür. Pişerken arzu edildiği kadar tereyağı konur. Karışım kaynayarak çokça pişerken devamlı olarak karıştırılır. Eğer yağını "kusarsa" guymak pişmiş demektir. Pişerken ağarmış bademler içine atılır. Yayvan tabakalara konarak ılık veya soğuk olarak yenir. İstenirse üzerine kaymak da konur.

Ceviz Ezmesi: Bir kg irmik ve 1 kg dövülmüş ceviz bir kaba konur. Diğer yandan bir bardak su bir tencere içinde, ateş üzerinde ılıklaştırılır. 1 kg şeker ılık su üzerine dökülerek eriyene kadar karıştırılır. Şeker eriyince, irmik ve ceviz karışımı eklenerek iyice karıştırılır. Kıvama gelen bu karışım, pudra şekeri serpilmiş bir tepsiye dökülerek, kaşığın ters yüzü ile aynı kalınlıkta yayılır ve baklava kesimi yapılır. Burdurluların hediye olarak il dışına götürdükleri tatlı çeşidinin en yaygın olanıdır.


Kabak Helvası: İri ve büyüklerinden iki adet dolmalık kabağın kabukları soyulur ve çekirdekleri ayıklanır. içinde su bulunan tepsiye aynı yönde rendelenir. Rendelenmiş kabak avuç içinde sıkılır. Ölçü kabı olarak su bardağı veya kase vb. kullanılır. İki ölçü kabak rendesine, bir ölçü şeker ve bir çay bardağı su konur ve hafif ateşte aynı yönde, suyunu çekene kadar karıştırılır. İndirmeye yakın bir zamanda bir limon veya eritilmiş limon tuzu suyu konarak, 5-10 dakika kaynatılır ve kıvamına gelince ateşten alınır. İstenirse üzerine, soyulmuş bademler tereyağında kavrularak bol miktarda serpiştirilir. Kabak helvası yemeklerin yanı sıra ayrıca reçel gibi de yenmektedir.


Burdur Muhallebisi: 4 Kaşık pirinç unu, 2 kaşık nişasta, az bir su ile ezilip, 1 kg süt ile karıştırılır. Kaynatılarak çokça pişirilir. Ateşten inerken dövülmüş sakız katılır. Çukur küçük tabaklar ıslak bir bezle silinip, muhallebi doldurulur. Muhallebi donduktan sonra, tabaklara baş aşağı boşaltılır.
Daha sonra iki ölçü şeker, bir ölçü su ile kaynatılıp, tabaklarda bulunan muhallebilerin üzerine dökülür veya arzuya göre üstleri çeşitli reçellerle de süslenerek yenir


********************************

Burdur halk oyunu kıyafetleri

Kadın Giysileri

A- Başa Giyilenler
Fes: Başa giyilen fesin ön kısmı 'penes'denilen küçük altınlarla sırmalı şekilde süslüdür Alınlık tabir edilen küçük altınlar fesin ön kısmında yanyana dizili şekilde takılıdır Fes genelde bordo renklidir

Oyalı Yazma:(Kakmalı dastar) Fesin üstüne özel olarak bağlanır Etrafı çeşitli oya motifleri, boncuk ve pul gibi süs eşyaları ile süslenir

B- Sırta Giyilenler


İç GömlekZıbın Gömlek) Yakasız düz bir kumaştan veya sade desenli basmadan yapılır Alt kısmı şalvarın içinde kalır

Sıkma:İç gömleğin altına giyilir


İç Don:Bol basmadan veya satenden yapılır Topdon da denilmektedir


Üç Etek
: (Ferace ' Sefahi) Bu giyisinin belden aşağısı üç dilim halindedir Dilimlerin kenarı özel olarak tığ ' dantel veya sim işiyle işlenmiştir İpek kadife ve desenli kumaştan yapılır Dona uygun bir renkte üç etek giyilir Yaka çerçevesinde bol işlemeler vardır Üç eteğin ön uçları arkadan toplanır Üç etek yerine, belden büzgülü bol uzun etek de giyilir


ZıbınSıkma) Gömleğin üzerine giyilir Buluzun göğüs altında lastik vardır Bazı yerlerde sıkma yerine bartlak (yakalık) giyilir Boyun ve göğüs altına bağlanan bir tür önlüktür


Bağırdak: Sıkmanın üstüne özel desenli ve işlemeli olarak göğüsleri kapatacak şekilde giyilir


Acem Şalı: (Şal Kuşak) Üç eteğin altına ve sıkmanın üstüne bağlanır Kadınların kuşakları daha küçük boy ve seyrek şekilde bağlanır


Kepe: Kadifeden olup, Türk ' Osmanlı motifleriyle süslüdür Hakim olan renk, koyu bordo, mavi ve siyahtır Süsler, gümüş sim sırma ile işlenir
Şalvar Bol Don) Üç etek yada kadifeye uygun ipek kumaştan veya satenden yapılır Sarı, pembe, mor ve yeşil renkler hakimdir Paça kısmı sıkmalı olarak bağlanır


ÖnecekPeştemel) Şal kuşak ve direm kuşağı altında, dizlerin altına gelecek şekilde belden özel olarak bağlanır

Çorap: Beyaz yünden yapılır Üzeri renkli iple yapılan desenlerle süslüdür

Çarık: Manda veya öküz derisinden şaplanarak yapılır Bağları bilekten özel bir şekilde bağlanır
Aksesuar olarak; ponponlu kemer ve gümüş kemer takılır


Erkek Giysileri


A- Başa Giyilenler:
Fes: Keçeden yapılmıştır, Başa giyilir Bordo renklidir
Poşu: İplikten yapılmış olup, çeşitki desen ve renklerdedir Fesin üzerine bağlanır

B ' Sırta Giyilenler:


İç Gömlek: İç, beyaz Denizli bezinden, hakim yakalı, önden açık gömlek giyilir Boğazı üç düğmeli, yakasız, düz beyaz veya çizgili kumaştan yapılmıştır
Kepe: (Cepken) Sim işlemeli, Osmanlı motifleriyle süslüdür Bu işlemeler mor, siyah veya lacivert kadifenin üzerinedir Özel yapılmış şekli vardır


Şal Kuşak: Özel şal kuşak desenlerinden yapılır Yün ipekten dokunur 1m2 büyüklüğündedir İki kenarı saçaklıdır Çeyrek olarak düşülür Bir köşesinden özel büzülmüş veya yapılmış siyah ip bağlanır Bu çeyrek olarak katlandıktan sonra, püsküllerin bir kısmı önden ve sol taraftan sarkıtılır Bele dolanır 25 ' 30 cm genişliğindedir

Yörük Kolanı: Özel olarak elle dokunur Şal kuşağın üzerine sarılır


ÇahşırMenevrek) Karakoyun yününden özel olarak dokunur Ağ kısmı geniştir Uçkurluğu vardır Özel bir maharetle kesilip dikilir Keçi kılından da dokunanı vardır


Çorap: Tek şişle örülmüş, beyaz yünden yapılır Dize kadar uzanır ve iple bağlanır Bayanların giydiklerinin aksine sadedir


Çarık: Manda ve öküz derisinden şaplanmış olarak yapılır Kenarları kıl iple özel olarak bağlanır Bu ipler ayak bileklerine bağlanır
Taş Kundura: Ökçeli, altı kabaralıdır
Aksesuar olarak, bele deriden yapılmış palaska, saat kösteği, tabaka ve kama takılır

**********************************

Burdur Halk Oyunları

Ağır Aydın Zeybeği

Alyazmanın oyası

Avşar Beyleri zeybeği-(Aziziye Köyü) ve Hikayesi

Selçuklu İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla birlikte Anadolu'da Türk Beylikleri kuruldu. Beylikler zamanında Burdur ve civarında Hamitoğulları Beyliği kurulmuştu. Osmanlı Beyliği ile Germiyanoğulları arasında bir kız alışverişi sebebiyle Osmanlılar Acıpayam/Yeşilova bölgesindeki Eşeler yaylasını çeyiz olarak Germiyanoğullarına verdiler. Bunun üzerine bölgeyi kontrol altına almak isteyen Germiyanoğulları 5-6 bin civarındaki atlı kuvvetlerini bölgeye gönderdi. Hamitoğulları da bu durumdan rahatsız olup kuvvetlerini bu bölgeye sevk etti.

Yine bu arada Karaağaç Bey kontrolundaki Avşar Aşireti de bu bölgeyi beğenip daha önceden yerleşmişti. Avşar Aşireti'nin kuvvetleri sayı olarak 500-600 civarındaydı. Germiyanoğullarının kuvvetlerine karşı kendilerini savunmak için sayıca çok azdılar. Ancak konakladıkları bölgeyi Germiyanoğullarına bırakmaya niyetleri de yoktu. Aşiretin ileri gelenleri gözü kara Karaağaç Bey'e savaşmaması için ne kadar telkinde bulunduysa da dinletemediler. Karaağaç Bey Germiyanoğullar'yla savaşa tutuşup az sayıdaki adamlarıyla Germiyan güçlerini dağıtarak savaştan zaferle çıktı. Burası sonraları Avşar Aşireti'nin merkezi oldu ve 'Asi Karaağaç' dendi. Bir diğer ismi de 'Garbi Karaağaç' tır. Daha sonraları badem ağaçlarının çok olması sebebiyle buraya "Acıpayam" adı verilmiştir.

Avşar Beyleri'nin Germiyanoğulları'na karşı verdiği savaşta yaptıkları kaharamanca çarpışmalarda obanın ozanı tarafından destansı bir şekilde türkü halinde söylenmiştir. Daha sonraları Teke Yöresinde sevilen ve günümüze kadar gelen bir türkü haline gelmiştir.




Ayol
Bergama Zeybeği
Bir gidelim Emmim oğlu
Ciğeri kediler yedi
Çakıcı
Çobanla iki kızın oyunu
Değirmenci oyunu
Develi
Dıbıdan
Dimi Dimi
Gemilerde talim var
Gıcır gıcır
Honamlı Boğazları
Hoppala -İlimon
İzmir Zeybeği
Kabardıç - (Aziziye Köyü)
Kadifeden kesesi
Karamanlı oyunu
Karinom - (Aziziye Köyü)
Kazım Zeybeği
Kestirme
Keşani


Kezban Yenge

kadir turan ve salih urhan'ın kaynak kişi olduğu burdur altınyayla yöresinin bir türküsüdür. türkü halk arasında sıkça söylenmekle birlikte asıl popülerliğini hale gür'ün aynı adlı albüm çalışması ile elde etmiştir. türkünün pek bilinmiyen bir diğer ismi de "şu curamı telinden" dir. ayrıca türkünün içerdiği prototip kanal 7 televizyonunda yine aynı adla bir televizyon dizisi olmuştur.

türkünün sözleri -bazı yerleri değişiklik göstermekle birlikte- şu şekildedir :

şu curamı telinden (kezban yenge)

şu curamın telinde
bülbül öter dalında
cümle alem dilinde
muhtar m'oldun kezban yenge

yenge yenge kezban yenge
muhtar m'oldun kezban yenge
yenge yenge kezban yenge
dargın mısın kezban yenge

inip gelir irmeden
teskeresi dilmeden
geldi geçti gülmeden
dargın mısın kezban yenge

yenge yenge kezban yenge
muhtar m'oldun kezban yenge
yenge yenge kezban yenge
dargın mısın kezban yenge

şu curamın telleri
aledendir dilleri
açıldım kezban'ın
elindeki gülleri

yenge yenge kezban yenge
çiçek mi açtın kezban yenge
yenge yenge kezban yenge
çiçek mi açtın kezban yenge

Lili
Menekşeli
Menevşeli
Ötme Guguk Ötme
Pencereden bakıver
Püskürtme
Sarhoş Zeybek
Sarı Zeybek
Sepetçioğlu Zeybeği
Serenler Zeybeği
Süpürgesi yoncadan
Tek Zeybek

Teke Zortlatması

anadolu yarımadasının güney batısında akdeniz'e doğru uzanan kara parçasının adı teke yarımadasıdır. bu yarımada üzerinde burdur, muğla ve antalya illeri yeralmaktadır. bu yarımada üzerinde yer alan batı toroslar'da oldukça sarp kayalıklar bulunmakta ve bu kayalıklarda da ala geyik ve dağ keçisi bulunmaktadır. bu dağ keçisinin yayılış alanı anadoluda oldukça geniş bir alanda olmasına rağmen, kendisini doğaya uydurma, gizleme ve beslenme ortamı olarak en uygun alanlar olarak bugün, niğde demir kazık dağları, bolkar dağları, antalya giden gelmez, beydağları, burdur maşta dağı ve ballık deresi kanyonu ile muğla sandraz dağıdır. ayrıca bu yöreye yakın olan denizli honaz ve karcı dağları da yaban keçisi'nin yayılış alanıdır.

yaban keçileri gruplar halinde yaşarlar. yaşlı erkektekeler ise genelde tek yaşar ve eylül ekim aylarında haremlerini kurmaya başlarlar. bu zamanda yaşlı tekeler haremlerini kurmak için diğer yaşlı teke ve genç erkekler arasında kıyasıya döğüşler olur ve bu döğüşler kafa kafaya vurma şeklindedir. kayalar üzerinde olan bu döğüş sırasında, tekeler ayaklarını yere vurarak çıkardıklar ayak sesleri ve bu seslere karışan boynuz şakırtısından oluşan bu harmoniye teke zortlatması olarak ifade edilmektedir ki, bu harmoniye uygun olarak özellikle burdur ilinin dirmil yöresinde oynanan kıvrak ve hareketli bu folklora teke zortlatması denilir. bu oyunlara örnek olarak, yayla yolları, goca çam gibi çok sayıda oyun vardır.



Benzer Konular: