Toplam 7 sonuçtan 1 ile 7 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Tracy McGrady

  1. #1
    Status : caqan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Mesajlar: 12
    Konular: 6
    Aldığı Beğeniler: 0

    Standart Tracy McGrady




    T-mac severlere benden hediye umarim begenirsiniz...
    Tracy Mcgrady
    NBA’in #1 Numarali Hücum Silahi; TRACY MCGRADY
    su anda NBA’de 25 sayi, 5 ribaund ve 5 asist ortalamasiyla shooting guard oynayabilen sadece iki isim var. Birisi üç sampiyonluk yüzügü sahibi Kobe Bryant digeri ise Tracy McGrady. Üstelik McGrady, Shaquille O’Neil gibi NBA’in en güçlü pivotuyla hatta ve hatta en dominant oyuncusu ile oynama lüksüne de sahip degil. Yani Kobe gibi savunmacisi ikili sikistirmalara yardim için gittiginde bos sut pozisyonlari yakalamiyor. Aksine takiminin tek büyük yildizi olmasi nedeniyle ikili hatta kimi zaman üçlü sikistirmalarla bogusmak zorunda. iste bu yüzden geceleri yatmadan önce Grant Hill’in parkelere saglam bir sekilde ve temelli olarak dönmesi için dua ediyor. Yine de Hill dönsün ya da dönmesin T-Mac yolunu bilir. Çünkü o NBA’in sayi krali. Ve dikkat etmezseniz her an potaniza en az 30 sayi atmaya hazir!!

    ADIDAS ABCD
    Tracy’nin basketbol macerasi tam anlamiyla lise 3. sinifta baslamakta. Auburndale lisesine giden T-Mac, o yil 23.1 sayi, 12.2 ribaund, 4.9 blok ve 4.0 asist ortalamalariyla oynayip takimini galibiyetlere tasiyinca yerel haberlerde adi anilmaya basladi. Ama bu mükemmel ortalamalara ragmen NCAA Division I takimlarindan kendisine ilgi gösteren pek olmamisti. Sadece ayni bölgede olan Florida ve Miami üniversiteleri kendisini birkaç kez izlemek üzere temsilci yollamisti ama ortaya somut bir sey çikmadi. Yil sonunda düzenlenen Adidas ABCD Turnuvasi ise T-Mac’in hayatini degistirdi. Karsilasmalarda yaptigi akil almaz hareketler seyircilerin büyük tezahuratlariyla ayakta alkislaniyordu. MVP seçildigi bu turnuva sonrasi T-Mac, su an Clippers’ta oynayan Lamar Odom’un ardindan bir anda Amerika’nin ikinci büyük lise oyuncu olarak anilmaya basladi. Bu sirada onun oyunundan etkilenen Mt. Zion Hristiyan Akademisi, Tracy’e burs teklif ederek lisedeki son yilini kendilerinde geçirmesini istedi.
    “Koleje gitmeyi düsünüyordum ama benim hayalim zirveye ulasmakti. su anda bu hayalimi gerçeklestirme sansina bekledigimden dana önce sahip oldum.” Tracy McGrady
    Darrel Walker Bunalimi
    Chicago tarafindan hayal kirikligina ugratilan McGrady, ilk 10 sira içerisinde seçilme ümitlerini kaybedip ilk tur için dua etmeye basladigi bir anda 9.sirada Toronto Raptors tarafindan seçildi. Bu sirada Isiah Thomas, Damon Stoudamire ve Marcus Camby’nin etrafinda yeni bir takim olusturmaya çalisiyordu. Takimin basina getirilen Darrel Walker ise, genç dinamik ama tecrübesiz bir coach’tu. Büyük umutlarla girilen 1997-98 sezonuna 2 galibiyet ve 22 maglubiyet ile baslaninca bir anda gelecekle ilgili kurulan pembe hayaller unutuldu ve takimda, Isiah Thomas’in yöneticiligi birakmasi ve en büyük yildizlari Damon Stoudamire’in takas olmak istedigini söylemesiyle, büyük bir dagilma basladi. En sonunda Raptors’ta kalan tek elle tutulur oyuncu 16.5 sayi ortalamasi ile takiminin en büyük skor gücünü teskil eden Doug Christie’ydi. Haliyle basin, Darrel Walker’a elestiri oklarini yönelterek Walker’in üzerinde güzel bir atis talimi yapti. Walker da hirsini elinin altindaki çaylak McGrady’den çikartmaya basladi. Onu antrenmanlarda hirpaladi. Belki de herkesten çok bagirdi, çagirdi. T-Mac, Walker’in odasinda durumdan rahatsiz oldugunu söylediginde aldigi tek cevap daha siki çalismasi gerektigi yönündeydi. Tracy bu dönemi hayatinin en kötü günleri olarak niteliyor: “Hayatimda ilk kez basketbol oynamaktan keyif almiyordum. Tanrim ligin en kötü takimiydik!! Madem beni seçti niye oynatmiyordu ki?! Play off’lara falan da gittigimiz yoktu. Öyleyse beni biraz takima koysaydi. Sisteme alisirdim böylelikle. Sonraki sezon da takima daha iyi bir oyuncu olarak katkida bulunurdum. ”
    Kobe Psikolojik Yardim Servisi
    T-Mac bu zor günlerini o zamanki en iyi arkadaslarindan Kobe Bryant’in da yardimiyla atlatmaya çalisti. Kobe de liseyi bitirdikten sonra sonra Kolej yerine dogrudan NBA’e geçis yaptigi için kimi zorluklara gögüs germek zorunda kalmisti. Bu yüzden T-Mac, kendisini en iyi anlayacak kisinin Kobe olacagini düsünüyordu. Bu dönemde T-Mac her firsatta Kobe’nin evinde yatiya kalmaktaydi. ikili eski karate filmleri seyredip play station oynayarak, birbirleriyle kizlardan tutun da hayatin anlamina kadar derin konularda dertleserek vakit geçiriyorlardi. Tabii her firsatta da beraber idman yaptiklarini söylememize gerek yok sanirim. Bugün bu arkadaslik iliskisinin nasil oldugunu merak ediyorsaniz. Dogal olarak eskisi gibi degil. Tracy, Kobe’yi sevdigini belirtmesine ragmen onun degistigini söylüyor. Zaten Kobe’nin de üç sampiyonluk yüzügüne ragmen NBA’in hem en sevilen hem de en çok nefret edilen genç yildizi olmasinin nedeni kisiligindeki bu degisim. Konumuza geri dönersek; Tracy, Walker’la olan problemlerini kendi eksikliklerine ve yeteneksizligine bagliyordu ve gittikçe kendisine olan güvenini kaybetmekteydi. Walker da T-Mac’in gözünün yasina bakmiyordu. T-Mac’in neredeyse depresyona girdigi bu günler, Walker’in “sutlanmasiyla” sonra erdi.
    Kuzen Vince
    Belki hatirlarsiniz bir dönem Chicago’da yasayan ve bir gazetede çalisan Larry ve Balky isimli iki sempatik kuzeninin komik maceralarini konu alan bir televizyon dizisi vardi. Bu dizide, ne olursa olsun her bölümde kuzenler, birbirlerini koruma iç güdüsüyle hareket ederek karisik olaylardan kurtulmayi beceriyorlardi. Tracy’nin kuzeni Vince Carter, North Carolina’da geçirdigi basarili NCAA kariyerinin ardindan NBA’e ilk adimini attiginda ve draftta takas yoluyla Raptors’a geldiginde aklimda bu dizinin Toronto versiyonu canlanmisti bir anda. Vince, NCAA’de en sevdigim oyunculardan biriydi. Antawn Jamison, Ed Cota ve Shammond Williams’la beraber Tar Heels’de ortaya koydugu oyun bir çok kisiyi büyülemisti ve Vince de McGrady gibi çemberi gördügü zaman acimasi olamayan bir oyuncuydu. Bu yüzden ikisinin birlikte oynadigi maçlar hele T-Mac bir yaz boyunca sut idmani yapip agirlik çalisarak kendisini güçlendirdikten sonra sova dönüsmeye adaydi. Ama Tracy 1998-99 sezonunda hep spektaküler kuzeninin gölgesinde kaldi ve bir türlü hedefledigi ilk bes içindeki yeri alamadi. Kuzeni VC, 18.3 sayi ve 5.7 ribaund ortalamalariyla Yilin çaylagi ödülünü (Rookie of the year) kaparken NBA’deki ikinci sezonunda T-Mac, 9.3 sayi ve 5.7 ribaund ortalamariyla ancak benchten katki yapti.
    Elveda Toronto
    Tracy artik free agent olmustu. Ve aslina bakarsaniz Toronto’daki hemen hemen hiçbir seyden memnun degildi. Her ne kadar Tracy: “Toronto’dan ayrilamam kisisel birsey degildi. Ama evimden bu kadar uzakta, sogukta, ailem olmadan -sahip oldugum tek aile takimken- burada yasamak çok zordu.” diyerek takimdan ayrilmasiyla Vince’in hiçbir ilgisi olmadigi ima etse de Carter’in gölgesinde kaldigi yönünde basinda yer alan haberler moralini bozuyordu. Üstelik Vince the Prince’in en formda oldugu dönemdi. Düsünün neredeyse her hafta NBA Action Top 10’a 2-3 kez konuk olan Vince’in kimi hareketleri T-Mac’in yedigi bir bloktan ya da kaçirdigi bir suttan sonra kaptigi topla yaptigi smaçlardi ki T-Mac, televizyonda bu pozisyonlari izlerken bile sinirlerini bozulmaya baslamisti. Bunlarin üstüne bir de çok sevdigi Butch Carter’in menajerlik talepleriyle Raptors yönetimine basvurmasinin ardindan takimdan kovulmasini da eklerseniz Tracy’nin Raptors’la tekrar anlasmasi imkansizdi. Tabii bir de bütçelerinde yer açarak Tracy ve Duncan’i kapmayi hedefleyen Chicago ve Orlando’nun cazip tekliflerini belirtmemize gerek yok. simdi Tracy’nin önünde iki seçenek vardi. Chicago’da Michael Jordan karsilastirmasi altinda ezilmek ya da yildizsiz Orlando’da kral olmak…
    “Gitmedim çünkü Chicago’nun Orlando’ya göre hiçbir artisi yoktu. Ben her yil Playoff’lara katilan takimlardan birine gitmek istiyordum. Bence Orlando da bunun için uygun bir takimdi. Diger bir nedeni de Florida’nin evime yakin olmasi. Evime, arkadaslarima ve aileme…” Tracy McGrady
    Orlando’nun yeni sihirbazi
    NBA’in en genç takimlarindan Orlando Magic, lige dahil oldugu tarihten günümüze kadar, akilli oyuncu seçimleri, yüksek bütçesi ve Florida takimi olmasi sayesinde hep “elit” bir konumda olmayi basardi. 14 sezon boyuna sadece ilk üç sezonunda .500 galibiyet yüzdesinin altinda kalan Magic, takima kattigi genç yildizlarla çok hizli bir sekilde sampiyon adaylari arasinda yerini aldi. Önce skorer Nick Anderson ve üç sayi bombacisi Dennis Scott’la güçlendiler. Sonra Shaquille O’Neil denen tuhaf isimli ama çok sempatik bir uzun onlari NBA’in en tehlikeli takimlarindan biri yapti. Ardindan 1993-94 sezonunda Chris Webber takasiyla takima süper guard Anfernee “Penny” Hardaway de dahil edilince Orlando, NBA Finali oynayan kadrosunu kurmus oldu. Ama iki sezon içinde bu süper kadro dagildi. Shaq, Lakers’a gitti. Takimin çekirdek oyunculari yapilan takaslarla degisti. Tek basina çirpinan Penny de sonunda vazgeçip Arizona çöllerinin yolunu tuttu. Bu arada Orlando yönetimi FA olacak Tim Duncan için salary cap’te önemli bir bosluk yaratma çabasiyla takimi kuvvetlendirmiyordu. Ne var ki Orlando hedefledigi Duncan’i kadrosuna katamadi. Ve farkli bir strateji izleyerek Detroit’in süper yildizi Grant Hill’e ve “memleketinde” oynamak isteyecegini düsündükleri T-Mac’e bol sifirli anlasmalar önerildi. iki oyuncunun da aklini çelerek takima getiren Orlando, böylelikle sezon öncesinde dogunun en büyük sampiyon adayi haline gelmisti. Tracy kendisini yillardir çok isteyen Chicago yerine Orlando’ya gitmesinin nedenini söyle açikliyor: “Gitmedim çünkü Chicago’nun Orlando’ya göre hiçbir artisi yoktu. Ben her yil Playoff’lara katilan takimlardan birine gitmek istiyordum. Bence Orlando da bunun için uygun bir takimdi. Diger bir nedeni de Florida’nin evime yakin olmasi. Evime, arkadaslarima ve aileme…” Tabii T-Mac, sevgilisi Clarenda Harris’le daha çok zaman geçirebildigi için de oldukça mutluydu. Tracy daha NBA’e adim atmadan önce kendisine araba bakmaya gittigi bir oto galerisinde tanistigi bu kiza o günden beri asik. Harris’in konusma yöntemleri uzmani olmasi ve Tracy’e basin toplantilarinda hangi ses tonuyla nasil konusacagini göstermesi çogu zaman T-Mac’in oldukça isine yariyordu. Çiftin ilk randevusu da oldukça ilginç. O zamanlar daha “ zügürt” olan Tracy, kiz arkadasini ucuz bir spor barina götürmüs ve birlikte tavuk kanadi yiyip 1997 NBA Final Serisinin ilk maçini seyretmisler. Ne kadar romantik degil mi?? Sanirim normal sartlar altinda bundan daha kötü bir ilk randevu ancak iskembe salonunda gerçeklesir. Yalniz Tracy’nin bu olaydan yillar sonra kizi 5 kiratlik bir elmaz yüzükle kandirarak evlenmeye ikna ettigini de belirtmeden geçmeyelim.
    Bu arada Vince Carter kendisiyle bir kez bile konusmadan Toronto’dan ayrilan kuzenine oldukça kizgindi. Vince ve T-Mac aylarca birbirleriyle konusmadilar. Bu durum böylece devam etti ta ki Vince “Like Mike” filminin çekimleri için gittigi Los Angeles’taki bir gece kulübünde T-Mac’le karsilasip iki süper yildiz, komedyen Eddie Griffin tarafindan baristirilincaya kadar.

    Carter’in gölgesinden kurtulmak ve tek olmak

    Grant Hill’le birlikte oynayacak olmak T-Mac’i hem heyecanlandiriyor hem de endiselendiriyordu. Hill gibi tecrübeli bir oyuncu kendisine çok sey ögretebilirdi ama Tracy’nin Orlando’ya gelmesinin nedeni Vince Carter’in gölgesinden kurtularak tek basina yildiz olabilecegi bir takimda oynakti. Bu kez de Hill’in gölgesinde yillarini harcamak istemiyordu. Ama Hill, Detroit’e kazik attigi için takdir-i ilahi mi dersiniz, T-Mac’e verilen bir sans mi? Yoksa “dandik” ayakkabilar sonucu meydana gelen bir sakatlik mi yorumu size birakiyorum; Hill, sadece 4 maç oynadiktan sonra bir daha kendisini adam gibi toparlayamayacagi ve sürekli tekrarlanan meshur sakatligini yasadi ve takimin tüm sorumlulugu bir anda T-Mac’in omzuna yüklendi. T-Mac ise halinden memnun bir sekilde sahaya çikip önüne gelen tüm takimlarin üzerine kabus gibi çökmeye basladi. Tracy attigi 30’lu 40’li sayilarla takimini galibiyetlere tasiyinca Orlando coach’u Doc Rivers, T-Mac’in simartilmasindan ve basin tarafindan ona kaldirabileceginden çok sorumluluk yüklenmesinden korktugu için açiklamalarda bulunmaya basladi: “Ben takimda kimseden yildiz olmasini beklemiyorum. Sadece onun iyi oynamasini istiyorum ve ümit ediyorum ki oyunu onu bir yildiz haline getirir. Birçok oyuncudan yildiz olmasini bekleyebilirsiniz ama olamazlar. Sizin yapmaniz gereken onlari en etkili olduklari pozisyonda oynatmak. Böylelikle verimli olabilirler. Eger bu sekilde yildiz olmayi basariyorlarsa bu herkes için muhtesem. Bence Tracy, yildiz bir basketbol oyuncusu olacak. Benim beklentilerim yüzünden degil, kendi beklentileri sayesinde. Onun standartlari çok ama çok yüksekte. Siz daha sadece Tracy McGrady’nin baslangicini seyrettiniz. Hala tam kapasitesine ulasabilmis degil. Ama herkesten çok bunun farkinda olan yine kendisi. iste bu yüzden onu bu kadar çok seviyorum. Tracy’nin Scottie Pippen ile kiyaslandigini duyuyorum. Bu bence mükemmel olur. Bence onun kadar iyi olacak. su anda degil ama olacak” Ama Rivers bile T-Mac’ten bir anda böyle büyük bir çikis beklemedigini itiraf ediyordu: “Tracy’nin sayi atabildigini biliyordum ama böyle sut atabildigi konusunda en ufak bir fikrim bile yoktu.”

    Takim arkadaslari ise Tracy’nin yeteneklerinden bahsederken, coachlari Doc Rivers kadar temkinli yaklasmiyordu. Mesela Monthy Williams, Tracy’nin yeteneklerini ancak Michael Jordan’la kiyasliyordu: “Onun yetenekli oldugunu bekliyordum. Ama Jordan’dan beri her gece karsisindakileri geberten baska bir oyuncu görmemistim. Eger bakarsaniz bunu yapan adam 2.00-2.02. Shaq ve Tim Duncan adamlarini harcayabilir çünkü onlar uzun. Ama McGrady’nin size’inda ve o yasta, bir yil bounca bu kadar oyunu domine eden birini uzun zamandir görmemistim.” Tracy, belki majesteleri gibi olmasa da gerçekten attigini sokmaya baslamisti ve yavas yavas sahadaki karakteri de yerine oturmaktaydi.



    Orlando’nun Büyücüsü

    Philly’deki 2002 All-Star Maçi gerçekten bir çok ilginç olaylara ev sahipliginde bulundu. Allen Iverson’in yaptigi çilgin parti olay oldu. MVP seçilen Kobe Bryant, bencil oyunu nedeniyle “hemserileri” tarafindan yuhalandi. Ve Michael Jordan’in bos potaya kaçirdigi smaç, belleklerde yer etti. Ama T-Mac, maç içerisinde öyle bir smaç yapti ki 2002 All-Star haftasonuna damgasini vurdu. Bir hücum sirasinda rakip potaya sakin sakin yaklasan T-Mac, aniden çildirarak topu panyaya firlatti sonra da havada yakalayip inanilmaz bir samaça imza atti ki bu hareket uzun yillar boyunca insanlarin hafizasindan kazinabilecegini sanmiyorum. Rahmetli Marylin Monroe yengemizin de kocasi Arthur Miller’in gerçek bir hikayeye dayanan “Cadi Kazani” romanini bilirsiniz. 17. Yüzyilda Salem’de baslatilan cadi ve büyücü avlariyla tüm suçlari yetenekli veya güzel olmak olan onlarca masum insan yakilir. Herhalde o zamanin insanlari T-Mac’in bu smacini görseler adami diri diri yakmakta çekinmezlerdi ki zaten takiminin ismi de sakat. Tabii bu smaç yapildigi zaman çok acimamiz gereken bir kisi var. O da maçin istatistikçisi. Ben de bir bir basketbol istatistikçisi olarak sunu söyleyebilirim ki sahadaki oyuncularin bile ne oldugunu anlayamadigi bu pozisyonu bilgisayara kaydetmeye çalisan zavalli istatistikçi muhakkak yaklasik bir kaç dakika isin içinden çikamamistir. Çünkü T-Mac sadece bir kaç saniye içinde sut, hücum ribaundu, smaç ve hatta asist sayilabilecek bir pozisyona imza atti hadi bakalim simdi hangilerini geçerli sayacaksiniz. Gelin de çikin isin içinden.



    T(erminatör)-Mac

    Neyse efendim basketbol tarihinin en inanilmaz smaçlarindan birini de hatirladiktan sonra Tracy’nin sezon sonundaki performansina dönelim. T-Mac, 25.6 sayi, 7.9 ribaund ve 5.3 asist ortalamasi ile sakatliklarla bogusan takimini 44-38’lik galibiyet oraniyla yine playoff’a tasimayi becerdi ve All-NBA 1.takimina seçildi.
    Herkes T-Mac’in bu sefer play-off’larda neler yapabilecegini merak ediyordu. Yoksa yine tek basina rakip takimlara kafa tutmak zorunda mi kalacakti? Cevap maalesef evet oldu. T-Mac sirasiyla 20, 31, 37 ve 35 sayi atmasina ragmen diger oyuncularin nerdeyse hiç katki saglamamasi sonucunda Orlando, Baron Davis’in Hornets’ina 3-1’lik skorla elendi. Bu sekilde sonra eren bir sezonun ardindan artik tüm gözler bir kez daha Grant Hill’in üzerindeydi. Ve doktorlardan müjdeli haber geldi: Hill iyilesti!! Tabii geçtigimiz sezonlarla kiyaslaninca seyrettigimiz, Hill’in iyilesmis haliydi. Hatta düsünün adam 29 maç sakatlanmadan dayanarak bir rekor bile kirdi kendi çapinda. Ama yine sezonun ortasinda Grant Hill’e doktor, T-Mac’e de çile yolu gözüktü. Tracy yine pes etmedi. Bu kez iyice Terminatörlüge soyunarak 32.1 sayi gibi insan üstü bir istatistik yakaladi (1992-93 sezonunda Michael Jordan’in 32.6 ortalamasindan sonra ki en yüksek sayi ortalamasi) ve sayi kralligina sonunda ulasti.
    Yalniz bu yil Tracy, sadece saha içinde yaptiklariyla degil örnek davranislariyla da gündeme geldi. Örnegin 2003 All-Star maçina çikacak Michael Jordan’a kendi yerini vererek ilk beste baslatmak istemesi tüm basketbol severlerin alkisini aldi. (Tabii T-Mac, kendisinden iki kat yasli bir oyuncuyla oynarken neler hissettigi sorulunca: “Jordan’i savunurken kendimden iki kat yasli birini tuttugum için üzülmüyorum çünkü Jordan’i asla küçümseyemezsiniz. Hala 40’in üzerinde sayi attigi maçlar var. Öyleyse Jordan’i göz ardi etmeyip sahada tüm gücünüzle onu savunmak zorundasiniz yoksa size de hiç çekinmeden 30-40 sayi atabilir. Jordan nasil sizi küçümsemeyecekse isi yavastan almayip tüm gücüyle üzerinize yüklenecekse siz de Jordan’a ayni sekilde karsilik vermek zorundasiniz.” diyecek kadar da hirsli bir oyuncu.)
    Orlando Scottie'sini Bulamadi
    Orlando'da kendini paralayan fakat takim olarak 1 adim bile ileri gidemeyen T-Mac artik takimdan ayrilmak istiyordu.Her ne kadar Orlando istemese de T-Mac, Steve Francis ana takasi olmak üzere bikaç bench oyuncusu takasiyla Houston yolunu tuttu...
    Houston Rockets'li T-MAC
    2004-2005 Sezonunda Rockets'a transfer olan Tracy, bu yilda adidasin reklam kampanyasi ile T-MAC ismi kaliplasti. 26 yasindaki T-MAC unutulmaz yildiz olmaya dogru gelecege dogru emin adimlarla ilerliyor. 9 yildir NBA'de oyuncu olan McGrady 2005 yili sonuna kadar 556 maç yapti. Bu maçlarda 3604 ribaunt aldi, 2459 asist yapti, 12446 sayi atti. Son Olarak Katrina Kasirgasinda zarar görenlere bizzat yardim etmesi herkes tarafindan takdir edildi.


  2. #2
    Status : LeqeND KiLLeR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aug 2008
    Bulunduğu yer : İstanbul
    Mesajlar: 14.629
    Konular: 1.850
    Aldığı Beğeniler: 612

    Standart

    sağol


  3. #3
    Status : Neferet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Jan 2008
    Bulunduğu yer : ---
    Mesajlar: 15.625
    Konular: 1.426
    Aldığı Beğeniler: 520

    Standart

    vay evrıl


  4. #4
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.292
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 176

    Standart


    TeşekkürLer !.. Harika bir basketCi !...


  5. #5
    Status : *■-kЯΆĻεmci-■* isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aug 2008
    Bulunduğu yer : İNÖNÜ'den
    Mesajlar: 6.395
    Konular: 2.265
    Aldığı Beğeniler: 185

    Standart

    tmacin havası söndü


  6. #6
    Status : Neferian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Apr 2010
    Mesajlar: 6.161
    Konular: 703
    Aldığı Beğeniler: 344

    Standart

    eve tmac söndü şimdi yao çıktı ön plana ama onunda havası söner.
    kobe kaldı biraz işte nba yde iyice afallamaya başladı eski havasını kaybedicek gibi tüm yıldızlar yok oluyor.


  7. #7
    Status : *■-kЯΆĻεmci-■* isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aug 2008
    Bulunduğu yer : İNÖNÜ'den
    Mesajlar: 6.395
    Konular: 2.265
    Aldığı Beğeniler: 185

    Standart

    en iisi lebron be abi


Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  





Takip Et
Sitemizde telif hakkı içeren mp3, film, video vb paylaşılması yasaktır. Eğer telif hakkı ihlaline neden olan bir konu olduğunu düşünüyorsanız BURAYA tıklayarak ilgili konuyu linkiyle birlikte göndererek yöneticiye şikayetinizi dile getirebilirsiniz. En kısa sürede ilgilenilecek ve ilgili konu kaldırılacaktır.


SEO by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279