Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Msn YazışmaLarımız dahi ! ABD'de kopyası buLunuyor

  1. #1
    Status : türk_genç isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Feb 2007
    Bulunduğu yer : Nereye..
    Mesajlar: 5.276
    Konular: 1.580
    Aldığı Beğeniler: 81

    Standart Msn YazışmaLarımız dahi ! ABD'de kopyası buLunuyor




    BÜTÜN E-MAİLLERİMİZ HATTA MSN YAZIŞMALARIMIZ BİLE OKUNUYOR ! İŞTE ABD'NİN EN ÖNEMLİ GÜVENLİK ŞİRKETİNİN TÜRKİYE TEMSİLCİSİNDEN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR...!

    ABD’nin bir numaralı bilgisayar güvenlik şirketi Hacker Safe’in Türkiye Temsilcisi İnan Taptık çok önemli uyarıda bulundu.

    * Siz, dünyanın en önemli bilgisayar güvenlik firmalarından birinin temsilcisisiniz; e-mail’lerinizin okunmaması için siz nasıl tedbir alıyorsunuz?

    Ben okunduğunu biliyorum, onun için hiçbir şey yapmıyorum. Yazdığınız e-mail’in sadece siz ve gönderdiğiniz kişi tarafından okunması diye bir şey yok. Bütün e-mailler istenirse okunabilir. MSN’deki yazışmalar dahil...

    * Sıradan bir vatandaşın e-mail’ini kim okur ki?

    Okumaz, ama bir kopyasını saklar.

    * Kim?

    ABD.

    * “Her işin altından ABD çıkar” diye mi, yoksa gerçekten ABD mi?

    Gerçekten ABD. Çünkü dünyanın internet yapısına sahip olan ülkesi ABD. İnternetin doğduğu topraklar orası. Bu işi 1970’lerde çözdüler. Bütün standardı belirleyen de ABD.

    * Avrupa?

    Avrupa bu durumun farkına varıp, kendi internet omurgasına sahip çıktı. Devlet kurumlarının port’larını, IP’lerini kesinlikle dinlettirmiyor. Bunu vatandaşlarının, şirketlerinin kullandığı internet ortamına yaymaya çalışıyor.

    * Onlar ABD’den kaçabildi yani?

    Bir yere kadar. Çünkü bir Avrupalı Yahoo’ya ya da Gmail adresine e-mail attığı zaman yine yakalanıyor. Ne de olsa bu adreslerin hepsinin ana server’ı, hostingi ABD’de. Asıl posta kutusu orası.

    * Peki ABD bu kadar bilgiyi ne yapıyor?

    Aradıkları bazı belli kelimeler var. O yüzden sürekli tarama yapıyorlar. Mesela bir elektronik postanın içinde “El Kaide” kelimesi geçiyorsa o posta taramaya takılıyor. Taramadan kaçmak isteyenler kripto yöntemini kullanıyor, ama o da çözüm değil. Çünkü tarama sırasında ardışık kelime düzeneklerine sıklıkla rastlanırsa, sistem bunun bir kripto olduğunu anlayıp, onu da kenara ayırıyor. Tabii dünyada çözülemeyecek hiçbir kripto da olmadığı için kaçmak mümkün olmuyor.

    * Böyle bir tarama imkanı varsa peki niye dünyanın e-mail’ini saklıyor?

    Bu zararlı, bu zararsız diye ayırmaya vakti yok. Onun yerine saklayıp, bir gün lâzım olursa diye elinde tutuyor. Mesela sizin de şu anda e-mail kutunuzda sakladığınız e-mailler vardır. Oradan da bakabilirler.

    * Yani aslında hepimizin e-mail kutusu onlar için istedikleri zaman açıp okuyabilecekleri bir defter gibi?

    Kesinlikle, isterlerse sakladıkları yerden çıkartıp içine bakabiliyorlar.

    * Demek ki kendimize ahım şahım internet şifreleri bulmamıza gerek yok; çünkü zaten o kapıdan girmiyorlar?

    O kapıdan hacker’lar giriyor ki, onlar için de şifreyi kırmak küçük mesele. Kendi yazdıkları script’ler var ellerinde. Kaldı ki zaten hacker’lar da kontrol ettikleri bant genişliğinin bir kısmıyla e-mail trafiğini tarayabiliyorlar. İşlerine yarar bir şey bulurlarsa o zaman kapıdan içeriye girip, bilgiyi alıp, çıkıyorlar.

    * Aynı tehlike devlet için de geçerli mi?

    Elbette.

    * O zaman demek ki korunması uğruna bu kadar ölünen ve öldürülen devletimizin durumu da hiç parlak değil?

    Doğrusu devletin çok kritik olan yazışmalarının internet ortamında yapıldığını zannetmiyorum. Bence hâlâ özel ulak sistemini kullanıyorlar.

    * Tabii ki savaş kararını internette almıyorlardır ama siz demediniz mi hosting’lerimiz ABD’de, bütün bilgilerimiz orada saklanıyor diye?

    Ama devlete ait hosting’leri değil, diğer kuruluşların hosting’lerini kastettim. Tabii orada da şöyle bir sorun var; siz firmanız için Türkiye’deki bir hosting şirketinden yer alıyorsunuz, sonra bir bakıyorsunuz ki Türkiye’deki hosting şirketinin server’ları ABD de. Yani her tr’yle biten e-mail adresinin hostingi de Türkiye’de olmayabilir.

    * Yine de daha net soralım: Türk Dışişleri’nin bir yazışması şu anda ABD’de saklanıyor mu, saklanmıyor mu?

    Eğer kendi kurumlarının gov.tr adreslerini kullanıyorlarsa ve bu adresleri de Türkiye’de hosting’lendiyse hayır, bu yazışma ABD’de değil, Türk Dışişleri’nin hosting’inde saklanır. Ama eğer yazışma, posta kutusu ABD’de olan bir adresle yapılırsa tabii saklama da ABD’de yapılır.

    * Yalnız bu arada öğreniyoruz ki ister ABD, ister Türkiye olsun, sonuçta bütün yazışmalar mutlaka bir yerlere kaydediliyor?

    Elbette, bütün yazışmaların birer kopyaları mutlaka bağlı oldukları hosting’lerde saklanır.

    * Peki Türkiye’deki hosting’ler kimlerin denetimi altında?

    Hiç kimsenin. Öyle bir denetim mekanizması yok. Hosting dediğimiz yerler bağlı oldukları binada bir odadır. Özel olarak soğutulmuş o odada bir sürü server’lar dizisi, modemler, bağlantılar bulunur.

    * Buranın “anahtarı” kimdedir?

    Kimsede olmaması gerekir, ama Türkiye kendi port’larına, yani kendi IP ve URL’lerine sahip çıkmadığı için “anahtarı” da isteyen tüm hacker’ların eline kendisi vermiş oluyor.

    * IP’lere ve URL’lere nasıl sahip çıkılır?

    Her gün güvenlik açığı denetimi yapılarak.

    * Her gün güvenlik açığı denetimi yapmak demek, elektronik sınırlarınıza elektronik askerler mi dikmek demektir?

    Bu işlem tam olarak size bir ayna tutulması demektir. Birinin tüm sisteminizi uzaktan erişimle tarayıp, size ne çöpünüzün olduğunu göstermesi gerekir. Böylece kendinizin dışarıdan nasıl göründüğünü öğrenmiş olursunuz. Sırf bunun için “hacker simülasyonları” yapılır. Etik hacker’lar, “Bir hacker olsam bu sistemi neresinden çökertirdim” diye ataklar yapar. Bunun her gün yapılması gerekir.

    * Türkiye bunu yapmıyor mu?

    Yapmıyor. Bizim aynamız yok.

    * Başka ne yapmıyor?

    Devlette bilgisayarla ilgili önemli konumların başına çok da bilgi sahibi olmayan kişileri getiriyor. Sorumluluk bu kişilerde oluyor, ama yetkiyi alt kadro kullanıyor.

    * Sistemini denetlememenin ya da başkalarına kaptırmanın en kötü sonucu ne olabilir?

    Bir ülkenin bilgisayar alt yapısını ele geçirirseniz o ülkeyi hareket edemez hale getirirsiniz. Data iletişimini ortadan kaldırdığınız anda herkes sudan çıkmış balığa döner. Uyduları hack’leyip GPS sistemini kaydırdığınız anda kimse nerede olduğunu bile bulamaz. Bağdat’ı vuracağım diye füze gönderdiğinizde gidip Tel Aviv’i vurabilirsiniz. Çünkü artık bütün dünya GPS hizmetlerini ABD’nin yerleştirdiği uydulardan alıyor.

    * Türkiye ne kadar açık bu tehlikeye?

    Onu kestirebilmek mümkün değil. Ben hem Genelkurmay’ın hem de devletin diğer kademelerinin bu riskleri göz önünde bulundurup çeşitli önlemler aldıklarını “umuyorum.”

    Dünyanın en iyi hacker’ları Türkiye’den çıkıyor

    * En iyi hacker’lar hangi ülkelerden çıkıyor?

    Başlangıçta ABD’deydi, ama artık Rusya ve Türkiye.

    * Niye Rusya ve Türkiye?

    Güvenlik nerede daha azsa, en iyi hacker’lar da orada yetişir. Rusya ve Türkiye, dünyanın elektronik ortamdaki en güvensiz ülkeleri.

    * “Göğsümüzü kabartacak” kadar başarılı hacker’ımız var mı peki?

    Çok çok iyileri var. Hatta İngiliz gizli servisine çalışan Türk hacker’ları var. Ve çok ciddi paralar karşılığında... Çünkü ne kadar çok siteyi ne kadar daha kısa sürede hack’lerlerse o kadar başarılı oluyorlar ve isim yapıyorlar. Zaten en iyilerine de firmalardan ya da devletten iş teklifi gelir.

    * Bizde devlet hacker’larla çalışıyor mu?

    Artık her devlet hacker’larla çalışmak zorunda. Biz de bunu yapıyoruz, ama Türkiye’de genellikle suça karışmamış hacker’lar tercih ediliyor.

    * Mesela 3 bin Türk hacker Ermenistan ve Fransa’da yaklaşık 250 siteyi çökertmişti. Bu tip işlerin içinde “yönlendirme” var mıdır?

    Bunlar kendi portal’larında biraraya gelip, hareket ediyorlar. Onları yönlendirmek için çok fazla bir şey yapmaya gerek yok. Biri çıkıp “Fransızların ihalelere girmesini yasakladım” dediği anda birileri de harekete geçiyor. Çünkü bizim Türk hackerlar’ı çoğunlukla milliyetçidir. Türkiye’de bu tip binlerce hacker var.

    Dikkat edin! Bu yıl hack’lenebilirsiniz

    Uluslararası bir güvenlik meslek birliği (ISSA) var. Burası üyelerine 2006’nın Aralık ayından beri sürekli uyarılar gönderiyor; 2007 hacker’ların yılı olacak diye... Maalesef çok fazla sayıda uyarı aldık. Çünkü bir el büyüklüğündeki, taşınabilir bilgisayarların sayısı 2005 ve 2006’da çok fazla arttı. Bu bilgisayarların tamamı ya wierless’i, ya bluetooth’u ya da GPRS’i kullanıyor. Yani internet kullanıcılarının çoğunun bilgisi artık havada dolaşıyor. Bu durum hacker’lar için bulunmaz bir fırsat. Nitekim Türkiye’de de son bir aydır hack’lenen sitelerin sayısında ciddi bir artış var. Hack’lenmeye karşı kişisel olarak alacağınız tek bir önlem var; kablosuz ağ bağlantılarını kullanmayın.

    Zaman gazetesi kendini devletten daha iyi koruyor

    “Zaman gazetesi internet alt yapısına ve kullandığı elektronik ortama çok önem veriyor. Piyasada bildiğimiz tüm iyi isimlerin oraya girdiğinizi duyuyoruz. Bankalar arasında da Fortis Bank ve HSBC bu işi dört dörtlük yapıyor. Zaten banka mağdurları arasında bu banka isimlerinin hiç geçmediğini görürsünüz. Sayıştay raporundaki uyarılardan sonra devlette de bir refleks oluştu. Güvenliğe her geçen gün biraz daha önem veriyorlar. Ama şu an için dört dörtlük korunan bir devlet kurumu var, diyemiyorum. Bu yoktur anlamına da gelmiyor, ama şu anda ben bu bilgiye sahip değilim.”

    21’inci yüzyılın Çin Seddi ‘
    www.marines.com’

    * Asla hack’lenmeyecek bir internet sitesi var mıdır?

    Her an savaşa hazır bekleyen Amerikan deniz piyadeleri vardır, onların “marines.com” sitesi... 2003 yılından beri dünyanın en fazla atak alan sitesidir. Bütün Afganlılar, İranlılar, Iraklılar kırmaya çalışmıştır, ama kırılamadı. Yahoo ve VISA da aynı şekilde... Çünkü hack’lenmemenin bir çözümü var. Ama Türkiye’de bu çözüme önem verilmiyor.

    * En güvenliği olmayan bilgisayar?

    Wireless, yani kablosuz internetten mümkün olduğu kadar kaçınmanız gerekiyor. Hakikaten güvenlik istiyorsanız bunu kullanmayacaksınız. Çünkü artık o bilgileriniz havada. Hacker’ların en çok izlediği bilgiler bu tür bilgilerdir.

    * En güvenli bilgisayar?

    Dünyanın ikinci büyük temel işletim sistemi LINUX’ı yazan Linus Torvalds der ki, “En güvenli bilgisayar fişi çekilmiş bilgisayardır.”

    Telekom’un sahibi kimse otorite de onun elindedir

    * Telekom’un tamamının özelleştirilmesi sizce de hata mı oldu?

    Valla şu anda internet alt yapısını özel bir şirkete bırakmış durumdasınız. Devletin otorite olması gereken yerde, özel sektördeki bir firma otorite konumunda. Tüm dünyada Telekom benzeri firmalar özelleştiriliyor, ama onların sadece tahsis ve dağıtımları özelleştiriliyor. Asıl giriş ve çıkışların yapıldığı, bilgilerin toplandığı yerler tamamen devletin elinde kalıyor. Bizde ise sistemin tamamı özelleştirilmiş durumda. Devletin üst kademesindeki kurumların kendilerine ait, Telekom’dan bağımsız bir hatları var. Ama dışarıdan birilerini aradıkları zaman sonuçta yine standart hatta bağlanıyorlar. Kaldı ki artık herkes cep telefonu kullanıyor. Ona bakarsanız onlar da özel şirketlerin elinde.

    3N+1K

    KİM: İnan Taptık, 1961 İstanbul doğumlu. Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi mezunu. İlk bilgisayarını 1982’de aldı. Kendi kendine programlar yazmaya başladığı bu merakı, kısa sürede ticarete dönüştü. 󈬘 yaşında emekli olup teknede yaşamaya başlayacağım” dedi ve yaptı. Ama bir sorun vardı: Teknede hobi olsun diye hazırladığı internet siteleri sürekli hack’leniyordu. “Kendimi hack’ten nasıl korurum” diye bir araştırma yapınca ABD’li Hacker Safe şirketiyle tanıştı. Taptık, şirket merkezinin, pek çok güvenlik araştırmasından geçtikten sonra geçen Eylül’den itibaren Türkiye temsilcisi oldu.

    NEDEN: Buna güler misiniz ağlar mısınız bilemiyoruz, ama bizim galiba gerçekten derin devletimiz falan yok. Bizimki olsa olsa “derin kabak çiçeği” dir. İşte siber coğrafyadaki halimiz... Bilişim ve teknolojiyle ilişkimiz o kadar laubali ki bu durum bir “derin devlet” imizin bile olmadığının en iyi kanıtı. Ama eğer “güzel akıl” yerine sadece “illegal zekâ” isterseniz; onda birinci olduğumuzun kanıtı da yine İnan Taptık’ın anlattıklarında var.



  2. #2
    Status : bullshit. isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Mar 2007
    Mesajlar: 2.611
    Konular: 851
    Aldığı Beğeniler: 0

    Standart

    saol!


Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  





Takip Et
Sitemizde telif hakkı içeren mp3, film, video vb paylaşılması yasaktır. Eğer telif hakkı ihlaline neden olan bir konu olduğunu düşünüyorsanız BURAYA tıklayarak ilgili konuyu linkiyle birlikte göndererek yöneticiye şikayetinizi dile getirebilirsiniz. En kısa sürede ilgilenilecek ve ilgili konu kaldırılacaktır.


SEO by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279