Özlemişim ya;hem de çok özlemişim...

Harbi olanını, dobra konuşanını...

Konuşurken dinleteni; yüzümü tebessüm ettireni...

Beni dinleyip, anlayanı özlemişim...

Yaptığım espriyi,açıklamak zorunda kalmamayı

özlemişim... Hem de, çok özlemişim...

İyot kokusunu, akdeniz sahillerini, palmiyeleri...

Ve dahi; pembe-beyaz açan, baygın kokak zakkum

çiçeklerini özlemişim...

Cumhuriyet meydanından, eve yürüyerek gitmeyi...

Vali konağının önünden geçerken, kapıdaki korumalarla

selamlaşmayı... Cumhuriyet alanında paten kayan çocukları

izlemeyi; banklarda dinlenen yaşlı insanlara tebessümle selam

vermeyi özledim... Pergolelere sarılmış çiçekleri...

Çiçeklerin,portakal çiçeğini anımsatan kokularını;

duyumsamayı çok özledim... Su fiskiyelerinin çevreden geçen

insanlara, su sıçratarak selam vermesini izlemeyi ve ıslanmayı... Sahilde,deniz fenerinin önünden; dalgaların ıslattığı kumlara

basarak, Hilton otelinin önüne dek yürümeyi...

Ve, dalgalarla şakalaşmayı... Yürümekten yorulunca, yürüyüş

yolu banklarında dinlenmeyi çok özledim...

Dinlenirken bedenim bankta;kalbimle denizin hasbihal etmesini

de özlemişim... Her defasında; sahilden gözümde bir kaç damla

yaş ve gönlümü sızlatan hüzünle ayrılmayı dahi,çok özledim...

Özledim, özlediğimi dahi unuttuğun bir cümle şeyi...

Dost sesleri özledim; zaten hep özlemekte ve beklemekteyim...

ve en çokta beni bekleteni özledim .....


Benzer Konular: