Bazen boğazına bir şeyler düğümlendiğini hissedersin ya; işte o anlarda çok zordur yaşamak. Yaşamanın zor olduğu kadar yaşayamamaya da bir o kadar yaklaşmışsındır. İki uçurum arasında kalmış ve her halükarda ölecek gibi biri olup çıkıveririsin.
Sizin canınız hiç hayattan vazgeçecek kadar sıkıldı mı? Mesela harika bir geziye gitmek yerine evde durmayı tercih ettiğiniz zamanlar... Neden mi? Canınız çok sıkkın falan diye…Evet benim oldu! O kadar sıkıldım ki çoğu zaman gözüm bir şeyi görmedi… Hep bir noktaya çakılı kaldılar… Boş boş baktılar çoğu zaman. Ama sanırım anlayamamışım ki o boş bakan gözlerim sadece dolu olan kalbimi boşaltmaya yetmemiş çoğu zaman… Biliyorum yetmiyor da! Olan yine bana oluyor. Her zaman hayatımdan fedakârlık yapıyorum. Belki de yapmam gereken ve vadesi dolmaya yaklaşmış borçlarımı param olduğu halde ödeyemiyorum ya da herkes “a” derken ben “z” diyorum. Çoğu kez tamamlanamayan cümleler kuruyorum ya da tamamlayamadığım. Bir şeyler bekliyorum. Hiç gelmeyecek gelemeyecek bir şeyler, benimkisi bir umut belki de ya da sadece umut olmaktan öteye çıkamıyor… Gözlerim bir noktaya dikildiğinde hep beklerim. Gidenleri, gelmeyecekleri, dönemeyenleri… Hep beklerim kalbimde yanmış külü alevlendireceği… Hep beklerim gelmek bilmeyen sabahları, bitmek bilmeyen günleri, olmak bilmeyen geceleri…


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla

Tweet