Toplam 3 Sayfadan 1. Sayfa 123 SonuncuSonuncu
Toplam 33 sonuçtan 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Aşk Mektupları

  1. #1
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart Aşk Mektupları




    Sana uzaktan bakıyorum. Sana bakmak inanılmaz mutlu ediyor beni. Sen gidince aklım da senin peşinden sürüklenip gidiyor, yüreğim de.. Yanında biri mi var, ona bir şey mi söylüyorsun, onunla gülüyor musun.. içim yanıyor. Ama senden sonra gördüğüm o insan birden senden biri oluyor. Senin baktığın her yer artık güzel, senin konuştuğun her insan, özel oluyor.

    Sen evine şu yollardan gidiyorsun. Ardından yürüyorum. Beni fark etmiyorsun. Önünden geçtiğin evlere, gölgesinde yürüdüğün ağaçlara, her gün bindiğin otobüse bakıyorum. Senin gözünle bakıyorum. Sen yokken de o yollardan defalarca geçiyorum. Senin kokun, senin havan, senin auran sinmiş havaya.. Sanki seni soluyorum.

    Akşamları ne yaparsın acaba? Sofraya oturduğun zaman yanında kimler var? Hangi yemeği severek yersin, neyi sevmezsin? Kitap okur musun? Hangi kitapları seversin? Ne tür filmlerden hoşlanırsın? Televizyon izler misin? Gece sokağa çıkar mısın? Arkadaşlarınla en çok neye gülersin? En çok kim kızdırır seni..Hangi futbol takımını tutarsın?

    Bilmeliyim. Senin hakkındaki bütün ayrıntıları öğrenmeliyim. Çünkü ben de o filmlere gideceğim, ben de o dizileri izleyeceğim, ben de o yemekleri seveceğim ya da nefret edeceğim. Bilmeliyim. Baştan kuruyorum dünyamı. Seninle yaşamaya başlıyorum.

    Onca kalabalığın içinde, karmaşık yaşamın ortasında eğer sen varsan daha seni görmeden bir kuş gibi çırpınmaya başlıyor yüreğim. Bir ışık çarpıyor yüzüme, bir sıcaklık yürüyor göğsümde. Anlıyorum ki sen varsın. Sen ordasın. Sen gelmişsin. Bakmadan, başımı çevirip seni görmeden varlığının farkındayım.

    Ey uzak uzak baktığım.. göz göze gelmeden, saçını okşamadan, değil bir rüyayı bir cümleyi paylaşmadan sevdiğim sevgilim. Bir aşk filiz verdi, fidan verdi, kök saldı içimde. Onu sana göstermek için ömrümü veririm.

    Konu dRaqa0 tarafından (22. November 2008 Saat 21:28 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart KarŞiliksiz AŞk Mektubu

    Seni ne çok sevdim ben. Ne çok gözyaşı döktüm senin için. Geceleri sen yatağında meleklerin kanatlarıyla uçarken ben penceremin önünde senin rüyana girmek için dua ederdim. Bir bakışına, bir dudak kıvrımında titreşen gülüşüne ulaşmak için dünyanın bütün çiçeklerini önüne sererdim.

    Şiirler, şarkılar, sevgiler içimde tutuşan bir ateş, onun yangınında senin için kül kesildim. Ağır hastalar geceyi zor geçirir. Sabahı bekler kırgın yürekler, hasta umutlar, yalnız ruhlar. Yalnızdı gecelerim. Hastaydı gecelerim. Kan kaybından giden bir yaralı gibi umarsızdı gecelerim. Bir uçurumun kenarına beni taşıyan karabasandı gecelerim. Adına yalnızlık dedim. Sensizlik dedim.. Sen beni bilmedin, beni tanımadın, beni sevmedin.. Bu bir ölümdü, bu bir fermandı .. Bıçak kesmez artık beni, ip asmaz, çeküller yüreğimi taşımaz. Yaşamak mümkün değil, yalnızlık karanlık kapılarıyla üstüme kapandı. Amansız acılar içindeyim.

    Ey Sevdiğim.. Ben seni ne çok sevdim. Dünya bildi, bir sen bilmedin. Yalnızlığın diğer adı aşka karşılık almamaktır. Kaçılamayacak kadar yakın, tutulamayacak kadar uzak bir yerdesin.. Benim aşkıma yalnızlık kucak açtı. Senin yokluğuna dokundum, içim yandı. Odamın çıldırtan sessizliğinde sana seslendim. Yankısı döndü dolaştı, senin kapıların bana kapalı. Kendi sesim yine bana ulaştı. Anladım ki beni hiç duymayacaksın.

    Sana sitem edemem. Sana kırılamam. Bir tek dileğim var senden, son bir tek isteğim. O da MUTLU OLMAN.

    MUTLU OL SEVDİĞİM.. BİRİCİĞİM.. AŞKIM. NEREYE, KİME GİDERSEN GİT YETER Kİ SEN MUTLU OL...



  3. #3
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart Sevgİlİden ÖzÜr Dİleme Mektubu


    Sevgilim sana nasıl söyleyeceğim, nasıl yazacağım.. Kelimelerim yetersiz, kalemim tutuk. Sana öyle hasretim ki bütün sözler ifadesiz. Senden önce yaşamamışım, senden önce ben ben değilmişim.Sen gittiğinden beri yine kendimde değilim. Seninle yaşadıklarım yetmiyor, anılar kalbimin acısını dindirmiyor.Ayrılık kapıyı çaldı, seni benden aldı.. artık içeri hiç kimse giremiyor.

    Sevemiyorum kimseyi, gözlerim senden başkasını görmüyor. Ellerim senden başkasına gitmiyor. Dudaklarım senden başkasını öpmüyor. Geceleri bir yorgan gibi çekip üstüme, karanlığı örtüyorum. Uzak yıldızların ışığı bile bu karanlığı delip geçmiyor. Yıldız yok, ay yok, bulut yok.. umut yok sevgilim. Umutsuz yaşanmıyor.

    Sokağa çıksam attığım adımlar boşlukta geziniyor, yağmurlar yağsa damlalar bana seni söylüyor. Çiçeklerin boynu bükük, güneş bitmiş. Dünya benden hesap soruyor. Bu ceza çok ağır sevgilim, bana reva gördüğün bu ceza çekilir gibi değil. Yüreğim sökülüyor.

    Hatamı biliyorum, yanlışın farkındayım. Senden özür dileyecek yüzüm yok. İstersen kapının eşiğinde küçük bir taş olayım itip kaktığın, yeter ki uzaklara fırlatıp atma beni. Pencerende bir kuş olayım, elinin tersiyle uçurma beni. İnce parmaklarında solgun bir çiçek olayım, buruşturup kırma beni..

    Susup gittin, çekip gittin. Bir namlunun ucuna kurşunu sürüp gittin. .Ama öyle kaskatı öyle ağır ki ruhum, can damarım kesilse bir damla kanım akmaz. Gözlerim ufka dikili, bir küçük kızıl ışık bekliyorum senden..Bir aydınlık teli.. Bir umut.. affeder misin beni?





  4. #4
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart Nazli Sevgİlİye AŞk Mektubu

    Biliyorum sen de seviyorsun beni. Gözlerinden okunuyor, uyku gibi, yağmur gibi, duman gibi aşk dökülüyor gözlerinden. Beni sevmediğini söylerken dudaklarının kıvrımında öyle bir işaret görüyorum ki sevdiğini söylüyor. Elini tutuyorum, elimi iterken elin, yanarak titriyor.

    Biliyorum sen de seviyorsun beni. Bazen hiç ses vermiyorum sana, beni çağırıyorsun, adımı sesleniyorsun, yüreğin beni arıyor. Uzaklara giderken beni de alıp götürüyorsun, yoksa bu kadar çınlar mıydı kulaklarım ?. Akşam yıldızına bakarken ben geçiyorum aklından, yıldız birden ışığa kesiyor.

    Beklenmedik bir zamanda, umulmadık bir yerde ansızın karşıma çıkıyorsun, gözlerimiz karşılaşınca yüzünü çeviriyorsun. Benim yanaklarım alev alev..senin dudakların nar çiçeği.. bir rüzgar esiyor aramızdan görmezden geliyorsun. En yaşanacak zamanda saatler boşa akıyor, çileler sarıyorsun.

    Sevgilim, benim nazlı sevgilim.. Neden bu cefa ? Neden susuyorsun? Aramızda niçin bu kadar insan, neden bu kadar engel koyuyorsun ? Sevgilim her şey bahane.. bütün söylediklerin.. Kelebek kanadı kadar ince, yağmur damlası kadar temiz bir aşk bu.. Korkmana, kaçmana gerek yok.

    Sevgilim, biliyorum sen de seviyorsun beni, itiraf etmiyorsun.



  5. #5
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart Özlem Mektubu

    Sevgilim

    Sen gideli kaç saat oldu ? Kaç gün geçti, kaç hafta..? Saymadım.. Bana yüzyıllar geçmiş gibi geliyor. Son anda sen giderken gözlerinin buğusunu bıraktın.. Şimdi sis içinde bütün dünya. Çiçekler gözyaşlarımı içti, sen onları kırağı sanırsın, çiy sanırsın.. oysa hepsi benim gözyaşlarımla ıslak..

    Sevgilim özlüyorum seni.. Bir balta indirildi, içimden bir ağaç köküyle devrildi. Gözlerimden akan yaştan belli değil mi, içim kanıyor. Özlem bir bulut gibi sarıyor beni, kuşatıyor . Seni sevmek bir sonsuzluk gibi büyüyor içimde. Haftanın her gününe, geçen her saate senin adını verdim. Senin adınla başlıyor mevsimler, yıllar sen varsan içinde, geçerli...

    Özlem bir yağmur gibi yağıyor üstüme. Damlalar yüreğime vuruyor. Gecenin karanlığında bir başınayım.Uykularım bölük pörçük. Bütün rüyalarımda sen.. gözlerim kapanır kapanmaz gözlerin yaklaşıyor. Sonra bir rüzgar alıp seni, benden uzaklara götürüyor.

    Geceler boyu sabahlayıp uğruna, boşluğa düştüğüm sevdiğim, bir tanem, gözbebeğim.. Yüreğimden mühürlendim sana.. Şiirler havalanıyor kuşlar gibi, şarkılar ağlıyor yokluğuna.. Sevgilim hayatı sende buldum ben, tükenirsem sen tüketirsin beni.

    Yoksun, gittin, tek başına koydun... Bu nasıl bir özlemdir, kendi gövdem ateşten bir gömlek.. yanıyorum..Yetti artık, yetiş n'olur dayanamıyorum.



  6. #6
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart

    Ayrilik Mektubu


    Sen gittin.. Bir zifiri karanlık bir zından yalnızlığı ağır bir boşluk bıraktın geride. Gittin ve dönmeyeceksin bir daha. Haklısın gidişinde bu aşkı bitirmekte haklısın. Tek söz söyleyemedim. Yüzüne bakamadım. Karşında ağlamadım. Eridim tükendim bittim. Sonsuzlukta bir insan nasıl olur.. sesi soluğu nasıl duyulur?

    Elveda aşkım.. Elveda sevgilim. Sen kendini hiç böyle gereksiz böyle değersiz böyle yapayalnız hissettin mi? Ayrılık ölüm kadar acı ve soğuk.Aynalara bakıyorum. Aynada gördüğüm ben değilim. Gözlerim cehennem ateşi.. dudaklarım mühürlenmiş. Ellerim titriyor. Yüreğim kızgın demirlerle dağlandı. Yokluğunun bedeli çok ağır sevgilim.

    Sevinçlerim hayallerim umutlarım renkli dünyam elveda.. Elveda yaşamak.. Yaşamın anlamı elveda. Kimse farkında değil yokluğunun. Sensiz ne hallerde olduğumu kimse bilmiyor. Anlamıyor yitip giden bir aşkın kederini.

    Düne kadar en yücesini yaşadım mutluluğun ayaklarımın altından kayıp gidiyordu toprak denizlerin ovaların üstünde uçuyordum. Güneş kadar yakındı bana aşk. Güneş kadar sıcak ve parlak. Bıraktın birdenbire kanatlarım kesildi. Hızla çakıldım yere boşluğun içindeyim şimdi hiçbir şeyim.Oysa dünyanın en zenginiydim. Bütün çiçekler bizim için açardı bizim için ballanırdı meyveler ekinler bizim için bereketli sular bizim için çağlardı. Şimdi toz duman içinde kızgın bir çöldeyim. Yönümü yolumu şaşırdım. Sam rüzgarlarına bıraktım gövdemi sürüklenmekteyim.

    Sen bensiz nasılsın bilmiyorum. Rahat mısın mutlu musun bu kadar çabuk beni unutur musun?.. Nasıl birden mazi olursun?

    Düne kadar gözlerinden aşkı içtiğim dudaklarında yüreğimi erittiğim uğruna bıçaklar çekip dünyaya meydan okuduğum ey sevgili nerdesin? Kimlesin?.. kimlerlesin?.. Kimlerle oynaşır gönül eğlersin? Ben burada terk edip gittiğin yerdeyim.

    Elveda aşkım.. Elveda birtanem.. Elveda sevgilim! Elveda sana..



  7. #7
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart

    KiskanÇlik Üzerİne Bİr Mektup

    Sana baktığım zaman gözlerim kamaşıyor. İnce bir rüzgar esiyor saçlarının arasından bütün denizler deviniyor .. binlerce güneş parlıyor gözbebeklerinde.. senin ışığın öyle parlak ki gökyüzündeki utancından eriyor

    Sana dokunduğum zaman sudan geçer gibi ellerim senin beyazlığınla arınıyor. Yüreğimin içinden ırmaklar akıyor. Sana dokunduğum zaman nefes alamıyorum soluğum kesiliyor.Sana dokunduğum zaman boyut değiştiriyorum.. bütün renkler yenileniyor.

    Bir masanın başında oturuyorsun elinde çay bardağı… Diyelim ki çay içiyorsun. Senin oturduğun masa birden anlam kazanıyor. Çay daha lezzetli masa daha sevimli bulunduğun oda huzur veriyor.

    Sen yürüdüğün zaman bastığın kuru toprakta çimen bitiyor çevrende güller açıyor. Kuşlar havalanıyor sevinçle mavi gökyüzüne. Senin el sürdüğün yerden bereket fışkırıyor.

    Ah sevgilim.. yüreğimin ateşi başımın dumanlı yüce dağı dinim kadar imanım kadar güvendiğim ey güzel insan.. seni kimse benim gözlerimle görmüyor. Sana sıradan biriymişsin gibi yüzüne bile bakmadan bir söz söylüyor cevabındaki gizemi fark etmiyor. Seninle kurulan cennet umurlarında değil.. Ama senin yüzüne bakıyorlar onlara gülümsüyorsun sana uzanıyorlar ses etmiyorsun. Verdiğin nimetin farkında değiller. Ben sana niçin onlarla berabersin diye hesap sormuyorum. Ama onlar senin değerini bilmiyorlar.

    Bunun adı kıskançlıksa evet.. Seni kıskanıyorum.. Ama bu sana layık olmayanların vurdumduymazlığından kaynaklanıyor. Kimse seni bulunduğun yerden bir santim aşağıda göremez görmemeli.. İşte o zaman çıldırıyorum. Sana uzanan elleri kırmak sana bakan gözlere mil çekmek istiyorum.

    Sen burada benim dünyamda teksin ulaşılmazsın. Sana ulaştığını sanan herkese lanet ediyorum. Çünkü onlar seni benim gözümle seni görmüyorlar



  8. #8
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart

    İhanet Üzerİne Bİr Mektup

    Sana hiçbir şey söylemek istemiyorum. Bütün sözcükler yetersiz.. Hiçbir şey yazmak istemiyorum. Engin denizlerde kulaç attığım üstüme gökkuşağını kuşandığım bu aşk yalanmış. Şimdi karanlık sularda boğuluyorum. Gökyüzü kurşun gibi ağır. Ne yana dönsem yalan. Gülüşler yalan vaatler yalan..İnsanlar yalan. Ben seni mi sevdim..Senin gözlerinle mi baktım dünyaya.. senin ellerinle mi çiçek derledim.. sevinçti aşktı göğsüme bastım. Kocaman bir yalanı seninle mi yaşadım?

    Gözlerine baktığım zaman cennet bahçesine geçerdim.. Bir aldatmacaymış kötü bir rüya.. Kötülüğün bile bir yüzü vardır bir görünüşü.. ama en beteri buymuş.. bu aldatmaca. Bir masal olsaydın razıydım bir şiir olsaydın alır saklardım.Güzel bir yüz kalırdı senden geriye hoş bir anı.. kimsenin dokunamıyacağı bir tarih. Ama hiçbir şey kalmadı.. Bir yokluğu varsaymışım. Bir HİÇ’e sarılmışım. Çölde serap bile değilsin. Serabın gizli ışığı vardır. Sen ışığı yutan karanlık.. bir kör kuyu.. Ben kör kuyularda kaynak suyu aramışım.

    Nasıl olsa biterdi bu aşk. Ama unutulmaz bir hatıra gençliğin en güzel anısı olarak kalsaydı.. Sen hiçbir şeyin değerini bilmedin. Kökün çürük yaprağın kül meyvan zehirmiş. Ben seni aşkın yerine koymuş aldanmışım. Kabahat sende değil ben insan tanımamışım.

    Sana karşı öfke duymuyorum kırgın değilim kızgın değilim.. Çünkü sen zaten yokmuşsun. Asıl kızılacak kişi benim.. Küçücük bir toz tanesini bir mücevher sanmışım. Senin ihanetin bana koymadı..Beni kahreden beni yokeden beni bin pişman eden tek şey.. bir aşk yaratmış tek başına yaşamışım. Sen zaten yokmuşsun ki.. senin neyine yanayım



  9. #9
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart

    Mektuptu bu... Sana yollayamadığım...

    Yaralı bir dönemimde, gönlüme söz geçiremediğim bir zamanda yazmıştım bunu... Umarım beğenirsiniz...






    Mektuptu Bu... Sana Yollayamadığım...



    Bu benden bir parça... Ellerimin kokusu, parmaklarımın izi var üzerinde... Sen okudukça benim yazdıklarım sana okutur kendini...
    Sen düşündükçe beni, ben düşerim düşlere düşüncelerinde... Binbir renk içerisinden seni seçerim, kendimi sana boyar, seninle yaşarım günlerimi...
    Hecelerimi sana yorar, gecelerimi sana adarım... Sensin benim aşka sakladığım yarım...

    Bu benden bir parça sevgilim... Kalbimdekiler duruyor bu kağıdın üzerinde, sen dokundukça öper ellerini... Gözlerin benim elimin yazdığına bakar, kelimelerim
    gözlerine... Sen hatırlamazsın belki ne gözyaşları kuruttum bu ellerimle... Ne sayfalar harcadım yüreğimde... Sen bilmezsin sevgilim... Ne düşler gördüm gözlerinde...

    Şehrimin en soğuk gecesinde kaybettim seni... Ellerine ihtiyacım varken... Üşüdüm sevgilim, çok üşüdüm... Titredim hıçkırıklara boğulurken...

    Birini böyle sevmenin cezasıydı bu satırlar... Yok olan birine yazılan başka ne olabilirdi ki...

    Söz verdim ıslanmam artık yağmurlarda... Ama seni hatırlatır Tanrı'nın bütün güzelikleri... Ben unutmaya direndikçe... Hem ne gerek var yağmura sevgili, gözlerimdeki yaşlar dinmedikçe...

    Bu benden bir parça sevgilim... Kendimde sana sakladığım yarım bu... Sahipsiz ama sahibine tutuklu bir yara bu...


    Mektuptu bu sevgili... Sana hiç yollayamadığım... Benim sana aşkım bu mektupla yollandı işte... Evrenin bilmem nerdeki sonsuzluğuna



  10. #10
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart

    AŞKIN(mektup)

    sadelestirdigim sözlerlerin sahibine beni yasatana...

    bütün duygulari tasiyabilecek yere sahibtir bu yüregim. iclerinde öyle bir duygu varki. belki vahsice belkide cogunun yasamadigi birseydir bu ömürlü sevgi. o derece güclü ki ve bi okadarda muhtesemki. düsündükce parlayan ici icine hic sigmayan bir seye sahibken hissettigin seyin bir türlü ifade edilmeyen kelimelere toplamak istemiyorum. ben icimde yasatiyorum seni. sen iyiki girdin yeni hayatima. doyulmazsin. ve bu ASKimda doyulmaz inan. hicbirzaman eksiltemem bu sevgimi. duyulan bir sebeb var. sensin benim sebebim ve senin varliginla bütünlesmisim ben. tek dilegim beraberligimiz ömürlü olmasidir. herseyi beraber yasayalim. ASKimiz zaten iclerimizde yasar bundan eminim.

    kollarim bile titremeye basladi. oturuyorum o tepenin basinda. karsimda görülmeyen deli rüzgara karsi gözlerim doluyor. disarisi soguktu ama yinede elime kalemi alipta döküyorum idafedelerimi. biryerdeydim istemeden. adi hayat'ti. kendimi bilmeden önceleri baslamisim bu yerde nefes almaya. ögrendikce baglaniyorum bu yerde bulundugum isime. baglanmaktan bikmak kaar kopmadim bu hayat denilen yasama. mecburiyetten bikamadim yillar yil'i gecsede. sonra karsima ciktinda doymaya calistim... ama imkansizsin. cok farkli ve baska anlamla katildin benim hayatima. hayatlara yeni bir hayat daha eklendi sanki. sensizligi düsünemez oldum günler geceli. belkide aklima asla gelemeyen bu hayat'i seninle yasamak vazgecilmez oldugunu ögretmek icindi. ben sana alismisim... ben hayat'a daha bir baska baglanmisim. yasamaya doyamiyorum. cünki aklimda bir tek sen varsin. sebesin ve kiymetli kalacaksin. düsüncelerini hissettirmek zordur. hernekadar hislerimi tam bilemesende ben kendimi avutuyorum seni iyiki sevdigimi...

    ASKinla beni yasattigin icin cok tessekkür ederim...

    ...sadece senin ASKin...



  11. #11
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart





    Bir Mektup Yazdım Sana, Ama Gönderemedim


    Gecenin eteklerinden yavaş yavaş yürümeye başlayan karanlığın ardında, bana doğru gelen aydınlıkların koynundan güneşin ilk yansımaları köhne evimin penceresinden içeriye süzülürken bugün, bir ayağına taş koyduğum tahta sedirimin üzerinden esneyerek, buruşuk ve yorgun bir bedenin çıplaklığı ile kalkmaya başladım ağır ağır, sensiz.
    Patika yolların kenar artıklarının için de bulduğum ayna parçasının paslı bir çiviye takılı olduğu ,damladıkça acılarını herkese dinletmeye çalışan gözü yaşlı ,dert ortağım,sırdaş çeşmenin yanına geldim,eski bir dosta ellerimi uzatıp damlayan göz yaşları ile yüzümü yıkadım ve ellerimde kalan son gözyaşının nemiyle saçlarımı geriye doğru ittim.
    Kırık aynanın ucundan bana bakan gözlerim, kırışık alnımın,siyahlaşmış göz altımın ve kırk yaş çizgilerimin gerçeklerini gösteriverdi o anda ıslakken yüzüm.Bedenimin çıplaklığını bedenim hatırlar mı ki bilmem senin yamaladığın, renkleri akmış ,kirli bir gömlek ile bir paçası yırtık ve kısa, dizleri yamalanmış cepsiz bir pantolon ile kapatmıştım.
    Aydınlığın avuçlarına düştükçe gözlerim güneşe bakamıyordu ki parlaklığı seni getiriyordu .Ve merdivenlerin , kenarlarından tutunup inerken usul usul tahtaların haykırırcasına bağrışmalarını duyuyordum gıcırtılarında. Ki onlardı kahkahalarımı içlerinde saklayan,onlardı göz yaşlarımı toplayan, onlardı derdimi dinleyen, onlardı sarhoş geldiğim gecelerde destek olan.İnmiştim ve dönüp onlara baktığımda günaydın diyebildim.
    Patika yolların taşları ve tozlu toprakları ,senin avuçlarında uyuduğum gecelerde saçlarımı okşayışın misali bir ucu delik ,kenarı iğneyle tutturulmuş, deriden yoksun ayakkabılarımın içinde ayak parmaklarımla oynarken, ben sadece nedenleri sorguluyordum kendimde ve sende.
    Küsmek, sevdanın yüreği itmesiydi,aşkın gönülden kopmasıydı,gözlerin görmemekte inadıydı,ellerin tenleri hissetmemesiydi, ama neden?
    Sevmek ise sevmenin en güzelini yaşattım ve yaşadım, ama içten,ama yürekten,ama sevdadan ,yalan olmadan gerçek sevgilerin rıhtımından ödünç almadığım yaşanması gereken bir aşkla,okyanusların avuçlarından akan mavilerin mavisinde,akşamın göğsünde takılı dolunay’ın etrafına ince ince işlenmiş yıldız motiflerinin parlaklığında,senin tenin kadar sıcak güneşin kollarında sevmiştim.
    Neden?gülmeni,gözlerini,tenini,aşkını,sevdanı,kısa ca seni özlemek.Bir gülün dikenli dallarından tutmak gibisin şimdi ama neden?
    Bir yüreğe iki aşk konur muydu ki, sen bohçaya konup bağlanan kullanılmazlar gibi inatla sıkıştırıp durdun aşkları.Eğer kulağıma fısıldayabilseydin ben yüreğindeki sevdamla aşkını terk ederdim ve sana çağlayan sevdaların baharlarında sığamayacağın kadar dört yapraklı çiçeklerin oynaştığı bahçeleri bırakırdım.
    Şimdi nerdesin?kiminlesin? bilemiyorum. aşkımı önceden yolladım çünkü seninle kararlaştırdığımız buluşmaya gelmeyeceğinden emindim,yinede iki kişilik bir sevda ayarladım sana çünkü bu sefer başka yüreklerin koynunda gelecektin buluşacağımız yere bana inat.seninle olan o günkü buluşma benim için ne büyük bir aşk olacaktı.Bilemezdin ki, o an seni seviyorum demenin ve yüreğimde değer verdiğim sevdana sarılabilmenin önemine zaman ayıra bilmeyi ama olmadı ,çünkü yine gelmedin başka sevdalarda dolaşırken sen . sevdaların içinde sevdaları yaşayamıyorsan yüreğinde o ilk heyecanı tadamıyorsan yaşadığımız gibi,yine beni aklına getirme ne olur,ben bir kez vuruldum kanı akan kan kuyularımın yüreğinden. Ölmedim o ilk sevdanla bana verdiğin aşkla ayaktayım hâlâ, ama perişanım,ama derbederim,ama mecnunum,neyler artık gönül aşk ile sevdayı söyler misin.
    Daha önce dökülmesi yaprakların doğrudur,yoksa neye benzer güllerin açılması,çiçeklerin zamanı.Umutsuzluk bile ne güzel bilir misin ikide bir umudu getirir bana.Ölüm ne büyük bir saçmalık olurdu ay yüzlü sevdalarım doğmasaydı.Ben benden başkası değilim ki sen kimsin?şimdi. Bilinmeyen bir aşktayım senden uzaklarda.Güneş küsse de umutları beklemek bahara muhtaç bir çiçek gibiyim,sevdalarım sevgiye susamış.Bir mucizenin sevdalara bırakacağı aşk,belki de yüreğimin kuytularında açacak bir tutam sevda.
    Geçer mi bunlar ?yaşadığım yerlerin köreldiği, bulutlara mahkum bir gökyüzü ve yok olmaya yüz tutmuş ben.
    Seher vakti tanıdık bir sokağı selamlarken sarhoş misali Kırmızı çiçeklerin baharında,Karanlıklarını söktüğüm yolumun üzerindeki kaldırımlardan Sen mi geçi yorsun şimdi, savrulurken saçların tokalarından kurtulmuşçasına O hep giydiğin siyah beyaz elbisenin gizeminde.Sevdamın yarısı sendin,yarısı ayrılık bendeki, Ay ışığında giderken iki yüzlü aşklar bilir misin ki.Avuçlarına beyaz güvercin koymuştum,bakır Tenli yaprakları boyarken siyaha. Sevda esintilerinin ayaz sabahlarında Kapıyı çekip giden sen değil miydin ki, Gecelerin içindeki karanlığın gözlerini Sana getirmiştim avuçlarımda, Yağmurların sisli fenerleri aydınlatsa Gözlerini , gözlerime gelirken. Anlatamam sevdamı sevdasız yüreklere,sen anlayamadıktan sonra, Varsın yüreğimde bahar kış olsun, sussa yüreğim Kar akşamların ufkunda gönlümün hüzünleri Katar katar olur. Sevdaların ölümü varsa eğer beyaz toprağın Işıklarında seni bende vurmak isterim,senin vurduğun gibi..
    Ama; Sen hala gözlerimde güneş,dudaklarımda türkü,yüreğimde sevdasın.Erişemiyorum ki doruklarına uzatsam ellerimi okşasam yine tenini,koklayabilsem seni.Sen bedenimde sevdamsın,yollar uçsuz ve derin,dağlar yüksek ve karlı ama ben senin için aşar gelirim bir gel diyebilsen.Ecel tarlam olsan sen, tebessümler içinde bahçende gül olur biterim, usanmaz bin asır beklerim geleceğini bilsem.
    Senden başka sevdayı yaşayabilmek, düşlerimin kırıntılarında acılara sığınırken yüreğim, uzat ellerini al götür beni de ne olur aşkının mavi semalarına, açarken sevdam gözlerini. Adın üç harfken senin, ben her şeydim, hem sevda, hem yürek, hem sevgi,hatırlar mısın.
    VE…..yine akşamın eteklerinde gün saklanmaya başladı,ben yoruldum artık ve geri dönme zamanı, her gün batımında bulutların kızıllaştığı anlarda hala baş ucumda asılı duran resminin yanına geldiğim , köhne barakama.
    Göz pınarlarım, seninle seviştiğim resmini okşar,seni hasretle sevdiğim günleri hatırlarken,yüreğimin sessiz çığlıklarını duyarım ta derinlerimden seni hala özlüyor ve seviyor bilir misin?
    Bilmeni isterim ki;*karanlık gecelerde önemli değildir yıldızları görebilmek,gündüzleri görebilmek marifettir inan yıldızları.Aşık olmak önemli değil ,bir ömür boyu sevebilmektir sevdiğini marifet.*
    ve yine unutmayasın ki ; gidene kal demeyeceksin,gidene kal demek ZAVALLILARA,kalana git demek TERBİYESİZLERE,dönmeyene dön demek ACİZLERE,hak edene git demek ASİLLERE yakışır, melek yüzlüm.
    Bu mektubu ben yazdım ama gönderemedim sana bahar esintilerinde yaşarken sen.Bir gün ölürsem yatağımın koynunda bulup bu mektubu sana getirirlerse sakın açma ki mutlulukların hüzün olmasın.Yaşanması gerekiyordu yaşadık ve bitti senle o güzel günler.
    Mektubumu yinede okumak istersen,sen sende iken oku,ama göz yaşların düşmeden,ama yüreğini burkmadan, ama sevdan küllenmeden ,ama diğer aşk koynundayokken.
    Yürürken çukur toprakların Meçhul yağmurlu Ölü sevdalarında Bilir misin ki,Kelebekler uçmaz Yağmur taneleri ıslatırken Tenimi.Öylesine içimdesin ki Hâlâ Çatısız köhne evimin içinde Yaşamaya çalıştığım düşlerimde bile sen varsın.
    Ben severken yürekli sevdim, yanlış ve korkak yüreklerde sevda aramadım kendime.Sahte gülüşlere yer yoktu aşkımda,ne kötülük tohumlarının gizemini çözebildim,ne de çiçeklerin bile zehirli olabileceği geldi aklıma.Ben severken hep yürekli sevdim,ama yürekten,ama gönülden,ama içten,ama her şeyimle seni.
    Yaş kemale erdi herhalde artık, Kırkların merdivenlerini çıkarken ağır ağır, Kırışmış alnı yüzümün, Bedenim atkısıyla dolaşır oldu Bahar esintilerinde bile. Özlem çekmeye başlar hasretlik sen olmayınca yanımda,Yüreğim sevdasız şimdi ben biliyorum.
    Ve, sen de Bil ki Toprağın mezara benzediği Bir yerden geç meye Kalkışsam,Beyaz kefenlerin sevdamı sardığını Görürüm,Ölüm bana gülerken Gün batımlarında, yaşamaya çalıştığım köhne evimde ve gezdiğim sensiz patika yollarda.

    Hoşça kal, küçücük yüreğinde kocaman aşklar çağlarken her şey gönlünde sakladığın hâyâllerinin gerçekleşmesi için olsun.
    Seni hâlâ seviyor ve özlüyorum.


    BİLMEM BENİ HATIRLAYABİLDİNMİ Kİ?
    Ama yürekten,
    Ama gönülden,
    Ama içten,
    Gözlerin kapalı düşlerken
    Geçmişi.

    :weep: :weep: :weep: :weep:


  12. #12
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart

    Bilmiyorum içimden sana bu mektubu yazmak geldi özlemlerimi sitemlerimi sana söyleyemediklerimi yazmak istedim ;
    bu yazdıklarım sana ulaşacak mı? Ya da sen okuyacak mısın bilmiyorum?

    Yıllar önce bugün yani (sevgililer günü) buluşacaktık söz vermiştik nerede olursak olalım ...gelecektik.
    İşte geldim ama sen neredesin ?
    Göremiyorum?
    gözlerim uzaklara mı bakacak şimdi?
    Bir ben yolun ortasında; saçlarımın
    dağılmış ellerim soğuk tenim donuk; soğuk ve sisli karanlık Ankara kışında seni bekliyorum .

    Ben yalnız ve Ankara’nın sisli ve karanlık kışında kalmışım da seni göremez olmuşum. Ürkek korkak ve bu şehir üstüme geliyor korkuyorum bir an önce kaçmak istiyorum..... belki senden belki karanlık bu şehirden .....

    Oysa ki; ne hayallerle takılmıştım kara trenin arkasına cam kenarına oturup rayları izleyip geçen her saniyenin sana daha çok yakınlaştığımı hissediyordum Seni özlemiş boynuna sarılıp da öylece kalmak istemiştim ........

    Seni soruyorum bu sisli şehre Sorduğum herkes ;
    artık o yalnız dolaşmıyor ..
    uzaklara dalıp düşünmüyor
    seni de beklemiyor dediler.
    Yıkılıyorum ......
    ilk ve son kez!.
    Bundan böyle seni ne özlemeye görmeye ne cesaretim kaldı Ne de ? hiç!
    kocaman bir hiç işte....
    Hani sen benim her şeyim;
    gözündeki ışık
    kalbimin deki nehir
    bileğindeki gücümdün.
    Söz vermiştik yıllar önce bugün için yani 14 şubatta beni bekleyecektin .....

    Bir zamanlar 14 şubatta biz varmışız .. şimdi ne şubat kaldı nede biz ......önümüz bahar ve yaz sen de gönlünce yaşa

    Hepsi bu kadar işte……………


  13. #13
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart

    Bir veda mektubu
    "Şiir yazmak benim için her geçen gün zorlaşıyor" diyordu 1956'da Nâzım Hikmet
    "Moskovalı Dostlara" başlıklı makalesinde:
    "İlham mı gelmiyor yoksa yaşlılık belirtisi mi? Kim bilir belki de söyleyecek şeyim
    kalmadı. Halkımla bağımı yitirmiş olmamdan kaynaklanabilir mi? Bence neden bu değil.
    Peki öyleyse?"
    Ona göre bu "ifade arayışı"ydı.
    Oysa beklenen ilham çok yakında gelecek ve yine gürül gürül yazmaya başlayacaktı.
    O halde niye yazamıyordu 1956'da?..
    Cevabı kendisi de biliyordu aslında:
    Âşık değildi.
    ***
    Doktoru Galina Kolesnikova ile birlikte yaşıyordu Nâzım...
    Galina'nın (ya da kısaca "Galya"nın) anıları "Nâzım'la 7 Yıl" geçen hafta
    Halkevleri Yayınları tarafından yayımlandı.
    Usta şairin mahrem bir sandığının daha kapağı aralandı.
    Nâzım eşi Münevver'le oğlu Memet'i Türkiye'de bırakıp Moskova'ya kaçmıştı. Galina
    onun sadece doktoru değil hemşiresi sekreteri tercümanı mihmandarı aşçısı
    şoförü muhasebecisiydi. Kendisini 4 kez Azrail'in elinden almıştı.
    Peki sevdiği kadın mıydı?
    Sanmıyorum.
    Bunu iki şeyden anlıyoruz:
    Ona hiç şiir yazmamasından...
    Ve bu kitapta ilk kez yayımlanan mektuplardaki hitaplarından:
    "Galuşka" "Hazin hazin öten kanaryam" "Güllü Hanım a benim canım sultanım
    güzelim şekerim"...vs...
    Sevdiğiniz sizden "O çok iyi bir insandır" "Bende yeri başkadır" diye söz etmeye
    başladıysa dikkatli olun.
    Nâzım çok değil birkaç yıl sonra âşık olduğunda sevdiği kadına şöyle hitap edecektir:
    "Seviyorum seni
    ekmeği tuza banıp yer gibi/
    geceleyin ateşler içinde uyanarak/
    ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi..."
    ***
    Nâzım 55 yaşındayken 23'lük bir kıza sevdalanmıştı.
    "Buna kalbin dayanmaz. 3 yılda ölürsün" demişti doktorlar.
    Şair dostu Voznesenski'ye "Aşksız 10 yıl mı yaşayayım aşkla 3 yıl mı?" diye sormuştu.
    Cevabı kendisi vermişti bile:
    "Aşkla 3 yıl yaşa"yacaktı.
    Galina'ya şu mektubu bıraktı:
    "Galya merhaba. Bugün gidiyorum. Sağlığım fena sayılmaz. Çalışıyorum. Şiir yazdım.
    Münevver'e para gönderdiğin için teşekkür ederim. Ben senin sadık bir dostunum. Sen
    de benim kızımsın. Öpüyorum. Annene selam söyle. Güzel süveter için teşekkür ederim.
    Nâzım Hikmet."
    ***
    Galina'nın anılarında ilk kez yayımlanan bu kısa mektuptaki hissiz cümleler her
    kadın için yaralayıcı olsa gerek:
    "Bugün gidiyorum"daki soğukluk...
    "Şiir yazdım"daki keskin ima...
    "Münevver'e para gönderme" teşekkürü...
    "Kızımsın" itirafı...
    Ve asıl beni vuran o "güzel süveter..."
    Nâzım birlikte yaşadıkları evden pijama-terlik kaçtıktan sonra Galina o süveteri
    Şair'in özel şoförü ve arabasıyla birlikte yollamıştı ardı sıra; üşütüp hasta
    olmasın diye... İlaç para portakal limon ve tıbbı talimatlarla birlikte...
    Belki de bu şefkat yüzden Nâzım'ın Galina'ya "Beni affet" dediği son mektubu şu
    hitapla başlıyordu:
    "Canım kızım anam yoldaşım bacım Memet'im Münevver'im Galyam!"
    "Her şeyim" anlamı taşır gibi görünse de bu hitap aslında Nâzım'ın "terk ettiği her
    şey"in listesidir. Listeye son eklenen "Galya" olmuştur.
    Nâzım şefkate sırt çevirip aşkın peşine koşmuştur.
    Sonrası malum: Sevdayla birlikte şiire sonra Galina'nın yasakladığı sigaraya
    içkiye uzun seyahatlere başladı Nâzım; Küba'ya Tanganika'ya uçtu.
    Ve doktorların tahmin ettiği gibi 3 yıl sonra öldü.
    ***
    Galina'nın anılarının sonunda birbiri peşi sıra terk edilmiş iki kadının buluşma
    sahnesi var.
    Nâzım'ı gömdükten sonra Galina Münevver'le buluşuyor. Ona eski eşinin
    vasiyetnamesini teslim ediyor.
    Gerisini Galina'dan okuyalım:
    "Onun bütün bu yıllar zarfında çektiği sıkıntıları bildiğimi söyledim. 'Nâzım bana
    sizin ve Memet'in mektuplarını okurdu' dedim. Kır evine sizin ve oğlunuzun
    fotoğraflarını birlikte asmıştık. Çalışma masasında sizin fotoğraflarınız ve renkli
    İstanbul kartpostalları dururdu. Nâzım'ın ricasıyla size bizzat ben para
    gönderiyordum. Nâzım'la birlikte size elbise Memet'e de bisiklet ve oyuncaklar
    almıştık.'"
    ***
    Birlikte yaşadığı kadına karısının adıyla seslenen bir erkek... O erkeğin karısına
    hediye alan para yollayan bir kadın...
    "Nâzım'la 7 Yıl" sadece bir şairin iç dünyasına değil kadın-erkek ilişkisinin
    karanlık mağaralarına da ışık tutan bir fener:
    Hem şaşırtıcı hem öğretici...


  14. #14
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart

    Yağmur damlaları saçaklardan sarkarken gönüllerepuslu bir havanın kasvetinde yazıyorum bunları sana…

    Uykusuzluğun verdiği delilik zamanlarında gözlerimin altında ki morluklar kadar yoksun düşlerimde.geçmişin şimdilere döndüğü zamanlardır bende zamanın durduğu an ve başlarım yazmaya ruhumdan esen rüzgarlarım gibi…


    Düşünürüm de şimdi seni ;
    Çelişki dolu bir ruhun en güzel yansımasıydın şehvetin ile ter kokan yatağımda.gün olur eserdin ruhumda savurur dağıtırdın kimliğimi zamanın esiri ruhlara…an olurdu zamanı durdururdun gözlerinde alırdın hiçliğin zamansızlığına beni de.erişemezdin çok zaman ruhuma ruhumu ben sererdim ayakların altına ...ezer geçer miydin beni?hıh…

    Düşünür müsün bazen benidüşünürüm de bazen bunu.şaşırır gülerim kendime sonra.nasıl çıkmıştın karşıma ve nasıl …nasıldı ama ilk öpüşmemiz ya ilk sevişmemiz?ahhh o ilk ruhuna dokunuşum…kendine sakladığın o ilk gülüş…senin sesine aşık olmuştu ruhum ilk bana söylediğin şarkıyla.şimdiyse nefretine mi dersin aşık ruhum?bomboş bir aşkın gölgesiz izleriydi sanırım yaşadığımız.öyleyse neden hala düşümdesin ?

    Zaman mumların ömrü kadardır odamda ve düşlerim sonsuzdur bıraktığın izlerde.ben yazarken hala sana unutulmuş bir tutkunun külüydüm aslında.aldanma düşlerimin gölgesi kelimelereinanma yazdığımı düşündüğüm bu çelişkilere.ulaşır mı sana geçmişim bilmem ama var oldun yine bir kalbin zindanlarında.artık duvarlara yansıyan mumların can çekişi gibiydi düşlerin çok zaman ve aşkın gibiydi mumların alevi.hani derler di ya rüzgarın mumu söndürüp ateşi körüklemesi gibi.işte tam böyleydi yaydığımız ateş ve ışık.bir rüzgar olmasa da esen bir üfleyişti belki zaman…

    Mumlarım yaşlanmaya başladı ruhum kağıtlarda erirken.düşlerinin zamanı tükenmeye başladı çelişkilerim gerçeklere sarılırken.sen rüyaların pembeliğinde sürdürürken aşkını bir ben miyim kağıtlarda tüketen düşlerini?sormak isterdim sana gerçeklerini.neyse artık ışığım tükeniyorken bana sana mı saçayım ışıklarımdan.sendin seçen karanlıkları bendim yalnız kalan ışıklarımdaki…hıh…bir yaprak daha harcamışken kendini bana ben harcamışım aşkımı sanaçok mu dersin…

    Çok güzelim çok…anlamayana hele sana …


  15. #15
    Status : dRaqa0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2008
    Bulunduğu yer : Margáir
    Mesajlar: 7.294
    Konular: 1.565
    Aldığı Beğeniler: 181

    Standart

    çok duygulandığım bianda yazmıştım buyrun bakalım beğenicekmisinis


    kocam mustafam erim askerim
    gece bir düş gördüm.senkızımız ve ben vardım.peşin sıra yürüyordum sen görmüyordun.bağırdım arkandan ve çekip gittin öylece.hayırdır be mustafam.annen oğlumun hatırası bi sen bi torunum kaldı diyor.kızıyorum ama belli etmiyorum.sen gitmedin ki biz hatıra kalalım annene.
    doğuma gelmedin olsun mektubunu aldım.hastaymışsın geçmiş olsun bitanem.sana hiç kıyamam bilirsin.sen de kıyamazdın hatırlıyor musun ben bir gün hasta olmuştum sende çorba yapayım derken eline yüzüne bulaştırmıştın birlikte temizlik yapmıştık..olsun be mustafam her günümüz öyle olsun yeterki birlikte olalım hiç ayrılmayalım.
    unutmadan bir şey söyliyim sana.geçen anneni telefonla konuşurken duydum diyordu ki:
    -sağolun komutan oğlum.bu mektupları sizin yazdığınızı bir ben biliyorum.
    mustafa annen bilmiyor mu bu mektuplar senin.sen yazmasan ben anlamam mı.senin kokun var mektuplarda senin o güzel yazın var.o mezara gittim biliyorum yoksun orda biliyorum sen askersin.hatırlıyomusun sesim güzel diye bana asker yolu beklerim sarkısını söylettirmiştin uzun uzun.
    sen öyle farklısın ki annem babam sevdiğim her şeyİM kocam oldun benim.hatırlıyormusun hep derdin benim gibisini kaptın diye.hakikaten öyleymiş mustafam.
    seninle ne güzel anılarımız vardı.bi gün senle aklımıza esti diye taa mardine gitmiştik.güneşin altında sarılıp uyuyakalmıştık.biz hep delikanlı olduk dimi mustafam.
    işte bu kadar delikanlı olduğun için yeminimizi bozupta ölmeyeceğini biliyorum.ben gözümlede görsem inanmıycam.sen asker tıraşınla o mavi gözlerinle bana döndüğünde herkes görecek senin beni aldatıpta ölmediğini.hani demiştinya ne kadar?bende ölesiye demiştim.ama ancak ben giderim önce.sen şimdi kızarsın bana hep ölümden bahsetmişsin diye.kızma bana olur mu sevdiğim.hem sen kıyabilir misin ki bana?bebeklerimize seni anlatıyorum.biliyomusun oğlumuz tıpkı sen.her zaman söylediğin gibi kızımızda tıpkı ben.yeşil gözlü simsiyah saçları var.dönünce görürsün.gideli 15ay 26gün oldu.sende sayıyosundur zaten bu acı zamanı.ben dayanamam bu mektup sana ulaşmadan ikincisini yazarım.mektuba kokumu sürdüm.sen istemiştinya askere gitmeden söylemiştin.hani senle beğenip aldığımız kocaman 2 kalp yastık vardıya.senin olana sarılıp uyuyorum onlarda yetmiyor artık dön nolur.
    şimdi ben böyle dedim diye yine kaçıp gelme buralara.hatırlıyomusun askerliğinin ilk haftasında kaçıp gelmiştin.bütün gece sarılıp ağlamıştık öylece.tek sözünü hatırlıyorum.”bidaha bu eşek senden 1 günden fazla ayrılırsa öldür” demiştin.nasıl öldürür bu deli aşkın seni.ben sana dokunmaya bile kıyamazken.sen gelince yine kaçar gideriz her zaman buluştuğumuz o parkao gecekondulara.her yere gideriz be aşkım.hatta gezeriz bütün ankarayı.ne işin varki senin van’da niye oraya gittin ki.bak annen gibi oldum.onun gibi konuşuyorum.
    bu arada annen çok iyi.saolsun elimi sıcak sudan soğuk suya sokmuyor.artık eskisi gibi atışmıyoruz.merakta kalma bizim için.
    biliyomusun evlenmeden önceki yazdığın mektupları çıkardım okudum hepsini.ağladım öylece.sen kızarsın diye sildim sonra bütün gözyaşlarımı.ah bi bilsen ne çok özledim seni.resmin elimde yakışıklı kocam benim ne yakışıyor o kıyafetler sana.
    sen üzülme ben bütün kederleri çöpe attım.markettende koca poşet mutluluk aldım.nasıl olsa kavuşacağız biz.hem bizim masallarımızda kötü son yok değil mi?
    kendine iyi bak olur mu?hastalanırsan hissederim atlar gelirim çoluk çocuk ona göre.seni seviyorum aşkım.bilmiyorum aşkımı belli edecek sözcük.kelimeler boğazıma dizildi ama yazamıyorum konuşamıyorum.tek bildiğim var seni seviyorum
    seni seven bitanecik karın zeynep

    aLıntı Hepsi


Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  





Takip Et
Sitemizde telif hakkı içeren mp3, film, video vb paylaşılması yasaktır. Eğer telif hakkı ihlaline neden olan bir konu olduğunu düşünüyorsanız BURAYA tıklayarak ilgili konuyu linkiyle birlikte göndererek yöneticiye şikayetinizi dile getirebilirsiniz. En kısa sürede ilgilenilecek ve ilgili konu kaldırılacaktır.

SEO by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307