İslamiyette İlk Vakıf


İslamiyette ilk vakıf, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam tarafından, Hicretin3. senesinde Medine'de kurulmuştur. Peygamber efendimiz, kendi mülkü olan yedi hurmalığı, İslamiyeti korumak maksadıyla vakfetmiştir. Peygamber efendimizin bu sünnetine uyarak Eshab-ı Kiram da vakıf yapmışlardır.
Hazret-i Ömer, Medine-i Münevvere'deki Semg (Temg) adlı hurma bahçesini, "Ne yapayım?" diye sorduğunda, Peygamber efendimiz; "Aslını hapset, meyvesini vakfet" buyrudular. O da bu bahçeyi vakfetti. Hazret-i Ömer bu bahçe hakkında şöyle bir vakfiye yazdırmıştır:
"Bismillahirrahmanirrahim!..
Bu, müminlerin emiri, Allahu tealanın kulu olan Ömer Bin Hattab-ın vasiyetnamesidir. Semg, Sırma Bin Ekva ve oradaki köle, Hayber'deki 100 hisse ve oradaki köle ve Resul aleyhisselamın vadide verdiği 100 hisseyi satılmamak ve satın alınmamak üzere vakfettim. Bütün bunlar, hayatta olduğu müddetçe kızım Hafsa mütevelli olacaktır. Onun vefatından sonra ailesinden en dirayetli olanı mütevelli olur. Mütevelli, fakirlere, ihtiyaç sahiplerine ve akrabalarına istediği kadar bu malların infak edebilir, sadaka olarak verebilir. Mütevellinin bu maldan yemesi, yedirmesi veya köle satın almasında mahzur yoktur..."
Hazret-i Ebu Bekir, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali ve Eshab-ı Kiram'dan diğerlerinin de vakıfları vardı. Cabir radıyallahü anh; "Ben, Muhacir ve Ensar'dan mal ve kudret sahibi bir kimse bilmem ki, vakıf ve tasaddukta bulunmuş olmasın." buyurmuştur.